Evrim Ağacı Soru & Cevap

Bilimseverlere Sor

Puan Ver
0
Puan Ver
25
Yasin Kışlacık
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Karaciğer paneli, karaciğer hastalığını veya hasarını saptayan, değerlendiren ve takibinde kullanılan bir testler grubudur. 

Karaciğer paneli, enzimleri, proteinleri ve karaciğer tarafından üretilmiş veya atılmış maddeleri ölçer.  Bazıları hasarlı karaciğer hücreleri tarafından salınırken bazıları da karaciğerin bir veya daha fazla sayıda fonksiyonunu yerine getirme kabiliyetindeki azalmayı yansıtır. Birlikte uygulandıklarında bu testler doktora karaciğer sağlığı, herhangi bir karaciğer hasarı, karaciğerin durumunda zamanla oluşan değişiklik ve ileri tanısal testler için başlangıç noktasını oluşturur.

Karaciğer paneli bir kan numunesinde aynı zamanda uygulanan birkaç testi içermektedir. Bu testler aşağıdakileri içerebilir:

Alanin aminotransferaz (ALT)  – başlıca karaciğerde bulunan bir enzim; hepatiti en iyi belirleyen testtir.

Alkalen fosfataz (ALP) – safra kanallarıyla ilişkili bir enzim; tıkandıklarında sıklıkla artar.

Aspartat aminotransferaz (AST)  – karaciğerde ve birkaç başka yerde, özellikle kalp ve vücudun diğer kaslarında bulunan bir enzim

Bilirubin–özellikle kişide sarılık varsa sıklıkla birlikte kullanılan iki farklı bilirubin testi vardır. Total bilirubin kandaki bilirubinin tamamını, direkt bilirubin karaciğerde başka bir bileşiğe bağlanmış bilirubini ölçer

Albumin – karaciğer tarafından üretilen başlıca protein türü olup karaciğerin bu proteini yeterli miktarda yapıp yapmadığını belirtir.

Total Protein  – albumin ve diğer proteinlerin hepsini (enfeksiyonlarla savaşan antikorlar da dahil) ölçer.

 Doktor ve laboratuvara bağlı olarak karaciğer paneline başka testler de dahil edilebilir:

Gama-glutamil transferaz (GGT) – başlıca karaciğer hücrelerinde bulunan başka bir enzim

Laktik asit dehidrogenaz (LDH)

Protrombin zamanı (PT) – karaciğer kan pıhtılaşmasında rol oynayan proteinleri üretmektedir. PTpıhtılaşma fonksiyonunu ölçer; normal olmadığında karaciğer hasarını gösterir.

Test için numune nasıl toplanır?

Bir kol damarından alınan kan numunesi kullanılır

Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
4
Puan Ver
7K
Zeynep X
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
9
Puan Ver

Kötülük problemi ya da şer problemi, din felsefesinde kötülük ile mutlak iyi olan bir Tanrı'nın varlığının nasıl bağdaştığı şeklindeki bir sorudur. Sorunu ilk olarak Epikür mantıksal bir formül ile ortaya koymuş, o zamandan beri de felsefe ile hiçbir ilişkisi olmayan kişilerden filozoflara kadar hemen herkesin zihnini meşgul etmiştir.

M.S. II. yüzyılda yaşamış bir Kilise Babası olan Lactantius’un (ö. M.S. 340) aktarımına göre Epikür kötülük problemini bir ikilem biçiminde şöyle formüle etmiştir:

“Tanrı, ya kötülükleri ortadan kaldırmak ister de kaldıramaz; veya kaldırabilir, ama kaldırmak istemez; ya da ne kaldırmak ister, ne de kaldırabilir; yahut da hem kaldırmayı ister hem de kaldırabilir. Eğer ortadan kaldırmak istiyor da kaldıramıyorsa, O her şeye kadir değildir; ki bu durum Tanrı’nın karakteriyle uyuşmaz; eğer ortadan kaldırabiliyor, fakat kaldırmak istemiyorsa, O kötü niyetlidir; ki bu da aynı şekilde Tanrı ile uyuşmaz; eğer O ne ortadan kaldırmayı istiyor, ne de kaldırabiliyorsa, hem kötü niyetlidir hem de her şeye kadir değildir; bu durumda da Tanrı değildir; eğer hem ortadan kaldırmayı istiyor, hem de kaldırabiliyorsa – ki yalnızca bu Tanrı’ya uygundur–, o zaman kötülüklerin kaynağı nedir? Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?”

Teşekkür (8)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Wikipedia Kötülük ve mutlak iyi olan Tanrı'nın nasıl bağdaştığına ilişkin felsefi bir sorun
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
165
Dudehell Dudehell
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Telomerlerin her hücre bölünmesinde kısaldığını biliyoruz. Peki bu durum kıllar içinde geçerli midir? Çünkü kılları her kestiğimizde uzamak için mitoz bölünmeye tabi tutulur ve bu sırada telomer harcanmaz mı? Örneğin sürekli sakal kesmek?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Telomer her bir DNA sarmalının ucunda bulunan ve kromozomları koruyan parçalardır. Tıpkı ayakkabı bağcıklarının ucundaki plastik parçalara benzerler. Vücudumuzdaki tüm hücrelerdeki DNA sarmallarının ucunda bulunurlar. Her hücrede 23 kromozom çifti olduğundan, her hücrenin 92 telomeri vardır.

Hücrelerimiz bizi genç ve sağlıklı tutabilmek için her bölündüğünde, telomerler sürekli kısalır. Ayrıca telomer uzunluğu stres, sigara, obezite, egzersiz eksikliği, kötü beslenme alışkanlıklarının da katkısı ile daha da kısalırlar.

Embriyonun ilk başlangıçta telomer uzunluğu 15.000 BP (base pair-baz çift) olarak başlar. Anne rahminde o kadar hızlı bir hücre bölünmesi ve çoğalması yaşanır ki bebek doğduğunda telomer uzunluğu 10.000 BP’ye kadar düşmüştür. Genellikle yaşlandığımızda telomer uzunluğumuz 3.000-4.000 BP’ye kadar kısaldığında artık hücrelerimiz görev yapmayı bırakırlar. Tüm yaşamımız boyunca yaklaşık her biri 7.000 BP uzunluğunda telomerimiz vardır ve her yıl yaşam şekline bağlı olarak 50-200 BP/yıl kısalır.

Telomerler kritik bir uzunluğa düştüklerinde artık hücrenin bölünmesi sona erer. Bu yüzden bir hücre kendi kendine en fazla 50-60 kez bölünebilir. Hayflick Limiti denen bu durum 1960’larda Dr. Hayflick tarafından tanımlanmıştır. Teoriye göre insanın en iyi koşullarda yaşasa dahi yaklaşık 125 yıl ile sınırlı bir hayatı olmaktadır.

Hücrenin artık görev yapamamaz hale gelebilmesi için, 92 telomerden sadece 1 tanesinin kritik eşiğe gelmiş olması yeterlidir. Tek bir hücreyi telomerleri kısaldığı için kaybetmek trilyonlarca hücremiz içinde anlamlı gözükmese de yaşımız ilerledikçe telomeri kısa olan bu tip hücrelerin sayısı giderek artmakta ve çoğunluğu oluşturmaktadır. Bu durum yaş ile giderek artan sağlık sorunlarının kaynağını oluşturur.

Tıp dünyası 1980’lerden bu yana telomerlerin farkındadır ama ne işe yaradığı son zamanlarda anlaşılmıştır. Hatta bir dönem telomerler çöp DNA olarak dahi yorumlanmıştır. Telomer biyolojisi hakkında bugüne dek 10.000’den fazla yayınlaşmış makale vardır ve sürekli yenileri de çıkmaktadır. Yapılan klinik çalışmalarda bir çok hastalığın telomerlerin kısalması ile bağlantılı olduğu saptanmıştır. Telomerlerin uzunluğunun muhafaza edilmesi sağlıklı yaşam anlamına geldiği kadar uzun yaşam da anlamına gelmektedir.

* Obezite

* Yüksek kolestrol

* İnflamasyon ve oksidatif stres

* Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları

* Tip 2 diyabet

* Kanser

* Osteoporoz

* Osteoarthirit (damar tıkanıklığı)

* Alzheimer

Saç, cilt ve bağışıklık sistemindeki hücreler vücudun diğer bölgelerindeki hücrelere göre daha hızlı yenilendiklerinden telomerleri daha da hızlı kısalma eğilimdedir.

Bu yüzden yaşlılık belirtileri dış görünümde daha hızlı belirgin hale gelmektedir.

Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
9K
Hüseyin Açar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
DangerVille Youtube kanalında yayınlanan ve Evrim Ağacı tarafından da bir içerik oluşturulan konu olan Velociraptor'unun sesi nasıl belirleniyor? (Lütfen ama lütfen bir yazıyı kopyalayıp buraya yapıştırmayınız, o yazıyı eğer yazdıklarınız belirtiyorsa kaynakça olarak belirtmenizi rica ediyorum) https://evrimagaci.org/velociraptor-jurassic-parkin-meshur-dinozoru-gercekte-neye-benziyordu-sesi-nasildi-3707
Puan Ver
3
Puan Ver
7K
Zeynep X
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Kurtuluş Savaşı üzerine yazılan ilk roman ''Ateşten Gömlek'' çalıntı değildir. Halide Edib yalnızca romana verdiği ismin fikrini, o isimde bir kitap yazacağını öğrendiği Yakup Kadri'den almıştır.

Yakup Kadri'ye bu konuyla alakalı yazdığı açık mektubu, romanın ilk sayfalarında bulabilirsiniz.

Yakup Kadri Bey’e açık mektup

(…)

Anadolu hayli buhranlı günler geçiriyordu. Anadolu harekâtının doğuş günlerindeki ruhların sıkışıklığı, çırpınması ve trajedisi artık geçmiş gibiydi. Havada daha olgunlaşmış ve çetin bir ihtilal ve savaş kokusu vardı. Bununla birlikte siz eski günleri sezmiş olacaksınız ki birdenbire bütün bu isimsiz şeyleri bir cümle içinde topladınız ve bana dediniz ki:

‘Ben ‘Ateşten Gömlek’ isminde bir Anadolu romanı yazacağım.’ Ben biraz sizi arkadaşça üzmek için, ‘Ben de bir ‘Ateşten Gömlek’ yazacağım,’ dedim. Siz yarı ciddi yarı şaka, ‘Yapmayınız, başka roman ismi yok mu!’ dediniz.

Ben ondan sonra Anadolu’ya bakarken, Anadolu’yu hissederken sadece ‘Ateşten Gömlek’ diyorum. Sizin bu kadar başarıyla bulduğunuz ismi almayı düşünemeyecek kadar dürüst bir meslektaştım. Yalnız sizin o dam altındaki küçük odaya çekilip de ‘Ateşten Gömlek’i yazdığınız zamanlar bende bir çocuk merakı uyanıyordu. (…)

Ankara’ya uzun bir izinle döndüğüm günlerde birdenbire eski zamanların roman yazmak hummasına tutuldum. Karşıma birdenbire çıkan Peyamiler, İhsanlar, Ayşeler bir çocuk ısrarıyla hikâyelerine ‘Ateşten Gömlek’ diyorlardı. Bu inatçı çocuklara bu ismi kullanmak doğru olamayacağını o kadar söyledim; o kadar başka isimler buldum; beni dinlemediler. İnsan, romanına koyduğu insan simgelerinin elinde esir olduğunu benim kadar siz de bilirsiniz. (…)

Size de bu kadar Anadolu’ya yakışan ve kendi başına bir şaheser olan isim için teşekkür etmek ve sizden af dilemek isterim, Yakup Kadri Bey. İsmin gücü eserden sağlam olması benim kabahatim değildir.

Benim ‘Ateşten Gömlek’i eğer zaman söndürüp bir tarafa atmazsa Türk romanları arasında iki tane ‘Ateşten Gömlek’ olacak. Belki elli sene sonra bir kütüphane rafında yan yana oturacak olan bu iki kitap Hans Andersen’in masallarındaki gibi belki dile gelir, birbirlerine geçmiş günleri söylerler. Kim bilir, o uzak gelecekte Türk gençliğinin sırtındaki “Ateşten Gömlek” ne kadar bizimkilerden başka olacaktır...”

Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Can Yayınları Paylaşılamayan Ateşten Gömlek
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
250
Mirket Mor
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
hayvanlarla ilgili bazı videolarda gergedan ile çiftleşmeye çalışan fil ya da evdeki peluş oyuncakla çiftleşmeye çalışan köpek gibi değişik görüntülere rastlayabiliyoruz hayvanların bunları yapma sebepleri neler psikolojik olarak bazılarının sorunları mı var
Puan Ver
0
Puan Ver
15
Adem Sesi
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Kegel kaslarım mı zayıf
Puan Ver
1
Puan Ver
7K
Zeynep X
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Gelecekten haber vermek imkansızdır.Daha yaşanmamış bir olay hakkında bilgi sahibi olamayız.Bir çok kişi gelecekle ilgili yüzlerce öngörüde bulunmaktadır ve bu öngörülerden sadece denk gelen 1-2 tanesi size sunuluyor ve "bak tuttu" deniyor.Bunun yanında gelecekle ilgili yapılan öngörüler genelde çok ucu açık olur.Bahsi geçen öngörünün doğru olduğuna inanmak isteyen kişi istediği şekilde yorumlayarak meseleyi kendi istediği yere çeker.Yani gelecekten haber vermek diye bir şey söz konusu olamaz

Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
6K
Ecem Kaya
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Müzik ve evrim arasında nasıl bir ilişki vardır ?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Konu hakkında Evrim Ağacı yazarlarından Meltem Hanım'ın kaynaklarda bıraktığım yazısını okumanızı tavsiye ederim. Gayet güzel ve akıcı bir şekilde müziğin beynimizdeki ayrı ayrı bölmeleri nasıl etkilediğini açıklamış.

Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
8K
Barış Akman
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Evrime göre ahlak dediğimiz kavram nedir,ne değildir? Görüşlerinizi merak ediyorum.
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Merhaba , ahlak konusu hakkında evrim ağacında yazılar mevcut inceleyebilirsin,kaynaklar aşağıdaki linkte.Ayrıca, Patricia S. Churchland ise Güvenen Beyin kitabında ahlakın nörobilimsel kökenini inceliyor. Kitabı okumanı tavsiye ederim.

Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
53
Eray Sona
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
kendimce bir şeyler karalamak istiyorum fakat fizikteki soruları nasıl matematiğe döküyorlar anlamış değilim örneğin bir biyoloji makalesinde nasıl matematik olabiliyor ? Ve fizik ile ilgili ciddi soruları çözmek için hangi matematik konularını öğrenmem gerek? cevaplarsanız çok minnettar kalırım:)
Puan Ver
0
Puan Ver
385
Murat Boyraz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Sorumun çıkış noktası "canlılık" aslında; yani canlılığın en küçük yapı taşını aradığımızda çok küçük bir canlıya değil de bir koda yani ihtiva ettiği kod ile canlılığa sebep olan DNA ya ulaşıyoruz. Yani canlılığı maddenin kodlanmış hali olarak görebiliriz . Aynı mantıkla çok küçük ve parçalanamaz bir madde aramaktansa enerjinin kodlanmış bir halinin madde olabileceğini düşünebilir miyiz ? Yani enerjinin bir kod ile programlanmış hali bize madde olarak görünüyor olabilir mi ?. Umarım iyi ifade e
Puan Ver
3
Puan Ver
4,833
Esra Eşiyok
Teşekkür (3)
Hatırla (2)
Takip (2)
Paylaş
yapay rahimler prematüre bebekler için daha fazla yaşam şansı sağlamaktadır. Ayrıca kısırlık yada cinsiyet gibi çeşitli nedenlerden dolayı hamile kalamayanlar için yardımcı olabilecektir. Bunun yanı sıra böyle bir teknolojik sıçramanın üreme hakları üzerinde etkileri olacak mıdır?
Puan Ver
3
Puan Ver
1,130
Ahmet Yusuf Bilgin
Teşekkür (3)
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
Bildiğim kadarıyla cüce gezegen olarak kabul ediliyor Plüton ,ne kadar büyüklüğe ulaşırşa gezegen sayılır
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver

İnsanlar gezegenler için bazı kriterler belirlemiştir. Plüton bu kriterlere uymadığı için gezegen kategorisinden kaldırılmıştır.

Gezegen kategorisine uymayan bazı özellikleri.

Plüton’un diğer gezegenlere oranla belirgin derecede ufak olması

2005 yılı itibari ile Kuiper Kuşağı’nda keşfedilen binlerce gök cisminin Plüton’dan pek bir farklı olmadığının fark edilmesi Plüton’un da bu kuşağın bir üyesi olarak görülmesine neden olmuştur.

2000’li yıllardan itibaren Güneş Sistemi içerisinde cüce gezegen, uydu ve asterorit keşfi son derece hızlanmıştır. Bu durum sistemimizin yapısını anlamamıza ve Plüton’un gezegen kriterleri taşımadığı kanaatine varmamıza neden olmuştur. Çünkü o yıllarda keşfedilen bazı gök cisimleri Plüton kadar veya ondan daha büyük olmasına rağmen cüce gezegen olarak tanımlanmıştır. Bu durumda Plüton’un diğer cüce gezegenlerden bir ayrıcalığı olmadığı anlaşılmıştır.

Teşekkür (4)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
9K
Hüseyin Açar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Adsense hesabım ve internet sitem arasında bağlantı kurup, buradan gelir elde etmeye çalışacağım. Fakat sürekli red edildiğine ve uygun olmadığıma dâir mail alıyorum. Neler yapabilirim?
Puan Ver
0
Puan Ver
55
Van Waals
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Ataların Hikayesi'ni okumaya çalışıyorum ama çeviri çok kötü. Biraz önce 'and' sözcüğü çevrilmeden kalmış bir cümleye rast geldim. Okuyanlar ne der?
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsan, inanmak isteyen bir hayvan türüdür; inanmak zorundadır. Eğer inancı için sağlam bir kanıt bulamıyorsa, sözde kanıtlarla kendini tatmin edecektir.”
Bertrand Russell
Geri Bildirim Gönder