Sınav & Yarışma Soruları

Sınavlarda ve çeşitli yarışmalarda çıkan sorular ve bilimsel cevapları...

Puan Ver
0
Puan Ver
80
Simay Yaman
Teşekkür
Hatırla
Takip
lütfen acilen cevaplarmısınız?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Soru sorulalı epey olmuş ama çözümünü merak eden olursa diye cevaplamaya çalışayım.

Berke'nin 100 soru çözdüğü günlerin sayısına x diyelim. Bir hafta 7 gün olduğundan 50 soru çözdüğü günlerin sayısı 7-x olur. Buradan şu denklemi elde ederiz:

100x + 50(7-x) = 400

100x + 350 - 50x = 400

50x = 50

x= 1

Bizden istenen 50 soru çözdüğü günlerin sayısı olduğu için (7-x)'ten cevap 7-1, yani 6 olur.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Soru matematik problemi ve 6.sınıf oran konusu ile ilgili
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

sorun sorulalı 1 ay olmuş ama yinede cevaplamaya çalışacağım.

Ali`nin Ahmet`e oranı demek Ali bölü Ahmet demektir bunuda rasyonel olarak yazarsan,3 bölü 5 oluyor orantı sabitini k olarak ele almamız gerekiyor yani 3 bölü 5 =k demek. hatırlarsan oran,çoklukların birbirine bölünmesinden ibaretti. yani bizim 3 bölü 5 ifademizin katını bulmamız gerekiyor bunun için oran sabitimizi sayılara dağıtırsak eğer 3k bölü 5k olur. 3k+5k=56 ifadesinden k=7 çıkıyor Alinin yaşı 3k olduğu için 3.7=21 yapar.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
Ekteki sorunun cevabını verebilirseniz sevinirim.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığı biyoloji müfredatından evrimi çıkarmak için elinden geleni ardına koymasa da, bilimde evrimsel biyolojinin ortaya koyduğu temel gerçeklerden kaçış yok. 2017 YGS'de sorulan bu biyoloji sorusu da onun en güzel örneklerinden birisi.

Sorudan da görüldüğü üzere, kontrol grubu olan ve 50 nesil boyunca sadece nişasta bulunan ortamda bırakılan meyve sinekleri hemen hemen aynı miktarda birbirleriyle çiftleşmeyi tercih ediyorlar. Cinsel tercihlerinde, tam da beklendiği gibi, pek bir değişim yaşanmıyor. 12, 15, 18 çiftleşme birbirinden istatistiki olarak anlamlı olmayan miktardaki farklar. Ancak ne zaman ki 50 nesil boyunca maltozlu ortamda bırakılan sinekler, 50 nesil boyunca nişastalı ortamda bırakılan sineklerle bir araya getiriliyor, müthiş bir şey oluyor: Nişastalı ortama uyum sağlayacak şekilde evrimleşen meyve sinekleri, kendileri gibi nişastalı ortama uyum sağlayanlarla çiftleşmeyi tercih ediyor (22 çiftleşme). Mlatozlu ortama uyum sağlayacak şekilde evrim geçirenler de, kendileri gibi olanlarla çiftleşmeyi tercih ediyor (20 çiftleşme). Ancak nişastaya adapte olanlar, maltozlular ile çiftleşmeyi tercih etmiyor (8-9 çiftleşme). Bu durumda olan nedir?

Meyve sineklerinin uyum sağlayacak biçimde evrimleştikleri ortam, onların eş seçimlerini de etkiliyor! Dolayısıyla sorunun cevabı, tartışmaya yer bırakmayan bir şekilde A şıkkı. İyi ama neden böyle bir şey oluyor?

Çünkü evrim gerçek. Ondan... Çünkü izolasyon altında yaşanan evrimin en güçlü etkilerinden birisi türleşme. Bu soru, izolasyon, evrim ve türleşme bağlantısını harika bir şekilde gözler önüne seren bir soru. Sorunun sözünü ettiği deney gerçek bir deney ve Diane Dodd tarafından 1989 yılında Evolution (Evrim) akademik dergisinde yayınlandı. Mekanizmanın nasıl çalıştığını izah edelim:

Bu deneyde gösterildiği gibi popülasyonlar coğrafi gerekçelerle birbirlerinden yalıtıldıklarında (izole olduklarında), yeni ortam şartlarına uyum sağlayacak şekilde evrim geçirirler. Bu evrim illa bir meyve sineğinin yepyeni bir canlıya dönüşmesi şeklinde olmaz (ki zaten kısa vadede olan evrim hiçbir zaman böyle değildir). Olan şey, birbirinden izole olan ortamların farklı genleri seçiyor ve eliyor olmasıdır. Örneğin bu deneyde, Amy isimli bir genin "fast" adı verilen aleli farklı şartlarda farklı biçimlerde seçilmektedir (yani Doğal Seçilim, aynı türün bu izole iki farklı popülasyonu üzerinde farklı etki etmektedir). Buna bağlı olarak canlıların sadece beslenme şartlarına uyum sağlaması sağlanmamaktadır; aynı zamanda çeşitli davranışlarında da değişim gözlenmektedir. Bu deneyde değişen davranış, üreme tercihlerinin değişmesidir. Maltozlu ortamda hayatta kalabilecek şekilde 50 nesil boyunca evrimleşen meyve sinekleri (Drosophila sp.), sadece hayatta kalma konusunda değil, üreme konusunda da farklılaşmaktadır ve kendileri gibi evrimleşen bireylerle çiftleşmeyi, atasal versiyonlarıyla (yani diğer ortamda bırakılan bireylerle) çiftleşmeye tercih etmektedir.

Bunun sonucu nedir? Her nesilde maltozlu ortamda yaşamaya adapte olan canlıların, bir de birbirleriyle daha sık çiftleşerek kendi bünyelerinde seçilen o genlerin gelecek nesillere daha da fazla aktarılması! Yani hem Doğal Seçilim, hem Cinsel Seçilim bir arada çalışarak canlıları izole ortamlarda tamamen farklı yapılara evrimleştirmektedir.

Unutmayın, bu sadece 1 özelliğin farklılaşmasıdır! Bu canlılar, yeni ortamın diğer şartlarına göre başka özellikler konusunda da farklılaşabilir: kanatları uzayabilir, vücut kıllılığı azalabilir, göz renkleri değişebilir, bacakları kalınlaşabilir, vücut segment yapıları değişebilir ve daha nicesi! İşte bunun upuzun nesiller boyunca sürdürülmesi sonucunda, meyve sineği dediğimiz canlılardan, yepyeni türler evrimleşebilir! Evrim, en ufaktan en çarpıcı olana kadar değişimlerin tamamıdır. Türleşme ise, bu şekilde, atasal bir türden yepyeni türlerin oluşmasıdır. Bunun en hızlı olduğu durum, coğrafi izolasyon sonucu birbiriyle artık etkileşemeyen popülasyonların oluşumudur. Bu izole popülasyonlar, uzun nesiller sonrasında bir araya getirilseler bile çiftleşemeyebilirler (ya da çiftleşmemeyi tercih edebilirler), çünkü birbirlerinden farklı yönlere doğru evrimleşmişlerdir! Türleşme, yani yeni tür oluşumu da tam olarak budur!

Bu deneyde spesifik olarak olan türleşme biçimi, allopatrik türleşme dediğimiz, coğrafi izolasyona dayalı türleşmedir. Bu konuya dair bir makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Nurj Gedik
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

1984 adlı romanda geçen bir söz. Kısaca romanın konusuna bakalım: Her şeyi gören ve bilen bir devlet toplumun tüm denetimine hakimdir. Totaliter bir yönetim şekline sahip olan Okyanusya, tam anlamıyla sıkı yönetilmektedir. Ülke, Büyük Birader olarak anılan bir lider ve Ingsos(İngiliz Sosyalizmi) Partisi tarafından yönetilmektedir. Parti, iktidarını sürekli gözetim ve muhbirlikle sağlamlaştırmaktadır.

Winston en başta baskıcı iktidara karşı fikir geliştiren bir memurdur ama bu ortamda onları yenmek mümkün değildir. Eninde sonunda kaybedecektir (beyni yıkanacak veya öldürülecek, buharlaştırılıp yok edilecek vs.) ama en azından bu, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Kendi dönemini çok iyi bir biçimde yansıtır Eserin adı nedir ?​
Cevap
Puan Ver
7
Puan Ver

Giuseppe Arcimboldo, İtalyan ressam, mimar, sahne tasarımcısı, mühendis ve sanat danışmanı. Resimlerinde meyve, sebze, hayvan, kitap gibi birçok nesneyi, insan portrelerini andıracak şekilde düzenlemiştir. 

Doğum tarihi: 5 Nisan 1526, Milano, İtalya

Ölüm tarihi ve yeri: 11 Temmuz 1593, Milano, İtalya

Sergilendiği yer: Louvre MüzesiViyana Sanat Tarihi MüzesiSkokloster Castle, Diğer

Dönem: Maniyerizm

Tanındığı alan: Resim

Seri: The Four SeasonsThe Four Seasons (Louvre series)The Four Elements

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Nurullah aytar Tam olarak Arcimboldo olabilir eser hakkında bir bilgim yok
Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
7K
Tarık Sonmez
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevabı 1/31 buldum doğrumu?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

5 tane mitoz 25 = 32 tane hücre demektir.

14N lü bakterilere AA diyelim, 15N li ortama da BB

  1. mitoz = AB AB
  2. mitoz = AB BB AB BB
  3. mitoz = AB BB BB BB AB BB BB BB

Gördüğünüz gibi melez sayısı hep sabit kalıyor ve 2 tane. Yani bu 32 hücrenin 30 tanesi ağır azotlu, 2 tanesi melezdir.

Cevap: 1/15

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
100
Kutay Karagöz
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Eğitim sistemi bizi sadece sınavlara hazırlıyor. Bu sırada öğretilen bilgi tamamen skolastik bir şekilde dayatılmış durumda. Gerçekten öğrenmek uzun bir zaman sürüyor fakat sınavlar bizi zorunlu olarak sorgulamadan ezberlemeye itiyor. Gerçekten öğrenmek isteyenler bu ortamdan nasıl sağ çıkabilir?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Öncelikle birey, yetişkinliğe ulaşmış birey, içinde bulunduğu şartlara mahkum olmayan, onları yönetebilen bilinç düzeyine sahip kişidir.

Yani kapitalist bir yapının kazan harca öl kısır döngüsü hakim diye öyle yaşıyor muyuz Tabii ki hayır. Biraz aklını kullanan kişi, bunu düşünmez bile, hedefleri idealleri için yaşar.

Eğitim konusunda da bu aynı. Hiçbir eğitim sizden bağımsız, size nitelik kazandırmaz. Her eğitimde sonuç, kişinin çabasıyla, farkındalık düzeyiyle doğrudan irtibatlıdır.

Yani eğitim sisteminin kötü olması, benim de kötü eğitilmiş biri olmamı gerektirmiyor. ÇABAm, beni bu olumsuzluklardan uzak, gelişime açık yenilikçi biri yapmak zorunda.

Aslında burada olması gereken temelde sevdiğim, anlamayı istediğim, uzmanlaşmak istediğim bir alanda okuyor olmak önkabulü ile, verilecek eğitimin yeterli olmayacağının bilincinde olmaktır temelde. Bu nedenle, başkalarıyla yarışmak için değil, kendi gelişimim için, konuyla ilgili literatür taraması, güncel otörlerin yayınları, güncel bilimsel yaklaşımları detaylı olarak araştırmak, farklı üniversitelerin müfredatlarını da incelemek zorundayım. Benim işime yaramaz bunlar diyenler için tabii ki gereksiz bunlar. Ben kendi farkındalığını artırmak için yaşayanlara söylüyorum.

Kişi kendinden mesuldür nihayetinde. Çevresindeki herkes sistemin kurbanı olabilir, ama ben kural dışı, kendisini disipline etme, geliştirme derdi olan bir uzaylı olmayı göze almazsam, asla orijinal fikirler, çıkarımlar üretemem. Kalabalığa dahil olmak, kurban olmak bu zaten.

Orijinal düşünce, kalabalığa dahil olmak için kurban edilemez.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
2012 YGS Fen Soru-33 konusunda yardımcı olabilir misiniz?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Cevap: C

Enzimatik tepkimelerde substrat (tepkimeye giren kimyasal) ile enzim arasında "anahtar-kilit ilişkisi" bulunur. Yani enzim ile substrat birbirine uyarak tepkime gerçekleşir. Bu tepkime sırasında enzimler dolar ve başka kimyasallarla tepkimeye giremezler.

Dolayısıyla yukarıdaki soruda altı çizili olarak söylenen "enzim-substrat doygunluğu"ndan kasıt, daha fazla substratı tepkimeye sokacak enzimin kalmayışıdır, tepkimenin doygunluğa ulaşmasıdır.

Bu noktadan sonra, yani S anında, daha fazla substratın eklenmesi, tepkime hızına etki etmeyecektir. Zira ortamda artık yeni eklenen substratı çözebilecek enzim bulunmamaktadır, hepsi dolmuştur. Bu sebeple eğri, C şıkkında verildiği gibi sabit olarak devam edecektir.

Meraklısı için, elbette ki eğer yeterince süre beklenirse, tepkimeyi tamamlayan enzimler boşa çıkacak ve yeni eklenen substrat da yavaş yavaş tepkimeye girecektir. Ancak sınav sorusu sizden bunu beklememektedir. Enzimatik doygunluğa ulaştıktan hemen sonra, anlık olarak eklenen substrat, tepkime hızına kesinlikle etki etmeyecektir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
2012 YGS Fen Soru-34'te hangi organın hangi işlevi yerine getirdiğini çözemedim. Yardımcı olabilir misiniz?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Cevap: D

Her organın kendine has görevleri bulunmaktadır. Şıklardaki eşleştirmelerin D şıkkı hariç tamamı doğrudur.

Yağların sindirimi ince bağırsakta başlar ve biter. Dolayısıyla midenin yağların sindiriminde doğrudan bir görevi bulunmamaktadır. Bu sebeple midenin görevi yanlış verilmiştir.

Akciğer, alveollerde karbondioksiti hemoglobinden çözerek alır ve nefesle dışarı atılmasını sağlar. Böbrekler kandaki üre ve fazla suyu emerek vücudun su ve mineral dengesini sağlar. Karaciğer kanın temizleyicisi görevindedir ve kan içerisinde bulunan her türlü toksik maddeyi temizlemeye çalışır. Pankreas ise sindirim enzimleri salgılar.

Elbette tüm bu organların, burada söylenenlerden başka onlarca görevi vardır. Bu da unutulmamalıdır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
2012 YGS Fen Soru-39'u çözmeye çalışıyorum, yardımcı olabilir misiniz?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Cevap: A

Canlılar, evrimsel süreçte birbirleriyle farklı şekillerde ilişkiler kurmuşlar ve karşılıklı evrim dediğimiz mekanizmayla birbirlerine bağlı olarak evrim geçirmişlerdir.

Bunlardan en net olan örneklerden biri, ayrıştırıcılar (saprofitler) ile bitkiler, yani birincil üreticiler arasındaki karşılıklı evrimdir. Saprofitler, bitkilerin azot ihtiyacını doğrudan karşılar. Bunun karşılığında bitkinin köklerinin aldığı minerallerden ve sudan yararlanırlar. Buna mutualist (karşılıklı faydacı) ilişki denir.

Dolayısıyla saprofitleri etkileyen olumsuz bir durum, birincil üreticileri doğrudan etkileyecektir. Birincil tüketiciler (otçullar) ve ikincil tüketiciler (etçiller) ise bu durumda dolaylı olarak etkileneceklerdir.

Yani cevap Yalnız I olacaktır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
2012 YGS Fen Soru-32'yi çözmeye çalışıyorum ama başaramadım. Yardım edebilir misiniz?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Cevap: E

Sorudaki hipotezin kanıtlanabilmesi için parçalanacak bir protein (I), proteini parçalayacak bir enzim (III) ve hipoteze göre parçalanma sonucu oluşacak aminoasitleri ayırt etmeye yarayacak bir ayraç (V) bulunması yeterlidir.

Protein ayracına ihtiyacımız yoktur, çünkü yukarıdaki hipotezin desteklenmesi için proteinin tipinin bir önemi yoktur. Elimizdeki proteini ayırt etmeye ihtiyaç duymayız.

Benzer şekilde, aminoaside de ihtiyacımız yoktur. Çünkü ortamda fazladan aminoasitlerin bulunması, deneye herhangi bir katkı sağlamaz.

Dolayısıyla cevap I, III ve V olacaktır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
2012 YGS Fen Soru-30'un cevabı konusunda yardım edebilir misiniz?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Cevap: B

Bilimsel araştırmalarda geri kalan her değişken sabit tutularak, sadece etkisi gözlenmek istenen parametre değiştirilir. Bu deneyde bir kaba bira mayası ve besin (şeker) konulmuş, diğer kaba da sabit bir şeker çözeltisi konularak kontrol grubu oluşturulmuştur. Deneyde farklı sıcaklıklar uygulanarak bira mayasının şeker tüketimi gözlenecek, manometre üzerinden basınç değişimleri okunarak hangi sıcaklıkta en yüksek tüketimin yapıldığı görülecektir. Bu sebeple, bu deneyde araştırılan konu bira mayasının metabolik aktivitesi ile ortam sıcaklığı arasındaki ilişkidir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
2012 YGS Fen Soru-38'i anlamaya çalışıyorum da, başaramadım. Yardımcı olur musunuz?
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Cevap: C

Çiçeklerde erkek organda üretilen polenler TOZLAŞMA ile havaya veya taşıyıcı hayvanlara (genellikle böceklere) salınır/bulaştırılır. Bu polenler dişi organa ulaştığı zaman POLEN TÜPÜ oluştururlar ve dişi organı döllemeye yönelirler. Polen tüpü dişi organa ulaştığında DÖLLENME gerçekleşir. Döllenmiş yumurtanın gelişimiyle ise TOHUM TASLAĞI oluşur.

Bu sıra izlendiğinde, II ve III'ün yer değiştirmesi sonucu doğru sıralamanın elde edileceği görülür.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Sevgi Can
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevab acil lazım..
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Neptün'ün bilinen 14 uydusu vardır. Bunların içinde açık farkla en büyüğü; William Lassell tarafından, Neptün'ün keşfinden sadece 17 gün sonra gözlenen, Neptün etrafında dönen toplam kütlenin %99.5'ini oluşturan, ve ayrıca küresel şekle sahip olabilecek kadar kütleye sahip tek gök cismi olan, Triton'dur.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
2,405
Ahmet Aykut Aslan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Öncellikle bu konunun yeri burası değil ise kusura bakmayın.Şimdi bu sorum yöneticilere benim Tarih ve diğer bilim dalları ile ilgili araştırmalarım ve yazılarım var burada paylaşmak istiyorum bu nasıl olacak ? Bana yardımcı olursanız gerçekten çok sevinirim.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Damla Şahin , Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Onaylı Kullanıcı

Merhabalar,

Tabi ki yazılarınızı Evrim Ağacı'nda paylaşabilirsiniz. Ama yazılarınızın yayımlanması için dikkat etmeniz gereken bazı kriterler mevcuttur. Şu yazımız size yardımcı olacaktır:

https://evrimagaci.org/evrim-agacinda-icerik-yayinlamak-isteyenlerin-izlemesi-gereken-adimlar-6957

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
2,405
Ahmet Aykut Aslan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Ben AÖF Tarih öğrencisiyim bu yıl son senem tekrar sınava girmek gibi bir planım var ama sözel değil sayısaldan girmek istiyorum fakat sayısal derslerim sıfıra yakın pazartesinden itibaren sınava kadar çalışmaya başlasam işe yarar mı ? Yoksa uğraşma zaman kaybetme mi diyorsunuz?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Damla Şahin , Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Onaylı Kullanıcı

Merhabalar. Sayısalda hangi bölümü istiyorsunuz? Bunu sormamın sebebi şu: Eğer istediğiniz bölümün puanı çok yüksek değilse sayısaldan hazırlanmanız elbette ki mümkün. Fakat fen ve matematikte başarı elde edebilmeniz için çok çalışmanız gerekiyor. Matematik için sizi geliştirebilecek güzel kaynaklar var. Sözelci olduğunuz için sözel kısımda sıkıntı yaşamazsınız. Bu, sizin için bir avantaj. Dediğim gibi sıkı bir çalışma programı yapmalısınız. Umarım cevabım anlaşılır olmuştur.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
Soru endüstriyel kirliliğin bulunması, mutasyonlar ve evrim hakkında.
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Cevap: E

ÖSYM'nin beni bu sorularla şaşırtıyor doğrusu. Bu Evrimsel Biyoloji sorusu, takdire şayan bilgiler içeriyor. Bu yüzden haklarını teslim etmek zorundayım.

Bu soru, Evrimsel Biyoloji'nin en temel mekanizmalarından ikisini, genetik varyasyonlar ile doğal seçilimi net bir şekilde anlatmaktadır. Bunun için tipik bir örnek olarak endüstriyel devrim dönemi kelebekleri kullanılmıştır. Zaten soru ifadesinde konu açık bir şekilde belirtilmiştir.

Verilen her şık, Evrim ile ilgili önemli noktalara değinmektedir. Bu sebeple bunları açmakta fayda vardır.

I numara yanlıştır. Çünkü mutasyonlar evrime sebep olmazlar. Çevresel değişimler mutasyonlara sebep olsalar da, bu çok çok sınırlı bir mutasyondur ve evrimsel değişime sebep olamaz. Mutasyonlar, bireyin kendisinde meydana gelir ve üreme hücrelerinde veya zigotta meydana gelmediği sürece kalıtsal olamaz. Ancak mutasyonlar, genetik çeşitliliğe katkı sağlamak açısından önemlidir. Zira mutasyonlar sıkça meydana gelirler ve rastlantısaldırlar. Bunlar üreme hücrelerinde ve zigotta meydana geldiğinde, önemli çeşitlilik unsurları haline gelebilirler. Ancak bir türün değişmesinin doğrudan mutasyona bağlanması çoğu zaman mümkün değildir. Bu sebeple I yanlıştır.

II doğrudur. İşte evrim bu şekilde olur. Neredeyse hiçbir özellik bir popülasyon içerisinde %100 dağılmaz. Mutlaka belli bir oran bulunacaktır: saç rengi, göz rengi, saç uzunluğu, boy, deri rengi, deri kalınlığı, enzimatik faaliyet gibi milyarlarca özellik, belirli şekillerde popülasyon içerisinde çeşitlilik (varyasyon) gösterir. Bu varyasyon mutasyonlar, crossing-over, transpozonlar, plazmidler, vb. Evrim Mekanizmaları tarafından sağlanır. Daha sonra, bu genetik varyasyon üzerine çevresel değişimlerin neden olduğu baskılar işler. Yani evrimin Seçilim Mekanizmaları devreye girer. Bu mekanizmalar nesiller içerisinde değişim yaratırlar. İşte evrim budur. Evrim, mutasyonlarla bir anda olan bir olay değildir. Evrim, çeşitliliğin seçilmesi sonucu oluşan bir değişimdir.

III de bu sebeple doğrudur. Canlıların değişmesinin sebebi, çevresel değişimler sonucu likenlerin gelişememesinden ötürü ağaç kabuklarının koyu renginin ortaya çıkmasının, koyu renkli kelebekler için avantaj sağlamaya başlamasıdır. Bu, kısa sürede açık renkli kelebeklerin eski avantajını yitirerek av olmasına sebep olur ve popülasyon içerisinde koyu rengi sağlayan gen avantajlı hale gelir ve yayılır. İşte bu şekilde, bütün özellikler farklı yönlerde seçildiğinde, nesiller sonunda bir türden başka türler meydana gelebilir. Biz de buna türleşme veya Evrim diyoruz.

Yani cevap, II ve III'tür.

Teşekkür
Devamını Göster

Toplam 20 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Biyolojik zekanın son derece kısa ömürlü olduğu kanaatindeyim. Eğer ki bir gün yapay zeka ile yüzleşirsek o, yapısı gereği biyoloji-ötesinde olacaktır.”
Martin Rees
Geri Bildirim Gönder