Günümüzden 242.000.000 ile 235.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
Bir enzimdir. Özellikle kalp, alyuvar, böbrek, iskelet kası, akciğer ve deride bulunur. Bu enzimler, hemen hemen tüm hücrelerin sitoplazmasında bulunmaktadır. Piruvat ile laktatın dönüşümünü katalizler.
Süt, gözyaşı, mukus, safra ve bazı beyaz kan hücrelerinde bulunan ve kanser tedavisi ve önlenmesinde rol alan bir proteindir. Laktoferin yeni doğanlarda bağırsak düzenlenmesinde görev alır ve aynı zamanda antiviral, antibakteriyal, antioksidan özelliğindedir.
WikipediaDoğada sadece sütte bulunan bir disakkarittir. Sütte bulunan en önemli karbonhidrattır ve süte tadını vermektedir. Suda yavaş bir şekilde çözünmektedir. Sadece kuvvetli asitlerle hidrolize uğrar ve glikoz ile galaktoza ayrılır.
Kuramcı dönüşümcülük olarak da bilinir. Yaşamsal sürecin çevreye uyma zorunluluğundan doğan dönüşümlerini kalıtımla kuşaklardan kuşaklara geçirerek evrimleştiğini öne süren kuramdır. Fransız doğabilimcisi Jean Baptiste Lamarck (1733-1829), türlerin değişmezliği kuramına karşı çıkarak, evrim düşüncesinin ilkel ama tutarlı ilk biçimini sunan kişidi. Kuramının temel özellikleri şunlardır:
Günümüzden 15.970.000 ile 13.650.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
Başkalaşım geçiren hayvanların yaşamlarının ilk evresi. Bu evre, yumurtadan çıktıktan sonra pupa evresine geçinceye kadar olan dönemi kapsar. Larvalar cinsel gelişimini tamamlamamış genç hayvanlar. Kelebeklerde larvalar "tırtıl" adını alırlar.
Kenarları derin ve düzgün olmayan şekilde parçalanmış yaprak.

Uyku halinde olma ve belli şartlar oluşunca gelişme yeteneğinde olma durumu.
Uzun bir süre boyunca nesli tükendiği sanılan, ama tükenmediği zamanla ortaya çıkan canlı türleridir. Paleontolog Karl Flessa ve David Jablonski tarafından bulunan terim, Lazarus ismini Yuhanna İncili 11. bölümde İsa tarafında diriltilen Aziz Lazarus’tan almaktadır.
Coelacanth, Gracilidis pombero, Mallorkan Ebe Kurbağası, Yumuşakça şubesi sınıfı Monoplacophora, Lazarus taksonu içinde sayılan organizmalara örnektir.
Vücuttaki doku sıvısının (lenf) dolaşımını sağlayan bir ağ sistemidir. Lenf; dokulardaki hücreler tarafından üretilen atık maddeler, fazla sıvı ve bağışıklık hücrelerini içeren bir sıvıdır. Lenfatik sistem; lenf damarları, lenf düğümleri ve lenfoid organlardan oluşur.
Lenfödem ya da Fil Hastalığı, lenfatik sistemi oluşturan lenf damarlarının tıkanması ya da hasar görmesi sonucu lenf sıvılarını boşaltmaması veya biriken sıvıların drene edilememesi sonucu oluşan doku şişmesidir.
X kromozomuna bağlı resesif kalıtımdır. Anormal nükleikasit metabolizması; kanda ve dokularda ürik asit birikmesine sebep olur. Zihinsel gerilik, palsi (felç), dudak ve parmak mutilasyonu (bireyin dudaklarını/parmaklarını ısırarak,eliyle koparması). Bu hastalık HPRT'ı (hipoksantin-guanin fosforibosil transferaz) kodlayan gendeki bir mutasyondan meydana gelir.
Leydig hücreleri seminifer tübülleri çevreleyen bağ dokusunda bulunur. Erkek seks hormonu olan testosteronu salgılarlar.
LH, hipofiz bezinin ön kısmından salgılanan bir hormondur.
Kadınlarda, östradiol üretmesi için yumurtalıkları uyarır. Bir kadının döngüsündeki ikinci haftada LH'ın artması, yumurtalıkların yumurta bırakmasına neden olur. Döllenme gerçekleşirse, LH korpus luteumu uyarır. Bu durum progestoronun artıp hamileliğin devamını sağlar.
Erkekler de, LH testislerde Leydig hücrelerinden testosteron üretimini uyarır. Testosteron, sperm üretimini uyarır ve sesin derinleşmesi, yüz kıllarının çıkması gibi erkek özelliklerini vurgulamaya yardımcı olur.
Nesnelerin uzaklığını ölçmek için lazer ışığı kullanarak çalışan uzaktan algılama teknolojisi. Yüzeylerin detaylı haritalarını oluşturmak, nesneleri algılamak ve mesafeleri tespit etmek için ışık darbelerini kullanır. Otonom araçlardan, haritalama ve topografya çalışmalarına kadar birçok alanda kullanılır.
Rekombinant DNA teknolojisinde oldukça önemli olan bir enzim. Bir polinükleotid zincirinin 5'-P ucu ile bir başka polinükleotid zincirinin 3'-OH ucu arasında bir fosfodiester bağı kurarak nükleotidleri birleştirir.
Lignin, birçok bitkinin destek dokusunda bulunan ve bulunduğu dokuya sertlik özelliği veren karmaşık bir organik polimer sınıfıdır. Ağaç kabukları gibi sert bitki dokularında bulunur. Kolayca çürümeyen dayanıklı bir bileşiktir. Bitki hücre duvarının daha az bozunmasını sağlayarak bitkiyi enfeksiyonlara karşı korur. Fosil olmayan organik karbon kaynaklarının %30’unu tek başına oluşturur.[1]
Vücuttaki istenmeyen yağ birikintilerini ortadan kaldıran bir kozmetik cerrahi işlemdir.