Ovaryumda bulunan birçok folikül içerisinden sadece bir tanesinin (dominan folikül) patlaması, ovülasyon süreciyle ilgilidir. Ovülasyon, kadın üreme döngüsünün ortasında gerçekleşen bir olaydır ve bu süreçte olgunlaşmış bir yumurta hücresi (ovum) serbest bırakılır. Ovaryumda birden fazla folikül olgunlaşabilir, ancak genellikle sadece bir tanesi dominan folikül olarak adlandırılır ve diğer foliküller geriye çekilir.
Ovülasyonun başlamasıyla birlikte, LH (luteinizing hormone) hormonunun seviyelerinde artış meydana gelir. Bu artış, dominan folikülün (genellikle en büyük ve en olgun olan) çatlamasına yol açar. LH'nin bu etkisi, folikül zarını yırtarak içindeki olgun yumurtayı serbest bırakmasına neden olur. Bu serbest bırakılan yumurta, fallop tüplerinden geçerek rahim içine hareket eder ve döllenmeye hazır hale gelir.
Diğer foliküller geri çekildiğinden ve ovülasyon sırasında sadece bir yumurta serbest bırakıldığından, genellikle bir döngüde sadece bir folikül patlar. Bu süreç, kadın üreme sisteminin doğal bir parçasıdır ve hormonal düzenleme tarafından yönlendirilir.
Birden fazla olgunlaşmış yumurtanın serbest bırakılmamasının asıl nedeni, doğal olarak evrimsel bir avantajdan kaynaklanmaktadır. Evrimsel bir bakış açısından, enerji tasarrufu ve etkin üreme stratejileri, genellikle tek bir olgun yumurtanın serbest bırakılmasının daha avantajlı olduğunu göstermektedir. Sırayla:
Bu nedenlerle, evrimsel süreçte, genellikle bir döngüde sadece bir yumurtanın serbest bırakılması, doğal üreme stratejisinin bir sonucudur. Ancak, bazı durumlarda çoğul ovulasyon (birden fazla yumurta serbest bırakılması) gerçekleşebilir ve bu durumda çoğul gebelikler (ikiz, üçüz vb.) ortaya çıkabilir.[1]