Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
7
Puan Ver

Sadistik ve mazoşistik eğilimlerin evrimsel bir açıklaması var mıdır?

Aynı türden bireylere ya da kendine zarar vermenin evrimsel açıdan pek bir avantaj getireceğini sanmıyorum. Cevaplarsanız sevinirim, şimdiden teşekkürler :)

1
186 görüntülenme
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Bilindiği gibi bir timsahın nesnel dış dünyadan haberi yoktur. O yalnızca sırtına vuran sıcaklığı bilir. Isının nereden ve kaç derece olduğu umurunda değildir. Nesnel dünyadan haberi olan ancak onun işleyiş yasalarını kavrayamayan insanımsı insan ise başka bir yola başvurdu. Ancak bu değiştirdiği rotanın kendi beynini de değiştireceğini bilmiyordu.

“Neandertal insanı, baş edemediği doğa karşısında düştüğü zayıflığı örtmek için, kendinden çok daha güçlü ve doğayı yöneten canlılara inandı. Kendi kurduğu bu hayal ürünü, öyle bir katı inanış şekline büründü ki, beynimizdeki protein dizimi bozuma uğramaya başladı

RN yani belleğimiz DNA’ya benzer nükleotitlerden oluşmuş bir moleküldür. Nükleotit dizisi proteinlerdeki amino asit dizisini oluşturmak için kullanılır. Nükleotit dizisinin amino asit dizisine çevirisi ise, genetik kodlama aracılığıyla gerçekleşir.

Ancak beynin kodlama mekanizması, gördüğünü dokunduğunu hissettiğini geri döndürülemez bir biçimde beyne kazımasının yanı sıra, ‘görmediği, duymadığı, hissetmediği doğa dışı varsayım ve inançları da var sayarak beynin protein dizisini değiştirmeye başladı.’ İşte doğada olmayan bir düş ürünü fantezi ya da kendi yaratımı olan inanç etkileşimi, beynin yapısını alt üst olacak şekilde dönüştürmeye başladı. Beynin bu ters gelişimi, olmayan varsayımları, var olarak beyne kazıdı. Bu şu demekti. İnsanımsı insan, var olmayan şeyleri, kendi benliğinde gerçek kılmaya başladı. Bu ise genetik olarak kişiye geri dönmeye başladı

Çünkü doğaüstü olayları, artık doğal görmeye başladı. Onlara yalnızca inanmayı değil, aynı zamanda o nancımızı ispatlayacak eylemlere giriştik. Kızlarımızı kurban ettik, tapınma törenleri düzenledik, sembol ve heykeller ürettik ve en kötüsü de bunu nesilden Nesil’e aktardık.

Hafıza, bildiğimiz gibi bize duyularımız yoluyla ulaşır. Eşyanın fiziksel özelliği, ışığın dalga uzunluğu, havanın yoğunluğu, duyu organlarımızla beynimizdeki algı merkezine aktarılır. Taşınan bu duyusal veriler yorumlanarak onlara anlam verilir. Kırmızı bir elma bize çekici gelir. Kesik bir bedenden akan kan ise korkuyu ifade eder. Bu bilgi, sinir hücreleri ve nöron şebekesi vasıtasıyla kırmızıyı bize yorumlar.

Her duyu organı, kendisini uyaran dış etkilere göre tepkide bulunur. Görme duyusu elektromanyetik ya da ışık enerjisine tepki verirken, işitme duyusu mekanik enerjiye, tat ve koku duyuları kimyasal enerjiye tepkide bulunurlar. Ancak beynimiz bunların hiçbirini anlamaz. Onlar elektrik¬sel sinyal dilinden anlar. Onun için her duyu organı aldığı fiziksel enerjiyi önce elektrik sinyaline çevirirken, bu sinyal beynin anlayacağı şekle girer.

Bu çevirme işlemi, duyu organlarımızda uzmanlaşmış hücreler tarafından tamamlanır. Elektriksel sinyali beyinde bağlantı kuran nöron hücrelerine geçirir. Kırmızı elmanın iyisi beynimizde daha önce kodlanmış olduğundan, kırmızının onanmasıyla elmaları seçmeye başlarız. Elmanın dişlerimiz arasın¬daki kütürdeyen sesi ise, hava içinde meydana gelen titreşimlere duyarlıdır. Elmanın kütürdeyen sesini, bir klavyenin tıkırdayan tuşundan ayırt etme¬mizin nedeni, elmanınkinin beynimizce kodlanmış olmasındandır.

Beyin tüm edindiğin deneyim ve öğrenimleri kopyalar, kodlar ve depolar. Artık köpeğini, diğer köpeklerden kolayca ayırt edebilirsin.

Ancak edinilen bu bilginin, soyut ya da somut olması beynin umurunda değildir. Beyin öğrenilen ya da ezberlenen ya da inanılan her şeyi kodlar ve insan geri istediğinde, bir kitap sayfası aralığı gibi sana o paragrafı bulup hatırlamana yardım eder.

Ancak bu şöyle işlemez. İçi boş bit tas düşünelim. Beynimize bunun suyla dolu olduğuna inandıramayız. Zira göz, o tasın boş olduğunu beyne iletir. Burada beyni kandıramayız. Ancak, temelsiz bir sebebi temel olarak gösterirsek, beyin neyin asıl temel ve neyin temelsiz olduğunu çözemez. Zira görmediğin, bilmediğin, tasavvur bile edemediğin bir şeyi var gibi düşleyerek sebebini ona bağlamış oluruz.

Özcesi evreni nasıl yorumlar isek, beyindeki protein dizimi de öyle şekillenecektir.

Daha da kötüsü bu boş algı, nöron hücrelerine aktarıldığından, artık kişi de aktarıldığı gibi davranacak ve inandığın biçimde, inanmayanı öldürebilecek düzeye erişecektir.

Zira koşullanmış bir beyinden kastımız, artık protein diziminin değiştiği bir beyinden söz ettiğimizi açıklar.

İnançlı birisinin kendi üzerine dizdiği bombanın fitilini ateşleyip kendisini paramparça etmesinin ardındaki nedeni, artık beynin geri dönülemez bir şekilde kodlanmış olmasındandır.

Tuhaf olan şey ise, kandırmış olduğumuz beynin artık bizi yönetmeye başlamış olduğudur.

Örneğin, tanrının hidayetinde, onun himayesinde olduğunu düşünelim Ölsen bile, ölmeyeceğine inandığını düşünelim. Hiçbir korku, yarattığımız korkudan daha kötü olamaz. İşte bu korku, bu sığınma ihtiyacı ve onun mutlak gücü karşısında boyun eğiş, artık geri dönülemez şekilde beynin protein dizimini bozuma uğratır. Gerçek yaşamda koşullanma dediğimiz olayın özeti budur.

Örneğin neden geceleri gündüzden daha çok korkacak sebep buluruz? Zira bir duyu organımız devre dışıdır. Ve ne yazık ki soyut bir kavram olsa da korku, beyin artellerinde geri dönülemeyecek şekilde işlenmiş durumdadır.

Nesiller boyu aktarılan bu doğa ötesi varsayımlar, nesnel beyni zorlar. Ancak bir tilkinin şimşek çakmasının kendisinden daha güçlü varlıkların sebep olduğunu varsayamayacağından, beyninin protein dizimi de, bozuma uğramaz

Peki, bu protein dizimi bozuma uğrarsa kişi nasıl bir kayıp yaşar?

Birincisi doğal hayatı dışındaki güçlere inandığından, doğal yaşamın dışına düşer. İkincisi ise çok daha tehlikeli ve geri dönülemez bir tür ’ün oluşumuna yol açar.

Eğer duyarlı evre aşamasında, inanç kurgusu, çocuğun yapı taşlarının bozumuna neden olmuşsa, bir nesil sonrası ve daha sonrası, protoin dizimi bozuk nesillere kapı açacak demektir. Bu ise daha şimdiden kendi cinsini ortaya koyan, diğer bir türün oluşumuna giden yolu açacak demektir.

Sorunun cevabını zorunlu olarak sona aktardık. Sadistik ve mazoşistik eğilimlerin evrimsel bir açıklaması var mıdır?

Elbette.

Örneğin bir milyon sene öncesine gidelim. Gece gördüğü bir kâbus sonrasında, küme içindeki bir bebeğin kurban edilmesinin önüne geçecek hiç bir realite yoktu. Günümüzde bile gök gürlemesinden korkulduğu bir çağdan, geriye döndüğümüzde, durumun nasıl berbat bir durum olduğu çok açıktır.

Çoluk çocuk bir mağarada. Üstüne üstlük çoğu çıplak. Yatak yorgan yok. Ve de dışarıdan hırıltı sesler geliyor. Ve daha da kötüsü ateşi bile bulamamışız. Buzdolaplarında haşlanmış et, yumurta, süt ve barbunya pilaki de yok. Daha da ötesi konuşma yetimiz gelişmemiş.

Hayvan evrimi, düşünsel güce sıçrama yapmasa bile kendi av bölgesini koruma ve kendi türü dahi olsa, karnını doyurmak için onunla mücadele etmesi kaçınılmaz bir doğal süreçtir.

Ancak; hayvanlardaki bu güdüsel davranış,

insanlarda çıkarsal yanına denk düşer. Yani hayvanın kendi alanı için mücadele etmesi kendi çıkarınadır ama o onun bir çıkar olduğunu bildiğinden değil, doymak adına bunu yapar. Belleksel insan ise, kazancını koruma ve onu biriktirme üzerine kurar. Ve biriktirdiğinin üzerine yenilerini eklemek ister. Ve bu birikimini korumak ister. İşte Sadizm ve mazoşistik burada devreye girer. Kendi dışındaki kendi türü olana bile acımaz. Bu süreç günümüze kadar bu şekilde taşınmıştır. Bu acımasızlık, içinde bulunduğumuz çağda ise yasalarla sağlanır.

Mustafa Angın

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

  1. Dinazorların Sessiz gecesi 1 2 3 4 5 6 YAZAR: Hoimar Von Ditfurth
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Özgürlük yalnızca insanların hükümetlerin çekidüzen verdikleri yerlerde bulunur.”
Woodrow Wilson