Mete Atatüre

Kuantum Fiziği & Optik Fizik

Puan Ver
2
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
7
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Durağan bir yüklü parçacık, Maxwell denklemlerine gore ışınsal (radial) elektrik alanı doğurur. Bu alanın dikey izdüşümü sıfırdır. Ancak, ayni denklemlere ivmelenen bir yüklü parçacık için ve kısa bir zaman diliminde bakarsak dikey izdüşümünün sıfır olmadığını görüyoruz. Yine Maxwell denklemlerini kullandığımızda, ivmelenen parçacıktan toplam saçılan radyasyonun gücünün, ivmenin karesi ile doğru orantılı olduğunu buluyoruz. Diğer adıyla Larmor Denklemi'ne ulaşıyoruz yani.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
150
Kaan K.
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Varsayımsal olarak düşünürsek, biz kanıtladık, gözlemledik vs. Bu teorinin işlemediği bir evren bulunabilir mi?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Paralel evren konusunun gerçek olduğunu varsayarsak, benim tahminim bütün evrenlerin aynı fizik kurallarıyla işleyeceği yönünde. Evrenlerin dinamikleri ve zaman akışı farklı olsa da, birbiriyle çelişen fizik kuralları barındırmaması gerekir.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
2,395
Furkan Çalışkan
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
İyi günler hocam. Bildiğiniz üzere 2017 yılında negatif kütle keşfedildi. Kütlenin negatif olması Newton'ın ikinci yasasına ters değil mi? Ayrıca sizce negatif kütlenin mühendislik anlamında kullanılabilirliği olacak mı?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Eksi kütle kavramı deneysel olarak 2017’de ultrasoğuk atomlarda gözlemlendi (M. A. Khamehchi et al., Phys. Rev. Lett. 118, 155301 (2017)). Ancak, burada kütlenin eksi olması, yani ağırlığının da eksi değer alması kastedilmiyor. Kuvvet ve ivme orantısında yer alan kütlenin () artı değere sahip bir nesnenin ivmesinin uygulanan kuvvetle ayni yönde olmasını öngörüyor.

Eğer uygulanan kuvvetle ters yönde ivme alması sağlanabilirse, bu teorik olarak sanki kütlesi eksi degree sahipmiş gibi davranması anlamına geliyor. Bu deneyde de doğrudan kütlenin eksi değerini ölçmek değil bu. Bahsettigimiz kuvvet-ivme ilişkisinin ters yönde olmasını başarıyorlar. Bunu başarmak için lazer ile atomların deneyimlediği dağılım ilişkisini kontrol ediyorlar bu deneyde.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
2,275
Ceyhun Köroğlu
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Dünyadan marsa haber gönderirken örneğin, ışığın yol alırken geçen zamanı beklemek zorunda kalmamak için.
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
7
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Kuantum dolanıklık nesnelerin aradaki mesafeden bağımsız ilintili olmasına izin veriyor ve bu ilinti herhangi bir hızla değil, anında paylaşılıyor. Ancak, kuantum fiziğinde bir de gözlem problemi mevcut. Yani olasılıksal yapısı gereği tek bir gözlem ile bir nesnenin kuantum durumunun tamamını bilemiyoruz. Haberleşebilmek için birbirinden uzakta iki ilintili nesnenin hangi gözlemleri yapması gerektiğini birbirine bildirmesi gerekiyor. Bu da ışık hızından daha hızlı olamıyor

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Işık içerisindeki fotonların enerji seviyesi renkleri görmemizi nasıl mümkün kılıyor? Bununla birlikte Güneş'ten gelen ışınların oluşturduğu renklerin sıcaklığı gündüz mavi günbatımında kırmızı-sarı olurken tekrar "enerji kazanıp"(?) hava kararmaya yakın nasıl maviye dönebiliyor?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Işık, kütlesi olmayan foton adlı parçacıklardan oluşur. Bu parçacıkların eş zamanlı olarak dalga özelliğine sahip olması, ışığın elektromanyetik (Maxwell) denklemlerine uymasına izin verir. Işığın dalgaboyu (ya da frekansı), bizim gözlemleyebildiğimiz rengini belirler. Belli bir frekanstaki bir ışık huzmesinin enerjisini ise, o huzmeyi oluşutran fotonların sayısı belirler.

Sıcak yüzeylerden saçılan karacisim ışımasındaki fotonların frekansı yüzeyin sıcaklığıyla ilintili, dolayısıyla Güneş ışınlarının "rengi" aslında hep aynı. Ancak gün doğarken ve batarken, Güneş ışınlarının atmosferimizde kırınması yüzünden yeryüzüne daha uzun dalgaboylu fotonlar (kırmızı-sarı) erişiyor.

Gün içinde durum daha farklı. Göğe baktığımızda aslında ışık görmemeniz gerekirken, yine atmosferde gerçekleşen Rayleigh saçılması kısa dalgaboylu fotonları (mavi) yeryüzüne saçıyor. O yüzden gökyüzü gündüz mavi gözükür.

Güneş battıktan sonra gözlemlenen yine Rayleigh saçılması. Yani Güneş ışınları zaman içinde enerji kaybetmiyor, kazanmıyor. Sadece biz tüm spektrumun bazı kısımlarını farklı zamanlarda gözlemleyebiliyoruz.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
85
Emre Danış
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Aslında genel anlamda bir nesnenin yüke sahip olması dört temel etkileşim kuvvetinden o yük tanımına karşılık gelen kuvvetin etkisi altında kalabiliyor olması demek. Yani elektromanyetizmadan etkileniyorsa, bilinen artı ve eksi olmak üzere iki tür yüke sahip olmakla beraber, güçlü nükleer kuvvetten etkilenen nesneler (kuarklar, gluonlar gibi) üç ayrı renk yüküne sahip olabilirler. Dolayısıyla genel anlamda bir nesnenin yükünün olmasını, o yüke karşılık gelen kuvveti hissettiğinin bir belirtisi olarak görmek anlamlı olur.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
115
Savaş Temel
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Tıpkı kütle çekiminin 3 boyutta yayılıp uzaklığın karesiyle ters orantılı olması gibi. Ayrıca moleküller arası kuvvetler akışkan dinamiğini etkiliyor olabilir mi? Akışkan dinamiği de kuantum elektrodinamiği gibi açıklaması zor bir alan. Genel olarak bütün bunların bağlantısı nedir?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Burada 7. kuvvet ile ters orantılı dediğimiz ünlü Lennard-Jones potansiyelinin uzak mesafe davranışı. Boyut ile kuvvet arasında kütleçekiminde de elektrostatikte de bir bağlantı yok. İkisi de üç uzay bir zaman boyutunda tanımlanıyorlar. Uzaklık dediğiniz bir uzay boyutundaki davranışı, diğer iki uzay boyutunda da aynı davranışa sahip.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
19
Puan Ver
595
Haktan Ata
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
15
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Güzel bir soru, öyle ki başka fizikçileri de meşgul ediyordu epey süredir. Burada kilit soru, kara deliğin hangi özelliğinin önemli olduğu tabii, eğer karadelik içindeki parçacık sadece "unitary" olarak adlandırdığımız dinamiğe tabi oluyorsa o zaman kuantum dolanıklık yaşamaya devam edeceğini düşünüyoruz. Hatta lokalize haldeki kuantum bilginin çok parçalı bir sisteme geri dönüştürülebilir olarak dağıtılmasına kuantum karışıklık diyoruz.

Karadelik içindeki karmaşıklık ile özdeş olduğu için, bu konudaki araştırmalar bir yandan da kuantum bilgi ve kozmoloji arasında benzerlikler aramakta. Karadelikte olduğu gibi karmaşıklığı arttığı durumlarda gözlemlenebilir dolanıklığın da zamanla azalmasını bekliyoruz. 2019 yılında laboratuvar ortamında gerçek kara deliklerle olmasa da, en azından yakalanmış iyonlar kullanarak bu karadelik ve kuantum dolanıklık kavramının fiziksel simülasyonunun gerçekleştirdiler.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Verified quantum information scrambling Nature, K. A. Landsman et al.
Devamını Göster
Puan Ver
5
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
8
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Aslında bu düşünce deneyinde vurgu, Kuantum Mekaniği'nin Kopenhag Yorumu'nun günlük hayatla örneklendirilmesinin saçmalığına yönelik. Tabii işin içinde biraz da kuantum fiziğinde gözlemin etkisine gönderme var. Yani bir maddenin kuantum durumunu belirleyen kesin bir ölçüm veya gözlem yapılana kadar geçen zamanda, o maddenin birden fazla kuantum durum olasılık yoğunluğuna sahip olması anlatılıyor.

Schrödinger'in kedisi örneğinde bu olasılık, kedinin yaşıyor olup olmaması ile ilgili. Kutuyu açtığımızda tüm olasılık yoğunluklarından, kesin ve tek bir durumu yansıtmış oluyoruz. Yani kedinin yaşıyor olup olmadığı, bizim yapacağımız gözleme kadar anlamlı bir soru değil. Bu tanıma göre, o gözlem gerçekleşene kadar kedi ve aynı kutuda bulunan radyoaktif madde, birbiriyle kuantum dolanıklık içinde.

Yalnız, yinelemekte fayda var: Kuantum fiziğine özgü kavramları, deneyimlediğimiz ve alışageldiğimiz dünyadan örneklerle betimlemek genelde çok zordur. Bu da, o örneklerden bir tanesi...

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
305
Asiye Ababey
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yani bu gözlemler yalnızca fotonla mı sınırlı? Eğer böyleyse bu ışığın hem dalga hem parçacık özelliği göstermesi sayesinde mi mümkün? Yani başka bir madde için en azından kuantum ölcekte aynı anda farklı yerde bulunabilir diyemez miyiz?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Bir nesnenin eş zamanlı olarak birden fazla yerde (ya da durumda) olabilmesi özelliğine süperpozisyon prensibi adı veriliyor. Bu özelliğin deneysel olarak gözlemlenmesi fotonlar ve çift yarık deneyi ile sınırlı değil. Atomlar ve elektronlar ile gösterildiği gibi, makroskopik boyutta olan optomekanik ve süperiletken sistemler üzerinde de gösterildi. Hem ışığın hem maddenin parçacık ve dalga özelliklerine eş zamanlı sahip olması, bu gözlemlerin başarısının nedenlerinden.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
5
Puan Ver
190
Mert Yanık
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
18
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Zaman yolculuğunu bugünkü fizik kuralları ve modelleri içinde yapmamız mümkün değil. Bunun nedenleri pek çok; hatta termodinamik yasaları bile işin içine giriyor. Belirsizlik ilkesi doğrudan bir engel değil; aksine, belirsizlik ilkesi sayesinde çok kısa süreler için enerji korunumunu ihlal edebilmek mümkün!

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
153
Asena Çevik
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yeterince küçük bir cisim için fizik kuralları farklı mı işler yoksa fizik henüz eksik midir? Uzay-zamanın bükülebilmesi için kütle ve hacim sınırı olabilir mi? Şimdiden teşekkür ederim. :)
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Aslında klasik fiziğin neredeyse tamamı kuantum fiziğinin bir alt kümesi. Yani klasik fizik kurallarına uyan nesneler genelde kuantum fiziği özelliklerini gözlemleyebilmek için gereken koheransı (faz uyumunu) kaybetmiş nesneler oluyor. O yüzden makroskopik maddeler de tek tek atomlardan oluşmuş olsa da, birbirleriyle etkileşim sırasında koheransı ve dolayısıyla kuantum fiziksel özellikleri kolayca yitirilebilen nesneler oluyorlar. Bu özellikleri gözlemleyebildiğimiz nesneler genelde tüm evrenden izole edilmiş parçacıklar oluyor.

Son olarak, fizik hatta her bilim dalı eksik. Eksik oldukça da yanlışlanabilir ve geliştirilebilir. Kuantum fiziğine alternatif yaklaşımlar denendiği gibi, kuantum fiziğini de içinde barındırabilecek başka teorilere ve modellere erişmemiz mümkün.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
140
Barış Karadirek
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Büyük baba paradoksunda gördüğümüz üzere zamanda geçmişe gidip bir şeyleri değiştiremiyoruz (yani en azından öyle düşünüyoruz.) Peki ya geçmişe gidip değişiklikler yapmaya çalıştığımızda alternatif bir gelecek oluşma ihtimali var mı? Yani geçmişte dedemizi öldürüp var olabilir miyiz?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver
Mete Atatüre , Cambridge Üniversitesi Fizik Profesörü Onaylı Kullanıcı

Zamanda yolculuk bugünkü fizik, hatta bilim kanunlarımız içinde mümkün değil. Bunun ötesindeki soruların olası yanıtları daha çok bilim-kurgu eserlerinde yer alan konular. Zamanda yolculuğun neden mümkün olmadığıyla ilgili Evrim Ağacı'nın yazısına bakabilirsiniz.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster

Toplam 13 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Korkularla dolu bir beyinde hayallere yer yoktur.”
Anonim
Geri Bildirim Gönder