Öncelikle o yuttuğunuz hap gidip de kasınızın içine girip ona masaj yapmıyor. Kas gevşetici dediğiniz ilaçların çoğu, kasla değil merkezi sinir sistemiyle, yani beyin ve omuriliğinizle ilgilenir. Poliklinikte boynu tutulup gelenlere yazdığımız o haplar, kasın kasılmasına neden olan sinirsel sinyalleri baskılayarak bu inatçı döngüyü kırar.
Tıpta bu ilaçları iki ana gruba ayırıyoruz. Birincisi, poliklinik favorimiz olan santral etkili kas gevşeticiler, diğer adıyla spazmolitikler. Bunlar gidip omurilik ve beyin sapındaki nöronlar arası iletişimi yavaşlatır. GABA dediğimiz, sinir sisteminin fren pedalına basan maddenin etkisini artırarak veya uyarıcı sinyalleri bloke ederek çalışırlar. Sonuçta beyinden kasa giden kasıl emri zayıflar. Tabii bu fren pedalına basılınca sadece boynunuz değil, tüm vücudunuz gevşer. O yüzden ilacı içtikten sonra koltukta sızıp kalmanızın sebebi kaslarınızın rahatlaması değil, santral sinir sisteminizin genel olarak baskılanmasıdır.
İkinci grup ise nöromusküler blokerler. Bunları acilde veya ameliyathanede hastayı entübe ederken kullanırız. Bunlar doğrudan sinir ve kas kavşağında çalışır. Sinirden kasa asetilkolin geçişini bloke ederek kası tamamen felç eder. Evde beliniz ağrıdığında bu gruptan bir şey kullanamazsınız, zaten kullansanız nefes alamazsınız.
Kısacası, hacamatçılardan veya şifacılardan medet ummak yerine yuttuğunuz o hap, sinir sisteminizi geçici olarak yavaşlatıp spazmı çözer. Ortada bir mucize yok, sadece basit farmakoloji ve nörofizyoloji var.
Kaynaklar
-
StatPearls Publishing. Muscle Relaxants. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı