Herkes farklı bir cevap verebilir ama ben teorik fizikçilerin ortak bir özelliğine bakıyorum: Durdurulamaz bir merak.
Ben de teorik fizik alanında kendimi geliştirmeye çalışan biriyim. Okudukça şunu fark ettim; büyük fizikçileri diğerlerinden ayıran şey zekâdan önce, “Neden?” sorusunu sormaktan vazgeçmemeleriydi.
Eğer Einstein, “Newton’un yasaları gayet iyi çalışıyor, böyle kalsın.” deseydi, Bohr atom modelini sorgulamasaydı, Maxwell elektrik ve manyetizmayı birleştirmeye çalışmasaydı ya da Dirac kuantum mekaniği ile göreliliği bir araya getirmeyi denemeseydi, bugün fizik ve teknoloji bu noktada olmazdı. Bilim, dogmaları ezberleyenlerle değil, onları sorgulayanlarla ilerledi.
Ama tek başına merak da yetmiyor. O merakı taşıyacak güçlü bir matematik temeli gerekiyor. En azından şu konulara hâkim olmak büyük avantaj sağlar:
• Temel Matematik
• Analiz (Calculus)
• Lineer Cebir
• Diferansiyel Denklemler
• Tensör Analizi
• Diferansiyel Geometri
• Riemann Geometrisi
• Lorentz Geometrisi
• Minkowski Uzayı
• Kompleks Analiz
• Varyasyonlar Hesabı
• Olasılık ve İstatistik
• Grup Teorisi
Bunların üzerine klasik mekanik, elektromanyetizma, kuantum mekaniği, genel görelilik ve kuantum alan teorisini eklediğinde teorik fiziğin dilini anlamaya başlarsın.
Ben de hâlâ öğrenme yolundayım. Bildiklerimden çok bilmediklerimin farkındayım. Ama her gün yeni bir şey öğrenmeye ve “Neden?” diye sormaya devam ediyorum. Bence teorik fizikçi olmanın en önemli özelliği de tam olarak bu.
Belki bugün sorduğun “Neden?” sorusu, yarının en büyük keşfinin başlangıcı olur. Merak etmeyi hiç bırakma. Başarılar dilerim.