Soru & Cevap

Bilimseverlere Sor

Puan Ver
4
Puan Ver
Anonim
Anonim
Doğayı gözlemlediğimizde pek çok canlının belirli çiftleşme zamanları vardır (Örnek: Kedilerin mart ayında çiftleşmesi) ama insan, maymun, at ve eşek gibi canlılar üreme dönemleri dışında cinsel dürtüyle hareket edip çiftleşebiliyor. Bunun sebebi nedir?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Ufuk Can Yücel, Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci

Evrimsel süreçte canlılar, çok çeşitli türleşmelere maruz kalmıştır.Bu türleşmeler sonucu aynı atadan gelen iki veya daha fazla tür çiftleşemeyecek kadar farklılaşır.Fiziksel bariyerlerin varlığında meydana gelen türleşmeler (Allopatrik Türleşme) coğrafi izolasyon, zorunlu göç, ekstrem veya optimal dışı durumlar gibi senaryolar sonucu en uygun hayatta kalma, üreme yöntem ve sezonlarını seçme eğilimine gitmiştir.Homo Saphiensler olarak en büyük silahımız olan zekamız ile geleceğe yönelik hayatta kalma beslenme ve en uygun yavru birey yetiştirme sezonlarımızı kendimiz seçebiliyoruz (Eskiden hayatta kalabilmeleri için yavru bireyler optimal sıcaklıklarda doğacak şekilde çiftleşme söz konusu olsa da günümüzde modern tıp ve teknoloji sayesinde bu geçerli değildir. ) . Şuan günümüzde çoğu canlı türünün (direk olarak gözlemlediğimiz) habitatları insan eli ile değiştirilmiş, yok edilmiş, evcilleştirme yöntemi ile farklılaştırılmış olmasının da getirdiği koşullar üreme potansiyellerinde ve sezonlarında değişiklik göstermektedir.

Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
250
Bilim Seven Birisi
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Fikir çok güzel ama whatsapp konusunda bir önerim var.

Böyle bir grup açılacaksa discordda açılması daha sağlıklı olur bence.Çünkü discordda whatsapptan farklı olarak seviye sistemi gibi özellikler var.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
80
Burak Saler
Yani demek istediğim ışık hızı boşlukta neden 100 yada 400 bin km/saniye değil de 300? Veya neden kütleçekimi diye bi kuvvet var? Bunlar nasıl oluşmuş?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Evreni ve fiziği anlama açısından güzel bir soru.

Fizik yasaları, kanunlar vs, bizim evrendeki sistematiği ve bilgiyi anlama çabamızın çıkarımları. Şunu baştan belirtmek gerekiyor ki, bütün organizmalar, kendi UMWELTleri ile gözlem yapar. Yani dış uyaranları ve kendilerini algılamada bir SINIRLILIĞA sahip bütün varlıklar. Bu nedenle evreni anlama konusunda çoğu zaman yeterli olamıyoruz birey olarak. Sistemli bilim olmazsa olmaz kısaca.

Elde ettiğimiz fizik yasaları üzerinden evreni tanımlayamayız bütün ve eksiksiz olarak. Bu nedenle henüz tam olarak anlaşılamamış dev bir sisteme ait süper net çıkarımlar da malesef mümkün görünmüyor.

Yasaların oluşumları açısından ise, VARLIKLARIN DOĞALARININ ETKİLEŞİMİ olarak bakabiliriz. Yani ışığın hızı başka bir fenomen-etki tarafından değil, bütün içinde olması gerektiği şekilde, kütleçekim de, kütle sahibi bütün varlıkların içinde bulunduğu higgs alanı - higgs bozonu ile doğal etkileşimi gereği oluşmakta. (Kütleçekimin mekanizması belli düzeye kadar bilinse de, varlık nedeni bilinmiyor.)

ŞEYler, kendi doğalarını, büyük patlama şartlarıyla birlikte ortaya koyma, diğer şeylerle etkileşime geçirmeye başlamalarıyla oluşan doğal mekanizma olarak düşünülebilir. Biz bu düzenin parçalarını anlamaya çalışıp bütüne dair çıkarımda bulunmaya çalışıyoruz.

Unutmamamız gereken, bizim algı kısıtlılığımız nedeniyle, fizik evreni aslında olduğu gibi değil, bu kısıtlılığın izin verdiği haliyle deneyimliyoruz.

En basit örnek : Işık dalga boyunun 10milyarda 1'ini görebiliyoruz. Ve kör olmadığımızı düşünüyoruz.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
100
Taylan Gürbüz
Milyonlarca yil önce "sevgi" dedigimiz duygu, his var miydi? Sevgi nasil evrimlesmistir?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Bireyin yaşamını devam ettirebilmesinde avantaja neden olan şartlar, kişi tarafından benimsenir.

Çocukluğundan itibaren kendisinin temel ihtiyaçlarını karşılayan, onu yaşama hazırlayan bakım verenin bu yaşamını destekleyen yaklaşımı, kişi tarafından özel - güçlü bir kişisel bağ a dönüşecektir. Diğer yandan kendini bilmeye başlarken ilk gözlemlediği kişiler, ilk görülen yüzün kişi için belirleyici olması da, kurulan ilişkinin boyutlarını, derinliğini etkiler. Bu nedenle temelde beynin fizik şartlarla kurduğu etkileşim için kullandığı nöral ağlar, uyaranların karşılığı olarak en çok ebeveyn- bakım veren için güçlenecektir. En uzun süreyle oluşturulup derinleştirilen nöral ağlar, aileye ait olanlar olacaktır. Bağın gücü ve yaşamda kalmada etkinliği açısından orta beyin ve korteks bunu sevgi olarak rasyonalize ediyor büyük ihtimal. Yani bu güçlü ağların faydası ve yaşamın merkezindeki halini sevgi koduyla okuyor ve hem onlarla etkileşimi sağlıyor, hem de dış dünyaya uygun hale getiriyor.

Güdü temelli, çoğalma arzusunun, orta beyin - korteks tarafından yorumlanmış hali de aşk. Üreme isteğinin çokluğu, muhatabına olan bağlılığını etkiliyor ve bunu sofistike yönüyle aşık olmak olarak konumlandırıyor. (Hiç bir aşık olan kişi, aşık olduğu kişiyi müzeye koymuyor.)

Yani sürüngen beynin fayda-avantaj-güdü sinyallerinin okunma biçimlerinden biri gibi görünüyor. Ancak gelişim sürecinde o kadar evriliyor ki, bazı insani değerlerin, kendi başlarına var olduklarını düşünür oluyoruz.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
105
Sezgin Şahin
Tam olarak her hafta olmaya başladı çok rahatsızlık veren birşey tam uyanma anında bütün vucudum kitleniyor. Bir defa artık son raddesine kadar dayanmak istedim sanki vucuduma sürekli biri baskı yapıyor hissi oluşuyor. Bunun sebebi günlük yaşamda yaşanılanlarla alakası varmıdır?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Evet alakası vardır, bu durumu birçok şey tetikleyebiliyor. Uyku felcinin başlıca nedenleri; uykusuzluk, uyku düzeninde değişiklikler, anksiyete gibi sorunlar, kalıtsal problemler, sırt üstü yatmak ve madde bağımlılığı olduğu düşünülüyor. REM (Rüyaların görüldüğü uykunun 4. safhası) uykusu sırasında vücut derin uykuda olur ve zihinde rüyalar görülür. Rüya sırasında vücudumuzu hareketsiz tutmak için beyin, kaslarımızı kontrol etmemizi engeller. Eğer REM uykusu sırasındaki döngü sona ermeden uyanılırsa bilinç açılır fakat vücut halen kontrolümüzde değildir, yani yeni uyanmış olsak da vücut hareket edemez.

Stressiz uyku, bilinmeyen ilaçların kullanılmaması, uykunun düzene sokulması ve yan yatmak genellikle çözüm oluyor. Son olarak; eğer vücudunuzda tek bir noktaya odaklanıp kendinizi hareket ettirebilirseniz uyku felci sona erecektir.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
55
Mustafa Terlemez
Nereye kadar bilgi sahibi olabiliriz ? Bir ömür boyunca öğrenebilir miyiz ? Öğrendikçe , bilgi edindikçe beyinde eksiye/artıya , gerileme/ilerleme görülebilir mi ? Beynimizin bir sınırı var mıdır ?
Puan Ver
0
Puan Ver
125
Ali Erden
Bazen sabahları uyandığımda daha gözlerimi açar açmaz aklımda bir şarkıyla uyanıyorum. İşin garibi bu şarkılar genellikle senelerdir dinlemediğim şarkılar oluyor mesela bu sabah "satisfaction" şarkısını mırıldanarak uyandım ki on sene olmuştur dinlemeyeli. Bazıları bunu hiç yaşamıyormuş. Bu durumun bilimsel olarak nedenleri nedir?
Puan Ver
2
Puan Ver
1,110
Cengizhan Ç.
Bu durumda arabamızın farlarından çıkan ışık, ışık hızını aşmış mı olur?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Işık, hızını çıktığı kaynağın hareketine göre değiştirmeyeceği için, hareketli ve hareketsiz araçlardan çıkan ışıkların farkı olmayacaktır.

Yoğun ortamda ışığın dalga hareketi yavaşlamaktadır göreceli olarak, ancak fizksel hareketin herhangi bir etkisi olmayacaktır.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
21k
Serhat İbin
İngilizceyi sürekli olarak konuşamayacak bir evebeyn için bu yöntem dil öğretmek için yeterli olur mu ?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Merhabalar

Dil öğrenmek bebekler için bile olsa yalnızca duyarak ve izleyerek başarılamaz.Bebeğin de içinde olacağı interaktif olaylarla öğretilebilir.İngilizce videolar izletmek birkaç tane cismin ingilizcesini öğretebilir hatta ileride ingilizce eğitimi alacağı zaman bebeklikten gelen kulak dolgunluğuyla oldukça iyi bir temelle başlayabilir.Ancak yalnızca videodan izleyerek bir bebeğin ingilizceyi anadili gibi öğrenmesi beklenemez.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
100
Taylan Gürbüz
1.Öncelikle hafiza nedir? 2.Çagri beyin attigini plenarya ile ilgili olan videodan sonra aklima bir soru takildi. Ínsan sistem düzeyinde yenilenme yapamayan bir organizma fakat hücresel hafiza diye bir sey duymustum, bazi hücrelerin çok az miktarda olsa hafizasi oldugunu duymustum bu ne kadar dogru veya yanlis?
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilgelik, vazgeçilmez olmadığınızı fark etmekle başlar.”
Richard E. Byrd
Geri Bildirim Gönder