Atatürk’ün Bana Anlattıkları
Mustafa Kemal’in Ağzından Vahdettin
Kitap2000
Tanıtım
Mustafa Kemal’in harp politikası hakkındaki tenkitlerini, gerek Türk gerek Alman kumandanları ile münakaşalarını kendi anlatımından ve dönemin en yakın tanıklarından olan Falih Rıfkı Atay’ın kaleminden bir solukta okuyacak ve • Atatürk’ün Vahdettin hakkındaki düşünceleri nelerdir? • Vahdettin, Ata...
Yazar
Falih Rıfkı Atay
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Türkçe
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 2000
Yayınevi
Pozitif Yayınları
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
| Sayfa Sayısı | 120 |
| ISBN-13 | 979-9-7564-6120-3 |
| Boyutları | 15 x 22,4 cm |
| Cilt | Ciltsiz |
Yazar Hakkında
Falih Rıfkı Atay (26 Aralık 1893, 25 Ocak 1894 veya 26 Aralık 1894, İstanbul - 20 Mart 1971, İstanbul), İstiklâl Madalyası sahibi Türk yazar, gazeteci ve milletvekili.
Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerinden biridir. Mustafa Kemal Atatürk'ün başyazarlığını yapmıştır.
1920'de Millî Mücadele'yi destekleyen yazıları sebebiyle Damat Ferit Hükûmeti tarafından "behemehâl idam edilmek" ihtarı ile Nemrut Mustafa Paşa divanıharbine hapsedildi. İkinci İnönü Zaferi'nden sonra serbest bırakıldı. İzmir'in kurtuluşundan sonra Yakup Kadri ile birlikte İzmir'e gitti. Mustafa Kemal Paşa ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı Bey, özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. Atatürk'ün ölümüne kadar onun başyazarı olarak kaldı. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir. Ayrıca Atay, Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak 24 Temmuz tarihini Basın Bayramı olarak teklif etmiştir.
İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi mezunudur. 4. Ordu Komutanı Emir Subaylığı, Bahriye Nezareti Hususi Kalem Müdür Yardımcılığı, Hâkimiyet-i Milliye, Milliyet, Ulus, Akşam gazeteleri başyazarlıkları, yazarlık, TBMM II, III ve IV. Dönem Bolu, V, VI, VII ve VIII. Dönem Ankara Milletvekilliği ile II ve III. Dönem Divan-ı Riyaset Katipliği, Divan-ı Riyaset İdare Memurluğu ve IV. Dönem Uluslararası Parlamentolar Birliği Türk Grubu Üyeliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıydı.
20 Mart 1971 Cumartesi günü saat 20.40'ta kalp krizi geçirerek öldü. 23 Mart 1971 Salı günü yapılan törenle Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerinden biridir. Mustafa Kemal Atatürk'ün başyazarlığını yapmıştır.
1920'de Millî Mücadele'yi destekleyen yazıları sebebiyle Damat Ferit Hükûmeti tarafından "behemehâl idam edilmek" ihtarı ile Nemrut Mustafa Paşa divanıharbine hapsedildi. İkinci İnönü Zaferi'nden sonra serbest bırakıldı. İzmir'in kurtuluşundan sonra Yakup Kadri ile birlikte İzmir'e gitti. Mustafa Kemal Paşa ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı Bey, özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. Atatürk'ün ölümüne kadar onun başyazarı olarak kaldı. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir. Ayrıca Atay, Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak 24 Temmuz tarihini Basın Bayramı olarak teklif etmiştir.
İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi mezunudur. 4. Ordu Komutanı Emir Subaylığı, Bahriye Nezareti Hususi Kalem Müdür Yardımcılığı, Hâkimiyet-i Milliye, Milliyet, Ulus, Akşam gazeteleri başyazarlıkları, yazarlık, TBMM II, III ve IV. Dönem Bolu, V, VI, VII ve VIII. Dönem Ankara Milletvekilliği ile II ve III. Dönem Divan-ı Riyaset Katipliği, Divan-ı Riyaset İdare Memurluğu ve IV. Dönem Uluslararası Parlamentolar Birliği Türk Grubu Üyeliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıydı.
20 Mart 1971 Cumartesi günü saat 20.40'ta kalp krizi geçirerek öldü. 23 Mart 1971 Salı günü yapılan törenle Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Özet
Mustafa Kemal'in Ağzından Vahdettin, Falih Rıfkı Atay'ın I. Dünya Savaşı'nın son yıllarından Samsun'a çıkıncaya değin olan anılarını Mustafa Kemal'in kendisinden dinleyerek kaleme aldığı eseridir. Kitabın asıl adı, "Atatürk'ün Bana Anlattıkları"dır. Pozitif Yayınları tarafından kitabın adı değiştirilmiştir.
Başlangıçta eserde anıların; dünya harbine ait olanlar, Mustafa Kemal'in Mütareke İstanbul'undaki faaliyetlerine ilişkin olanlar ve Kuvvayi Milliye devrine ait olanlar olarak üç bölüm halinde anlatılması tasarlanmıştır. Ancak, hükûmetin ricası üzerine Mustafa Kemal içeride ve dışarıda yankı uyandırabilecek olayları içeren diğer bölümlere geçmeden önce birinci bölümün sonunda anılarını anlatmayı keser. Fakat yazar kendi ifadesine göre, Samsun'a çıkıncaya kadar geçen hadiseler hakkındaki notlarını tamamlamış olduklarını, Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak basmasından sonraki anılarını ise Nutuk adlı eserinde bizzat derlediğini belirtmektedir.
Mustafa Kemal ile Vahdettin arasındaki ilk görüşme, 15 Aralık 1917'de başlayacak olan ve Veliaht Vahdettin'in hasta olan Sultan Reşat'ın yerine katılacağı Avrupa seyahati ile bunun başlamasından iki gün önce Vaniköy Köşkü'ndeki görüşmeleridir. Bundan sonraki görüşme Mustafa Kemal'in Neticesiz bir görüşme olarak nitelediği, doğru kararların Vahdettin'in kumandanlığı bizzat üstlenmesi ile alınabileceği fikrini ilettiği görüşmedir. Sonuncu görüşme Mustafa Kemal'in 9. Ordu Müfettişliğine atanmasından sonra İstanbul'dan yola çıkmasından önce olur. Son görüşme, Mustafa Kemal'in Samsun'a hareketinden bir süre önce Yıldız Sarayı'nda küçük bir salonda, Mustafa Kemal'in ifadesi ile neredeyse diz dize bir yakınlık içinde gerçekleşen görüşmedir.
Başlangıçta eserde anıların; dünya harbine ait olanlar, Mustafa Kemal'in Mütareke İstanbul'undaki faaliyetlerine ilişkin olanlar ve Kuvvayi Milliye devrine ait olanlar olarak üç bölüm halinde anlatılması tasarlanmıştır. Ancak, hükûmetin ricası üzerine Mustafa Kemal içeride ve dışarıda yankı uyandırabilecek olayları içeren diğer bölümlere geçmeden önce birinci bölümün sonunda anılarını anlatmayı keser. Fakat yazar kendi ifadesine göre, Samsun'a çıkıncaya kadar geçen hadiseler hakkındaki notlarını tamamlamış olduklarını, Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak basmasından sonraki anılarını ise Nutuk adlı eserinde bizzat derlediğini belirtmektedir.
Mustafa Kemal ile Vahdettin arasındaki ilk görüşme, 15 Aralık 1917'de başlayacak olan ve Veliaht Vahdettin'in hasta olan Sultan Reşat'ın yerine katılacağı Avrupa seyahati ile bunun başlamasından iki gün önce Vaniköy Köşkü'ndeki görüşmeleridir. Bundan sonraki görüşme Mustafa Kemal'in Neticesiz bir görüşme olarak nitelediği, doğru kararların Vahdettin'in kumandanlığı bizzat üstlenmesi ile alınabileceği fikrini ilettiği görüşmedir. Sonuncu görüşme Mustafa Kemal'in 9. Ordu Müfettişliğine atanmasından sonra İstanbul'dan yola çıkmasından önce olur. Son görüşme, Mustafa Kemal'in Samsun'a hareketinden bir süre önce Yıldız Sarayı'nda küçük bir salonda, Mustafa Kemal'in ifadesi ile neredeyse diz dize bir yakınlık içinde gerçekleşen görüşmedir.
Linkler
| Satın Al | |
| Detaylar |
Benzer Eserler
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
Yazar
Eseri Ekleyen
Ömer Berkay
@eldarion
Eksik Bilgiler
- Etiketler
Bu eserde bazı bilgiler eksik. Eseri puanlamak ve incelemek için giriş yap veya üye ol.