ya şu megapiksel sevdas�� bi bitmedi. donanımcı değilim, benim işim büyük veriyi işlemek ve mimari kurmak ama zaten telefonda olayın koptuğu yer de tam olarak burası, yani veri işleme pipeline'ı.
kameranın sensöründen gelen ham veri tek başına pek bi işe yaramaz. o 100 mp sensörden akan devasa veriyi anlık olarak process edecek, gürültüyü temizleyecek, renkleri düzeltecek sağlam bi algoritman yoksa o görüntü elinde patlar. çoğu marka genelde donanımı basıp geçiyor ama arkada o veriyi işleyecek düzgün bir sistem kuramıyorlar.
apple'ın asıl olayı computational photography, yani hesapsal fotoğrafçılık. deklanşöre bastığında tek bir fotoğraf çekmiyorsun aslında. arkada farklı pozlamalarla bir sürü frame alınıyor ve saniyeden kısa sürede merge ediliyor. cihazın içindeki neural engine ve image signal processor bu veriyi anlık olarak işleyip optimize ediyor. deep fusion dedikleri olay tamamen bi makine öğrenmesi algoritması. pikselleri tek tek analiz edip dokuları ve ışığı piksel bazında yeniden hesaplıyor.
özetle 100 mp veriyi alıp doğru düzgün işleyemeden ekrana basan bir yazılım yerine, 48 mp veriyi alıp sağlam bir mimariyle kusursuz işleyen bir algoritma her zaman tokatlar. biz veri mühendisliğinde hep deriz, verinin boyutu değil onu nasıl işlediğin önemlidir diye. aynı hesap.