Araştırma, Her Gün Kullandığımız Plastiklerin Nano Parçalara Bölünme Sürecini Ortaya Koyuyor!
/content/f8b093e0-c4b4-4255-bcc0-76f3d8accc1b.jpeg)
- Basın Bildirisi
- Malzeme Kimyası
- Çevre Bilimleri
Tarihi Geçmiş Haber
Plastiği bu kadar çok yönlü kılan eşsiz yapısı, aynı zamanda onu zararlı mikro ve nano ölçekli parçacıklara ayrışmaya karşı savunmasız hale getiriyor. Dünya, trilyonlarca mikroskobik ve nanometre boyutlu plastik parçacığıyla doludur. Bu parçacıkların bazıları virüslerden bile küçüktür ve bu boyutları, onların hücresel fonksiyonları bozabilecek, hatta DNA’yı değiştirebilecek kadar küçük olmalarını sağlar. Araştırmacılar şimdi, bu parçacıkları Antarktika karından insan kanına kadar neredeyse her ortamda tespit ettiklerini belirtiyor.
Nature Communications dergisinde yayınlanan çalışmada bilim insanları, bu küçük plastik parçaların yaygın şekilde oluşumunun arkasındaki moleküler mekanizmaları ortaya koydu.[1] Plastik piyasaya ilk çıktığı 75 yıl öncesinden bu yana kullanımı neredeyse evrensel hale geldi ve nanoplastiklerin varlığı da aynı ölçüde yaygınlaştı.
Plastiğe dayanıklılık ve esneklik kazandıran özellikler, aynı zamanda onun nano ölçekli parçalara ayrılmasına da zemin hazırlıyor. Bu parçalanma özellikle yarı kristal polimerler olarak sınıflandırılan plastiklerin %75-80'inde görülüyor. Columbia Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden Kimya Mühendisliği profesörleri Sanat Kumar, Michael Bykhovsky ve Charo Gonzalez-Bykhovsky'nin liderlik ettiği araştırma ekibi, bu kritik sorunun arkasındaki mekanizmaları ortaya çıkararak plastiklerin çevresel bozunum süreçlerine ışık tutuyor.
Bir plastik parçasını güçlü bir mikroskopla incelediğinizde, sert ve yumuşak malzemenin dönüşümlü katmanlarını görürsünüz. Sert katmanlar, plastik moleküllerinin güçlü kristal yapılar halinde sıkı bir şekilde organize olduğu alanlardır. Yumuşak katmanlar ise moleküllerin yapıdan yoksun olduğu, amorf ve esnek bir kütle oluşturduğu bölgelerdir. Bu katmanlar binlercesi bir araya geldiğinde, hafif, dayanıklı ve son derece çok yönlü bir malzeme ortaya çıkar. Plastiğin benzersiz özelliklerini kazanması ise tam da bu yumuşak ve sert fazlar arasındaki bağlantıdan kaynaklanıyor.
Bu katmanlardan binlercesi üst üste yığıldığında, hafif, dayanıklı ve son derece çok yönlü bir malzeme oluştururlar. Önemli bir nokta, bu malzemelerin benzersiz özelliklerini yumuşak ve sert fazlar arasındaki bağlantıdan almalarıdır.
Araştırmacılar, parçalanma süreci öncelikle çevresel faktörlerin etkisiyle zayıflayan yumuşak katmanlarda başladığını belirtiyor. Bu süreç, plastik malzemenin fiziksel bir stres altında olmadığı durumlarda bile ilerleyebiliyor. Bu nedenle yumuşak katmanlar zamanla oksidasyon, UV ışınları veya kimyasal maruziyet nedeniyle bozuluyor ve bağlayıcı işlevini kaybediyor. Bu zayıflama sonucunda sert kristal katmanlar birbirinden ayrılıyor ve nano/mikro boyuttaki parçacıklar çevreye yayılıyor. Kumar bu makalenin nanoplastikleri anlamaya katkısını şu şekilde ifade ediyor:
Kullanılan tüm plastiğin %75’i bir tür tuğla ve harç yapısına sahiptir. Bu, çok ince alternatif katmanlardan oluşur: sert, yumuşak, sert, yumuşak ve böyle devam eder. 1950’lerden beri yumuşak malzemenin sert malzemeyi bir arada tuttuğunu biliyoruz.
Yeni çalışmamızda gösterdiğimiz şey, bu yumuşak bağlayıcıların, örneğin bir çöplük gibi sakin koşullarda bile ne kadar kolay kırıldığı. Bu katman bozulduğunda, sert segmentlerin gidecek yeri kalmıyor ve çevreye dağılıyorlar.
Kumar bu durumun neden bir sorun olduğunu şu şekilde belirtiyor:
Bu parçalar etrafta süzülür ve bazıları insan bedenine ulaşır. En küçük parçalar hücrelerden geçerek çekirdeğe ulaşır ve burada DNA ile oynamaya başlayabilir. Nano ve mikroplastikler, asbestle benzer boyut ve şekillere sahip gibi göründüğünden kanser, kalp hastalığı/inme ve diğer hastalıklara yol açma potansiyeli taşırlar.
Kumar bu soruna bir mühendislik çözümü olup olmadığını şu şekilde dile getiriyor:
Sonuçlarımız, yumuşak katmanların mimarisinin daha esnek olacak şekilde tasarlanmasının kopan kristal parçalarının miktarını azaltacağını gösteriyor. Açıkçası, normal polimer bozunmasının yarattığı mikro ve nano plastik miktarını azaltmak için bu noktaya odaklanılması gerekiyor.
Kumar son olarak nanoplastiklerin daha iyi anlaşılmasının insan sağlığını nasıl iyileştirebileceğini şu şekilde anlatıyor:
Pahalı olmasından dolayı plastiklerin çoğunlukla yalnızca %2’si geri dönüştürülüyor. Ama plastiği çevreye atarsanız sağlık sorunlarına yol açacak gibi görünen mikro ve nanoplastikler oluşuyor. Böyle düşünürseniz nanoplastiklerin yaratabileceği sağlık sorunları ile geri dönüşüm maliyeti arasında bir seçim yapmanız gerekir, ki belki de geri dönüşüm aslında daha ucuzdur.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Korkutucu!3

- Umut Verici!1

- Merak Uyandırıcı!1

- Muhteşem!0

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- ^N. F. Mendez, et al. (2025). Mechanism Of Quiescent Nanoplastic Formation From Semicrystalline Polymers. Nature Communications, sf: 1-11. doi: 10.1038/s41467-025-58233-3. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13.06.2026 10:46:28tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/20369
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.