Zürafalar

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Zürafalar; uzun bacakları, uzun boynu ve ayırt edici parçalı desenleri ile bilinirler. İlk keşfediklerinde birçok insan onları leoparlarla develerin çiftleşmesinin tuhaf bir ürünü olduğunu sanmıştı ve buna dair uydurma efsaneler türetilmişti. Buna ithafen, dönemin bilim insanları zürafaların bilimsel adına Giraffa camelopardis adını verdi. Türün belirleyici adı olan "camelopardis", deve ve leopar sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır.

Genellikle savanada yaşayan bu hayvanlar, çoğu zaman Sahra Altı Afrika'da bulunurlar. Devasa boyları sayesinde diğer hiçbir hayvanın erişemeyeceği kadar yüksek dallara erişerek ağaç yaprakları ve meyveleriyle beslenebilirler. Böylelikle, diğer hayvanların işgal edemedikleri bir besin sahasına hükmederek avantaj sağlarlar. Zürafaların genellikle hedefinde akasya ağaçları bulunur. Bu ağaçlardan sadece uzun boyunları sayesinde değil, uzun ve kavrayıcı özellikteki dilleriyle de dallar ve yapraklar koparabilirler. Zürafaların bu devasa boyunları sebebiyle sanabileceğinizin aksine, ortak bir atadan ayrılarak evrimleştikleri için boyunlarını oluşutran omurların sayısı diğer herhangi bir memeliyle birebir aynıdır ve sadece 7 adettir. Konu hakkında detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz. Zürafalar, günlerinin büyük bir kısmını dev vücutlarını besleyerek geçirirler. Öyle ki, yetişkin bir zürafa günde 45 kilogram yaprak ve dal tüketir.

Erkek zürafalar dişilerden hem daha uzundurlar, hem de daha ağırdırlar. İki cinsiyetin de kafasında deriyle kaplı bir çift çıkıntı bulunur. Kapı kolu benzeri olan bu çıkıntıya, osikon adı verilir. Dişilerde bu yapı daha ufaktır ve tepesinde birkaç kıl yumağı bulunur. Erkeklerin ise osikonları keldir ve üzerinde kıl bulunmaz. 

Zürafalar, adeta Cinsel Seçilim tarafından şekillendirilmiş dövüş makinalarıdır. Uzun boynun evrimleşmesinin ana nedeni, yüksek yapraklara ulaşmak değil, dişiler için mücadele ederken diğer erkeklere karşı kullanmaktır. Ayrıca dişiler, her zaman daha kalın ve uzun boyunluları, daha ince ve kısa boyunlulara tercih etmektedir. Bu, Cinsel Seçilim'in cinsiyetler arası versiyonu olan İnterseksüel Seçilim'e bir örnektir. Bu konuda detaylı bir yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Sözünü ettiğimiz osikonlar, erkekler arası mücadelede bir kalkan görevi görmektedir. Zürafaların dişiler için verdikleri bu vahşi mücadele ise, Cinsel Seçilim'in aynı cinsiyet içerisindeki mücadelesini simgeleyen İntraseksüel Seçilim'e bir örnektir. Bu mücadele sırasında, erkekler boyunlarını hızla birbirlerine savurarak tokuştururlar ve diğerini yıldırmaya çalışırlar. Bu sırada çok ciddi yaralar ve hasarlar oluşabilir.

Çiftleşme ve karşıt cinsiyeti kazanma, asla kolay bir iş olmamıştır.

 

Kaynak: Unbelievable Animal Facts

Zararlı Mutasyonlar Popülasyondan Elenmek Zorunda Mı? Neden Hala Hastalıklar Var?

Cehalet Safsatası: Antik Medeniyetler ve Uzaylılar

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim