Orta Yaşlarda Yüksek D Vitamini Seviyeleri Alzheimer Riskini Azaltabilir mi?
Yeni bir araştırma, 30'lu yaşların sonlarında yüksek D vitamini seviyesine sahip olan kişilerin beyinlerinde, 16 yıl sonra Alzheimer hastalığının önemli bir biyobelirteci olan tau proteininin daha az biriktiğini gösteriyor.
/content/a12e68b4-12ef-4601-ac8b-6b09798d6880.jpeg)
- Çeviri
- Biyoloji
- Sağlık Bilimleri
Tarihi Geçmiş Haber
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.- Orta yaşlarda yüksek D vitamini seviyelerine sahip kişilerin beyinlerinde 16 yıl sonra Alzheimer hastalığı için önemli bir belirteç olan tau proteini daha az birikmektedir.
- D vitamini, iltihaplanmayı azaltarak ve hücre savunmasını güçlendirerek tau proteininin birikimini engelleyebilir, ancak amiloid plakları ile D vitamini arasında bağlantı bulunamamıştır.
- Araştırma gözlemsel olup neden-sonuç ilişkisi kesin değildir ve klinik öneriler için farklı gruplarda doğrulama gerekmektedir.
Yeni bir araştırmaya göre, 30'lu yaşlarının sonlarında daha yüksek D vitamini seviyelerine sahip olan kişilerin beyinlerinde, 16 yıl sonra önemli bir Alzheimer proteini çok daha az bulunuyor. Neurology Open Access dergisinde yayımlanan bulgular, orta yaşlarda D vitamini seviyesini yüksek tutmanın demans riskini azaltmak için basit bir yol olabileceğini öne sürüyor.
Araştırmacılar, kandaki yüksek D vitamini seviyelerini, beyindeki tau proteini (İng: "tau protein") birikiminin daha düşük olmasıyla ilişkilendirdi. Tau proteini, Alzheimer hastalığı için kabul gören oldukça önemli bir biyobelirteçtir. İrlanda'daki Galway Üniversitesinden başyazar Dr. Martin Mulligan, bu durumu BBC Science Focus dergisine şöyle açıkladı:
Önceki araştırmalar, D vitamininin iltihaplanmayı azaltarak veya antioksidan savunmaları ile hücre sinyalizasyonunu iyileştirerek işe yarayabileceğini öne sürmüştü. Bu mekanizmalar, tau proteininin birikmesini engelliyor olabilir.
Araştırmada, Alzheimer hastalığının diğer temel özelliği olan amiloid plakları (İng: "amyloid plaques") ile D vitamini arasında herhangi bir bağlantı bulunamadı. Ancak araştırmacılar, bu durumun tau proteininin hastalık sürecinde daha erken birikmesi gerçeğini yansıtabileceğini belirtiyor. Bu erken birikim, genç insanlarda tau proteinini tespit etmeyi çok daha kolay bir hâle getiriyor.
D vitamini, cildimiz güneş ışığına maruz kaldığında vücudumuz tarafından doğal olarak üretilir. Ayrıca yağlı balıklar ve yumurta gibi bazı yiyeceklerde de bol miktarda bulunur.
Çalışmanın başlangıcında, yaş ortalaması 39 olan ve demans belirtisi göstermeyen yaklaşık 800 katılımcının D vitamini seviyeleri ölçüldü. Ortalama 16 yıl sonra, bu kişilerin beyinleri pozitron emisyon tomografisi (İng: "positron emission tomography" veya kısaca PET) kullanılarak tarandı.
Yaş, cinsiyet, kardiyovasküler risk faktörleri ve depresyon gibi diğer etkenler hesaba katıldıktan sonra bile, yüksek D vitamini ile düşük tau seviyeleri arasındaki güçlü bağlantı geçerliliğini korudu.
Mulligan'ın belirttiğine göre, katılımcıların yaklaşık üçte birinin D vitamini seviyeleri düşüktü. Bu oran, küresel verilerle de geniş ölçüde paralellik gösteriyor.
Söz konusu çalışma gözlemsel bir araştırma olduğu için neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlayamıyor. D vitamini seviyeleri yalnızca bir kez ölçüldü ve katılımcı grubunun ağırlıklı olarak beyaz ırktan olması, bulguların ne kadar geniş çapta genellenebileceğini sınırlıyor. Mulligan, klinik yönlendirmelerin değişebilmesi için bu sonuçların başka gruplarda da doğrulanması gerektiğini vurguladı ve sözlerini şöyle tamamladı:
Yalnızca bu bulgulara dayanarak, demansı önlemek amacıyla insanlara resmî olarak takviye almalarını tavsiye edemeyiz. Çünkü bu hipotezin klinik deneylerde çok daha kapsamlı bir şekilde test edilmesi gerekiyor.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Bilim Budur!7

- Merak Uyandırıcı!4

- Muhteşem!1

- İnanılmaz1

- Tebrikler!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- Umut Verici!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16.08.2026 03:45:07tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/22743
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.