Değişik coğrafyalardan, değişik kültürlerden, değişik kaynaklardan gelen benzer ya da aynı bilgiler var. Büyü de bunlardan biri. Bu bilginin, şimdiki teknoloji ile şimdiye ulaşmış şeklini yorumlamaya kalkarsak hemen "yok öyle bir şey" diyerek konuyu kapatabiliriz. Ama, bence hata yapmış oluruz. Çok zaman öncesinden günümüze kadar gelen bu gibi bilgileri reddetmeden önce kaynağını doğru bir şekilde araştırmada tarihi doğru yorumlamak açısından çok fayda var.
Bir ihtimal ile ne demek istediğimi daha net anlatabilirim.
Mikroskobun olmadığı ve terminolojinin yetersiz kaldığı bir dönemde bakteri ve bakterilerin sebep olduğu ateşli ve halüsinasyon görmenize sebep olan bir hastalığı nasıl anlatırdınız?
Ben 2000 yıl öncesine gitsem ve yeni tanıştığım arkadaşlarıma bakteriyi anlatmaya çalışsam şöyle olurdu sanırım:
Böyle çok küçükler, gözle göremezsiniz. Bizim gibi et ve kemikten yaratılmamışlar. İçimize girebilirler. Düşüncemizi bile etkileyebilirler. Zararlıları var faydalıları var. Yere dökülen yiyecek kırıntıları vs bakterilerin üremesine sebep olabilir. Onlar da hastalık yapar. Banyo vb loş ve rutubetli ortamları severler. Böyle yerlere girerken tedbirli olun.
Beni dinleyen arkadaşım çocuğuna, çocuğu çocuğuna anlatır. Bu kulaktan kulağa oyunu birkaç nesil geçtikten sonra şu şekli alabilir:
Cinler farklı bir boyuttadır. Göremezsiniz. İyileri de var kötüleri de. Yere ekmek kırıntısı dökerseniz çarparlar. Banyoya girerken destur deyin. Ben bahçede bir tanesini gördüm gözleri parlak kırmızıydı....
Dolayısı ile reddetmeden önce kaynağını ve aslını iyi anlamak gerekir diye düşünüyorum.