Evet, Soner Yalçın okunabilir, özellikle Türkiye'nin yakın siyasi tarihi, devlet içindeki yapılanmalar, istihbarat, medya-siyaset ilişkileri ve tartışmalı tarih anlatıları ilginizi çekiyorsa. Fakat onu tek başına tarihsel gerçekleri aktaran tarafsız bir kaynak gibi değil, araştırmacı gazetecinin ortaya koyduğu bir tez/anlatı olarak okumak daha doğru olur. Kitaplarında belge, röportaj, anı ve basın arşivlerinden yararlanıyor; bunun yanında olaylar arasında kurduğu bazı bağlantılar ve vardığı sonuçlar tartışmalı olabiliyor. Okur yorumlarında da tam bu konuda ciddi görüş ayrılıkları var.
Bence hâlâ bilmediğimiz bir şeyler var. Belirsizliği ortadan kaldırmak denkleme görem mümkün durmuyor ve mantıken de pek olası değil ama ilerleyen zaman içerisinde bulunan başka formüller ve denklemler bu denklemin geçerliliğini değiştirebilir, mantığı farklı bir perspektiften yorumlayabilir. Biraz hayali hatta belki tamamen bir saçmalık gibi duyulacak ama ilerleyen zaman içerisinde belirsizliğin ortadan kalkmak yerine tıpkı dalga fonksiyonu gibi çökebileceğine inanıyorum. Yani yapılan herhangi bir ölçüm, bir gözlem, ufak bir enerji dalgalanması belirsizliği çökertip elimize net veriler verecek. Sadece kuantum bizim için biraz fazla yeni ve devrimlerin eşiğinde. Şimdiye kadar olanlar harikaydı hatta resmen bir efsaneydi fakat henüz tamamlanmadı.
Bence mantıklı olmak zorunda. Çünkü kuantum mekaniğinin temel taşlarından biri Heisenberg Belirsizlik İlkesidir. Buradaki “belirsizlik”, çoğu kişinin düşündüğü gibi “hiçbir şey bilinemez” anlamına gelmez.
Bir parçacığın konumu x ile momentumu p aynı anda sonsuz doğrulukla ölçülemez:
Yani elektronun konumunu çok hassas ölçersen, momentumunu o kadar belirsizleştirirsin; momentumu çok hassas ölçersen de konumu belirsizleşir. Bu, ölçüm cihazlarının yetersizliğinden değil, doğanın kuantum seviyesindeki temel yapısından kaynaklanır.
Bu yüzden kuantum dünyasında kesin yörüngeler yerine olasılık genlikleri ve olasılık bulutları vardır. Bir elektronu belirli bir noktada değil, belirli bir olasılıkla farklı noktalarda bulabiliriz.
Kısacası, kuantumun özü tam kesinlik değil, olasılıktır. Belirsizlik ilkesi de bu olasılıksal yapının en temel ifadelerinden biridir. Bugüne kadar yapılan deneyler de bu ilkeyle uyumludur.
Bence evet okunmalı gayet iyi güzel bi yazardır kendisi onun kitaplaeını okurken zevk alırım
Dijital dende okuyabilirsin aslında bilmiyorum ödüllü soru olduğu için yazıyorum ama kötü yazar yoktur yazmayı bilmeyen vardır
Mümkün Olduğunca Tadını Çıkar Derim!
Hiç kimse, akıl içi bir değerlendirme ile yarının garantisini veremez. Ancak her şey yolunda giderse, dünyamız en az 4 milyar yıl daha var. Bilimin yalancısıyız!
Bütün o yıkım dolu milyonlarca yıllık geçmişimize rağmen, inşa edişimiz (malalarımız) yıkışımızdan (Balyozlarımızdan) daha çok olduğu sürece de, tür olarak var olmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.
Geriye biz ve sınırlı ömrümüz kalır. Tasarrufu bize ait olsa da, bu hayatı layıkı ile yaşamak gerek. Çünkü bugün sahip olduğumuz tüm olumlulukların harcında , adını bile bilmediğimiz önceki milyonlarca türdeşimizin emeği- alın teri var ve onları olmayan mezarlarından çıkarıp borcumuzu ödeyemeyeceğimize göre, onların bir zamanlar yaptığını yapıp borcu gelecek kuşaklara hem ödeme hem de devretme sorumluluğumuz var. Tercih bizim. Sevgiyle…