Hayatında ne yapacağına 18 yaşında değil, aslında yaşarken karar veriyorsun, idealinin ne olduğuna yaşam amacının ne olduğunu aslında hayatın akışında karar veriyorsun. Yani tek bir üniversite ile karar verilmiyor. Benim bir çok arkadaşım var. Üniversite okuduktan sonra hayır ben bu işi yapamayacağım deyip mesleğini değiştiren pek çok arkadaşım var. Her gün işe küfrederek giden iş yerinde kimseyle doğru düzgün geçinemeyen, çünkü işini sevmediği için iş arkadaşlarını da sevmiyor ve duyduğum çok güzel bir söz var. Bir hocam eşi için söylemişti bunu. Işe giderken keyifle gidiyor, işten dönerken keyifle dönüyor diye gerçekten asıl yapıcağın meslek budur. Aslında hobisini işine çevirmek bile bazen yeterli olmayabiliyor. Gerçekten sevdiğin işi yapmak bambaşka sevdiğin yerde bulunmak bambaşka ama bunun tek yolu üniversite okuyarak. Işte herkesin o kabul gördüğü mühendislik ya da tıp fakültesini okuyarak değil. Işinde en iyisi olduğun zaman da hayatında bir sürü kapı açılıyor. Hayatta sadece meslek olarak değil, farklı başarıları da meslek haline getirebildiği zaman da önüne kapılar açılıyor. Bunu sakın unutma derim. Önemli olan şey, kendini geliştirmek. Önemli olan şey merak ettiğin tutku, duyduğum şeyin peşinden gitmek bu her neyse. Emin ol klasik tabirlerin dışında daha bir sürü meslek var, insanların yapabildiği ve çok güzel paralar kazanabildiği bir sürü iş var. ve tabii önemli olan para kazanmak mı yoksa ruhunu doyurmak mı?