2013 yılında, dört yaşındaki kardeşim Melih'e Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı kondu .
Bu kişisel başlangıç noktası, bilimsel bir soruya dönüştürülme sürecinde hem araştırmamın özgünlüğünün hem de motivasyonunun kaynağı olmuştur .
Kardeşlik bağıyla başlayan bu yolculuğun, evrensel ve adaptif bir terapötik alternatif öneren akademik bir çerçeveye dönüşmesi, çalışmanın hem insani hem de bilimsel boyutunu birlikte taşıdığının göstergesidir.
Bugün, bu yolculuğumun sonunda, Yakın Doğu Üniversitesi'nde tamamladığım tez çalışmamla birlikte AGRYP'yi — Aşamalı Gerçeklik Yeniden Yapılandırma Protokolü'nü — geliştirmiş bulunuyorum. Bu, Artırılmış Gerçeklik (AR) , Simülasyon , Sanal Gerçeklik (VR), yapay zeka ve klinik psikolojiyi birleştiren, nöroçeşitli bireylerin sosyal dünyayı bir "yabancı dil" gibi değil, anadili gibi hissetmesini sağlayan tanı ötesi bir müdahale modelidir. Tabir-i caizse ''Gerçeklik Çevirmenliği '' Felsefi çekirdeği olarak tanımlayabileceğim veyahut ''Dil Köprüsü '' . Gerçekliği veya kişiyi değiştirmek değil, zihin ile dış dünya arasındaki farklı algı dillerini birbirine çeviren bir tercüman edası ile tasarlandı AGRYP . Nöroçeşitliliği bir kısıt olarak değil, bir veri seti olarak görüyorum. Projenin ruhunu özetleyen ve benimsediğim bir söz ile kapanış yapmak istiyorum.
"Gerçeklik, ona inanmayı bıraktığınızda ortadan kaybolmayan şeydir" der Philip K. Dick.
Ben buna bir cümle daha eklemeyi seviyorum: gerçekliğin algılanma biçimi, doğru teknolojiyle yeniden kodlanabilir. Nöroçeşitli bir beyin dünyayı farklı bir algoritmayla okur diye düşünüyorum; bunu bir "bozukluk" olarak değil, farklı bir işletim sistemi olarak görüyorum. Geliştirdiğim model, bu okumayı düzelten bir lens, donmuş sistemleri yeniden başlatan bir reset tuşu olarak tasarlandı. Amacım bireyi "normalleştirmek" değil, onun kendi gerçekliğiyle dış dünya arasında sağlam bir köprü kurmak.
Bugün nöroçeşitli bireylere sunulan çözümlerin ya çok genel (ilaç, standart terapi) ya da çok izole kaldığını görüyorum. Ben bu boşluğu doldurmaya çalışıyorum. Gayem; laboratuvarda kalan bir teoriyi değil, gerçek hayatta karşılığı olan, ölçülebilir, tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir bir müdahale modelini hayata geçirmek. Bunun için tek bir protokolün altı farklı tanı grubuna uyarlanabildiği bir sistem kurmaya çalışıyorum, klinik güvenliği asla teknolojik heyecana kurban etmiyorum ve attığım her adımı etik kurul onayı, aydınlatılmış rıza ve bilimsel şeffaflıkla atmaya özen gösteriyorum. Bunu sadece bir ürün ya da bir proje olarak değil, bir paradigma dönüşümünün parçası olarak inşa etmeye çalışıyorum.
Elbette önümde hâlâ aşılması gereken çok fazla sınırlılık var ve bunun farkındayım. Ama bu sınırlılıkların bana gösterdiği şey "neden yapılamaz" değil, "gelecekte nasıl daha mükemmel hale getirilebilir" sorusu.
Gerçeklik, ona inanmayı bıraktığınızda ortadan kaybolmayabilir. Ama ben, onu yeniden kodlayabileceğimize inanıyorum.
Küçük Kardeşim Melih Bu model, senin kendini özgürce ifade edebildiğin o alternatif geleceğin sözüdür. Onu senin için kurguladım ve inşa edeceğim.