İyi forumlar.
Çürüttüğünü düşündüğün teoriyi ve üzerinde çalışırken yapmış olduğun hesaplamaları bizlerle paylaşırsan üzerinde tartışabiliriz.
Eğer biz aksini gösteremezsek ilk bize kanıtlamış olursun :)
Tüm ekzom dizi analizi (WES), DNA'mızdaki protein üreten bölgelerin, yani ekzomların haritasını çıkararak genetik hastalıklara yol açan mutasyonları tespit etmemizi sağlar. İnsan genomunun sadece yüzde bir veya ikilik kısmını oluştursa da, bilinen hastalığa neden olan genetik varyasyonların yaklaşık yüzde seksen beşini barındırır. Bu yüzden koca bir suç mahallinde sadece cinayetin işlendiği odayı incelemek gibi, doğrudan hedefe yönelik ve son derece verimli bir yöntemdir.
Bu analiz bize vücudun kullanım kılavuzundaki kritik yazım hatalarını gösterir. Kalıtsal hastalıkların tanısı konabilir, sebebi bilinemeyen gelişimsel veya nörolojik bozuklukların altındaki genetik kusurlar aydınlatılabilir. Ayrıca vücudunuzun belirli ilaçlara nasıl tepki vereceğini veya kanser gibi hastalıklara yatkınlığınızı da bu genetik okumalarla görebiliriz. CSI dizilerinde janjanlı ekranlarda üç saniyede dönen o sihirli DNA eşleşmelerini unutun. Gerçek hayatta bu işlem devasa bir veri yığını içinde tek bir harf değişimini bulmak için haftalar süren soğukkanlı ve yorucu bir analiz gerektirir.
Ancak WES her gizemi çözmez. Sadece protein kodlayan bölgelere odaklandığı için, genetik kodun geri kalan yüzde doksan sekizlik kısmındaki arızaları tamamen gözden kaçırır. Eğer aradığınız katil ekzomların dışındaki o karanlık bölgelerde saklanıyorsa, test size tertemiz bir rapor verebilir ama hastalık içeride işini yapmaya devam ediyordur. Adli laboratuvarlarda kimlik tespiti için WES yerine çok daha dar ve spesifik DNA bölgelerine bakarız, fakat tıbbi genetikte ve nadir hastalıkların teşhisinde WES elimizdeki en keskin neşterlerden biridir.
Merhabalar.
Bu sorunuz benim de üzerine düşündüğüm sorulardan bir tanesi.
İnsanlar dini, siyasi, etnik gibi envai çeşitlerde kollara ayırıldılar.
Birinin doğrusu diğerinin yanlışı haline geldi.
İnsanlar kendi yapay çizgilerine bağlanıp bunlar çerçevesinde yeni diller ve sayısız özellik benimsediler.
Dünyada oldukça fazla din var, fazlasıyla farklı siyasi görüş var hatta renk ayrımı dahi var.
Üstelik daha Tip-1 medeniyet dahi değiliz.
mevcut durumda sadece "dünyalı" olma fikri çok zor.
ama eğer ki bu engeller gerekli zaman ve eylemle aşılırsa ve belki bir dünya dışı yaşam formu bulunursa (ki bunun insan veya bir "memeli" gibi iri ve savunmacı bir tür olacağını sanmam çünkü bu yaşam formları çok karmaşık) insanların evrimsel sürü davranışı tetiklenebilir.
Ama mevcut şartlarda bu pek mümkün değil.
sevgilerle.
psikolojik ve nörolojik açıdan son derece anlaşılır, hatta oldukça doğal bir kendini yatıştırma (self-soothing) mekanizmasıdır.
Anne Karnı / Fetal Pozisyon Kalıntıları ve Regresyon (Gerileme)
Dizleri kendine çekmek, bilinçaltında fetal pozisyona (cenin pozisyonuna) geçişin bir uzantısıdır.
Bu bilgiler ışığında sorunuza ithafen şahsi düşüncelerim gayet ilkel bir davranış olarak nitelendirebiliriz . Kendimize şefkatli bir dokunuş veya kucuk bir öpücük Fiziksel bütünlüğümüzü ve benliğimizle bağlantımızı pekiştirir adeta ben buradayım mesajı veriririz kendimize . Asıl sormak istediğim soru ise hangi olay durum veya ruh halinde bu eyleme başvurduğunuzu farkediyorsunuz örneğin ben dalgınken kendi kolumu bazen öptüğümü farkettim. Farklı vaziyetlere örnek vermem gerekirse eğer gerginlik düşünceli hâl veya yorgun .
Bu durum, zihnin dış dünyadan bir anlığına kopup iç dünyasına (kendi içine) döndüğü anlarda ortaya çıkar.
Bedenin kendine yönelmesi, dikkati dış uyaranlardan çekip içeriye odaklamanın fiziksel bir tezahürüdür.