Ödüllere Yönelik Beyin Tepkileri Ergenlerde Depresyon Riskini Önceden Haber Veriyor!
/content/87c8ad5a-bc10-423c-ace1-71dc3eaf0589.jpeg)
- Basın Bildirisi
- Nöropsikoloji
- Bilim Haberciliği
Tarihi Geçmiş Haber
Yapılan yeni bir araştırmaya göre, ergenlerde ödül almaya yönelik sinirsel tepkinin azalması, ilk kez depresyon yaşanmanın bir göstergesi olabiliyor. Ancak bu durumun anksiyete veya intihar eğilimiyle herhangi bir ilişkisi tespit edilmedi. Araştırmacılar bu durumu halihazırda mevcut olan depresyon veya anksiyete semptomlarından, yaş ya da cinsiyet gibi depresyon için güçlü risk faktörlerinden bağımsız olarak değerlendiriliyor.
Biological Psychiatry: Cognitive Neuroscience and Neuroimaging dergisinde yer alan çalışma, beyne yönelik bilimsel bilgimizin zihinsel sağlık risklerini anlamak ve değerlendirmek için kullanıldığı önemli bir adım olarak öne çıkıyor.[1]
Uzmanlar, ergenler arasında duygu durum ve anksiyete bozukluklarının artmasından endişe duyduklarını ve bu sorunların etkisinin uzun süreler boyunca devam ettiği belirtiyor. Ancak bu bozuklukların ergenlik döneminde ortaya çıkma riskini gösteren premorbid sinirsel göstergelere yönelik çalışmalar oldukça azdır.
Bir kez depresyon veya anksiyete yaşayan çocukların %50'sinin ikinci kez bunları deneyimlemeye devam ettiği, iki dönem bu sorunlarla yüzleşenlerin ise %80'i üçüncü ya da daha fazla tekrar eden kez bu sorunları yaşadığı düşünülecek olursa bu bulgular ve yapılan çalışmalar oldukça önem kazanmaktadır.
Kanada'nın Alberta eyaletindeki Calgary Üniversitesi'nden araştırmacılar, ailelerinde depresyon veya anksiyete bozukluğu olan ve bu nedenle kendilerinin de bu bozuklukları deneyimleme riski çok yüksek olan 145 genci (%64,8'i kız) izleme altına aldı.
Çalışmaya katılan aileler, ergenlik döneminde duygu durum ve anksiyete bozukluklarının ilk kez ortaya çıkma risk faktörlerini inceleyen uzun süreli bir araştırmanın parçasıydı. Araştırmacılar, katılımcıları 9 ve 18 aylık takiplerle izleyerek bu süre içinde herhangi bir majör depresif bozukluk, anksiyete bozukluğu veya intihar düşüncesi geliştirip geliştirmediklerini değerlendirdi. EEG taramaları sırasında bir oyun oynarken ödül aldıklarında veya bir şey kaybettiklerinde elde edilen ödül geri bildirimine görülen tepkide bir azalma; depresyonun ilk kez ne zaman ortaya çıkacağını başarılı bir şekilde öngörürken, anksiyete veya intihar eğilimi açısından herhangi bir öngörüde bulunmadı.
Bu durum, ödül alırken daha az memnuniyet hisseden ergenlerin, hayatlarında ilk kez depresyon yaşamaya daha yatkın olabileceğini anlamına geliyor olabilir. Calgary Üniversitesi'nde ikinci sınıf yüksek lisans öğrencisi olan ve çalışmanın birinci yazarı Gia-Huy L. Hoang, şunları ekliyor:
Bulgularımız, aynı anda ortaya çıkan depresyon veya anksiyete bozukluklarına sahip çocukların, genellikle ödüllere daha düşük ve körelmiş bir tepki gösterdiğini ortaya koyuyor. Araştırmamız, beynin ödüllere verdiği tepkinin, anksiyete veya intihar eğiliminden ziyade, depresyon riski için özel bir belirteç olabileceğini öne sürüyor. EEG kullanarak beynin ödüllere nasıl tepki verdiğini ölçmek, bu tepkiyi değerlendirmek için basit ve düşük maliyetli bir yöntemdir.
Derginin baş editörü, Kalifornyia Üniversitesi'nden Dr. Cameron S. Carter, şu yorumu yapıyor:
Depresyon, anksiyete ve intihar eğilimleri birbiriyle yakından ilişkilidir. Genellikte ergenlik döneminde başlayan bu sorunlar, bireyi oldukça kısıtlar ve oldukça yaygındır. Bu sorunlar genellikle ergenlik döneminde başlar. Bu sorunların ödül işleme, depresyon ve anksiyete ile yakından ilişkili olduğunu unutmamakta fayda var.
Ancak ödüllere verilen tepkinin azalmasının bu durumların öncesinde yaşanıp yaşanmadığı ve depresyon, anksiyete veya intihar eğilimi için bir risk oluşturup oluşturmadığı konusunda çok az şey bilinmektedir.
Bu durumların kişilerde ilk kez ortaya çıkmasına yönelik riski belirleyebilecek spesifik biyobelirteçlerin araştırılması, zihinsel sağlığa dair risklerinin anlaşılması ve değerlendirilmesi açısından son derece önemlidir.
Hotchkiss Beyin Enstitüsü, Alberta Çocuk Hastanesi Araştırma Enstitüsü, Mathison Ruh Sağlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi ve Calgary Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü'nden kıdemli araştırmacı Daniel C. Kopala-Sibley, şöyle bitiriyor:
Bulgularımız, ergenlerin hayatlarında ilk kez neden depresyona girdiklerini anlamak için beyin temelli nedenleri kavrama yolunda önemli bir adım. Bu durum, risk altındaki bireyleri belirleyip bu bozuklukların ortaya çıkmasını önlemek için müdahaleler geliştirmemizi sağlayabilir.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Merak Uyandırıcı!4

- Muhteşem!0

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- ^G. L. Hoang, et al. (2024). The Reward Positivity As A Predictor Of First Lifetime Onsets Of Depression, Anxiety, And Suicidal Ideation In High-Risk Adolescents. Elsevier BV. doi: 10.1016/j.bpsc.2024.10.017. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06.07.2026 11:24:12tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/19357
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.