Bilim sadece neden ve sonuçtan ibaret değildir. Bazen sadece yapıları, olasılıkları ve bir şeyin nasıl gerçekleştiğini izleriz. A olayı B olayına neden oldu demek rahatlatıcıdır. İnsan zihni bu basit çizgileri seviyor. Fakat doğa çoğu zaman böyle doğrusal çalışmaz. Bazen ortada belirgin bir neden yoktur, sadece derin bir uyum ve tekrar eden şekiller vardır.
Neden-sonuç bağıntısı klasik fizikte çok işe yarar. Elmayı bırakırsın, yerçekimi çeker ve düşer. Ama sistemler karmaşıklaştıkça bu basit oklar bükülür ve kırılır. Bir nehir yatağındaki suyun akışını veya bir yaprağın üzerindeki damarların dağılımını düşünün. Burada milyarlarca küçük değişken birbirine girer. Artık hangi molekülün hangi girdaba neden olduğunu takip edemezsiniz. Kaos başlar. Bilim bu noktada nedenden çok, o sistemin hangi kurallara göre dalgalandığını anlamaya çalışır. Biz bu aşamada fraktallar gibi kendi içine katlanan geometrilere bakarız.
Daha küçük ölçeklere, kuantum dünyasına indiğinizde neden-sonuç ilişkisi günlük hayatta anladığımız anlamda tamamen çöker. Bir parçacığın bozunması için ortada bir dış neden olması gerekmez. Sadece nerede veya ne zaman olabileceğine dair olasılık dağılımları vardır. Neden sorusu orada anlamını yitirir, geriye sadece ihtimallerin estetik matematiği kalır.
İnsanlar her şeyde bir neden bulmaya çok takıntılı. Belki de bu yüzden kalabalıklar bu kadar yorucu. Herkes diğerinin davranışında düz bir neden arıyor. Oysa bazen insanlar sadece garip başlangıç koşullarının karmaşık dalgalanmalarıdır. Bilim her zaman bir fail aramaz. Çoğu zaman o nedensiz görünen karmaşanın içindeki görünmez dokuyu tarif etmek bilimin ta kendisidir.
Kaynaklar
-
Stanford Encyclopedia of Philosophy. Causality In Physics. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Stanford Encyclopedia of Philosophy. Chaos. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı