Merhaba
Bence okunabilir, fakat nasıl okunacağı daha önemli. Soner Yalçın’ın çoğu kitabını okumuştum. ( bazı kitapları hala kütüphanemde durur ). Şunu söyleyebilirim; özellikle derin devlet, faili meçhuller, 90’lı yılların siyaseti, istihbarat yapılanmaları gibi konularda oldukça akıcı bir anlatımı var. O dönemlere ilgi duyan biriyseniz kitapları sıkmaz, aksine araştırma isteği uyandırır. Lakin okurken her cümleyi “kesin doğrudur” diye kabul etmemek gerekiyor. Zira bu tarz konuların doğası gereği resmi olarak doğrulanamayan bilgiler, kulisler, tanıklıklar ve farklı yorumlar da işin içine giriyor. Kara Kutu adlı kitabı da okumuştum. Açıkçası bugün ayrıntıları aklımda değil. Fakat kitap yayımlandıktan sonra tıp ve bilim camiasından ciddi eleştiriler aldığını hatırlıyorum. Özellikle ilaç sektörü ve bazı hastalıklarla ilgili bölümlerde bilimsel konsensüsle örtüşmeyen veya yeterince güçlü kanıtlarla desteklenmeyen iddialar olduğu yönünde eleştiriler vardı. Bu yüzden o kitaptan sonra Soner Yalçın’ın yazdıklarını daha eleştirel okumaya başladım. Bu durum bana göre diğer kitaplarının tamamen değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Keza bir yazarın bir konuda hatalı veya tartışmalı görüşlere sahip olması, bütün eserlerinin yanlış olduğu sonucunu da doğurmaz. Lakin aynı şekilde “bir kitabı doğru çıktıysa diğerleri de kesin doğrudur” demek de doğru olmaz. Benim tavsiyem; Soner Yalçın’ı tek kaynak olarak değil, araştırmaya giriş kapısı olarak okumak. Kitapta adı geçen kişiler, olaylar ve iddialar ilgini çekerse bunları farklı gazetecilerden, akademik çalışmalardan, mahkeme kayıtlarından veya dönemin farklı tanıklarının anlatımlarından da karşılaştır. Böyle okunduğunda oldukça faydalı olabilir. Saygılarımla