Beyninizi Sağlıklı Tutmanın 3 Yolu!
/old/content_media/060447dba8166430e038773b427b04f2.jpg)
- Basın Bildirisi
- Sinirbilim (Nörobiyoloji)
- Geriatri
Tarihi Geçmiş Haber
Beyniniz oldukça muhteşemdir: Yaklaşık 100 milyar sinir hücresi, hızlı ve çevik bir şekilde düşünebilmeniz için birlikte çalışır. Fakat tıpkı vücudun geri kalanı gibi, biraz yaşlandığınızda beyniniz de o kadar güçlü olmayabilir. Örneğin bir şeyleri hatırlamak için not almak zorunda kalıyor, randevuları unutuyor ya da televizyondaki konuşmayı veya eylemi zorlanmadan takip edemiyor olabilirsiniz. Neyse ki, beyninize egzersiz yaptırmak da mümkün. Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NTNU) Psikoloji Bölümü profesörü Hermundur Sigmundsson şöyle söylüyor:
Sinir sistemimizin anahtarları, gri ve beyaz maddedir.
Gri madde, sinir hücrelerinden (veya nöronlardan) ve dendritlerden oluşuyor. Beyaz madde ise, hücreler (miyelinli aksonlar) arasındaki bağı sağlıyor ve sinyallerin iletim hızına ve dağılımına katkıda bulunuyor.
İyi Bir Beyin Sağlığına Üç Faktör Katkıda Bulunuyor!
Brain Sciences dergisinde son yayımlanan makale, beyin sağlığı alanındaki önceki araştırmalardan bildiklerimizin çoğunu bir araya getiriyor. Araştırmacılar, teorik perspektif makalelerinde kapsamlı olmak için büyük çaba sarf ettiler ve gri ve ak maddemizi nasıl formda tutacağımızla ilgili 101 farklı makaleyi incelediler. Sigmundsson şöyle söylüyor:
Beyninizi en iyi şekilde tutmak istiyorsanız, üç faktör öne çıkıyor.
Faktörler şunlar:
- Fiziksel egzersiz,
- Sosyal olmak,
- Yoğun ilgi alanlarına sahip olmak (yani yeni şeyler öğrenmen ve yeni mücadelelerden kaçmamak).
1. Hareket!
Bu, muhtemelen hepimiz için en büyük zorluk. Çok fazla oturursanız vücudunuz tembelleşiyor. Malesef, aynısı beyin için de geçerli. Sigmundsson ve meslektaşları şöyle söylüyor:
Aktif bir yaşam tarzı, merkezi sinir sistemini geliştirmeye ve beynin yaşlanmasına karşı koymaya yardımcı oluyor.
Bu yüzden sandalyede sıkışıp kalmamak çok önemli. Bu, çaba gerektiriyor; ancak bunun farklı bir yolu da yok. Eğer masa başı bir işiniz varsa, okula gidiyorsanız veya işiniz bittiyse fiziksel olarak da dâhil olmak üzere kendinizi harekete geçirmelisiniz.
2. İlişkiler!
Bazılarımız yalnızken veya sadece birkaç kişiyle beraberken kendimizi en mutlu hissederiz. Yazar–filozof Jean Paul Sartre'ın ifadesiyle "cehennemin başka insanlar olduğunu" biliyoruz (onun versiyonu kuşkusuz biraz daha karmaşıktı). Ancak bu bakımdan, kendinizi güçlendirmeniz gerekiyor. Sigmundsson şöyle söylüyor:
Diğer insanlarla ilişkiler ve onlarla etkileşim kurmak, beynin yavaşlamasını engelleyebilecek bir dizi karmaşık faktöre katkıda bulunuyor.
Konuşma ve fiziksel temas gibi diğer insanlarla birlikte olmak, iyi beyin fonksiyonlarını destekliyor.
3. Tutku!
Bu son nokta kişiliğinizle alakalı olabilir. Ancak buraya kadar okuduysanız, zaten gerekli temele sahip ve muhtemelen öğrenmeye istekli olma ihtimaliniz yüksek. Sigmundsson şöyle söylüyor:
Tutku veya bir şeye çok ilgi duymak, bizi yeni şeyler öğrenmeye yönlendiren belirleyici ve itici faktör olabilir. Zamanla bu, sinir ağlarımızın gelişimini ve sürekliliğini etkiliyor.
Meraklı olun. Pes etmeyin ve her şeyin her zaman aynı şekilde ilerlemesine izin vermeyin. Daha önce hiç yapmadığınız bir şeyi yapmak için asla çok yaşlı değilsiniz. Belki de yeni bir müzik aleti çalmayı öğrenmenin zamanı gelmiştir.
Kullan ya da Kaybet!
Sigmundsson, kapsamlı makale üzerinde Stavanger Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrencisi Benjamin H. Dybendal ve doçent Simone Grassini ile işbirliği yaptı.
Araştırmaları, vücut için olduğu gibi beyin için de benzer bir tablo sunuyor: Beyninizi çalıştırmalısınız ki çürümesin - veya dedikleri gibi: "Kullan ya da kaybet." Sigmundsson sözlerini şöyle tamamlıyor:
Beyin gelişimi, yaşam tarzıyla yakından bağlantılı. Fiziksel egzersiz, ilişkiler ve tutku; yaşlandıkça beynimizin temel yapılarını geliştirmeye ve sürdürmeye yardımcı oluyor.
Feragatname
- Nancy Bazilchuk
- [email protected]
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Tebrikler!85

- Mmm... Çok sapyoseksüel!35

- Umut Verici!9

- Merak Uyandırıcı!7

- Muhteşem!6

- İnanılmaz6

- Bilim Budur!4

- Üzücü!2

- Korkutucu!1

- Güldürdü0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06.07.2026 02:33:27tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/12551
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.