İltihaplanma, bağışıklık sisteminin vazgeçilmez bir parçası. Ancak bu sürecin evrimsel geçmişi uzun süredir bilim insanları için cevapsız bir soruydu; çünkü iltihabı başlatan bu kritik proteinlerin izini omurgalı hayvanların ötesinde bulamıyorduk.
Memelilerde ve akrabası olan diğer omurgalılarda iltihap, interlökin 1 (IL-1) adı verilen bir protein ailesi tarafından kontrol ediliyor. Bu proteinler, bağışıklık hücrelerinin ne yapması gerektiğini yönlendiriyor. Araştırmacılar yıllarca DNA dizilimlerine bakarak bu proteinleri omurgasız canlılarda aradılar ama sonuç alamadılar. Bu durum, iltihap mekanizmasının sadece omurgalılara özgü, evrimsel açıdan daha yeni bir özellik olduğu fikrini güçlendiriyordu.
Aslında biyolojide genetik harfler değişse de yapının kendisi varlığını sürdürüyor. DNA dizilimi zamanla tamamen tanınmaz hale gelecek kadar değişse bile, proteinlerin işlevini belirleyen üç boyutlu fiziksel şekilleri uzun süre korunuyor. Araştırmacılar bu temel gerçeği kullanarak, genetik harflere değil doğrudan proteinlerin şekillerine odaklanan tahmin algoritmaları kullandılar.
Ortaya çıkan sonuçlar evrimsel biyoloji adına çok heyecan vericiydi. Araştırma sayesinde, IL-1 proteinlerinin atası olan ve IL-1anc olarak isimlendirilen yeni bir protein ailesi keşfedildi. Bu atasal proteinler, omurgasız canlılarda da mevcut. Yani iltihaplanma, sadece kemikli bir sırtı olan hayvanların tekelinde değil; hayvanlar aleminin çok daha eski ortak atalarına uzanan evrensel bir savunma stratejisi. 🦠
Bir proteinin genetik dizilimi baştan aşağı değişse bile üç boyutlu şeklinin korunması, evrimin bir yapıyı nasıl işlevsel tuttuğuna dair net bir kanıt sunuyor. Bugün bir yeriniz kesildiğinde parmağınızın şişmesini sağlayan mekanizma, aslında yüz milyonlarca yıl önce yaşamış ilkel akrabalarımızla paylaştığımız ortak bir biyolojik miras.
0 görüntülenme