Psikoloji & Psikiyatri

Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (1)
Danimarka dan geldik Istanbul´da karantinaya alindik, ama burda kapali ordamda kalmak psikolojik olarak bizi cok kotu yapiyor.30 metre koridor ve bir oda da gunluk hayatimiz geciyor.Disari hava almaya bile cikmamiz yasak.Gecen hergun daha kotu hissediyoruz.Koridor da 8 kisi kaliyoruz 2-3 kisi bu durumu belirtiyor.
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Kaynaklar kısmına eklediğim bir yazıda, karantina durumunun insanda post travmatik stres bozukluğu, konfüzyon (bilinç bulanıklığı) ve sinir gibi durumlar ortaya çıkardığı belirtilmiş. Ben bu durumun ayrıca obsesyon ve kompulsiyon da yarattığını düşünüyorum. Bu her karantina için geçerli olmayabilir ancak malum virüsün insanları aşırı bir korunma ihtiyacına ittiğini görüyoruz. Yanında biri hapşırdığında siper alan ve uzun süre siper hâlinde kalanlar, dışarıya kaçanlar; maske, eldiven, antiseptik ve dezenfektan malzemeler stoklayanlar gibi. Bu insanları temizlik takıntısına sürükleyebilir, evden dışarıya çıkmak istemeyen (korkan) aşırı örnekleri bize gösterebilir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (1)
merhaba uzun süredir obsesif kompülsif bozukluk üzerine araştırıyorum konu ile ilgili çok kitap okudum hatta dsm 5 kitabını bile doktara gittim ancak şu sorunun cevabını bulamadım neden kaynaklanıyor ve sertonin neden geri alımın da sorun oluyor teknik açıdan çok kısır bilgi var sizlerden bu konuda bilgi rica ediyorum
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Orhan Veli Esen
Teşekkür
Hatırla
Takip
Özellikle saygı ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarını merak ediyorum. Saygı toplumda kabul görmek dislanmamak mıdır? Kendini gerçekleştirdikten sonra ihtiyaç kalmıyor mu? Kendini gerceklestirmek nedir? Simule evrenden gerçek evrene mi geçiyoruz?
Puan Ver
1
Puan Ver
2,410
Berkay Kutsal
Teşekkür
Hatırla
Takip
Adını duyurmuş kişilik testlerinin sonuçları gerçekten kişiye özel ve doğru spesifik veriler mi veriyor yoksa Forer-Barnum etkisinden mi ibaret? Eğer gerçekten doğru sonuçlar veriyorlarsa, bu sonuçların isabet oranını arttıran faktörler nelerdir ve bu sonuçlar ne kadar detaylandırılabilir, daha spesifik detaylar için sorular ne şekilde oluşturulmalıdır?
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Fatih Koray Yüce
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (1)
Kıskançlık dürtü ve/veya duygusu insana nasıl dahil oldu?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Romantik kıskançlık, uzun süreli eşi olası rakiplerden korumak üzere verilecek duygusal, bilişsel, fizyolojik ve davranışsal tepkileri düzenlemek için desenlenmiş bir adaptasyondur. Sadakatsizlik olasılığına verilen bir tepkidir.

Kadınlarla erkekler arasında sıklık ve şiddet konusunda fark yoktur. Ancak erkekler cinsel sadakatsizlik ipuçlarına kadınlarsa duygusal sadakatsizlik ipuçlarına diğerinden daha çok önem verir. Bunun nedeni erkeklerin seksüel sadakatsizlikten, kadınlarınsa duygusal sadakatsizlikten daha çok zarar görmeleridir. Seksüel sadakatsizlik durumunda, erkeklerin kendilerinden olmayan çocuklara bakmak (yatırım yapmak) gibi büyük bir bedel ödemesi söz konusudur. Duygusal sadakatsizlik durumunda, kadın erkeğin aktardığı kaynağı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır; ya kaynaklar bölüştürülür ya da kaynakların tamamı diğer tarafa aktarılır.

Şu 3 koşuldan biri veya birkaçı karşılandığında romantik kıskançlık ortaya çıkar:

Bir hemcinsiniz eşinize romantik bir ilgi gösteriyorsa

Eşiniz sadakatsizlik veya ilişkiyi sonlandırma ipuçları sunduğunda (olası rakiplere ilgi olabilir)

Eş değerleriniz arasında bir fark olduğunda/ortaya çıktığında. Eş değeri sabit değil, zamanla değişebilen bir şeydir. Kariyer artışı, fiziksel çekiciliği kaybetme vs. eş değerini değiştirir. Eş değeri düşük olan bireyin daha yüksek kıskançlığa sahip olması adaptiftir.

Sadakatsizliğe duyarlılığın adaptif avantajları:

Kişinin daha duyarlı olmasını ve daha ihtiyatlı davranmasını sağlar.

Eşinin olası rakiplerle etkileşimini sınırlandıracak davranışlar gösterir.

Olası rakipleri tehdit etmesini ve onlarla mücadele etmesini sağlar.

Eşinin ihtiyaçlarını anlamak/karşılamak konusunda çabalarını arttırır.

Bunlara da bakabilirsiniz:

https://bilimfili.com/teknoloji-caginda-kiskanclik-ve-kiskancligin-evrimi/

https://evrimselpsikoloji.blogspot.com/2010/10/yesil-gozlu-canavar-kskanclk.html?m=1

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
bilimsemis gibi yayılan, pseudo-science mahsulü olan bir safsata mıdır? (mumkunse, wikipedia ve benzeri derme catma veri ahirlari kaynak gosterilmezse cok mutlu olurum)
Puan Ver
0
Puan Ver
1,915
Antigravity 74100
Teşekkür
Hatırla
Takip
Büyük bir çoğunluk, tüm dünyanın veya büyük bir topluluğun kabul ettiği doğruları savunmanın en doğru yol olduğuna inanan bir psikolojiden yana tercihini kullanma taraftarıdır.
Puan Ver
1
Puan Ver
400
Beril Yilmaz
Teşekkür
Hatırla
Takip
https://www.tzv.org.tr/#/haber/213
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Bunun iki sebebi vardır.

Birincisi, daha zeki insanlar ‘diğer insanlarla’ geçirilen zamanı, hedeflerine ulaşmayı geciktiren bir ‘engel’ ve zaman kaybı olarak görüyorlar.

Bu sebepten ötürü, bu kişiler etrafındaki insanlarla daha az görüşüyor ve görüştükleri insanların da hedeflerine yardım edecek kişilerden olmasına dikkat ediyor.

Daha az ilişkiden daha fazla doyum sağlamaya çalışıyorlar.

Einsten de “Verimliliğin en büyük düşmanı, ziyaretler ve telefon” dememiş midir?

Dünyanın en eski ve en büyük IQ topluluğu Mensa'nın İngiltere ayağında görev yapan iletişim direktörü Ann Clarkson ise bu durumun kişiliğe bağlı olduğunu, üstün zekalı bireyler arasında hem içe dönük hem de dışa dönük insanların bulunabileceğini ifade ediyor:

"Çok zeki insanların kendilerini diğer insanların yanında yalnız hissettikleri doğru, çünkü farklı düşünüyor ve dünyayı farklı görüyorlar. Bilgiyi sizin işleyebildiğiniz gibi işleyen birini bulmak, beyniniz nüfusun yalnızca %2'siyle aynı çalışıyorsa zor olabilir."

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Hürriyet
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
85
Alpay Yıldız
Teşekkür
Hatırla
Takip
Bu soru hangi kategoride tam bilmiyorum yanlış bir kategori ise lütfen uyarın.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

türkiye zeka vakfının bu sorunuz ile ilgili net bir cevabı var. kelime haznesini geliştirmek, iletişim becerilerini artırmak, empati dugusunu arttırmak, hafızayı güçlendirmek, daha iyi analiz yapmanızı sağlamak gibi faydaları var. kaynak ekte.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. kitap okumanın bilimsel faydaları türkiye zeka vakfı sitesi'nden
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Eylül Ertan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Yips etkisi hakkında Türkçe kaynak bulamadım sadece ani yetenek kaybı olduğunu biliyorum .Daha çok ayrıntı verebilir misiniz?
Puan Ver
0
Puan Ver
445
Oğuzhan Kömcü
Teşekkür
Hatırla
Takip
Birçok duyduğum olayda, aynı olayı beraber yaşayan insanlarda var. İşte görme, duyma, hissetme gibi. Birkaç kişinin psikolojisinin aynı anda bozulabilecegini de sanmıyorum.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bilimsel bilgi test edilebilir olmak zorundadır. Yani bu örnekte cin gördüğünü söyleyen bir kişi başkalarına da gösterebilmelidir. Bu durum söz konusu değilse bu kavramlar bilimin konusu dışındadır. Yani bilime göre yoktur.

Ayrıca geçmişte doğaüstü herhangi bir şeyin (cin, büyü, telepati vs.) ispatına vadedilen ödüllerin yıllarca sahipsiz kalması bu iddiaların yalan olduğuna inanmamız için bir sebeptir.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
218
Fərid Mehdizadə
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Psikolog gözleminde ölçüldüğü kadarıyla benim IQ 115 olduğunu gördüm. Ancak daha da artırmak istiyorum sanırım biraz takıntılıyım bu konuda ????
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Utlan 50 , Önceden bunu düşünüp cevap arayan bir kişi

İnsan beyni aynı kol kaslarına , bacak kaslarına benzer . Nasıl spor yapıp vücudunu geliştirebiliyorsan kendi zekanı , aklını meraklı olduğun konularda eğiterek geliştirebilirsin . (Kısa ve öz olduğunu düşünüyorum . Bu parantez içide 200 karakter sınırını geçmek için yazdım )

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Burcu Dal
Teşekkür
Hatırla
Takip
Arkadaşlar merhaba, Psikolojik bozukluklarla ilgili bilgisi olan, Borderline kişilik bozukluğunu bilen ya da bu durumdan müzdarip olan kimseler var mı aramızda? Ben bu borderline kişilik bozukluğuna sahip olduğumu düşünüyorum pek çok araştırma ve psikolog görüşmesi sonrası ancak kurtulamıyorum. Bir şey önerebilecek olan var mı?
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Günümüz teknolojisi sayesinde geçmişe göre çok daha fazla bilgiye erişebiliyoruz. Eskiden insanların hayatları ve gerçeklik algıları sadece kendi deneyimleri ve yakın çevresinden oluşurken, günümüzde sanal dünya gerçeklik algımızı ve benim bilmediğim bir çok şeyi etkiliyor. Bu etkiler duygularımızda nasıl bir değişime neden oluyor?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Modern dünyanın duygularımıza olan etkileri vardır fakat temeli göze alacak olursak asırlar önceki halimizden pek de farklı değiliz. Alimler= bilim adamları, cahil halk= cahil topluluk, heykeltıraş,ressamlar=sanatçılar, filozoflar= gene filozoflar, din adamları= din adamları. Bizler fazla değişmedik, sadece güç kazandık, kazanmış olduğumuz bu güç bizi daha TEMBEL, sosyalliğe olan ihtiyacımızı azaltarak ASOSYAL ve KENDİNİ BİLMEZ yaptı böylece dünyayı da çok değiştirdik. Zevklerimiz uğruna istediğimiz her şeyi sonlandırdık. Daha hızlı gidelim diye küresel ısınmayı getirdik, ağzımız tatlansın diye türleri yok ettik vb.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
17
Puan Ver
745
Uğur Güven
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (3)
Doğumumuzdan ölümümüze kadar hep ritmik sesleri müzikler içerisindeyiz. Peki bu müziklerin, türlerin kişiliğimizi şekillendiriyor mu? Yoksa edindiğimiz kişiliğimiz müzik türümüzü mü şekillendiriyor?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Daha cenin iken bile annemizin kalp atışlarını dinlemekten keyif alırız, çünkü ceninin tek duyduğu bu ritimdir ve çocuklar doğduktan sonra kalp atışına benzer ritimli sesler duymaktan keyif alırlar. Bu ritim çocuğu sanki rahimdeki gibi rahatlatır. Şu an da dinlediğimiz her müzik de aynı şekilde psikolojik durumuzu değiştirebilir. Örneğin duygusal ağırlıklı müzikler dinliyorsanız duygusal biri olursunuz. Bu her müzik türünde aynıdır. Fakat bir kere duygusal müzik dinlediniz diye duygusal olmanız gerekmez. Çünkü insanın ruh halini sadece müzik belirlemez. Sonuç olarak müziğin hayatımızda ve psikolojimizde yeri önemlidir ve eğer şarkı sözlerini ezbere biliyorsak , dopamin salgılarız . Ama sürekli aynı şarkıyı dinlerseniz de artık çok iyi bildiğiniz için dopamin salgılıyamazsınız.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
400
Alp Mert Alıcı
Teşekkür
Hatırla
Takip
Her insanın müzik zevkli farklıdır. Aslında tüm insanlar birbiriyle akraba ve oldukça fazla ortak özelliği var biyolojik açıdan. Bu özellikler ışığında tüm insanların beğenebileceği bir melodi dizisi vs. yapılabilir mi? Bir müziğin içine ne tür sesler koyarsak bütün insanların beğenmesini sağlayabiliriz? Kategoriyi ynlış seçmiş olabilirim
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Karr Man
Teşekkür
Hatırla
Takip
Ortalama insanın davranışları baz alınarak kuramlar ileri sürülür ve bu kuramın iddiası her insan için geçerli olacakmış gibi bir izlenim yaratılır. Ya da yapılan deneyler insanların, örneğin %65 oranında, belirli koşullarda belirli bir yönde davrandıklarını saptar ve bu davranışın insanlar için ortak olduğunu ileri sürer veya en azından ima eder. Bu da bence insanın gelişimi önünde bir engel oluşturur. Psikolojideki bu yaklaşımın bu anlamda hatalı olduğunu düşünüyor musunuz?
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Bayhan Sünbül
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (2)
Çoklu kişilik bozukluğuna sahip olan insanların zihninde, sahip olduğu kişiliklere ait ne kadar veri bulunabilir? Bu hastalığa sahip bireylerin zihninde oluşturduğu kişiliklere ait (geçmişe dönük) bebeklik, çocukluk, ergenlik, okul hayatı, ev hayatı gibi anıları var mıdır, bu anıları yaratırlar mı? yoksa bu kişilikler oluşturulduğu andan itibaren birden bire ortaya çıkmış ve geçmişe ait hiçbir anısı olmayan kişilikler midir?
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
Geçmiş tarihte kendilerini tanrı ilan eden birçok insan vardı. Zamanınız olursa bu konu hakkında makale yazabilirmisiniz?
Puan Ver
-1
Puan Ver
218
Fərid Mehdizadə
Teşekkür
Hatırla
Takip
Kafamda takılan sorulardan bir tanesi. Bilimsel metodlar doğru mu ? Şüphelerim o kadar çok ki, bana ne önerebilirsiniz bu konuda ? Çok kaygılıyım
Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver

Bilimsel metotlar aksi ispat edilene kadar evet doğrudur. Aslında bazen bilimsel bir metodun yerini onu yanlışlayarak ancak ve ancak başka bir bilimsel metod alabilir :) Bilimden Başka Gerçek Bir Yol Göstericimiz Yok! Evren içinde var olan her şey, bilimsel olarak incelenebilirdir. İnsanlığın araştırma güdüsünün tümü, bu temel gerçeğe dayanmaktadır. Eğer ki Evren'in objektif olarak araştırılamaz olduğunu düşünseydik, gerçeklerin keşfedilemez bir doğası olduğu kanaatinde olsaydık; bilimsel hiçbir uğraşa girmez, günümüzde var olan hiçbir modern bilim ve teknoloji unsurunu üretemezdik. Dolayısıyla keşif aracımız olan bilimsel uğraştan başka işlevsel herhangi bir yöntem bulunmamaktadır. Ayrıntılar için ekteki makaleyi okuyabilirsiniz.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Evrim ağacı
Devamını Göster

Toplam 218 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Mümkün olan şeylerin sınırları; yalnızca onların ötesine, yani imkansızın sınırlarına geçerek tanımlanabilir.”
Arthur C. Clarke
Geri Bildirim Gönder