Araştırmacılar, "Sonsuz Kimyasalların" Otuz Yıldan Uzun Süre Doğada Kalabildiğini Gösterdi!
/content/373e34c6-f386-4d43-b6ee-cb37c66674f3.jpeg)
- Çeviri
- Kimya
- Çevre Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.- Blue Mountains bölgesinde 1992 ve 2000 yıllarında yaşanan petrol tankeri kazaları, içme suyu kaynaklarında 24-33 yıl süren ve uzun süre tespit edilemeyen PFAS kirliliğine yol açmıştır.
- PFAS, doğada kolay parçalanmayan ve insan vücudunda biriken sentetik kimyasallar olup, kansere, karaciğer hastalıklarına ve doğurganlık sorunlarına neden olabilen sağlık riskleri taşımaktadır.
- Araştırmalar, PFAS kirliliğinin içme suyunda güvenli sınırların 250-300 kat üzerinde olduğunu ve uzun süre arındırma çalışması yapılmadığını göstererek, tek seferlik kazaların bile kalıcı çevresel zararlar oluşturduğunu ortaya koymuştur.
Sidney'in batısında yer alan Blue Mountains bölgesinin temiz havası, pitoresk manzaraları ve bozulmamış çalılık alanları, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendine çekiyor. Ne yazık ki bu bölge, aynı zamanda PFAS olarak da bilinen "sonsuz kimyasallar" ile su kirliliğine yönelik tartışmalı bir soruşturmanın merkezinde yer alıyor.
Araştırma ekibi tarafından yürütülen yeni bir çalışmada, her ikisi de petrol tankeri kazaları ve yangınlarını içeren iki farklı olaydan kaynaklanan uzun vadeli PFAS kirliliği incelendi. Her iki kaza da içme suyu havzalarında meydana gelmişti ve araştırmacılar, kirliliğin sırasıyla 24 ve 33 yıl boyunca mevcut olmasına rağmen tespit edilmediğini buldular. Araştırma ekibi, uluslararası literatürde yaptıkları taramalarda benzer örneklere rastlamadıklarını belirtiyor.
PFAS, sayısız tüketici ve sanayi ürününde kullanılan binlerce sentetik kimyasalın oluşturduğu geniş bir kategoridir. PFAS'a maruz kalmanın, çeşitli hastalık risklerini artırdığı uzun süredir biliniyor.
Araştırmacıların bulguları, içme suyu kaynaklarının uzun vadeli PFAS kirliliğine karşı ne kadar savunmasız olduğunu gösteriyor. Bu durum ayrıca PFAS izleme süreçlerinin eksikliği nedeniyle kirliliğin nasıl on yıllarca gizli kalabildiğini de gözler önüne seriyor.
İki Tarihi Kaza
Blue Mountains bölgesindeki Medlow Bath'ta 1992 yılında meydana gelen bir petrol tankeri kazası, yerel içme suyu şebekesinde PFAS kirliliğine neden olmuştu. Bu olaydan 32 yıl sonra, kirlilik nedeniyle bölgedeki iki su deposunun kapatılması gerekti.
Sınırlı verilere rağmen araştırmacılar, kirliliğin kaynağının itfaiyeciler tarafından yanan yakıt yangınlarını söndürmek için küresel çapta kullanılan bir tür köpük malzemesi olduğunu tespit ettiler. Bu köpük maddesi, bir PFAS türü olan perflorooktan sülfonat (PFOS) kullanılarak suyla karıştırılmıştı.
İtfaiyeciler bu maddeyi, yanan malzemelerin üzerini kaplayacak bir köpük "battaniyesi" oluşturmak ve sıvı yangınlarını söndürmek için kullandılar. PFAS köpükleri, insan sağlığına ve çevreye olan zararlı etkileri anlaşılmadan önce onlarca yıl boyunca yoğun bir şekilde kullanıldı.
İlk petrol tankeri kazasından dokuz yıl sonra, 2000 yılında Yeni Güney Galler eyaletinin Central Coast bölgesindeki Ourimbah yakınlarında PFAS kirliliğiyle bağlantılı bir başka yakıt tankeri kazası ve yangını meydana geldi. Yakıt tankeri 40.000 litre yakıt taşıyordu ve kaza ile yangın, bir otomobille çarpışma sonucu tetiklenmişti. Bu acı olay, iki kişinin trajik ölümüyle sonuçlandı.
Medlow Bath kazasına benzer şekilde, dönemin haber görüntüleri yangını kontrol altına almak için yine su ve köpük kullanıldığını gösteriyordu. Bu görüntülerde ayrıca, kaza mahallinden çevreye yayılan köpüklü bir akıntı da net bir şekilde görülüyordu.
PFAS Neden Bir Sorundur?
Genellikle "sonsuz kimyasallar" olarak adlandırılan PFAS, binlerce sentetik kimyasalın yer aldığı geniş bir ailedir. Bu kimyasallar; yapışmaz yüzeyli mutfak gereçleri, lekeye dayanıklı kumaşlar, paket servis yiyecek ambalajları ve hatta kozmetik ürünler gibi sayısız üründe kullanılmaktadır.
PFAS molekülleri doğada kolayca parçalanmaz ve dünya çapında yaban hayatındaki canlıların dokularında hızla birikir. Küçük miktarlarda PFAS'a maruz kalmak bile, bu kimyasalların, hayvanların ve insanların hayati organlarında birikmesine yol açar. İnsan otopsi dokularının analizleri; beyin, akciğer, karaciğer, böbrek ve kemiklerde PFAS birikimi olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur.
Avustralya İstatistik Bürosu tarafından yayımlanan 2025 tarihli bir rapor, neredeyse tüm Avustralyalıların vücutlarında PFAS kimyasallarının biriktiğini gözler önüne seriyor.
Endişelenmeli miyiz?
PFAS'a maruz kalmak, çeşitli hastalıkların riskindeki artışla doğrudan ilişkilidir. Bu sağlık sorunları arasında doğurganlığın azalması, yüksek tansiyon, başta prostat, böbrek ve testis kanserleri olmak üzere artan kanser riski, karaciğer hastalıkları, yüksek kolesterol ve obezite yer alır.
İnsanların PFAS tüketme yollarının başında, bu kimyasalları içeren yiyecekleri yemek ve kirlenmiş içme sularını kullanmak gelmektedir.
Yaklaşık 40.000 kişiye hizmet veren Yukarı Blue Mountains su şebekesi, Sidney Sular İdaresi tarafından işletilmektedir. Kurum, 25 Haziran 2024 tarihinde yerel içme suyunda en tehlikeli PFAS formlarından biri olan PFOS oranının litre başına 16,4 nanograma ulaştığını bildirdi. Yakın zamanda revize edilen Avustralya içme suyu yönergelerine göre bu değer, güvenli kabul edilen sınırın tam iki katıdır.
PFAS'ın varlığının kesinleşmesi, Medlow Bath'taki petrol tankeri kazası ve yangın bölgesinin akış aşağısında yer alan iki içme suyu deposunun kapatılmasını tetikledi. Test verilerindeki eksiklikler belirli ölçüde bir belirsizlik yaratsa da, Blue Mountains içme suyu şebekesindeki PFAS kirliliğinin 30 yılı aşkın bir süre boyunca tespit edilmeden kaldığı düşünülüyor.
Araştırma Ne Gösteriyor?
Araştırma ekibinin yürüttüğü bu çalışma, kirlenmiş dere suyunun Ekim 2025'te litrede 2.000 ila 2.400 nanogram arasında PFOS içerdiğini gösterdi. Bu miktar, Avustralya İçme Suyu Yönergeleri tarafından önerilen güvenli maksimum konsantrasyonun (8 ng/L'nin altı) yaklaşık 250 ila 300 katına denk geliyor.
Blue Mountains bölgesindeki kirlilik bulutu, Yukarı Blue Mountains'ta yer alan Greaves Deresi'ne doğru akış aşağı yayıldı. Bu dere, UNESCO Blue Mountains Dünya Mirası Alanı'nın bir parçasıdır ve buradaki PFOS seviyeleri, su ekosistemi yönergelerini 100 kat aşmıştır. Oysa tatlı su türlerinin korunması için güvenli kabul edilen PFOS konsantrasyonu yalnızca 0,23 ng/L'dir.
Araştırmacıların bildirdiğine göre, bu çalışmada tespit edilen PFAS kirliliğini gidermek için ne toprağın ne de suyun arındırılmasına yönelik herhangi bir iyileştirme çalışması yapılmış değil. Avustralya genelindeki çoğu PFAS kirliliği, daha önce yangın söndürme eğitimi faaliyetlerinde PFAS köpüğünün defalarca kullanıldığı alanlarda meydana gelmişti. Ancak bu yeni bulgular, PFAS içeren tek seferlik olayların bile çevrede çok uzun soluklu etkilere yol açabileceğini net bir şekilde kanıtlıyor.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Muhteşem!3

- Tebrikler!1

- Üzücü!1

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06.07.2026 03:14:45tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/22948
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.