Ağaçlar Amazon'daki Altın Madenciliğinin Gizli Cıva İzlerini Ortaya Çıkarıyor!
/content/2ca38812-4411-4934-91cb-c6be0b55b7f4.jpeg)
- Basın Bildirisi
- Çevre Bilimleri
- Bilim Haberciliği
Tarihi Geçmiş Haber
Yüzlerce yıldır Amazon, altın kaynağı olarak sömürülüyor. Günümüzde bu değerli metal hala büyük talep görse de, geriye kalan mikroskobik altın parçacıklarını bulmak çok daha zor. Madencilik faaliyetleri genellikle zanaatkar ve küçük ölçekli operasyonlar şeklinde yürütülüyor. Bu da çevrenin kirlenmesine ve insan sağlının bozulmasına sebep oluyor.
Uluslararası bir araştırma ekibi, atmosferik cıva salınımının nerede ve ne zaman gerçekleştiğini belirlemek için Peru Amazon'una özgü ağaç türlerinin halkalarını inceledi. Cornell Üniversitesi’nde biyolojik ve çevresel mühendislik alanında yardımcı doçent olan ve Frontiers in Environmental Science dergisinde yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Jacqueline Gerson şunları söylüyor:[1]
Ficus insipida ağaç gövdelerinin, neotropik bölgelerdeki küçük ölçekli altın madenciliğinden kaynaklanan cıva emisyonlarının zaman ve mekansal izlerini ortaya koymak için bir biyomonitör olarak kullanılabileceğini gösterdik. Ağaçlar, gövde odunlarında cıva konsantrasyonunu kaydederek, geniş kapsamlı ve düşük maliyetli bir izleme ağı sunabilir.
Madenciler, topraktaki mikroskobik altın parçacıklarını çıkarmak için cıva kullanır. Cıvanın tehlikesi ise Bunun asıl tehlikeli yanı ise cıvanın altın parçacıklarıyla birleşerek amalgam oluşturması ve bu amalgamın daha sonra yakılmasıdır. Bu işlem sırasında havaya cıva salınır.
Araştırmacılar, Neotropiklerde yaygın olan yabani incir (Lat: "Ficus insipida"), Brezilya cevizi (Lat: "Bertholletia excelsa") ve Cedrelinga catenaformis türlerini de içeren, yıllık halka oluşturduğu bilinen üç neotropik ağaç türünü inceledi. Ancak ekip neotropiklerdeki yıl boyu dengeli iklim nedeniyle tüm ağaçlar halka oluşturmadığını raporladılar. İncelenen türlerden yalnızca F. insipida belirgin halkalara sahipti.
Uzmanlar örneklemeyi madencilik faaliyetlerinden uzak iki bölge ile amalgam yakımının sık yapıldığı madencilik kasabalarına beş kilometre mesafedeki üç bölgeden gerçekleştirdi. Bu bölgelerden biri, korunan bir ormanın bitişiğinde yer alıyordu. Gerson şöyle diyor:
Ağaçlardaki cıva konsantrasyonlarını etkileyen birçok değişken var ve spesifik etkenleri belirlemek zor. Çöldeki ağaçların hepsi aynı türdendi ve aynı bölgelerden, aynı atmosferik cıva konsantrasyonuna maruz kalmıştı. Bu yüzden birden fazla ağaçtan örnek alıyor ve sonra ortalama değerleri kullanıyoruz.
Gövde odunundaki cıva konsantrasyonları, madencilik faaliyetlerine yakın iki örnekleme bölgesinde en yüksek, koruma altındaki ormana bitişik madencilik etkisindeki bölgede ve madencilik kasabalarından uzak bölgelerde daha düşüktü. Gerson şöyle diyor:
Daha yüksek atmosferik cıva konsantrasyonları genellikle yakınlardaki madencilik bölgeleriyle ilişkilidir. Cıvanın ana kaynağının madencilik olduğu Peru Amazonu’nda, daha yüksek cıva konsantrasyonları ile bir madencilik bölgesine yakınlık arasındaki bağlantı kolaylıkla kurulabilir.
Özellikle 2000 yılından sonra, cıva-altın amalgamlarının yakıldığı kasabaların yakınında cıva konsantrasyonları yükseldi. Bunun nedeni muhtemelen bu dönemde altın madenciliği faaliyetlerinin yaygınlaşmış olması.
Çalışma, ağaçların gaz halindeki cıva emisyonları için bir biyoizleme ağı olarak kullanılabileceğini kanıtlasa da araştırmacılar, çalışmanın bazı sınırlamaları olduğuna dikkat çekiyor. Bu sınırlamaların en dikkat çekici olanı ise, bu operasyonların yasa dışı doğası nedeniyle madencilik kasabalarına olan tam mesafenin bilinmemesiydi. Bu mesafenin, gövde odununda bulunan cıva konsantrasyonlarını etkilemesi olası. Gerson sözlerini şöyle tamamlıyor:
Ficus insipida, neotropiklerde cıva emisyonlarındaki büyük ölçekli mekânsal eğilimleri incelemek için ucuz ve güçlü bir araç olarak kullanılabilir. Gövde odunu kullanımı, bölgesel izleme çabalarına olanak sağlayabilir.
Bu, cıva ve cıva bileşiklerinin emisyonlarını azaltmayı ve sağlık ile çevresel riskleri hafifletmeyi amaçlayan uluslararası bir anlaşma olan BM Minamata Cıva Sözleşmesi bağlamında özellikle önemlidir.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- Muhteşem!1

- İnanılmaz1

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- ^J. Gerson, et al. (2025). Ficus Insipida Tree Rings As Biomonitors For Gaseous Elemental Mercury In The Artisanal Gold Mining-Impacted Peruvian Amazon. Frontiers in Environmental Science, sf: 1531800. doi: 10.3389/fenvs.2025.1531800. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06.07.2026 05:25:16tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/20286
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçeizin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.