Uykusuz Bir Beyni Müzikle Dinlendirmek...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre insanların yarısı uykusuzluktan dolayı yorgun düşmekten yakınmaktadır. Beyin çalıştıkça yorulur ve dinlendirmenin yollarından biri uykudur. Yeni bir araştırma ise müzik sesi kullanarak beyni dinlendirmeyi amaçlıyor. 

Amerikalılar uykuya yardımcı olması için sürekli sıcak süt, reçeteli melatonin hapları gibi takviyeler kullanmaktadır. Peki değişen çözüm yolları uykudan alınan sonucu değiştiriyor mu? Forest Baptist Tıp Merkezi beyni dinlendirebilen ve uykusuzluğu azaltan müzik sesleri kullanarak beyni dinlendirdiği düşünülen önemli bir araştırma yapıyor. Forest Baptist Tıp Merkezi'nde nörobiyoloji profesörü olarak çalışan Tıp Doktoru Charles H. Tegeler çalışmanın baş araştırmacısı konumunda bulunuyor ve şunları söylüyor:

"İnsan beyni paralel halde bulunan sağ ve sol yarımkürelerin birlikte çalışması şeklinde işler. Kişi uğradığı travmalar veya büyük şok gibi durumlarda ki bunlar otonom(irade dışı) hayatta kalma durumudur, heyecan faktörü beyni dengesiz bir duruma sokar. Bu dengesizlikler devam edecek olursa uykusuzluk durumuna neden olan semptomlar devreye girer. Çalışmamız işte bu semptomlara etki eden beyin frekansları ve beynin kendi dengesini daha hızlı kurmasını sağlayacak. Hatta belki de semptomların gelişmesine yol açabilecek." 

Yeni teknolojinin adı HIRREM. Ticari amacı, bilinen beyin dalgalarının iyileştirilmesi. Ameliyat gibi cerrahi işlemlere gerek duyulmadan uygulanabilen prosedürün sistemi müzik sesleri kullanarak beyin dalgalarını yansıtmak... 

Araştırmacılar müzikal sesler arasındaki tınılar ve elektrik enerjisinin, kişinin beynindeki yarımküreleri dengeye getirdiğini söylüyor. Araştırmacılar, değişimleri gözleyebilecekleri Uykusuzluk Şiddeti İndeksi (ISI)'ni 0 ile 28 arasında uykunun kişiyi ne kadar zorladığını belirten bölümlere ayırdı. Çalışma başladığında, katılımcılar ISI birimleri 18,7 ile 18,9 arasında belirtilen kişiler arasından seçildi. Bu aralık kişiyi nispeten orta derecede zorlamaktaydı. Araştırmacılar HIRREM grubunda ISI puanlarını 10.3 olarak belirten kişileri "uykusu yok" veya "eşik altı derecede uykusu var" şeklinde kategorilere yerleştirdi. Kontrol grubu deney devam ederken mevcut HIRREM faktöründen faydalanmadı. ISI değerlerinde değişiklik görülmedi. Bununla birlikte kontrol grubuna HIRREM terapisi uygulandığı anda sonuçlar asıl HIRREM grubundan farksızdı. 

Katılımcılar rastgele listelenmiş 20 kişi (14 dişi ve 6 erkek) idi. 10 kişi HIRREM seansına alındı ve standart bakımları yapıldı. Geriye kalan 10 kişi ise kontrol grubunda bekletildi. Başlangıç çalışması olarak, araştırmacılar beyin yarımkürelerindeki kararlı simetri, denge, frekanslar arasındaki boşluk gibi verileri topladı. Ek olarak da ISI skorları ve diğer önlemleri kapsayan kan basınçları ve nörobilişsel fonksiyon testlerinin sonuçlarını belgelediler. Üzerinde çalışılan rastgele HIRREM katılımcıları 60-90 dakika arasında süren 8-12 seans yapıldı. Oturum katılan katılımcının 0 yerçekimi bulunan ortamda kafa derisine takılan sensörler ile beyin dalgalarının ölçülmesi şeklindeydi.

Katılımcıya verilen müzik sesleri major dizelerden matematik algoritması tarafından belirlendi. Orta şiddetteydi ve kulak yoluyla verildi. Sonunda EEG frekansları belirlendi. Müzik sesleri arasındaki rezonans ve titreşen beyin devrelerinin ilişkilerini düzenlemek, daha iyi bir denge ve doğru hareket etme ve otomatik kalibre etme işlemlerine izin vermek için tasarlandı. Çalışma sonuçları umut verici olsa da araştırmacıların sınırlı bir soruşturma yapma imkanına sahip olduğunu unutmamak gerekir. Öncelikle çalışmanın boyutunun küçük olması ve sahte-plasebo grubunun olmayışı sonuçları kısmen engelledi. HIRREM ile gözlenen değişiklikler bir ilaç kullanılarak da yapılabilir anlamına geliyor olabilir. Çünkü HIRREM terapisi sosyal etkileşim ve gevşeme içerir, ses tonu aynalama yönteminin yanında bilmediğimiz mekanizmalarda da iyileştirme gösterebilir.

Araştırmacılar sonucun iyileşmeye katkıda bulunduğuna inanmasına rağmen süreç oldukça uzun (yaklaşık dört hafta) ve ancak sonuna kadar beklenince HIRREM gerçek değişimi göstermektedir. Tegeler' in planına göre sahte plasebo etkisi yaratmak için daha büyük klinik çalışmaları ve teknoloji keşfi gerekiyor. Çalışma Brain and Behavior dergisinde yayınlanmıştır. 

 

Kaynak: PsychCentral

Renkli Görüşün Evrimi: Evrimde Türler Nasıl Yeni Özellikler Kazanır?

Doku Mühendisliği Yerini Organ Mühendisliğine Bırakıyor!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim