Yaşamaya Dair: Nazım Hikmet Ran'dan Bilime ve Dünya'ya İdealist Bir Bakış!
/old/content_media/70764289a76c161118a2d9ea9c2256f1.jpg)
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.- Nâzım Hikmet, 1902'de Selanik'te doğmuş, 1963'te Moskova'da ölmüş ve şiirleri 50'den fazla dile çevrilmiş önemli bir Türk şairidir.
- Yaşamaya Dair şiiri, hayatın zorluklarına rağmen yaşamanın önemini vurgulayan, üç bölümden oluşan etkileyici bir manifesto niteliğindedir.
- Şiirde, yaşama ciddiyeti, ölüm korkusuna rağmen mücadele ve dünyanın geçiciliği gibi temel yaşam felsefeleri sade ve güçlü bir dille anlatılmaktadır.
Nâzım Hikmet Ran, 15 Ocak 1902'de şimdiki Yunanistan'ın (o zaman Osmanlı İmparatorluğu'nun) Selanik (Thessaloniki) kentinde doğmuş, 3 Haziran 1963'te Rusya'nın (o zaman Sovyetler Birliği'nin) Moskova kentinde hayatını yitirmiş, "romantik komünist" veya "romantik devrimci" lakaplarıyla tanınan Türk şair, oyun yazarı, romancı, yönetmen ve anı yazarıdır. Bengal dilinden İngilizceye, Yunancadan Japoncaya ve Nepal diline kadar 50'den fazla dile çevrilmiş olan Nâzım Hikmet'in dizeleri The Byrds ve Joan Baez gibi isimler ve gruplarca bestelenmiştir.
Eserin kuşkusuz en etkileyici bestelerinden birisi, Fazıl Say tarafından yaratılan Nazım Oratoryosu dahilindeki yorumdur. Genco Erkal'ın performansı ile ölümsüzleşen eser aşağıdan izlenebilir:
Bu eserin tamamını buraya tıklayarak edinebilirsiniz.
Hikmet'in en meşhur dizelerinden birkaçı, Yaşamaya Dair isimli şiirinden gelmektedir. Şiir, 1947-1948 yıllarında üç kısımdan oluşacak şekilde kaleme alınmıştır. Tüm zorluklara karşı yaşamanın ve mücadele etmenin önemini vurgulayan şiir, aynı zamanda bayağı bir yaşamın ötesine geçmek isteyenler için bir manifesto, bir yol gösterici gibidir.
Yaşamaya Dair
Kısım 1
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
İsmail GüdererKısım 2
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
Kısım 3
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Şubat 1948
Nazım Hikmet Ran
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Tebrikler!10

- Umut Verici!2

- Muhteşem!1

- Mmm... Çok sapyoseksüel!1

- Bilim Budur!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09.06.2026 22:13:45tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/2230
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.