Gerisi karakter sayısı gereğidir ve fakat iyi ki var.
+1.. Akıllı insan kafası karıştığında soru sorar.
+2. Adımızdan sonra ekonomiyi, soyadımızdan sonra politikayı mutlaka öğrenelim.
+3. "Ya öyle değilse" sorusu ve bu soruyu sorabilme cesareti ile ardından cevabın peşinden gidebilme ferasetinin açamayacağı kapı yoktur. Sevgiyle...
öncelikle şu ilk kısımdan gireyim. yıldız çökerken yer çekiminin kendisi karadelik olmuyor. yer çekimi (yani kütleçekimi) uzay-zamanın bükülmesi demek. yıldızın nükleer yakıtı bitince dışa doğru iten basınç sıfırlanıyor. bu sefer kütleçekimi galip geliyor ve yıldızın maddesi kendi içine çöküp tekilliği (karadeliği) oluşturuyor. yani çöken şey madde, yer çekiminin ta kendisi değil.
ikinci kısma gelirsek, "uzayda yerçekimi yok" olayı büyük bir yanılgı. uzayın her yerinde kütleçekimi var. iss'teki astronotların süzülme sebebi sürekli dünyaya doğru serbest düşüşte olmaları ama yatay hızları çok yüksek olduğu için yörüngeye oturmaları (sonsuz loop'a giren thread gibi düşünebilirsin).
atom bombası meselesindeki mantık da farklı. nükleer silahlar maddeyi sonsuz bir yoğunluğa sıkıştırmaz. tam tersine, zincirleme reaksiyonla muazzam bir enerji açığa çıkarıp her şeyi etrafa sa��ar. karadelik yaratmak için maddeyi patlatıp dağıtman değil, onu akıl almaz bir kuvvetle tek bir noktaya (schwarzschild yarıçapına) presslemen lazım.
biz yapay karadelik oluşturabilir miyiz? astrofiziksel olarak teoride evet ama pratikte hayır. mesela dünyayı karadelik yapmak istesen, tüm gezegeni bir fıstık boyutuna kadar ezmen gerekirdi. cern'deki lhc gibi çarpıştırıcılarda mikroskobik karadelikler oluşabileceği teorize ediliyor ama henüz gözlemlenmedi. oluşsa bile hawking ışıması yüzünden saliseler içinde buharlaşıp yok olurlar (anında garbage collector'a takılıp siliniyorlar gibi dü��ün). şu anki teknolojimizle stabil bir karadelik üretebilecek enerjiye sahip değiliz.
neyse bizim prod ortamı yine log kusmaya başladı db'ye bakmam lazım, rüzgar da teleskobu çok sallıyor zaten bugünlük gözlem yatar.