Sürüngen Atalarımızdan Kalma 7 Özelliğimiz

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Şu lafı belki duymuşsunuzdur: "İnsanlar sadece maymunlardan evrimleşmiş ve hatta halen maymun olan canlılar değiller. Aynı zamanda insanlar; aşırı evrimleşmiş bir balık türüdürler."

İnsanlar elbette taksonomik olarak bir balık türü değil. Ancak insanlar da dahil olmak üzere bütün karasal canlıların (memelilerin, sürüngenlerin ve hatta yarı-karasal olan amfibilerin) ortak ataları balıklar. Balıklar Sınıfı içinden ayrılan bir kol, günümüzden 375 milyon yıl kadar önce ilk defa karasal yaşama adapte olacak biçimde evrimleşmeye başladı. Bu grup, önce amfibilere evrimleşti. Onlardan ayrılan bir kol, sürüngenlere ve hemen ardında memelilere gidecek olan evrimsel yolakları oluşturdu. Dolayısıyla Sürüngenler Sınıfı'nın ufak bir kolu, Balıklar Sınıfı ile Memeliler Sınıfı arasında bir ara geçiş grubudur. Bu süreçte evrimleşen sürüngensi özellikler, tüm torun türlere, dolayısıyla o noktadan sonra evrimleşecek olan bütün memelilere, dolayısıyla da nihayetinde biz insanlara da miras olarak kalmıştır. Peki bu sürüngen özelliklerimizi tanıyor muyuz? Onların kökenlerini biliyor muyuz? Gelin, bunlardan 7 tanesine hızlı bir bakış atalım:

 

1. Yumurta (Yolk) Kesesi

Biz insanlar, Plasentalı Memeli Hayvanlar'danız. Doğurarak ürüyoruz. Ama bu demek değil ki bebek üretmemizi sağlayan süreçlerde atalarımızın izi hiç yok... Yumurta kesesi, sürüngen atalarımızdan kalma en belirgin özelliklerden birisi. Bu kesenin amacı, ana rahminde gelişecek olan embriyoya besin sağlamak. Bu keselerin, günümüzden 300 milyon yıl kadar önce evrimleştiği düşünülüyor. O dönemlerde yaşayan amfibi ve sürüngen atalarımızda bu keseler, kara yaşantısına bir adaptasyon olarak evrimleşti. Amniyotik Kese ile birlikte bu yumurta kesesi, okyanuslar yerine karasal ortamda yumurtaların kuruyarak ölmesine engel oluyordu. Biz, artık yumurtalarla üremiyor olsak da, bu kese embriyolarımızı besleme görevini sürdürüyor.

Yumurta Kesesi
Kaynak: Zo Zwanger

 

2. Güçlü Bir Deri

Kalın bir deri yapısı, memelilerin ayırt edici özelliklerinden olmasa da, bilindik özelliklerinden birisidir. Bu özellik, sürüngen atalarımızın karalarda verdikleri en erken yaşam mücadelesinin doğrudan bir ürünüdür. Günümüzden 300 milyon yıl kadar önce, kurak karalarda yaşamaya başlayan sürüngenlerde, bu kuraklıkla mücadele edebilmek için deriler kalınlaşacak biçimde evrimleşmiştir. Bu kalın derilerin görevi, ölü deri hücrelerinden bir bariyer oluşturarak, vücuttaki suyun dış ortama kaybedilmesinin önüne geçmektir. Bu ölü deri hücreleri, canlı olanların üzerinde birikerek kalın bir savunma görevi de görmüştür. İşte bu katmanlı deri yapısı, bizlere sürüngen atalarımızdan mirastır.

İnsan Derisi
Kaynak: Brittanica

 

3. Kafalarımızdaki (ve Diğer Yerlerimizdeki) Kıllar

Kıllar, Memeli Hayvanlar'ın ayırt edici özelliğidir. Ancak bu kılların en erken formları, ilk olarak sürüngenlerde evrimleşmiştir. Günümüzden 245 milyon yıl kadar önce yaşamış olan Thrinaxodon gibi tünel kazıcı sürüngenlerin vücudunda, "bıyık" diyebileceğimiz kıllar evrimleşmiştir. Bu kılların görevi, karanlık oyuklar ve kuyularda etraflarında olan biteni algılamaktır. Bu basit yapılı kıllar, 20 milyon yıl boyunca evrimleşerek, vücudu kaplamaya başlar hale gelmiştir. İşte sürüngenlerin bu soy hattından, kıllarıyla ayırt edilebilen Memeliler Sınıfı'nın ilk üyeleri evrimleşmiştir.

İnsan Saçları
Kaynak: Beauty Forever

 

4. Kulaklarımız ve "Duyma" Duyumuz

Neil Shubin'in efsanevi şaheseri İçimizdeki Balık kitabını okuyanlarınız (veya belgeselini izleyenleriniz), kulaklarımızdaki kemiklerin sürüngenlerden aldığımız bir miras olduğunu yakından bileceklerdir. Örs, üzengi ve çekiç olarak ezberlediğimiz üç ufak kemikten iki tanesi, sürüngenlerdeki çene kemikleridir! 200 milyon yıl kadar önce bu iki çene kemiği farklılaşmaya ve kafada giderek geriye doğru kaymaya başlamıştır. Hadrocodium gibi fare-benzeri, 190 milyon yıl önce yaşamış ön-memeli canlılarda (ara geçiş türlerinde) ilk defa üç kemikli kulak yapısına rastlamaya başlamaktayız. Yani sürüngen atalarımızın çene kemikleri farklılaşmamış olsaydı, belki de hiçbir zaman duyma yetisini bu kadar hassas bir şekilde edinemeyecektik.

İnsan Kulağı
Kaynak: LiveScience

 

5. Büyük Beyinlerimiz

Memeliler Sınıfı, yine sürüngenlerden evrimleşmiş olan Kuşlar Sınıfı ile birlikte, Hayvanlar Alemi'nin en zeki gruplarını bünyesinde barındırmaktadır. Bunu, iri beyinlerimize borçluyuz. Bu iri beyinleri de, sürüngen atalarımıza.. Az önce yer verdiğimiz bıyıklar ve giderek gelişen duyma hissi gibi yetenekler, beyinlerin irileşerek daha fazla veriyi, daha hızlı bir şekilde işleyebilecek biçimde özelleşmesini gerektirmiştir. Bu da, sürüngenlerden evrimleşen gruplarda giderek irileşen beyinleri mümkün kılmıştır. Primatlar gibi dev beyinlere sahip canlıları barındıran gruplar, memelilerin sürüngenlerden ilk ayrılmasından on milyonlarca yıl önce (günümüzden 47 milyon yıl kadar önce) evrimleşmiş olsa da, bu iri beyinlerin temelleri sürüngen atalarımızda ve onların başından geçen evrimsel değişimlerde atılmıştır.

İnsan Beyni
Kaynak: Pinterest

 

6. Dişlerimiz

Sürüngenler ile ilgilenen herkes, sahip oldukları uzun, sivri ve kesici dişleri bilecektir. Nihayetinde dinozorlar, sürüngendi. Günümüzde halen var olan timsahlar da öyle... Sürüngen atalarımızın azı dişleri yoktur. Azı dişleri de, Memeliler Sınıfı'nın ayırt edici özelliklerinden birisidir. Ancak bu dişler de, sürüngenlerden memelilere geçiş sırasında ilk defa evrimleşmeye başlamıştır. Köpek-benzeri sürüngenler olan gorgonopsid türlerde ilk defa sivri azı dişlerine rastlamaktayız. Sonradan, günümüzden 230 milyon yıl kadar önce ilk defa evrimleşmeye başlayan kemirgenlerin zamanında sürüngenler çoktan bitkileri tüketmeye ve molar-benzeri dişleri evrimleştirmeye başlamışlardı. Dişler, evrimsel süreç boyunca karmaşıklaşarak, bizlere kadar ulaştı.

İnsan Dişleri
Kaynak: DefenderAuto

 

7. Bizi "Biz" Yapan Genlerimiz

Elbette ki bu saydığımız özelliklerin hiçbiri, fiziksel özellikler olarak gelecek nesillere aktarılmamıştır. Aktarılan, genlerdir. Özellikle de EDA isimli bir gen, sürüngenlerden bize miras kalmış en kritik genlerden birisidir. Bu genin; diş sayısı, dişlerin neye benzediği, kıl miktarı ve deri yapısı ile ilgili özellikleri etkilediği bilinmektedir. Yani sürüngenlerdeki EDA genlerinin mutasyonları ve bunların seçilimi, memelilerin evrimini mümkün kılan en önemli olaylardan birisidir.

Genler...
Kaynak: Science


Kaynak: Mental Floss

Evrim Ağacı e-Dergisi 2. Sayısı Yayında (Android ve iOS)!

4500 Yıl Önce Yaşamış Kanser Hastası Tespit Edildi!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim