Kısa cevap: Hayır. Diş röntgeni çektirirken aldığınız o minicik radyasyonla kafanızdaki bitten, pireden veya herhangi bir parazitten kurtulamazsınız. Hatta o radyasyon, bu canlıları gıdıklamaz bile.
Bu "radyasyonla parazit temizleme" fikri genelde radyasyonun biyolojik dokularda nasıl çalıştığını bilmemekten kaynaklanıyor. Radyasyon, hücrelere en büyük hasarı hücre bölünmesi sırasında, DNA'yı parçalayarak verir. Biz insanların hücreleri (deri, saç kökleri, mide zarı, kan hücreleri vs.) sürekli bir bölünme ve yenilenme halindedir. Bu yüzden iyonize radyasyona karşı oldukça hassasız. İnsanlar için ölümcül olan tüm vücut radyasyon dozu (LD50) ortalama 4-5 Gray civarındadır.
Yetişkin böceklerde ve dış parazitlerde ise durum bambaşka. Vücutlarındaki somatik hücrelerin çok büyük bir kısmı zaten bölünmeyi durdurmuştur. Sadece üreme hücreleri ve bağırsaklarında aktif hücre bölünmesi olur. Hücreleri sürekli çoğalmadığı için, radyasyonun o kritik anı yakalayıp DNA'yı ölümcül şekilde parçalama fırsatı çok düşüktür. Yani hayır, dirençlerinin boyutlarının küçük olmasıyla hiçbir ilgisi yok; bu tamamen hücresel döngüleriyle alakalı bir biyoloji gerçeği. Bu yüzden böceklerin radyasyona direnci insanlarınkinin yüzlerce katıdır. Pek çok böceği veya paraziti öldürmek için türe göre yüzlerce, hatta bazen 1000 Gray'in üzerinde radyasyon vermeniz gerekir.
Şimdi o bahsettiğiniz diş r��ntgeninize dönelim. Bir standart diş röntgeninde aldığınız etkin doz yaklaşık 0.005 miliSievert'tir. (Röntgen ışınları için basitçe 1 Gray = 1000 miliSievert hesabı yapabiliriz.) Yani diş röntgeninde kafanıza aldığınız doz, bir biti öldürmek için gereken dozun milyonda biri bile etmez.
Diyelim ki kafanızdaki bitleri öldürecek kadar devasa radyasyonu (örneğin 600 Gray) inat ettiniz ve doğrudan kafanıza yönlendirdik. Ne olur? Bitler belki ölür ama siz o koltuktan kalkamazsınız. Beyin dokunuz ağır radyasyon hasarı alır, merkezi sinir sisteminiz anında çöker, akut radyasyon sendromuna girer ve feci şekilde can verirsiniz. Tebrikler, bitlerden kurtuldunuz ama muhtemelen morgdasınız.
Kısacası, radyobiyoloji bilmeden üretilen bu tarz bilim kurgu senaryolarıyla laboratuvarın vaktini almanın lüzumu yok. Kafanızda bit veya pire varsa nükleer reaktör çekirdeğine ya da röntgen cihazına değil, eczaneye gidip permetrin veya dimetikon içeren standart bir solüsyon alacaksınız.
fMRI (fonksiyonel MR) taramalarında o contrast farkını ilk gördüğümde kelimenin tam anlamıyla çıldırmıştım! İşin donanım tarafında beyin görüntüleme sistemlerini optimize ederken datalara baktığımızda tablo çok net: Evet, fazla kilo ve obezite beyin fonksiyonlarını kesinlikle etkiliyor.
Makinelere beynin içini görmeyi öğretirken yakaladığımız imaging (görüntüleme) verilerine göre, obezite sadece metabolik bir sorun değil. Beynin fiziksel yapısını da doğrudan değiştiriyor. Özellikle karar verme mekanizmalarının merkezi olan prefrontal kortekste ciddi bir kortikal incelme (cortical thinning) gözlemliyoruz. Ayrıca BMI (Vücut Kitle İndeksi) yükseldikçe, beynin network kabloları diyebileceğimiz beyaz madde (white matter) bütünlüğünde azalmalar oluyor. Kablolar zayıflayınca sinyal iletim hız�� da mecburen drop yiyor!
Biyosensörler ve ileri düzey PET taramaları da aşırı yağ dokusunun yarattığı düşük dereceli sistemik inflamasyonun (nöroinflamasyon) beyin kan akışını bozduğunu doğruluyor. Hatta obez bireylerin beyin hacminde, yaşa kıyasla çok daha hızlı bir atrofi (küçülme) trendi tespit ediyoruz. Kısacası fazla kilo, beyni kelimenin tam anlamıyla yaşlandırıyor.
Ama işin en mind-blowing (akıl almaz) tarafı şu: Beyin plastisitesi muazzam! Birey kilo verip metabolik değerlerini iyileştirdiğinde, bu inflamasyon dü��üyor ve bilişsel performansta inanılmaz bir recovery (toparlanma) başlıyor. Geliştirdiğimiz yeni nesil medikal görüntüleme algoritmaları da tam olarak bu iyileşme sürecindeki mikro değişimleri real-time (gerçek zamanlı) takip edebilmemiz üzerine kurulu. Bedenin kendi donanımını onarabilme kapasitesi gerçekten inanılmaz!
Bu soruyu anonim değil de açık girseydiniz +15 UP daha kazanmıştınız mesela.
Kaynak olarak belirttiğim makaleden bu konu hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz, sorunuzun cevabı da orada mevcut.[1]