Sıvılar gazlar gibi akışkan olmasına karşın neredeyse katılar kadar da müleküler seviyede birbirlerine yakın dururlar. Bu da onları pratik bir çok uygulamada sıkıştırılamaz gibi yapar. Pratik uygulamalardan ziyade teorik modelleme yöntemimize bakınca hidrostatik dengede bulunmak özel bir durumdur aslında. Sıvıların hareketsiz ve durgun olarak kalması sıvı tabakaları arasında kayma gerilmesinin sıfır olduğu özel bir andır. Böyle bir anda da üzerine etkiyen kuvveti yani enerjiyi çok yüksek oranda içinde bulunduğu kaba aktarır.
Sıvıya dışarıdan uygulanan basınç, sıvının sıkışmasından daha çok sıvının dışarıya iş yapmasını sağlıyor. Aslında bu soruya cevap verirken aklımda şimdi bazı şimşekler çaktı, termodinamik çevrimlerde iş akışkanı denilen akışkanlar kullanılır. Bunların kullanılma sebebi de üzerlerine uygulanan enerjiyi başka bir iş yapmak için kullanabilmeleridir ve bunu momentum ve ısı transferi ile yaparlar. Hidrostatik dengede duran bir akışkanda ise bu durum pratikte sadece momentum transferinin alt türü olan basınç iletimine düşüyor gibi görünüyor...