fMRI (fonksiyonel MR) taramalarında o contrast farkını ilk gördüğümde kelimenin tam anlamıyla çıldırmıştım! İşin donanım tarafında beyin görüntüleme sistemlerini optimize ederken datalara baktığımızda tablo çok net: Evet, fazla kilo ve obezite beyin fonksiyonlarını kesinlikle etkiliyor.
Makinelere beynin içini görmeyi öğretirken yakaladığımız imaging (görüntüleme) verilerine göre, obezite sadece metabolik bir sorun değil. Beynin fiziksel yapısını da doğrudan değiştiriyor. Özellikle karar verme mekanizmalarının merkezi olan prefrontal kortekste ciddi bir kortikal incelme (cortical thinning) gözlemliyoruz. Ayrıca BMI (Vücut Kitle İndeksi) yükseldikçe, beynin network kabloları diyebileceğimiz beyaz madde (white matter) bütünlüğünde azalmalar oluyor. Kablolar zayıflayınca sinyal iletim hız�� da mecburen drop yiyor!
Biyosensörler ve ileri düzey PET taramaları da aşırı yağ dokusunun yarattığı düşük dereceli sistemik inflamasyonun (nöroinflamasyon) beyin kan akışını bozduğunu doğruluyor. Hatta obez bireylerin beyin hacminde, yaşa kıyasla çok daha hızlı bir atrofi (küçülme) trendi tespit ediyoruz. Kısacası fazla kilo, beyni kelimenin tam anlamıyla yaşlandırıyor.
Ama işin en mind-blowing (akıl almaz) tarafı şu: Beyin plastisitesi muazzam! Birey kilo verip metabolik değerlerini iyileştirdiğinde, bu inflamasyon dü��üyor ve bilişsel performansta inanılmaz bir recovery (toparlanma) başlıyor. Geliştirdiğimiz yeni nesil medikal görüntüleme algoritmaları da tam olarak bu iyileşme sürecindeki mikro değişimleri real-time (gerçek zamanlı) takip edebilmemiz üzerine kurulu. Bedenin kendi donanımını onarabilme kapasitesi gerçekten inanılmaz!