Mühendislik & Teknoloji

Puan Ver
0
Puan Ver
25
Meric Duvar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Bahçe duvarı yaptırmak istiyorum ve önerilerinizi bekliyorum.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu sorunun cevabı beton işlerini kullanım amacınıza göre değişkenlik gösterir. Örneğin bir baraj, nükleer santral, hastane veya otoyol gibi tasarım ömrünün 100 yıldan uzun olmasını beklediğiniz yapılar yapıyorsanız, dayanıklılık sizin tasarım kriterinizdir. Konut sitesi, müstakil ev yada alışveriş merkezi gibi yapılarda tasarım ömrünü mimari gereksinimler belirler. Bu nedenle bu tip yapılara 50 yıllık bir tasarım ömrü öngörülür ve estetik kaygılar sizin tasarım kriterinizde önemli bir yere sahip olur. Soruda bahçe duvarı yaptırmak istediğinizi belirtmişsiniz. Bence düşünmeniz gereken en önemli nokta bu duvarın taşıyıcı bir duvar olup olmayacağı. Eğer inşa etmek istediğiniz bahçe duvarı, arkasında bir zemin tutan istinat duvarı tipi bir yapı olacaksa dayanıklılık kriterine dikkat etmeniz ve tasarımınızda mutlaka bir Geoteknik Mühendisine danışmanız gerekiyor. Buna ek olarak duvarınızın tutacağı zeminin özelliklerini belirlemek için sondaj yaptırmanız gerekebilir. Eğer düşündüğünüz bahçe duvarı taşıyıcı bir duvar olmayacaksa estetik kaygılar sizin tasarımınızda belirleyici olacaktır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
3,195
Egemen Koşar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Birinci endüstriyel devrim, yani birinci sanayi devrimi 18. yüzyılın ortalarından sonra İngilterede başlamıştır. 1753 yılında Hindistan'da savaşan ve Fransızları yenen İngilizler, Babür imparatorluğun hazinesine el koymuşlardı. Bu hazinenin İngiltere'ye taşınmasıyla ortaya çıkan olanaklar sayesinde de dokuma makinaları buharlı makinalarla alakalı çok sayıda teknik buluş gerçekleşmiştir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
340
Alper Bolat
Teşekkür
Hatırla
Takip
Benim prensibini kendi geliştirdiğim bir elektrikli jet motoru projem var, fakat Jet motorları fosil yakıtlar kullanıldığı için ciddi sıcaklıklar üretiyorlar, bu sıcaklık olmadan da bir jet motoru yeterli bir güç üretebilir mi?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Jet motorunun tanımı itme kuvveti üreten motordur. Şu anda uçaklarda kullanılan hava girdili jet motorları geniş bir ağızdan içeri alınan havanın ıstılarak genleştirildikten sonra daha dar bir ağızda çıkartılması vasıtasıyla, giriş hızı ve çıkış hızı arasında oluşan büyük fark sayesinde itme kuvveti oluşturması prensibiyle çalışır. fosil yakıttan sağlanan ısı olmadığında giriş hızı ve çıkış hızı eşit olacaktır.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
340
Alper Bolat
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Uluslararası uzay istasyonu (ISS) içerisinde çalışan mürettebatın temel ihtiyacı olan solunabilir hava, içerisinde oksijen üretiminden, mürettebatın ürettiği karbondioksit, su buharı ve hatta idrarın toplanıp tekrar işlenmesine yarayan bir çok modülden oluşan ECLSS (Environmental Control and Life Support System) yani çevresel kontrol ve hayat destek sistemi sayesinde üretilmektedir. Oksijen üretimi suyun (H2O) elektroliz ile atomlarına ayrıştırılması ile sağlanır. Kullanılmayan hidrojen uzay boşluğuna atılmaktadır.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Reference Guide to the International Space Station Uluslararası uzay istasyonu kullanım kılavuzu
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
100
Mehmet Ali Okay
Teşekkür
Hatırla
Takip
1900 yılına kadar teknoloji tek tük gelişirken 1900'den sonra çok hızlı bir şekilde gelişmeye başladı. 1900'den sonra ne oldu da teknoloji bu kadar hızlı gelişti?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Aslında Sanayi ve Fransız devrimlerinin olması sebebiyle bu kadar hızlı bir gelişme oldu diyebiliriz. Tabi bu gelişmeye ön ayak olan Rönesans ve Reform hareketleri de büyük öneme sahiptir.

Fransiz Devrimi'nin olmasının sebebi:

Artık insanlar birileri tarafından yönetilmek değil, kendi kendilerini yönetmek istediler. Aslında insanlar canından bezdi denebilir. Bunun sonucunda oluşan düşünce özgürlüğü ve demokrasi sayesinde bu gelişmelere ön ayak olunmuş, farklı tepkilerle önüne geçilmeye çalışılsa da yeterli olamamıştır.

Dediğim gibi ardından gelen sanayi devrimiyle de iyice hızlanmalar arttı. Artık istediğini yapan imparatorluklar yoktu. Dünya milletleri bir nevi uyanmıştır diyebiliriz. Sonrasında teknolojiye yönelme sonucunda günümüze kadar uzanan bir serüven yaşandı. Ama diğer bir sebebi de devletler arasındaki çekişmeler denebilir. Özellikle aya gitmek gibi büyük maliyetli ve zor işleri yapmak için taraflar yıllarca emek verdi ve modern bir teknoloji için adımlar attı. Nasa bile bunun yüzünden kuruldu. Ayrıca 1. ve 2. dünya savaşlarında askeri alanlarda da devletler çok yarıştılar. Özellikle Naziler çokça araştırma yapıp, belkide son 300 yılın en büyük atılımını yaptı.

Teşekkür (2)
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver

İnternetin tamamının 50 gram civarında bir kütleye sahip olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü internetin tamamı, ortalama 540 milyar kere trilyon () adet elektron kullanılarak depolanmakta ve aktarılmaktadır. Bu elektronların kütlelerinin toplamı, 50 gram civarına denk gelmektedir. Bu, kabaca bir çileğin kütlesine eşittir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Fossbytes
  2. VSauce
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Gaye Akın
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Acil yardım.Teknoloji(internet değil) insanları sosyalleştirdiğini düşünüyorum bu tezi nasıl güçlendirebilirim bana lütfen örnekler verin ve açıklamalar
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Teknoloji ile beraber büyük şehirler gelişmeye başladı ve hayatta kalma ihtiyacı duymadığımız için farklı alanlara ilgi duymaya başladık bu da aynı ilgi alanları duyan kişilerin sosyalleşmesine sebep oldu . Bence güzel bir örnek.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
630
Mahsun Yaşar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Tabii ki değer gösterir. Eğer gerilim kaynakları doğru bağlandıysa iki gerilimin toplamı kadar gerilim oluşacaktır. Ters bağlanma söz konusu ise büyük gerilimin değerinden, küçük olan gerilimin değerinin çıkarılması bize voltmetrede okunan değeri verecektir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Selçuk Üniversitesi Fizik A.B.D. Selçuk Üni. Fizik A.B.D.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
7K
Mahmut .
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Yenilenebilir kaynakların verimlerinin,maliyetlerinin,kapladıkları alanın,harcanan enerji ve insan gücü durumunun ne kadar geliştiğini düşünüyorsunuz.
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Motorlarıdır.

Motorlar uçakların maliyetlerinin yaklaşık %25 civanını tek başlarına karşılayan parçalar olduğu için en pahalı parçalardır. 325 milyon dolar civarında satış fiyatı olan bir uçağın (787-10) motorları 50 milyon dolar tutmaktadır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Kerim Keskin
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Umut Can Kılıvan , Malzeme Bilimi ve Mühendisi

Streç filmler polimer tabanlı malzemelerdir ve üretimi için ekstrüzyon denilen sürekli üretim sağlayan makinelerle üretilir. Petrolden petrokimya ile dönüştürülen polimer granül(genel tanımlama) ekstrüzyon makinesi içerisinde eriyik halde tutularak basınç ile sürekli iletimi sağlanır ve makine ucunda bulunan kalıp ile ince film elde edilir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Pagder
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Altan Özerenler , Biyoteknoloji Öğrencisi

Grafen, teknolojide devrim niteliğinde gelişmelere yol açan, karbon atomlarının iki boyutlu bal peteği düzenidir. Evrende rastladığımız malzemelerin neredeyse hepsi üç boyutludur. Bilim insanları da bir malzemenin özellikleri, iki boyutlu düzende olduğunda nasıl değiştiğiyle ilgili henüz çok az bir bilgiye sahiptir. Grafenin özellikleri de karbonun üç boyutlu düzeni olan grafitten çok farklıdır bu sebeple grafen araştırmaları malzemelerin iki boyutlu düzende nasıl özellikler kazandığını tahmin etmemizde oldukça yararlıdır. Elektrik bu basit bal peteği grafen yaprağı üzerinden çok hızlı akmaktadır. Bilinen birçok iletken metaldir, fakat grafen karbon temelli bir ametaldir. Bu sebeple, elektrik akımını metal olmadan iletmek durumunda kalacağımız koşullar için grafen araştırmaları önem kazanmaktadır.

Çok küçük bir alanda elektrik iletimi sağlayabildiği için, grafen minyatürize edilmiş süper hızlı bilgisayar ve transistör araştırmalarında oldukça önemlidir.Çünkü, bu cihazlar çalışmak için çok küçük miktarda güce ihtiyaç duymalıdırlar. Grafen ayrıca esnek güçlü ve şeffaftır.

Grafenin en önemli üç özelliği çelikten 100 ile 300 kat arası daha sağlam olması, şu ana kadarki bilinen oda sıcaklığında en iyi iletken olması ve esnek olmasıdır. Grafen bilinen en ince ve en hafif malzemedir. Grafen saydamdır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
55
Hakan Ören
Teşekkür
Hatırla
Takip
arkadaşlar ikiside benim ilgi duyduğum alanla ilgili meslekler çok zorlanıyorum lütfen yardım edin.
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Şahsi olarak bilgisayar mühendisliğini daha uygun görüyorum hem neden birini seçince diğerini bırakmak zorundaymışsın gibi düşünüyorsun ki bilgisayar mühendisi olunca yapabileceklerin sadece internet sitesi tasarlamak,oyun yapmak v.b şeyler değil aynı zamanda fizikle uğraşıp fizik problemlerine uygun algoritmalar ,insan beyninin çözemeyeceği karmaşıklıkta fizik denklemlerini çözebilecek yapay zekalar,evrenin başlangıcını simüle edip bu zamana kadar çözülememiş soru işaretlerini çözen sistemler geliştirebilirsin.

https://www.youtube.com/watch?v=ynsOS-mzmEY Çağrı Hezarfenimizin :) dediği gibi artık dünyanın tek bir alanda uzmanlaşmış değil her konuda bilgi ve tecrübe sahibi insanlara ihtiyacı var. Umarım hayatında doğru kararlar verirsin.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
580
Mayiyo Yildiz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Merhaba,

HDD teknolojisinden kastınız içinde dönen manyetik diskler olan kalıcı bellekler ise; okuyucu/yazıcı kafanın elektrik düzeyi ile veri yazılabilen metal yüzey bulunur. SSD teknolojisi, telefonlarda sıkça kullandığımız microSD kart denilen elektronik devrelerdeki hücrelere veri okuma/yazma işlemlerini sağlayan kalıcı belleklerdir. Bu nedenle HDD tarafında, disk yüzeyinin yoğunluğu ve disk sayısı arttıkça dosya alanı ve fiziksel boyut artar. SSD tarafında ise elektronik devrelere artık kuantum fiziği ile veri depolamak mümkün olduğu düşünülürse, bir atom düzeyinde bile büyük veri saklanabilir. Bu nedenle SSD diskler dosya alanı ve fiziksel kapladığı alan olarak çok küçüktür. SSD bellekler, HDD metal disklerinden daha az yer kaplar ve disk dönüşü hızına göre elektronik yazım hızı daha yüksektir.

İyi bilişimler.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. SSD vs HDD
  2. Hard Disk Drive (HDD) vs Solid State Drive (SSD): What’s the Diff? Ayrıntılı karşılaştırma tablosu var
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
6K
Diyojen 1
Teşekkür
Hatırla
Takip
Telefonda karşı tarafa sesimiz nasıl iletiliyor? Bunun mantığı nedir?
Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Bir elektrik devresi üzerinden bir telefon konuşmasının yapılması sırasında meydana

gelen olaylar şöylece sıralanabilir :

1- Ses enerjisi mekanik enerjiye dönüşür.

2- Mekanik enerji elektrik enerjisine dönüşür.

3- Elektrik enerjisi nakledilir.

4- Karşı tarafta elektrik enerjisi manyetik enerjiye dönüşür.

5- Manyetik enerji mekanik enerjiye dönüşür.

6- Mekanik enerji ses enerjisine dönüşür.

Elektrik titreşimlerinin iletkenlerdeki yayılma hızı esas titreşimlerinin havadaki yayılma hızından birkaç yüz bin kere daha fazla olduğundan (200–300 bin km/sn mertebesinde) telefon ile konuşanlar, aradaki uzaklığa rağmen, karşı karşıya bulunuyorlarmış hissine sahiptirler. Telefon sistemi üç ana görev yapar. İki abone arasında konuşma irtibatını sağlar ve aboneler arasında çağırma, meşgul çevirme, ses sinyalleri üretir. Otomatik olmayan manyetolu telefonlarda bu işlemler elle yapılır.

Bir telefon aletinde bulunan belli başlı parçalar şunlardır :

1- Ses alıcı (mikrofon),

2- Mikrofon akım kaynağı,

3- Ses verici (kulaklık),

4- Çağırma ve çağrılma düzenleri,

5- Devre açıp kapayıcılar, anahtarlar,

6- Çağırma kadranı.

Manuel ve otomatik santrallere bağlı telefon aletleri birbirinden farklıdır. Telefonun ahizesi sesi elektrik enerjisine ve elektrik enerjisini de sese çevirir. Otomatik telefon cihazında ahize kaldırıldığında devreyi açan bir anahtar ve ön tarafta numaratörü mevcuttur. Telefon ahizesi kaldırılınca telefonla santral arasında elektrik devresi kurulur. Ahizeden ton sesi duyulur. Numaratörden, mesela 6 rakamı çevrilince elektrik devresi altı defa açılıp kapanmış olur.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Telefon Nasıl Çalışır? Telefonun çalışma mantığı.
  2. Nasıl Çalışır? Telefonun tarihi, teknik bilgileri.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
İnternet kullanırken, karşıma 440 hertz frekansın insanlara olumsuz etkileri olduğuna dair içerikler çıkıyor. Bu iddiaların gerçeklik payları var mı?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

440 Hz. La notasıdır. Binlerce yıldır insanlar bu frekansta ses üretir duyar. Hiçbir zararı yoktur. Bunlar komplo teorileri. İnanmayın... Siz Mozart'ın La notasını hiç kullanmadığını düşünüyorsanız o ayrı elbette. Siz knuşurken de 440 Hz. frekansı kullanırsınız. Videodaki su deneyinin ümüyle uydurma olduğunu Evrim Ağacı zaten paylaşmıştı. Bu tür sansasyonel, korkuları kullanan, uydurma şeylerle video yapanları dikkate almayın.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
6K
Diyojen 1
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Genel olarak üretim esnasında oluşan küçük aksaklılardan dolayı, bir sürü sebebi olabilir bunlardan bir kaçı;

-Kullanılan makine ve ekipmanların zamanla yıpranması.

-kart üzerine montaj işlemi yapılırken lehimde oluşan problemler

-lehimleme esnasında yarı iletken olan devre elemanlarının fazla ısıtılması...... gibi gibi bir çok etken.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
İnternette 440hz müziğin rockeffeller, rothschild gibi isimler yüzünden zamanında standartlaştırıldığının ve 440hz müziğin insanları olumsuz yönde etkilediğine dair bir görüş var. İnsanlara en uygun frekansın 432hz olduğu söyleniyor. Evrendeki ve doğadaki bir frekans olduğu için diyorlar. Fakat ben bunun bilimsel bir verisini bulamadım.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Öncelikle 440 hz. müzik diye birşey yoktur. 440 hz. Ortalama insan sesinin bulunduğu oktavdaki la notası olarak standardize edilmiştir. İnsan kulağı 20 ile 20000 hz. Frekans aralığındaki sesleri duyabilir. Birbirinin 2 katı frekanstaki titreşimler kulağa aynı gelir. Yani 220, 110 ve 55 frekanslar daha kalın la notalarıdır. 22,5 frekans olması gereken la piyanolara dahil edilmemiştir. Piyanolar bundan 2 nota daha ince olan do ile başlar. Bunların dışında 440 yerine 432 hz. Olarak akord edilmiş bir telin tam la sesi vermediğini büyük çoğunluk farkedemeyecektir bile. Ayrıca bu standardizasyon doğu müziğindeki perdesiz telli enstürmanlar ve 9 koma 1 ses sistemi içerisinde çok az şey ifade eder.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. Nota sistemi
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
85
Esra Koşucu
Teşekkür
Hatırla
Takip
Panellerin çalışma prensibi nedir?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Temel olarak, olan şey, güneş paneli sisteminizin elektronları atomlardan ayırmak için fotonlar kullanmasıdır. Fotonlar ışık parçacıklarıdır. Elektronları atomlarından ayırma işlemi de elektrik yaratır. Güneş panelleri, gelen güneş ışığını ısı yerine elektriğe dönüştüren silikondan yapılan fotovoltaik hücreler içerir. (“Fotovoltaik” ışıktan elektrik anlamına gelir - fotoğraf = ışık, voltaik = elektrik.).

Güneş fotovoltaik hücreleri, ince bir cam dilim altına yerleştirilmiş pozitif ve negatif bir silikon filminden oluşur. Güneş ışığının fotonları bu hücrelere çarptıkça elektronları silikondan vururlar. Negatif yüklü serbest elektronlar, tercihen, toplanabilen ve kanalize edilebilen bir elektrik voltajı yaratan silikon hücresinin bir tarafına çekilir. Bu akım, güneş fotovoltaik bir dizi oluşturmak için ayrı ayrı güneş panellerini seri olarak birbirine bağlayarak toplanır. Kurulumun büyüklüğüne bağlı olarak, çoklu bir güneş fotovoltaik dizi kablosu dizisi, bir sigortalı dizi birleştiricisi olarak adlandırılan bir elektrik kutusunda sonlanır. Birleştirme kutusunun içinde, modül kablolarını korumak için tasarlanmış sigortalar ve ayrıca sürücüye güç sağlayan bağlantılar bulunur. Bu aşamada üretilen elektrik DC'dir (doğru akım) ve evinizde veya işinizde kullanıma uygun AC'ye (alternatif akım) dönüştürülmelidir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
2,925
Bilge Cigerci
Teşekkür
Hatırla
Takip
Gölcük depremi için verilen bilgilerde, yıkılan bina sayısı 100.000, hayatını kaybeden insan sayısı 20.000 civarı görünmektedir. En alttan yapılan bir hesapta bir binada 4 kişi yaşadığı düşünülse bile 20de 19 gibi bir kurtulma oranı çıkmaktadır. Oysa yıkılan bşr bina tahayyülünde çok daha düşük bir ihtimal geliyor akla.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Bu konu hakkında net bir şey söyliyemeyiz. Bu ülkeden ülkeye hatta kişiden kişiye değişen bir ihtimaldir. Kişiden kişiye değişiklik gösterebilirler. Eğer bir kişinin deprem çantası varsa ve depremde enkaz altında kaldığı zaman ne yapması gerektiğini önceden biliyorsa hayatta kalma oranı artar.

Her ülkenin teknolojik seviyesi de aynı değil. Bu yüzden ülkeler arasında bu ihtimaller değişebiliyor. Ancak kendi ülkemiz için konuşmak gerekirse pek de iyi şeyler söz konusu değil maalesef. Zaten Fay hattı üzerinde olan İstanbul üstüne üstlük alt yapı problemi ve deprem toplanma alanlarının kısıtlılığı ile mücadele ediyor. Alt yapının çok sağlam olmayışı enkaz altında kalan insanların hayatta kalma ortalamasını düşürebilir. Çünkü alt yapı eksikliği nedeniyle örneğin 7.4 şiddetinde ki bir depremde çok fazla bina yıkılacak ve enkaz sayısı artacaktır. Bu nedenle Devlet her enkaz altında kalan kişiye yetişemeyecek ve buda enkaz altında kalan insanların hayatta kalma oranını olumsuz etkileyecektir. Zaten ülkemiz teknolojik olarak çok yeterli değil yani herkese sağ salim yetişme gibi bir ihtimal söz konusu değil maalesef.

Birde enkazın boyu da bu konuda önemli bir rol oynar. Eğer çok büyük bir yapı yıkılırsa hayatta kalma oranı daha düşük olur. Ancak daha küçük binalar yıkıldığında en azından daha yüksek bir ihtimal söz konusu olacaktır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
250
Bilim Seven Birisi
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Güzel olur böyle bir şey.

Burada soruyu yazıp mektup bekler gibi bekliyoruz ki biri yazsın :)

Tezcanlı ve anlama arzusu çok olanlar için güzel olurdu....

Sayıdan bağımsız olarak (az çok demeden ;) ) bence bunu yapmalıyız.

Teşekkür
Devamını Göster

Toplam 53 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Primatlar üzerinde çalıştıkça göreceksiniz ki, kendimizde değerli bulduğumuz her ne varsa -ki buna ahlak da dahildir- primat davranışları ile doğrudan ilişkilidir.”
Frans de Waal
Geri Bildirim Gönder