ASELSAN, TÜBİTAK, TAI, ROKETSAN gibi teknolojik kurumlarda çalışman yarar sağlayabilir fakat öğretmenlik yapmak istemediğinden bahsetmişsin fakat senin gibi fiziğe ciddi merakı olanlar genellikle akademisyenlik yolunu tercih ediyorlar çünkü hem makale yazıyorsun, araştırıyorsun bazıları kitapta çıkarıyor aynı zamanda ders veriyorsun bence bu yol kesinlikle çok iyi fakat işin maddi durumu bu işe ters kalabiliyor. Bunun için yüksek lisans, doktora, doçentliğe kadar gidiyor ve işin sonucunda fizik dalında ciddi ciddi uzmanlaşmış olmanın yanı sıra maddi durum yetersizliği problemide olabiliyor. Lisans ve yükseklisans eğitiminin sonucunda maaş alman oldukça düşük olsa da doktora ve doçentlikte 90k-145k arası alıyorsun. Yani hemen hemen üniversiteyi 16 senede bitiriyorsun fakat bu işin sonucunun fizik seven ve özellikle araştırmayı seven birisi için paha biçilemez olduğunu düşünüyorum.[1]
Dediğiniz doğru dediğiniz olay şuanda da insanların modernleşmesi ile zaten olan birşey. Örneğin biz şehirlerde yaşadığımızdan doğal seçilimden mahrum kalıyoruz. Normal insana kıyasla daha kötü özelliklere sahip örneğin daha düşük zekalı veya daha az kaslı kişiler de bu seçilim sürecinden mahrum kaldıkları için toplumda üremeye devam ediyorlar. (Bunun hakkında insanlığın sonunun evrimden mahrum kalma ile geleceğine dair bi teori vardı ama emin değilim yapay zekadan yardım alabilirsiniz).[1] Bunun sonucunda bir noktada insanlık bu şekilde aşırı körelebilir yada sizin örneğinizdeki gibi kanser aşırı yaygınlaşabilir. Doğal seçilim ise evet yani en azından benim bildiğim kadarıyla ölüm ve üreme olmadan işlemez çünkü doğal seçilimin oluşabilmesi için farklı bir nesil oluşmalıdır. Ne kadar isabetli cevap verebildim bilemiyorum umarım anlaşılır olmuştur.
soru: Büyü ve cin konularının gerçek olma ihtimali nedir?
cevap:
yüzde yüz gerçektir. Cinlerin varlığı insanın mantıksal varlığına eşittir yani insan vardır ve cinlerde vardır. Büyü elektromanyetik dalgadır.