Benim işim daha çok mikroskop başında virüs mutasyonlarını izlemek, sekanslama cihazlarından çıkan o devasa veri yığınlarını halk sağlığı için anlamlı öykülere çevirmek. Yani cezaevi idaresi veya personel atama mevzuatı benim günlük mesaim değil. Ama yine de laboratuvar nöbetinden çıkmış bir tıp doktoru olarak şunu söyleyebilirim: Hacamatla veya "enerji frekanslarıyla" hastalıkların tedavi edilebileceğini zanneden kitlelerin hezeyanlarına katlanmaktansa, kanıta dayalı tıbbı o zorlu koşullara, demir parmaklıklar ardına taşıyacak meslektaşlara her zaman saygım var.
Cezaevlerinde sağlık hizmetleri, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE) ile Sağlık Bakanlığı koordinasyonuyla yürütülür. Sağlıkçı unvanınıza göre süreç değişir:
Adalet Bakanlığı kadrosuna sağlık personeli olarak girmek için genel olarak istenen temel şartlar şunlardır:
Bu şartları sağladığınızda, CTE'nin veya Kariyer Kapısı'nın resmi sitelerindeki ilanlara başvurup sözlü mülakat aşamasına geçersiniz. Cezaevi gibi kapalı ve kalabalık popülasyonlar, viral enfeksiyonların ve salgınların yayılması için en elverişli inkübatörlerdir. İçeride patlak veren bir solunum yolu enfeksiyonu veya temas kaynaklı bir salgınla mücadele etmek şakaya gelmez. Eğer o kapıdan içeri girecekseniz, kulaktan dolma hurafelere değil, sağlam bir bilimsel altyapıya, g��ncel tıbbi verilere ve çelik gibi sinirlere ihtiyacınız olacak.