Mikrobiyoloji

Puan Ver
0
Puan Ver
25
Hakan Olcay
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Aslında gözümüzle göremeyeceğimiz kadar küçük mikropların varlığını öğrendiğim yaşlardan beri merak ettiğim bir şeydir. Ağırlık altında ezilirler mi?
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Mikrop ve mikroorganizmalar, TEK HÜCRELİ yapıdadır. Yani ayakkabı tabanı gibi devasa ötesi bir yapı altında ezilme ihtimalleri söz konusu olamaz. Tabandaki dünya kadar büyük oyuklarda yaşamlarını sürerler, hatta hareketi bile algılayamazlar büyük ihtimalle. Havada bir çok bakteri bulunmaktadır ve o kadar ufaklardır ki, havanın yoğunluğu onlar açısından oldukça fazladır.

Basınç altında ezilmeleri söz konusu olabilir teorik olarak ancak, fiziksel olarak onları ezmek özel şartlar - araçlar olmadan insan için imkansız.

Örnek resimde, iki tane çok hücreli canlı görülmekte. Bunlar bile inanılmaz küçük yapıdadır ki, tek hücreli, bunların mikro düzeyindedir.

https://i.imgyukle.com/2019/12/26/VJO2z8.gif

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Mikroorganizmaların yaptığı semptomlar engellenemez mi? Üremeleri durdurulup onlarla yaşamamız sağlanamaz mı?
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Pedram Türkoğlu , Evrim Ağacı Biyoloji Genel Editörü Onaylı Kullanıcı

Evet, zaten yaptık ve halk arasında "aşı" diyoruz!

Aşının önemi yine buradan belli oluyor. Fakat her mikroorganizma için geliştirilemeyebiliyor. Çoğu viral hastalığın tedavisi genelde semptomatik destek tedavisidir. Yani vücudumuzu dirençli hale getirmeyi zaten deniyoruz. Üstelik immünoterapi gibi yöntemlerle bunu üst düzey hale getirdik. Bazen iş işten geçmiş oluyor ya da yaşlılık, gebelik veya kemoterapi gibi bağışıklığın zayıflamasına bağlı olarak enfeksiyon sıklığı artabiliyor. Hal böyle olunca antimikrobiyal tedaviler hayat kurtarıcı olabiliyor. Ancak bir de işin "dost olma" yanı var. O da bakterilerin iletişimi olan "quorum sensing" üzerinden geçiyor. Bu yazımızda açıklamıştık.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Quorum Sensing Nedir?
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Cem Dugan
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Pedram Türkoğlu , Evrim Ağacı Biyoloji Genel Editörü Onaylı Kullanıcı

Rengi veren şey pigment oluşturan proteinlere yansıyan ışıktır. Kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobinde Fe (demir) olduğu için kırmızı ışığı daha çok yansıtır. Deri hücrelerindeki melanositlerde melanin pigmenti olduğu için kahverengi görünür. Ancak zaten tek hücreli olan canlılarda - özellikle bakterilerde - herhangi bir pigment oluşturan molekül olmadığı için renksiz gözükür. Bu da evrim ekonomisi açısından mantıklı olabilir. Çünkü bütün enerjisini yaşamsal faaliyetler için kullanan ve zarlı organeli bile bulunmayan bir bakterinin, ekstradan enerji harcayıp pigment oluşturması, enerji bakımından yarardan çok dezavantaj sağlayacaktır.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Evrim ekonomisi nedir?
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Fotosentezi yapan kloroplast değil, klorofil molekülleridir. Kloroplast içinde klorofil bulunur ancak fotosentetik bakterilerde kloroplast olmadığından klorofil sitoplazmada serbest bulunur.

Yani evet kloroplast olmadan fotosentez olabilir.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kaynak 1
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
763
Şiar Demir
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu konu aslında tam olarak gün yüzüne çıkan bir mesele değil. Ancak yine de bazı tahminlerde bulunabiliyoruz.

Yoğurt elde etmek için mayalama işlemine ihtiyaç duyulur. Bu mayalama işlemini de sağlayan şey eski yoğurttur. Bu bilgi göz önüne alındığında ilk yoğurdun mayalama işlemini başka bir malzeme yapmak zorundadır. Bu malzemenin ne olduğuna gelince insan eli ile yapılan ilk yoğurdun mayasında karınca yumurtası ve karınca yuvası toprağı kullanılmıştır. Ancak bunun aksine ilk yoğurdun normal toprak kullanılarak mayalandığını söyleyenler de vardır. Ancak en güvenilir kaynaklar normal toprağın değil karınca yumurtası ve karınca yuvası toprağının ilk yoğurdun mayalanmasında kullanıldığını söyle

Aynı zamanda Oktay İnce karınca yumurtası, karınca yuvası toprağı ve normal toprak kullanılarak hazırlanan 3 yoğurt arasından en iyi yoğurdun karınca yuvası toprağı kullanılarak hazırlanan yoğurt olduğunu yaptığı çalışmayla ortaya çıkardı. Ama yinede bu ilk olarak karınca yumurtası toprağının kullanıldığını kesin bir biçimde göstermez.

SONUÇ

Bildiğimiz kadarıyla insan eli ile yapılan ilk yoğurtlarda karınca yumurtası ve karınca yuvası toprağı kullanıldı. Ama tam anlamıylan ilk yoğurdun nasıl mayalandığı bilinmemekte. Sadece ilk yoğurtların karınca yumurtası ve karınca yuvası toprağı kullanılarak yapıldığı biliniyor. Bu malzemelerden daha önce başka bir şey kullanıldı mı onu bilemiyoruz maalesef.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
60
Birkan Ayaz
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Akyuvarlar beta hücrelerini tanımıyorsa ve onlara saldırması glikoproteinlerden kaynaklı fakat bu glikoproteinler de dna daki proteinlerle alakalı. Şeker hastalığının sebebini stres olarak gösteriyorlar kimi zaman fakat dna daki proteinlerin değişmesi için mutasyon gerekmez mi kortizol dna yı mutasyona mı uğratıyor?
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Burada verilen bilgilerin ne kadarı doğru?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

“Pis” tanımını neye göre yaptığımıza bağlı. Eğer mikroorganizmalardan zengin olmaya = pis diyorsak, hamam böceğinden daha pisiz. Hamam böceğinden bu kadar korkulmasının nedeni sık yavrulaması, çoğalan yavruların insanların yaşadığı bölgeye zarar vermesidir. Ayrıca taşıdıkları bazı mikroorganizmalar insanlara patojenik olabilir. Bu yüzden “pis” demek ayrı konu. Daha çok semantik (anlamsal) bi tartışma olurdu. Halbuki biz de onlar için “pis” olabiliriz. 

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Muhittin Kravkov
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Herhangi bir koşul altında bir bakterinin diğer bakteriyi yemesi (bu tabir belki de pek doğru değildir ) mümkün mü ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Bakterilerde hücre duvarı bulunduğu için fagositoza çok yatkın canlılar değillerdir ama parçalanan bakterilerden arta kalan besin maddelerini almaları oldukça olasıdır. Bunun konjugasyonla ölü bakterilerin genetik materyallerini kendileri kullanmak için alabilirler.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Erkut Akkaya
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
HIV'in farklı soylarına etki edecek "üçlü özelleşmiş antikor" yaratılması bir başarı.Sadece AİDS'e yönelik değil, şekil değiştiren her türlü viral hastalığa da uygulanabileceğinden özgül değil.Yalnız birebir çevrilen yazının aslının 2017 tarihli olması, o yazının da başka yerden alıntı olması güvenilirliği zedeliyor.Güncel durum nedir?
Puan Ver
2
Puan Ver
60
Ceren Demircan
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Marketten aldığım bazı hazır gıdaların içindekiler bölümünde klorofil olduğunu fark ettim .
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Erkan Öztürk
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Örneğin bir savunma hücresine (akyuvar) veya iyi huylu bakteri veya virüslere şartlı uyaran vererek bir HİV virüsünü yok etmesi sağlanabilir mi? Ya da başka amaçlarla şartlandırılabilinir mi? Şimdiden teşekkür ederim. İyi çalışmalar.
Puan Ver
2
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
belgeselde izlerken ebola virüsünden ölen insanların bulunduğu evi klorluyolar idi .
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Klor, aslında boğucu kokulu, yeşilimsi sarı renkli bir gazdır ancak doğada gaz halde saf klor bulunma ihtimali çok düşüktür. Klor ve bileşikleri kâğıt ve dokuma sanayinde ağartma işlemlerinde, sularının dezenfekte edilmesinde ve çamaşır suyu gibi diğer mikrop öldürücü temizlik kimyasallarının üretilmesinde kullanılır.Klor’un ilk defa dezenfektan olarak kullanılması 1900’lü yılların başlarına rastlar. Klor, suda çözündüğünde hipoklorik asit ve hidroklorik asit ortaya çıkar. Ortaya çıkan hipoklorik asit, bakteri ve virüsler gibi mikroorganizmaların hücre duvarlarına zarar vererek onları etkisiz hale getirir. Bu sayede bir çok virüs ve bakteri türüne karşı dezenfektan etki gösterir. Ancak tüm mikroorganizmalar,klor ile dezenfekte edilemez.Klor’un mikroorganizmalar üstündeki bu yıkıcı etkisi, aşırı doz klor veya klor gazına maruz kalındığında insanlar üzerinde de olumsuz etkiler gösterir.


Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
10
Batuhan Çapa
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
''Bir köpeğin canını, bir bakteriden kıymetli kılan nedir?'' Peki ya spermler? onlarda canlı değil mi sonuç olarak. Her mastürbasyon yaptığımızda katil mi oluyoruz? Döllemede teki sağlam kalıyor diye mastürbasyon meşru mu? Aynı şekilde, kendimizi bakterilere karşı koruduğumuzda katil mi oluyoruz?

Toplam 13 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yapmayı düşündüğünüz işlerle nam salamazsınız.”
Henry Ford
Geri Bildirim Gönder