Kalp odacıklarının balıklardan kuşlara doğru artmasının temel nedeni, omurgalıların sudan karaya geçişi ve sıcakkanlılığın evrimiyle birlikte vücudun artan oksijen ihtiyacını karşılamaktır. Suda yaşayan bir balığın enerji ihtiyacı ile havada uçan bir kuşun enerji ihtiyacı arasında devasa bir fark vardır.
Balıklarda kalp iki odacıklıdır. Kan kalpten çıkar, solungaçlara gidip oksijenlenir ve oradan tüm vücudu dolaşıp kalbe geri döner. Suda yerçekimi etkisi daha azdır ve soğukkanlı balıkların metabolizması görece düşüktür.
Karaya çıkışla birlikte amfibiler ve çoğu sürüngende üç odacıklı kalp yapısı ortaya çıkar. Akciğer solunumuna geçişle kalpte akciğerlere ve vücuda giden iki ayrı dolaşım yolu oluşmaya başlar. Karıncık tam bölünmediği için temiz ve kirli kan bir miktar karışır. Bu durum suya bağımlı veya pusuda bekleyen soğukkanlı yaşam tarzları için gayet yeterlidir.
Kuşlar ve memeliler gibi sıcakkanlı canlılara geldiğimizde ise dört odacıklı, tamamen ikiye bölünmüş bir kalp evrimleşmiştir. Sıcakkanlı canlılar vücut ısılarını sabit tutmak için hücrelerinde sürekli bir metabolik ateş yakmak zorundadır. Yazın kavurucu güneşinin altında arazide saatlerce kazma sallarken veya kayaların tepesine tırmanırken kaslarımızın nasıl cayır cayır oksijen yaktığını bir düşün. Bu yüksek ve kesintisiz enerji talebini karşılamak için kirli kan ile temiz kanın birbirine kesinlikle karışmaması gerekir. Dört odacıklı kalp, oksijeni hücrelere çok yüksek bir kan basıncıyla ve en verimli şekilde pompalayarak bu devasa metabolik ihtiyacı karşılar.
Kaynaklar
-
Moorman, A. F. M., & Christoffels, V. M.. Evolution Of The Heart. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Jensen, B., et al.. Cardiac Evolution: A Brief Review. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı