Puan Ver
-1
Puan Ver
5
İbrahim Aytac
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
sadece merak ettim
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

 Yolcu uçaklar saatte 600-800 km hıza ulaşabilirler. Bu hızda giderken bir kuşun motora çarpması büyük bir güç ortaya çıkarır ve motora zarar verir. Bu zararlar zaman zaman motor durması olabilirken bazen motorun alev alması ile de sonuçlanır tabi bu durum uçağın hızına bağlıdır. ( Bıraktığım linkte etkili bir anlatım ile açıklanıyor.)

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kerem gök videosu
Devamını Göster
Puan Ver
-6
Puan Ver
660
Emre Yıldız
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Evrim bilimsel bir araştırma ve bilgi birikimi ile ilerler. Her an değişebilir,üzerine yenilikler eklenebilir. Ancak 'Ruh' kavramı herhangi bir bilimsel dayanağa sırtını yaslamıyor ve bunun muhattapları maalesef ki bilim insaları değildir. Ruh kavramının çıkışı yine dinlere bağlıdır ve kısacası bilim ile ilgili değildir. Ancak tüm bunların yanı sıra bir metafor olarak olsada sanatın 'Ruh' kavramına sahip olduğuna hepimiz inanıyoruz. :) (Attığım kaynaklara bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim. Bonus olarakta doğru bilinen bir yanlışıda paylaştım.)

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
605
Ozan Bayer
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Bu sorunun cevabı kendi kanaatimce hiç bir zaman kesinliğe kavuşamayacaktır. Öncelikle iyinin ne olduğuna karar vermemiz gerekir. İyilik kavramı toplumdan topluma inanıştan inanışa göre değişebilen bir kavramdır. Günümüzde ki iyilik anlayışı Pragmatizm (faydacılık) ilkesine dayanır. Bu cevaplar dönemlere göre değişebileceği için sorgulamakta akılcıl bir şekilde tartışmakta fayda vardır. Septisizm'e göre gerçek bilgi yoktur hep kuşku ile yaklaşılır. Ve eğer rasyonel olacak isek bu yolu takip etmemiz gerekir. Özetlemek gerekir ise maalesef sorunuzun kesin ve net bir cevabı yoktur. Ancak zihninizi çok karıştırmamak ve bir tavsiye almak isterseniz vicdanınızı dinleyin ve bol bol empati kurun. Bir nebzede olsa daha tatminkar hissedeceksinizdir. (Özellikle pragmatizm hakkında araştırma yapınız. Altta kaynak bıraktım inceleyebilirsiniz.)

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Pragmatizm
  2. Septiszm
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
543
Lvcretivs .
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Darwin’in Türlerin Kökenini yayınlamasından sonra Nietzsche’nin üstinsan kavramını oluşturduğu, teorisini evrime dayandırdığından söz eden kişiler var. Nietzsche’nin evrime ve Darwin’e bakış açısı nedir, üstinsan kavramını insanın tinsel evriminin bir sonraki basamağı olarak mı görmüştür?
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Sedat D.
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
öncelikle ırk nedir ? aynı türün belirli dönemlerde izole olmuş popülasyonları olarak alırsak zeka farklılıkları olma olasılığı yüksektir  afrikadki insan türünin avrupa ve diğer kıtalara göc etmesi yaklaşık 100bn yıl önce olmuış ve bu sürede farklı izolasyonlar olmuştur ancak günümüzdeki ulaşım imkanları sayesinde genetik sürüklenme denen olay ile ırk diye birşey neredeyse kalmamıştur cünkü günümüzde herhangi bir insan grubuna baksak dışardan birinin gelip bu gruba dahil olma ihtimalki cok yüksek.başka bir etken var oda akraba evliliği. yahudiler mesela yıllarca o ÜSTÜN soylarının devamlılığını sağlamak icin sürekli birbirleri icinde evlenmişler bu yönden onlarda zeka farklılıkları olabilir. ama bazı ufak toplulukarının zekasının farklı olması diğerlerinin üstün olduğu anlamına gelmez. aman kölelik tekrar başlamasın.
Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
5
Puan Ver
385
Burhan Akalan
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Eğer sünnet faydalı ise evrim sürecinde premisyum (sünnet derisi) neden gelişmiştir?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Caner Ölçer , kulaktan dolma bilgici

penisteki deri fazlalığı birkaç anatomi uzmanı nın söylemiş olduğu bilgi neticesinde  , yüz yapısına uyumlu yedek deri olarak nitelendirmektedirler . yama için . :) biz kesip atıyoruz . bir faydası tespit edilememiş erken boşalma haricinde .(kesmenin faydasından bahsediyorum . olmayan faydası )

buderinin görevi : sürtünmeyi absorbe etmekte ve kurumayı önlemekte .buda normal seviyede ilişki süresi saglamakta. 5   - 20 dk 

not: erken boşalma , kadına şiddeti arttıran  bi faktördür . süreden memnun olmayan şiddet e başvurmakta . 2 - 8 dk  

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. türkpiskyatri erken boşalma ve sünnet
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
3,258
Turgay Aydın
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Aynaya baktığımızda geçmimizi görmemiz gibi.
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Evet, bir cisme baktığımızda aslında onun geçmişteki halini görüyoruz, o anki halini değil. Ama o kadar da geçmişteki halini değil tabi. Sonuçta Ay'a baktığımızda onun 1 saniye önceki halini görüyoruz, mesafeye göre o kadar da geç sayılmaz. 

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
5
Anł Özlr
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Mahir Açan , Fen lisesi öğrencisi

zamanla karmaşık organizmaların DNA’larındaki birçok değişim, seçilimden ziyade sürüklenmeden kaynaklanır genom karşılaştırması yaparken benzer ya da korunmuş dizilimlere bakılır Doğal seçilim hayati işlevlerdeki dizilimleri korur, fakat genomun geri kalanı ise genetik sürüklenmeden kaynaklı olarak değişir yani tür değişmediği için ayrıca mutasyonların büyük kısmı dna nın sessiz kısmında olduğu için artmaz. Seçilim ayrıca populasyon un büyüklüğü ile de ilişkilidir. Birey bazında değerlendirme yanlış olur Sadece bir bireydeki mutasyon onun hayatı sona erince biter. Ama populasyon da tamamlanan mutasyon seçilimi etkiker

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Biyoloji kitapları Kaynak adını hatırlamıyorum önceden öğrenmiştim öğretmenim anlatmıştı
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Sammy Dow
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Evrimi sadece doğal seçilim mekanizması kapsamında düşünürsek, evet hızı yavaşladı. Çünkü Paleolitik/Neolitik Çağ'daki hominid türleri, doğayı bizim kadar anlayamıyordu. Dolayısıyla analiz edip "bilim" üreterek, çözüm sağlayamıyorlardı. Elbette kendi çaplarında çözümleri vardı, fakat modern tıp ve mühendislik gibi avantajları yoktu. Bu da doğal seçilim nedeniyle daha hızlı bir şekilde elenme sağlıyordu. Örnek olarak diş çürüğü veya başka bir enfeksiyon, ölüme kadar gidebiliyordu. Salgın hastalıkların kontrolü daha zordu, ulaşım ve beslenme ise ayrı tartışma konusu. Hal böyle olunca popülasyondaki elenme hızı da yüksekti. Fakat diğer yandan evrim sadece doğal seçilimden ibaret değildir. Cinsel seçilim, genetik sürüklenme, mutasyonlar, transpozonlar yanında memler (kültürel seçilim) dahi etkilidir. Bu yüzden günümüzde insan evrimi durmuş değil, zira tanımı gereği evrim (değişim) hiçbir zaman durmaz. Fakat evet, Dünya'nın çoğu coğrafyasında insan için "doğal seçilim" yavaşlamış diyebiliriz.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Evrimin mekanizmalarını daha yakından öğrenmek için bu yazı dizimizi öneririm.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
720
Berkay Özkurt
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yer yön bulurken, yeni taşındığımız evden dışarıya çıkıp gezerken evimizi nasıl unutmuyoruz ? Beyinin neresi görevli? İnternette sağlıklı bilgiye ulaşamadım. Teşekkür ederim.
Puan Ver
1
Puan Ver
70
Volkan Daştan
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Koralp Erin , Astrofizik meraklısı...

Vücudumuz yaşayan bir organizma, ve her canlı gibi biz de enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Vücudumuzdaki reseptörler uyarıldığında beyne bir elektrik sinyali gönderir. Bunu; kendimizi, çevremizi algılama, olan biteni kavrama ve karar verme olarak kullanırız. Bu bizim bilincimizi oluşturur. Bilinç zamanla oluşur. 

Son zamanlarda yapılan beyin haritalandırma yöntemleri ile claustrumun hücrelerinin bilincin oluşmasında önemli rol oynadığı ortaya çıksa da, daha tam emin değiliz. 

Sonuçta bilinç enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerji de yediğimiz besinlerden sağlanır. 

Öldükten sonra, bilinci canlı tutacak enerji olmadığından, elektrik sinyalleri kaybolur. Nöral ağlar arasında ne nöronlar ne de glia hücreleri aktiftir artık. İletişim durur. Bu da tamamen karanlığa gömülmek demektir. Beyin, kendi varlığının farkında olmasına rağmen, öldüğünün yani duracağının farkına bile varamaz. Elektrik sinyalleri kesilir kesilmez, kalan son enerji vücuttaki son hayati organları canlı tutmak için kullanılır. 

Bu durum ağır koma durumunda da, gözlenir. Kişinin beyni sadece vücudu hayatta tutmak için çalışır. Çoğu zaman komadan uyanan kişiler, o aralığı hatırlamaz, çünkü o sırada bilinç çalışmamıştır. Yeni anılar kaydedilmemiş ve beyin kendini dışardan gelen uyarıcılara kapatmıştır. Bu da bilinci yani çevreyi ve kendimizi algılama yetisini ortadan kaldırır. 

Doğmadan önce bir bilince sahip değilken, yıllar boyunca geliştirdiğimiz bilincin biz öldükten sonra da devam edeceğini düşünmek, insanoğlunun egosundan ibarettir. Bu ego her insanda o kadar yüksektir ki, dinler bu olgu yani ölümden sonra hayat üzerine kurulmuştur. 

Sonuç olarak; ölüm anında, vücudumuzun ısısı düşmeden bilincimiz kapanacak. Artık vücuttaki reseptörler çalışmayacak, elektrik sinyalleri duracak ve kapkaranlık bir dünyaya adım atacağız. 

Yıllarca edindiğimiz bilgiler, gördüğümüz insanlar, okuduğumuz kitaplar, en gizli sırlarımız, çevremizin en ince ayrıntıları, yaklaşık 1,5 kg ağırlığındaki bu organik çorbanın içinde saklıdır ve hemen çürümeye başlar. Artık bu bilgileri bir daha geri getirmenin bir yolu yoktur. 

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Beyindeki Elektrik Sinyalleri Evrim Ağacı
  2. Beyin - David Eagleman Kitap
  3. How does the brain work? The National Center for Biotechnology
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Üzerine gitmek doğru bir yöntem midir? Üzerine gitme yöntemi o şeyden daha da korkmamıza sebep olabilir mi?Mesela söz konusu fobi çok yaygın görülen klostrofobi olsun. Dar alanlara maruz kalarak bu fobiden kurtulabilir miyiz?Üstüne gitme yöntemini nasıl uygulayabiliriz?
Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Evet fobileri kendi gayretimizle yenebiliriz.Sizin dediğiniz gibi klostrofobisi olan birini kapalı bir yere koyarsak(güvenli olma şartıyla) o kişi fobisini yenebilir.Ne kadar üstüne gidersek işler daha iyileşir.Ama diyelim ki kötüye gidiyor o zaman da bir uzmana başvurmalısınız.

Daha fazla bilgi almak için kaynaktaki makaleyi okuyabilirsiniz.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
243
Oguz Reis
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yani demek istediğim şu örneğin canlılığın başlangıcı sudaki inorganik maddelerin organik maddelere dönüşmesiyle oluştuğu düşünülüyor böyle bir şey diğer gezegenlerde neden olmamış
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Canlılığın oluşması için gezegenlerin yıldızlarına belli bir uzaklıkta olması lazımdır çünkü çok uzak olursa canlılığın başlaması için çok önemli bir yeri olan su donar.Çok yakın olursada buharlaşır.Suyun sıvı olarak bulunduğu gezegenlerin olduğu yörüngeye goldilocks yörüngesi denir.Dünyada bu yörüngede olduğundan canlılığın meydana gelmesini sağlayan suyu sıvı olarak bulundurabilir.Ayrıca güneş sistemimizde bile dünya dışı yaşam olabilir mesela Satürnün uydusu Enceladus'ta buzulların altındaki bölgelerde canlılığın oluşabileceği düşünülüyor.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Gökhan Kansız
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Şu an hayatın amacının olmadığını kendi amacımı yaratmam gerektiği kanısına vardım. Bu yüzdendir ki her şey boş geliyor. Umutsuzluk ve karamsarlığa diz çöktüm. Bir bilgi öğrensem bile sanki altı dolmuyor gibi hissediyorum. Yaşımla alakalı olabilir, lütfen yardımcı olun. Beni bir tek siz anlarsınız.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Hayat kontrolümüz dışında gerçekleşmiş evrenin armağanıdır. Ölümsüz olmadan her şey anlamsız gözüküyor olabilir. Genlerin aktarılmasıdır aslında ölümsüzlük. Sen bütün atalarının kişiliğini yansıtıyorsun aslında. Bir gün ders de İskit kültürü anlatıldığında emin oldum ki ben İskit kökenliyim. Onların yaptıkları hala bende yaşıyor. Bunlar benim neslimde de böyle devam edecektir. Senin hayatında ki her şey senden sonraki nesle aktarılacaktır. 

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kalıtım ve genetik Nedir? Kalıtım ve Genetik hakkında araştırma ve deneyler
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
130
Arda Erşen
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Belki de evren her zaman vardı ve çok düşük olasılıktaki kuantum dalgalanmalar sonucu çok yavaş bir şekilde oluşmuş olabilir ama büyük patlama daha mantıklı tabiki de. Ya da evren tamamen bir hologram da olabilir neden olmasın? 

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
2,675
Berke Kuday
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Bu yazdığım kavramlar hakkında bazı açıklamalar buldum fakat bu açıklamalar yeterince detaylı ve doyurucu açıklanmamıştı.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Sanal Karadelik

Boş uzayda bulunan enerji -büyük ihtimal sanal parçacıklar dan kaynaklanıyor ama şimdi buna girmeyelim- kuantum dalgalanmalar sonucu bazı alanlarda yoğunlaşır. Bu yoğunlaşma sonucu mikroskobik karadelikler oluşur ve Hawking Işıması yüzünden çok kısa bir süre sonra yok olur. Böyle kısa ömürlü oldukları için onlara sanal karadelik denir. 

Kalan konular çok uzun olduğu için bir kaynak bırakıyorum. Ordan daha rahat okuyabilirsin. 

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Bilim Fili
Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yurtdışında pek çok asteroid kampanyaları oluyor. Ülkemiz astronomları veya amator astronomlar tarafından keşfedilmiş bir asteroid var mı ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Elbette olmaz olur mu, hatta en ünlülerinden biri olan Asteroid B612, Küçük Prens kitabında yer alıyor. Bu asteroid 1909 yılında Türk bir astronom tarafından keşfedildi. Tabi bazı sebeplerden ötürü bu keşif 1920 yılında herkes tarafından öğreniliyor.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
-3
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Evrenin siyah gözükmesinin nedeni ordan geçen ışığın dalga boynun genişlemesi sonucu -Doppler etkisi yüzünden-, gözümüzün o ışığı algılamamasıdır. Bu yüzden uzayda o kısımlar siyah gözükür.

Daha öncesinde buna benzer bir soru yanıtlamıştım, kaynak olarak bırakıyorum.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı eğer evrende milyarlarca yıldız varsa evrenin siyah deyilde bembeyaz olması gerekmez mi
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Eğer hissetmiyorlarsa; floresan lambaların hızlı yanıp söndüğünü göremeyip hep aynı gördüğümüz gibi dünya da fark edilemeyecek kadar hızlı döndüğü için hissedilmiyor, yoksa eş zamanlı olarak galaksimiz de döndüğü için mi
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

    Dünya dönerken bunu hissetmememizin sebebi bunun sabit bir hızla sürekli olarak gerçekleşmesidir. Aynı sabit hızla giden uçakta koltuktan kalktığımızda hareket ettiğimizi hissetmememiz gibidir. Ayrıca evet, Ay'dan Dünya'nın dönüşü gözlemlenebilir.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Wikipedia Açısal Momentum
Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
135
Deniz Brnn
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Hayır, çünkü bu üstünde oynanmış bir görüntü olur ve bir geçerliği olmaz. O zaman izlediğin animasyon filmlerden de böyle çıkarımlar yapabilirdin. Mantığın yanlış. 

Böyle bir soru için neden kaynak belirtme zorunluluğu istedin onu da anlamadım, 

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Wikipedia Işık Hızı
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Teorik olarak böyle bir şey mümkün, çalışma prensibi uzayzamanı aşağı doğru değil de bir makine yardımıyla yukarı doğru bükmeye dayanıyor. Tabi bunu yapmaktan çok çok uzağız ama teorik olarak mümkündür.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster

Toplam 3684 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Anlamadığınız bilim size sihir gibi gelir.”
Christopher Moore
Geri Bildirim Gönder