Etraflarındaki Örüntüleri Bilinçsiz Olarak Fark Etmeye Daha Meyilli Olanlar, Tanrı İnancına Daha Yatkın Olabilir!
/old/content_media/84303d7d3d541fe7019ac88c9aad15a1.jpg)
Tarihi Geçmiş Haber
Georgetown Üniversitesi'nden sinirbilimcilerin yaptığı bir araştırmaya göre, karmaşık örüntüleri bilinçsiz bir şekilde fark etmeye, yani örtülü (örtük) örüntü öğrenmesine daha meyilli olan bireylerin bir tanrının var olduğuna yönelik inanç besleme ihtimali daha yüksek olabilir.
Araştırmanın sonuçları Nature Communications dergisinde yayınlandı.[1] Bu çalışma, örtülü örüntü öğrenme ile dini inançlar arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk araştırma olma özelliğini taşıyor. Araştırmacılar, kültürel ve dini olarak oldukça farklı olan iki gruba, ABD ve Afganistan'a odaklandılar.
Araştırmanın amacı, örtük örüntü öğrenmenin dini inançların temeli olup olmadığını anlamak ve eğer öyleyse, bu tür bir ilişkinin farklı iman türleri ve kültürler için geçerli olup olmadığını ortaya çıkarmaktı. Araştırmacılar gerçekten de örtük örüntü öğrenmenin, birçok farklı dini anlamanın anahtarı olabileceğini keşfettiler. Araştırmanın başında bulunan ve Georgetown Üniversitesi Psikoloji ve İnterdisipliner Sinirbilim Programı Bölümü'nde yardımcı doçent olan Adam Green, araştırmayla ilgili şöyle diyor:
Düzen yaratmak için yaşadığımız dünyaya bir şekilde müdahale eden tanrı veya tanrılara inanmak, küresel olarak bütün dinlerin temelinde bulunan elementlerden birisidir. Bu araştırma, Tanrı'nın varlığı veya yokluğuyla ilgili değil; daha ziyade, beyinlerin tanrılara inanmasının ardındaki sebebi anlamaktı. Hipotezimiz, çevrelerindeki örüntüleri bilinçdışı bir şekilde ayırt etmeyi başaran kişilerin, bu örüntüleri daha üst bir gücün yaratımı olarak görmeye daha meyilli olacakları yönündeydi. Araştırmamızın en ilginç gözlemlerinden birisi, çocuklukta ve yetişkinlikte olanlarla ilgiliydi.
Verileri, çocuklar eğer ki çevrelerindeki örüntüleri bilinçsiz olarak algılarlarsa, bu çocukların büyüdükçe inançlarının da arttığını gösteriyordu. Üstelik bu çocuklar inançsız ailelerde yetişiyorlarsa bile! Benzer şekilde, eğer ki çocuklar etraflarındaki örüntüleri bilinçsiz olarak fark etmiyorlarsa, büyüdükçe inançları da azalıyordu. Dindar aileler tarafından büyütülseler bile!
Araştırma, örtük örüntü öğrenmesini incelemek için oldukça iyi çalışılmış bir testi kullandı. Kaılımcılar, bir ekranda belirip yok olan noktaları izlediler ve her bir nokta için bir tuşa bastılar. Noktalar hızlı hareket ediyordu; ama bazı katılımcılar (en güçlü örtük örüntü öğrenme yetisine sahip olanlar), bilinçdışı bir şekilde bir sonraki nokta daha belirmeden, o noktaya karşılık gelen tuşa basabilmeye başladılar. Ama en iyi örtük öğreniciler bile noktaların aslında bir örüntüye sahip olduğunun farkında değildi; yani bu öğrenme gerçekten de bilinçaltında yaşanıyordu.
Araştırmanın ABD kısmı, çoğunlukla Hıristiyan olan ve Washington D.C. bölgesinde yaşayan 199 katılımcıyı ele alıyordu. Afganistan kısmı ise çoğunluğu Müslüman olan 149 Kabilli'yi ele alıyordu. Araştırmanın baş yazarı ve Green'in laboratuvarında doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Adam Weinbergerdi, eş yazarlar arasında bulunan Zachery Warren ve Fathali Moghaddam ise Afgan ekibinin başındaydı; onlar, Kabil'den gelen verileri topladılar. Warren şöyle diyor:
Bu araştırmanın benim ve Afgan ekibi için en ilginç olan tarafı, her iki kültürde de bilişsel süreçlerin ve inançların aynı şekilde tekrarlanmasıydı. Afganlar ve Amerikalılar, farklı olduklarından çok benzer olabilirler; en azından dini inançları ve etrafımızdaki dünya hakkında anlamlar üretmelerini sağlayan bilişsel süreçler açısından. Kişinin imanından bağımsız olarak, bulgularımız inancın doğasına yönelik heyecan verici bilgiler veriyor.
Green ise şöyle ekliyor:
Örtük örüntü öğrenmeye daha eğilimli olan bir beyin, o beynin bulunduğu çevreden ve dini kültürden bağımsız olarak bir tanrıya inanmaya daha eğilimli olabilir.
Ancak daha fazla yargıya varmamak konusunda da uyarıyor; çünkü daha fazla araştırma gerekiyor. Şöyle diyor:
Optimistik olarak bakacak olursak, bu kanıtlar, apayrı inançların inananları arasında nörokognitif bir düzlemde bazı ortak noktalar olduğunu gösteriyor olabilir.
Orta Doğu'da bir araştırmacı olan Moghaddam, aynı zamanda Georgetown Üniversitesi Psikoloji Bölümü profesörü. Doktorasını Georgetown Psikoloji Bölümü'nden alan Warren, aynı zamanda ilahiyat yüksek lisansına sahip ve Asya Vakfı'nın Afgan Halkı Araştırması'nın başında. Diğer yazarlar arasında Natalie Gallagher ve Gwendolyn English bulunuyor.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Tebrikler!24

- İnanılmaz12

- Merak Uyandırıcı!7

- Grrr... *@$#2

- Muhteşem!1

- Mmm... Çok sapyoseksüel!1

- Korkutucu!1

- Bilim Budur!0

- Güldürdü0

- Umut Verici!0

- Üzücü!0

- İğrenç!0

- Çeviri Kaynağı: Science Daily | Arşiv Bağlantısı
- ^A. B. Weinberger. (2020). Implicit Pattern Learning Predicts Individual Differences In Belief In God In The United States And Afghanistan. Nature Communications, sf: 4503. doi: 10.1038/s41467-020-18362-3. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13.06.2026 05:42:14tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/9324
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.