Tıp & Sağlık

Puan Ver
0
Puan Ver
25
Ali Can Özaslan
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Maske fiyatlarından hepimizin haberi var. Maske olarak bunu alsak genel hijyen kurallarına (maskeye hic dokunmamak vb.) riayet etsek ve her aksam yuksek ısıda yıkasak cerrahi maske kadar koruma sağlar mı?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Bu konuda maalesef öneriler ile uygulamalar arasında çok ciddi farklar bulunuyor.

İleri düzey koruyucu maskeler yalnızca hasta ya da hastalık şüphesi olan kişilerle doğrudan temas eden kişilere önerilmektedir.

Yolda yürürken, araç kullanırken, alışveriş yaparken maske takılmasının bir anlamı olmadığı gibi tek kullanımlık maskelerin yaklaşık 2 saat takılmasından sonra maskenin hiç takılmaması ile gerçekleşenle aynı derecede bakteriyel kolonizasyona sahip olduğunu gösteren çalışma sonucu bulunmaktadır.

Özetle uygun olmayan maske kullanımı riski engellemediği gibi riski arttırabilen de bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

Günlük yaşamlarımızda hijyen ve sosyal mesafe önlemlerini almak çok önemli.

İncelemeniz için tekrar yıkanabilir maskelere ait bir linki de paylaşıyorum.

Sağlıklı günler dilerim.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Cem Aydin
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Şimdilik bir şey söyleyemiz.Ama günlük 40k testten en az 2k 3k vaka sayısı çıkarsa büyük sayıda artar.Zaten şimdi virüs olmayan ülke sayısı çok az.

Ama şuanlık zirveye çıkar gibi gözükmüyor çünkü herkes evinde ve herkes evinde kalmayı teşvik ediyor.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Deniz Guven
Teşekkür
Hatırla
Takip
Bu virüsün damlacık yoluyla bulaştığını ve belli bir mesafe sonrasında da yer çekimine yenildiğini biliyoruz. Bir toz tanesi de yer çekimine yenilmektedir ama etkili bir rüzgarda bu toz fırtınasına dönüleşebiliyor. Ha keza bir a4 kağıdı ceryanda kaldığı zaman uçabiliyor ki virüsten kat be kat ağır bir nesne. Bu virüsün de rüzgarda, ceryanda, hvac ortamında uçup, uçmadığını söyleyen bir deney sonucu var mıdır? Bu bulaşıcılık sadece grip, nezle gibi sadece damlacık yoluyla olsaydı bu kadar yayılmayacağını düşünüyorum.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

SARS-CoV-2 hava ile bulaşır mı bilmiyorum, zannetmiyorum; ama havadaki partiküller ile bulaşıyor. A4 kağıdı daha ağır olmasına rağmen uçuyor demişsin ancak ağırlık değil yüzey alanı burada etkili olan aslında. Vakumlu bir ortamda kuş tüyü ve bowling topu aynı anda yere düşer. Konuya geri dönersek, rüzgarın hızına bağlı olarak partiküller daha uzaktaki insanları da etkileyebilir ancak hâlâ damlacık dediğin hâlde bulaşacaktır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Kaan Öcşenler
Teşekkür
Hatırla
Takip
Belki de dünyada en çok rastlanan kronik hastalıklarından olan epilepsi hastaları covid-19 virüsüne karşı risk grubunda mıdır? Evet çok yeni bir virüs bir çok şeyi bilinmiyor fakat bu konu ile ilgili bir araştırma var mıdır? Herkese teşekkürler...
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Ali Emir Orhan , Enfeksiyon kliniği ve Yoğun bakımda staj yapmış ve bu konuları yerli-yabancı kaynaklarda araştırma yapmaktayım.

Epilepsi hastalığına sahip olan bireylerin COVID-19 virüsüne yakalanma ihtimalinin yüksek olduğuna veya yakalanması halinde prognozun kötüye gideceğine dahil çalışma bulunmamaktadır, bazı antiepileptik ilaçların kullanılmasının COVID-19 virüsüne yakalanma ihtimalini arttırdığına dahil bir iddia mevcut olmamakla birlikte çoğu nöbet ilacının bağışıklık sistemi üzerinde etkisi olmasa da epilepsi hastalığına sahip bireylerin ayrı kronik ve ek bazı hastalıklara sahip olmalı halinde ve bağışıklık sistemini etkilediği düşünülen ilaçlar kullanılması durumunda daha fazla dikkat etmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Genellikle diyabet, akciğer hastalıkları (KOAH,LAM) ve bağışıklık sistemini ciddi harap eden her türlü hastalık yeni Corona virüsünde risk faktörü olarak yer almaktadır, epilepsi hastalığını bu kategoride değerlendiren herhangi bir kaynak bulunmamaktadır, bazı virüs enfeksiyonları özellikle yüksek ateşe sebebiyet verenlere yakalanma sonucu ciddi stres durumunda nöbetlerin tetiklenme ihtimali artsa da nöbet ilaçlarının kullanımına dikkat edilmesi halinde bu durumun çok düşük bir ihtimal olarak kalacağı ve epilepsi hastalığına sahip kişilerin mevcut durumda asla ilaçlarını bir uzmana görünmeden kesmemeleri, stres artıran durumlardan kaçmaları, hijyen ve sosyal mesafeyi korumaları tavsiye edilmektedir.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Amerikan Epilepsi Vakfı Epilepsi hastalığına sahip bireylerin COVID-19 virüsü hakkında bilmesi gerekenler
  2. NTV Hastalığın tetiklenme ihtimali olan durumlar
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Murat Kavak
Teşekkür
Hatırla
Takip
Okullar uzaktan eğitime geçildi ancak yüz yüze eğitim kadar verimli olmuyor . Bilimsel veriler doğrultusunda Türkiyede hastalığın seyrine göre okulların açılması gerçekten 1 ay sonra risk oluşturmayacak duruma gelecek mi yoksa bunun daha uzun bir süreç olması mı gerekecek ?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Okulların açılması benim fikrime göre yaza bile gidebilir.Çünkü her gün en az vaka sayısı 100 artıyor.Buna karşın uzak eğitim var.Öğrencilerin güvenliği için zaten YKS gibi sınavları ertelediler.Ama Bakan her an açıklama yapabilir bu konu hakkında :)

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. haber
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Esra Korkut
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
Ali Emir Orhan , Enfeksiyon kliniği ve Yoğun bakımda staj yapmış ve bu konuları yerli-yabancı kaynaklarda araştırma yapmaktayım.

Bilindiği gibi COVID-19 virüsüne yönelik kesin bir tedavi yöntemi hala yok, lakin Dünya Sağlık Örgütü ilacın Çin de yapılan denemeler sonrası ''COVID-19 tedavisinde denenen ilaçlar'' listesine aldı ve başlangıç dozu olarak 1600 mg uygulanması ve azaltılarak devam edilmesini söylese de daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı, Japonya'nın daha yeni denebilecek denemeleri ise hastalığın ağır seyrettiği kişilerde etkisinin gözlemlenmediği belirtirdi, Güney Kore ve bazı Japon mevkiler ilacı çekimser yaklaşsa da ilaç Türkiye de Bilim Kurulunun açıklamasına göre kullanılacağı belirtirdi. Hastalığın hafif seyrettiği kişilerde olumlu etkiler verdiği ve hastalığın semptomlarını azalttığı raporlandı.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Teyit. org Genel araştırma
  2. Sabah Gazetesi Favipiravir'in Türkiye'ye getirildiği ve kullanılacağı
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Meltem Gür
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Sentetik viroloji canlı bir kopyaya ihtiyaç olmadan, genetik materyalin kullanılarak lab ortamında viruslerin yeniden üretilmesi işlemidir.

RNA virusleri başta olmak üzere bugün pek çok virusun yeniden üretimini sağlayacak bilgilere insanlık sahip durumda.

Bu sentetik virusler başta aşı çalışmaları olmak üzere, gen tedavileri, ilaç çalışmaları gibi insan sağlığını olumlu yönde geliştirecek alanlarda kullanılmaktadır.

Teşekkür (2)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
g6pd eksikliği http://www.thd.org.tr/thdData/userfiles/file/G6PD%5B1%5D.pdf linkinde açıklanmıştır. Ayrıca bu kişiler nerelere kan bağışı yapabilir?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Kan bağışı yapmak için diğer tüm şartları sağlayan bir donörün hemoglobin seviyesinin belirli seviyede olması gerekmektedir. Bu şartı sağlasa bile G6PD eksikliği bulunan kişilerden kan bağışı alınmasının bazı riskleri bulunmaktadır. Bu riskler; alınan kanın depolama esnasında özelliklerini enzim eksikliği olmayan kan ürününe göre daha kısa sürede kaybetmesi, yenidoğan dönemindeki bebeklere verilmesi halinde istenmeyen etkilerin görülebilmesi ve sağlıklı yetişkinlere verilmesi halinde de oksidatif stres altında hemoliz görülme (kan hücrelerinin damar içinde parçalanması) riskinin olmasından dolayıdır. Kan bağışçılarında rutin tarama yapılmamaktadır. Kızılay ve Kızılhaç kan bağış kurallarında gri alanlar ve farklı uygulamalar olsa da ülkemizde kan bağışına uygunluk hekimler tarafından değerlendirilmektedir.

Bireysel değerlendirmem, yukarıda verilmiş olan risklerin gerçekleşme ihtimaline bakarak G6PD eksikliği olan br kişinin kan bağışı yapmaması yönünde olacaktır.

Tıp uygulamaları "primum non nocere" yani "önce zarar verme" felsefesine dayanmaktadır.

Kan bağışı yapılamasa bile bu konuda yapılan organizasyonlara destek olmak, gönüllü çalışmalar yapmak yoluyla da sürece katkıda bulunulabilir. Bu tarz çalışmalara destek olmak için kişi bulunduğu ildeki Türk Kızılay Kan Bağış Merkezi ile iletişime geçebilir.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Ali Emir Orhan , Enfeksiyon kliniği ve Yoğun bakımda staj yapmış ve bu konuları yerli-yabancı kaynaklarda araştırma yapmaktayım.

Bende Alerjik-Astıma sahip birisi olarak bu konu hakkında araştırma yapmıştım, zaten bilindiği üzere Astım ve kronik solunum yolu hastalığına sahip insanlar özellikle bu bölgeleri hedef alan virüslere yakalanmaları halinde astımın ataklarını artırmasıyla daha fazla ölümcül risk taşıması bakımından ciddi risk grubu içinde sınıflandırılabilir lakin hastalığa sahip kişilerin COVID-19 arasındaki bağlantı konusunda hastalık riskinin veya hastalığın şiddetinin durumu bakımından şu anda kesin bir araştırma bulunmamaktadır. Enfekte 1239 hasta üzerinde yapılan inceleme de kişilerde Astım'a rastlanmasa da KOAH ile COVID-19 arasındaki ilişki daha göze batmaktadır, yine Çin'de 140 kişi de yapılan incelemelerde Astım ve alerji ile alakalı vaka tespit edilememiştir. Uzmanlar astım hastalarının bu süreçte ilaçlarını asla kesmemesi gerektiğini ve hijyenik anlamda önlemler aldıktan sonra zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamayı ve sosyal mesafeyi korumaları gerektiği vurgulamaktadır.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Amerikan Astım Ve Alerji Vakfı Astım ile COVID-19 bağlantısına dahil inceleme ve mevcut süreçte astım hastalarına verilen tavsiyeler
  2. PubMed Çin de 140 tedavi gören kişi hakkında yapılan istatistik
  3. The Sun Astımın olası risk grubu olarak değerlendirilmesine dahil.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Ahmet Kuru
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Yani düşük derken aslında daha büyük oranlar vermesi gerekirken demeye çalışıyorum
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Evet, kısmen böyle diyebiliriz. Son verilere göre virüsün öldürücülük oranı %2-3 arasında değişmektedir. Ama yayılma hızı çok fazladır. Geçmiş bazı virüslerde yayılma hızı daha az, ama öldürücülük oranı daha fazlaydı. Ayrıca virüs bulaşan gençler ağır bir süreç içerisinden geçselerde ölme oranları (kronik hastalığı olanlar dışında) az, ama yaşlılar için bu değişebiliyor. O yüzden virüs kronik rahatsızlığı olan insanlar ve bağışıklık sistemi düşük olan insanlar için daha ölümcül. Geri kalanların ölme oranları bu kişilere göre daha az. Aslında herşey hastalık olup olmamasında bitiyor sayılabilir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Ahmet Battal
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (2)
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Ali Emir Orhan , Enfeksiyon kliniği ve Yoğun bakımda staj yapmış ve bu konuları yerli-yabancı kaynaklarda araştırma yapmaktayım.

''Favipiravir'' RNA virüslerine karşı Japon bir firma tarafından 2014 yılında geliştirilmiş olan bir antiviral ilaçtır, COVID-19 virüsüne karşı Çin tarafından başlangıç olarak 320 kişilik hastalığın hafif olarak seyrettiği kişiler üzerinde yapmış olduğu denemede hastalığın dört güne kadar çekip, olumlu sonuçlar gösterdiğini ve semptomların azaldığı ve ardından gerilediği ispatlamıştır, ayrıca Dünya Sağlık Örgütü ilacı hastalık ile mücadale edilirken denenen ilaçlar listesine almış ve başlangıç olarak 1600 mg doz ile başlanılmasını daha sonra azaltılarak devam edilmesini tavsiye etmiş ve yan etkisinin çok az olduğu ifade edip, daha fazla araştırma yapılması gerektiği vurgusunu yapmıştır, Japonyanın 80 kişi de ilacı denemeye başladığı ve ağır semptomlara sahip hastalarda büyük bir değişiklik veya etki gözlemlenmediğini belirtmiştir, Güney Kore de ilacın kullanılmasına biraz çekimser yaklaşmıştır. Türkiye son zamanlarda Favipiravir'i Çin'den satın almış ve yoğun bakımda tedavi gören hastalar da kullanılacağını resmi makamlarca ifade etmiştir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Teyit.org
  2. Sabah Gazetesi Favipiravir'in Bilim Kurulu tarafından Türkiye'ye getirdiği ve kullanılacağı
  3. The Guardian Japonya ve Çin'in ilacı denemeleri
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Özkan Özpolat
Teşekkür
Hatırla
Takip
Virüsün vucut sıcaklığında yaşayamadığı ancak daha serin olan solunum yolu ve akciğerde yaşayabildiği açıklanıyor. Açıkçası ilk başlarda saçma ama daha sonra mantıklı gelmeye başladı. Değerlendirmenizi rica ediyorum.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Ali Emir Orhan , Enfeksiyon kliniği ve Yoğun bakımda staj yapmış ve bu konuları yerli-yabancı kaynaklarda araştırma yapmaktayım.

''COVID-19'' virüsünün ısı veya sıcak hava ile tedavi edildiğine veya korunma sağlandığına dahil hiçbir kanıt ve deney yoktur, yaklaşık olarak solunum yolları ile vücut sıcaklığı arasındaki 2-3 derecelik bir fark virüsün aktivitesini etkilememektedir, bu iddianın doğruluk payı ispatlanmamıştır, COVID-19 virüsü sıcak ve nemli havaya sahip alanlar da dahil olmak üzere tüm alanlardan yayılma ihtimali vardır. Yani saç kurutma makinesi, sauna, sıcak duş, ortam sıcaklığı bir hayli artırmak gibi faaliyetler bizleri corona virüsünden korumaz veya tedavi etmez, en nihayetinde benzeri olan SARS-CoV-1 virüsü dış ortamlarda 60 santigrat sıcaklıkta dahi yaklaşık 30 dakika sonunda aktivitesini yitirdiği bilinmektedir.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Teyit.org Saç kurutma makinesi ile yapılan işlemin virüsü önlemediği ve tedavi etmediği.
  2. AFP -Haber Ajansı- Sauna'nın virüsten korumadığı ve önlemediği.
  3. DSÖ Virüsün sıcak ve nemli ortamlarda yayılabileceği.
  4. Sözcü SARS-CoV-1'in 60 derece üzerinde 30 dakika da ölmesi.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Yusuf Günaydın
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Ali Emir Orhan , Enfeksiyon kliniği ve Yoğun bakımda staj yapmış ve bu konuları yerli-yabancı kaynaklarda araştırma yapmaktayım.

COVID-19 virüsünün cansız yüzeylerde ne kadar süre ile aktif kaldığı mevcut yüzeylerin ve ortamın koşullarına göre değişkenlik göstermektedir, lakin maksimun 3-4 gün aktif olduğuna dahil bazı iddialar vardır ama bu besinlerin üzerinde kalacağı günün maksimun bu olduğunu göstermemektedir, dediğim gibi uygun koşul ve uygun zeminlerdeki süresidir. Besinler üzerinde yapılan doğrudan bir çalışma olmamakla birlikte, besinlerin geçirmiş oldukları bazı işlemler sonrası (pişirme, yıkama vb. ) virüsün aktivitisini yitireceği söylenmektedir. COVID-19'nın besinler üzerinde bulunması gayet mümkündür, lakin şimdiye kadar damlacık yolu üzeriyle yakın temas dışında insanların yeni koronavirüs ile kontamine yiyecekleri yemek veya kontamine nesnelerle temas etmek gibi başka yollarla enfekte olduklarının kanıtlandığı hiçbir vaka yoktur. Pişmemiş ve çiğ besinler ile yapılan her temas sonrası ellerin hijyenik kurallara uygun yıkanması ve göz, burun, ağız gibi yerlere götürülmemesi gerektiğinin altı çizilmektedir eğer kontamine gıdalar üzerinde virüs varsa ve vücut mukozasından içeri girmesi uygun olan bir bölgeye temas yapıldıysa enfekte olma riski vardır, besinlerin yenmesi dahilinde virüsün mide asidine dayanaksız olduğu ve bağırsaklara kadar aktivitesini korusa dahi bizleri hasta etmeyeceğini söyleyen uzmanlarda bulunmaktadır. Özellikle sebze ve meyvelerin yıkanmasının yeterli olduğu ancak yüzeyi pürüzlü olan örneğin çilek, marul gibi herhangi bir virüsün yerleşebileceği ürünleri sirkeli ve tuzlu su içinde bir süre bekletip yıkanması ve sirke ve tuzlu suyu ağzımıza, burnumuza temas ettirilmemesi söylenmektedir, pişirilmesi uygun olan besinlerin 60 santigrat üzerinde işleme tabii tutulması da virüsten bizleri koruyacaktır.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi Resmi Sitesi Yiyeceklerin bir kaynak veya bulaşma yolu olduğuna dair kanıtın olmaması.
  2. Livescience Virüsün teorik olarak midede hayatta kalmayacağı ve besinler yolu ile bulaş riskinin düşük olduğu.
  3. NTV Virüslü gıdanın yenmesi sonrası, bağırsaklara kadar aktivitesini koruması halinde dahi bizi enfekte etmediği.
  4. Sözcü Sebze ve Meyvelerin yıkanması durumunda ve 60 santigrat derece üzerinde pişirilen besinlerin virüsten korunmak için yeterli olduğu.
  5. Evrim Ağacı Virüsün cansız yüzeylerde aktif kalmasına dahil.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Hastalığı şiddetli geçirmeyenlerde belli organların(ör: akciğer, böbrek) kalıcı olarak zarar gördüğü ve hastalık sonrası bu organların sağlıklı bir şekilde çalışamadığına dair bilgi var mı? Aynı zamanda basketbolcu Rudy Gobert tat ve koku alamadığını söylemiş. Bu hasarların kalıcı olup olmadığını biliyor muyuz?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu konuda doğru cevabı önümüzdeki aylar hatta yıllar içinde alacağız. Şu an için özellikle Avrupa'da salgının pik dönemine yeni geldiğini düşünürsek bu soruya cevap vermek için çok erken demek doğru olacaktır. Solunum yolu enfeksiyonlarında koku ve tat alma duyularında değişimler gözlenebilir. Bu etkilerin çoğu geri dönüşlüdür. Özellikle hastalığı hafif geçiren kişilerde uzun dönemli bir sekel kalması beklenmese de yine de net bir cevap vermek için şu an yeterli bilgiye sahip değiliz. Bu hastalığın korkulan uzun dönemli yan etkileri başta akciğerlerde olmak üzere verebileceği organ hasarları olacaktır. Özellikle akciğer kapasitesinin azalması uzun dönemli ortaya çıkabilecek ciddi sorunlar olabilir. Ancak yeniden başa dönecek olursak, bu öngörüde bulunmak için şu an çok erken.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
425
Ali Hüsmen Mutlu
Teşekkür
Hatırla
Takip
Eşime 11 Şubat tarihinde romatoid artrit teşhisi konuldu ve o günden beri; Methotrexat Ebewe 2,5 mg tablet (haftada 1 gün, 6 doz) ve Deltacortril 5 mg Tablet (her gün, günde 2 doz) ve folik asit kullanıyor. Bu durumda, COVID-19 açısından risk grubunda mıdır? Ne yapmamız, nelere dikkat etmemiz gerekir?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Covid-19 (Coronavirüs) salgını bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar alan romatizma hastalarımızda özel kaygı yaratmıştır.

Bu çerçevede Türkiye Romatoloji Derneği (TRD) olarak diğer bilimsel kuruluşların (Avrupa Romatoloji Birliği (EULAR), Amerikan Romatoloji Birliği (ACR) ve İngiliz Romatoloji Derneğinin (BSR)) görüşlerini de dikkate alarak aşağıda sık sorulan sorular hakkındaki görüşlerimizi hastalarımıza iletiyoruz:

1.İlaçlarımızı önlem olarak kesmeli miyiz?

Özellikle kortizon ve bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar (Metotreksat, Anti-TNF vb.) alan hastalarımız enfeksiyonlar açısından riskli sayılırlar. Ancak kullandıkları ilaçların kesilmesi durumunda hastalıkları tekrarlayabilir ve organ-hasarı oluşabilir. Henüz bu ilaçları alan hastalarda Covid-19 enfeksiyonunun daha ağır seyrettiğine dair bilgi yoktur. Bu nedenle ilaçlarınızın kesilmesini ya da azaltılmasını TRD olarak önermiyoruz. Bu konuda yine de tereddütleriniz varsa doktorunuz ile görüşmenizi öneririz.

2. Enfeksiyon belirtileri olunca ne yapmalıyım?

Covid-19 enfeksiyonu öncelikle ateş, nefes darlığı ve kuru öksürüğe yol açmaktadır. Bu yakınmalar ya da başka bir enfeksiyon belirtisi olduğunda hemen Sağlık Bakanlığınca önerilen bir Sağlık Kurumuna başvurmalısınız. Biyolojik etkili ilaç kullanıyorsanız her enfeksiyonda olduğu gibi kesiniz. Uzun zamandır kortizon kullanan hastalarımız kortizonu aniden kesmemelidirler. Diğer ilaçlar için hekiminizle iletişim kurunuz.

3. Zamanı gelen Romatoloji Muayeneme gideyim mi?

Romatoloji randevu gününüz geldiğinde hastalığınız sessiz (remisyonda) ise randevunuzun ertelenip ertelenemeyeceği konusunda sizi takip eden doktorunuz ya da romatoloji merkezi ile iletişime geçiniz.

4. Plaquenil isimli ilacın Covid-19 enfeksiyonuna iyi geldiğini duydum, ben (ve hatta yakınlarım) Plaquenil alalım mı?

Plaquenil ve bazı romatizma ilaçlarının Covid-19 enfeksiyonunun tedavisinde yararlı olabileceğine yönelik çalışmalar mevcuttur. Oldukça güvenli bir ilaç olmakla beraber şu an için koruma ya da tedavi amaçlı siz ya da yakınlarınızın romatizma-dışı nedenle Plaquenil alması doğru değildir.

5. Bu dönemde kendimi korumak üzere aşı olayım mı?

Eğer enfeksiyon belirtileriniz yoksa özellikle grip ve zatürre aşılarınızı olmanızı öneriyoruz.

TRD olarak Covid-19 coronavirüs enfeksiyonu ile ilgili gelişmeleri yakından izliyoruz. Sizleri ilerleyen günlerde yeni çalışmalar ışığında yeniden bilgilendireceğiz. Ancak sizin özel durumunuzda en doğru kararı romatoloji uzmanı hekiminiz verebilir. Bu nedenle başka sorular ve sorunlarınız varsa hekiminiz ile temasa geçiniz.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Noblemen Yunus
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Kuluçka dönemi, terminoloji olarak, hastalık etkeninin vücuda girmesinden hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı zamana kadar geçen süreyi ifade eder. Bazı hastalıklardaki tanı yöntemleri ile şüpheli temastan emin olan kişilerde semptom gelişmeden önce etkenin saptanması söz konusu olabilir.

WHO'ya göre;

“Kuluçka dönemi”, virüsü yakalama ile hastalığın belirtilerini göstermeye başlama arasındaki zaman anlamına gelir. COVID-19 için kuluçka döneminin çoğu tahmini 1-14 gün arasında, en yaygın olarak beş gündür"

Yani bu süre zarfında kişinin kendisinde belirti saptaması mümkün olmayacaktır.

Kuluçka döneminin ardından, yine WHO'ya göre;

"COVID-19'un en yaygın semptomları ateş, yorgunluk ve kuru öksürüktür. Bazı hastalarda ağrı ve ağrı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı veya ishal olabilir. Bu semptomlar genellikle hafiftir ve yavaş yavaş başlar"

Teşekkür

Kaynaklar

  1. WHO
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
65
Abidin Can
Teşekkür
Hatırla
Takip (5)
Merhabalar evrim ağacı ailesi coronavirüs özellikle kronik rahatsızlığı olanlar ve yaşlılar üzerinde etkili olarka kabul ediliyor peki bunun dışında genetik hastalığı olanlar risk altında mıdır sonuçta virüslerde bir hücreye müdahale söz konusu oluyor örneğin ilacını düzenli şekilde kullanan bir FMF (Ailevi akdeniz ateşi) hastasıda risk altında sayılabilir mi? Bir nevi genetiğe müdahale eden virüsler genetik hastalara neler yapabilir?
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Ben de kronik fmf hastasıyım ayrıca kronik itp oldum,trombositlerim 30 bin 60 bin arasında. Bir de sağlık calisaniyim hastanede çalışmak zorundayım. Doktorlar rapor almana gerek yok diyor,yıllık izin idari izin kullanamıyorum. Risk altında miyiz bu sorunun cevabını ben de çok merak ediyorum.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Sude Sönmez
Teşekkür
Hatırla
Takip
Korona insandan hayvana bulasir mi?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Sars cov 2'nin insandan hayvanlara geçişi hakkında henüz yeterli bilgi yok. Büyük ihtimalle geçiş yok ya da çok zayıf. Geçenlerin ise hafif şekilde atlattığını düşünüyoruz. Şu anda Hong Kong'dan bir örnek var: Bir köpek covid19 zayıf pozitif çıkmış ama hastalık ilerlememiş. Hafif semptomlarla geçmiş. Ancak sonradan ölmüş. Ölüm nedeni covid19 mu bilinmiyor.

Asıl sorunuza dönecek olursak hasta olursanız hayvanlarınız için öneriler yakın temastan kaçınmaktır. Onun haricinde hayvanı gezdirmek beslemek gibi işler yapılabilir. Damlacık bulaşma kurallarına uyulursa yeterli olur.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. CDC Salgın ve hastalıklarla ilgili en güvenilir kaynaklardan
  2. Amerikan veteriner birliği Faydalı öneriler içeriyor
  3. Haber Hong kong meselesi
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Filiz Aslan
Teşekkür
Hatırla
Takip
TÜRKİYENİN DE İÇİNDE OLDUĞU ÜLKELERDEKİ VAKA,TEST VE ÖLÜ SAYILARININ OLDUĞU BİR TABLO VARSA PAYLAŞIR MISINIZ LÜTFEN.
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

https://gisanddata.maps.arcgis.com/apps/opsdashboard/index.html#/bda7594740fd40299423467b48e9ecf6

Bu sıkça güncelleyen bir kaynak açıkçası test sayılarını açıklayan ve bunu düzenli sisteme yerleştiren bir uluslararası kaynak bilmiyorum şuan. Buradan iyileşen, aktif, kayıpve toplam vaka sayısı gibi detaylara bakabilirsiniz. Aynı zamanda logaritmik ve kümülatif veriler de girilmiş.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Elif Miral
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Bilim dunyasinin net yanit veremedigi acik ve kapali alanda asili kalan damlaciklar ve enfekte etme gucunu merak ediyorum.
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

East Anglia Üniversitesi'nden Paul Hunter bir hastanın öksürmesi ya da hapşırması sırasında ortaya çıkan "damlacıkların havadaki partiküllere nazaran daha hızlı bir biçimde zemine düşeceğini" zira bunların bir sprey aracılığıyla sıkılan bulutsudan daha ağır olduklarını ifade ediyor.Maskenin türü önemli her tarafta gördüğün maskeler seni virüsten korumaz.Şuan yasaklandı reçeteyle satılıyor ama virüsün sana solunum yoluyla ulaşmamasını istiyorsan filtreli maske gerekir. ffp2,ffp3 gibi.Diğer gördüğün cerrahi maskeler sadece hastalar için öksürdüklerinde,hapşırdıklarında virüs yayılmasını önlemek için. Ayrıca bilim kurulu üyesi Prof.Dr Levent Yamanel,corona virüsünün zannedildiğinin aksine havada asılı kalmadığını belirterek, "Çünkü bu damlacık yoluyla kişiden kişiye bulaşabilen bir enfeksiyon. Tüberküloz gibi mikroplar havada asılı kalırlar, bu öyle bir mikrop değil" diyerek belirtiyor.Tavsiyem hepiniz Masketakın bazı zamanlar yakın temasta bulunabilirsiniz. Bunun yanında havada kalan damlacıklardan ziyade dezenfektan çok daha önemli.Virüs damlacıktan daha çok yüzey ile temastan bulaşıyor. işyerinde kaldığın sürece el hijyenine çok dikkat et.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. sözcü
  2. ntv
  3. tozmaskesi
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
Corona pozitif birey iyileştikten sonra, salgın süresince tekrar corona olma ihtimali var mı?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Çin ve Japonya'da insanların enfeksiyondan kurtulduktan sonra pozitif test ettiklerine dair bazı raporlar var.Yine de, daha iyi hissettikten sonra, bu insanların gerçekten yeniden enfekte olup olmadıkları veya sistemlerinde hala düşük virüs seviyesine sahip olup olmadıkları bilinmemekte. Öte yandan, şöyle bir çalışma var https://www.biorxiv.org/content/10.1101/2020.03.13.990226v1 Bu çalışmada, SARS-CoV-2 ile enfekte olmuş maymunların yok olan semptomlarından sonra, yeniden SARS-CoV-2'ye maruz bırakıldı ve maymunlarda enfekte olduktan 5 gün sonra ne nazofaringeal ve anal swablarda viral yükler ne de viral replikasyon saptanmadı.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Makale
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Sercan Çalışkan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Yurt dışından geldim, kendi karantinamda 8 gün bitti semptom yok. 6 gün sonra da bu durum bitecek fakat ben hiç fark etmeden geçirmiş de olabilirim. Bu beni taşıyıcı yaparsa 14 gün geçse de bir şey değişmeyecek ve bu hastalığı sürekli bulaştırma riskim olacak. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Merhabalar, COVİD-19 bulaşma yollarını zaten biliyorsunuzdur, eğer asemptomatik olarak bu hastalığı geçirdiyseniz çevrenizdekilere bulaştırma olasılığınız var. Eğer hastalığı geçirdiyseniz ve atlattıysanız şu anki verilere göre başkasına bulaştırma olasılığınız olmamakla beraber, dışkınızda bu virüs hala olabilir. Elimizde yeterince araştırma yok. Araştırma sayısı arttıkça her şey daha çok netleşecek, ama siz tedbiri elden bırakmayınız.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Makale
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
60
Beril İnci
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Bunun cevabını ancak ilgili yetkililerden alabiliriz ancak benim görüşümü sorarsanız bunun iki nedeni var;

1) Açıklanan şehirlerde panik ortamı oluşabilir veya hâlihazırda olan panik durumu daha da artabilir. Bu halkı kaosa sürükler, bu gibi durumlarda halkı kontrol etmek ve virüse yönelik önlemler almak zorlaşır.

2) Vaka olmadığı açıklanan -en azından test yapılan kişiler arasından- şehirlerdeki bireyler önlem almayı bırakabilir ya da azaltabilir. "Evde kal" uyarısına uymayanların sayısı artabilir, insanlar sosyal mesafe kuralına uymayabilir. Bu durumda yine halkı kontrol etmek zorlaşabilir, eğer o şehirlerde tespit edilmeyen taşıyıcı bireyler varsa, bu uyulmayan önlemler doğrultusunda kötü sonuçlar ortaya çıkarır.

Teşekkür (2)
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
115
Mücahid Köse
Teşekkür
Hatırla (2)
Takip (6)
COVID-19'un, sigara tüketen ile tüketmeyen kişide belirgin olarak farklı bir etkisi var mıdır? Ölüm veya kalıcı zarar görme olasılığı artar mı?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Nehir Kalyoncu , Araştırmacı (Endüstriyel Tasarımcı)

Sigara ve e-sigara akciğerlerdeki solunum yolu enfeksiyonu sırasında, enfeksiyonu temizlemekten sorumlu olan "nötrofil" adı verilen beyaz kan hücrelerinin yapısına da zarar verir. Solunum yollarında görev yapan bu bağışıklık hücrelerinin çalışmasının baskılanması da, başta COVID-19 olmak üzere birçok solunum yolu hastalığının gelişimini kolaylaştırır.

Şubat ayında New England Journal of Medicine'ın yayınlamış olduğu çalışmada, Çin'de bulunan 1,099 COVID-19 hastası içerisinde şiddetli ve çok şiddetli semptomlar gösteren 173 hastanın daha öncesinde ve aktif olarak içenler olarak belirlenmiş.

COVID-19 ileri dönem etkileri konusunda net bilgi henüz mevcut olmamakla birlikte, akciğerde tahribata sebep olduğu için iyileşme durumu ve hızı kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Çeşitli kaynaklardan daha detaylı incelenebilir.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Hüseyin Diz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Antibiyotikler bulunmadan serumlar hayat kurtarırdı.

Toplam 321 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Buldum! Evreka! εὕρηκα!”
Archimedes
Geri Bildirim Gönder