Genel Biyoloji & Genetik

Puan Ver
0
Puan Ver
53K
Ersals Krononot
Teşekkür Et
Sonra Cevapla (1)
Takip Et
Sadece biyolojik kökenli sorunların olmayıp, olayları algılama biçimi üzerinden olumlu olumsuz sonuç üretiyor olması, tıbbi olarak nasıl yorumlanabili
Puan Ver
1
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
örneğin kendini pc konusunda geliştiren bir insan ve bunun doğan çocuğu var.çocuk pcye genetik olarak yatkın olur mu? eğitim ya da babadan görme yok.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Gayet basit bir düşünce deneyiyle bu duruma cevap vermek isterim. 100 nesil uzunluğunda bir sülale düşünün. Her nesil kendini bir konuda yetiştiriyor. O zaman 101. çocuğun 100 farklı şeyde becerili ve başarılı olması gerekirdi.

Şu anda insanın öne çıkan özellikleri bir elin parmağını geçmezken ve neslimizin ne kadar uzun olduğunu tahmin edebilirken eldeki verilerle olması gereken şey çelişiyor.Eğer bu teori gerçek olsaydı başarısız olacağımız bir alan bulunmazdı.

Toparlayacak olursak örnekte verdiğin gibi çocuğun babası gibi bilgisayar ile ilgilenmesi için bilgisayarlı ortama ve bu fikre mağruz bırakılmalıdır.

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
7K
Atahan Sır
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Kılın ağırlığından ya da başka bir etmen yüzünden mi bir noktaya kadar uzayıp uzama duruyor. Yoksa kıl yapısı gereği bir noktadan sonra kırılıyor ve uzama devam etse bile aynı boyda kaldığını mı düşünüyoruz ?
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Charles Darwin
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Evet var, beyninin yarısını uyanık tutup suda hareket halinde olmak zorunda oldukları için köpek balıkları ve yunuslar hayatta kalabilmek için suda süzülmeleri gerekir. Bunu da beyinlerinin yarısını uyanık halde tutarak sağlarlar.

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Sena Çakır
Teşekkür Et (1)
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
exon ve intron kısımlar
exon ve intron kısımlar

Dna'dan ilk başta pre-mRNA sentezlenir. Bu DNA'nın direk bir kopyasıdır. DNA da gen bölgeleri (exon) ve intron kısımlar yani protein sentezinde görev almayan kısımlar bulunur. Bir pre-mRNA da hem exonlar hem de intronlar bulunur. (exonları e olarak kısaltalım, intronları ise i olarak kısaltalım.) bir pre-mRNA DA e1-i1-e2-i2-e3-i3 bölgeleri bulunur. Sonra bu premRNA daki intron yani protein sentezinde görevli olamayan bölgeler enzimler yardımıyla çıkarılır ve sadece protein sentezinde görev alan exon kısımlar kalır. mRNA da e1-e2-e3 bölgeleri kalır. Bazı enzimler ise intron kısımları atarken exon kısımları da atar. Yani exon 2 yi attığını var sayalım. e1-e3 oluşur. Örneğin, e1-e2 siyah göz rengiyse, e1-e3 mavi göz rengidir.

mRNA'nın hücre çekirdeğindeki porlardan çıkması için ise mRNA'ya bazlar eklenir ve bu bazlar mRNA'nın hücre çekirdeğinden sitoplazmaya çıkmasını sağlar.

Görsel 2'de exonların farklı kombinasyonlarının farklı protein sentezlediğini anlatıyor.

görsel 2
görsel 2

https://www.youtube.com/watch?v=_asGjfCTLNE (konu anlatımı tarzında.)

https://www.youtube.com/watch?v=u6HoUlQMcTk ( türkçe khan akademi videosu.)

https://www.youtube.com/watch?v=aVgwr0QpYNE (animasyon)

https://www.youtube.com/watch?v=CdwLKwseP9Q (animasyon 2)

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
65
F F
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Örnek veriyorum bir şey diğerinin daha ilkel halidir denince ne denmek istiyor yani bir şeyin diğerinin ilkel halı olduğu nasıl anlaşılıyor direkt olarak daha eski ise daha ilkeldir mi deniyor yoksa başka bir ayırt edici nokta da var mı ya da sadece daha eski hali mi demek?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

İlkellik: eski halinde kalmış olan, gelişmemiş olan anlamına gelir

Bir şey başka bir şeyden daha eskidir diye ilkel olacak hali yok. Çünkü tanımdan da anlaşılacağı gibi ilkellik gelişmemiş olan anlamına da gelir. Eski bir şey yenisine göre daha gelişmişse yenisi daha ilkeldir.

Dolayısıyla iki şey arasında daha ilkel olanı diğerine göre daha az gelişmiş olanıdır.

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
220
Kerem Üllenoğlu
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et (2)
Daha önce okuduğum bir yazıda kılların vücut sıcaklığıyla ilgili olduğunu öğrenmiştim. Bugün öğretmenimle konuşurken kılların işlevi konusu açıldı ve ben kılların vücut sıcaklığını koruma işlevi olduğunu söyledim ve o da bana bu soruyu sordu ve araştırmamı istedi.
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bilim öldükten sonra olacaklara çare arar.

Bu önerme ye sahip bir kişinin kendini ciddi anlamda geliştirmesi gerek.

Bilimi reddeden, karşısına alan, önemsiz zanneden hicbir kültür ayakta kalamaz. Hicbir birey gelişemez bilim üretmeden.

Yaşlanma ya büyük anlam yükleyebilir kişi. Iyi isler yaparak yaşlanmak gerektiğini ifade edebilir. Bunu inançlı da inançsız da ifade edebilir.

Ancak inançlı kişi, daha iyi yaşlanmayı bilim ifade edemez derse, inançsız da, biyolojik temel kurallara uymamanın da inançlı açısından manevi olarak suç olacağını, din in de yaşlılığa çare bulamıyor olmasına rağmen bilimden hesap sorulduğunu ifade edebilir.

Dini de bilimi de anlamamış kişiler, din in yaptığını düşündükleri üzerinden bilimi yargılayacak kapaliliga sahip olabiliyor buradaki gibi.

Burada temel sorun, bir yaşam biçimini üstün, onun dışındakileri aşağı görme yanılsaması.

Ikincisi, bilimi hakir gören kişi, bilim insanlarının inançlı inançsız ayrımının olmadığını nasıl düşünemiyor.

Ayrıca inanç referanslarını bilimi yanlislamak için öne süren kişi, biyolojik genetik gerekliliklerini bilmiyor, temel yaşam kurallarını uygulamıyor. Bu ne yaman çelişkidir. Din literatüründe FITRAT olarak geçen öz varoluşa zıt yaşayıp bilimin ölüme yaşlılığa çare bulamadığı üzerinden prim yapmak ilginç bir varoluşsal çelişki.

Genelde Bu tarz hatalı sorulara cevap vermem ancak kültürel kapalılık ve kutuplasmislik hastalığına sahip düşünceleri görme sıklığı konuşmayı gerekli hale getiriyor...

Teşekkür Et

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
115
Yusuf Tunarın
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Adaptasyon: Canlıların ortamlarında başarılı bir şekilde yaşamasını sağlayan kalıtsal değişikliktir.

İnsan vücudu 3 bin metre yükseğe çıktığında bulunduğu ortama uyum sağlamaya çalışır. Yükseklere çıkıldığında normal bir solukta alınan oksijen miktarı normal seviyeden daha az miktara gelir. Bu nedenle kalbimiz bulunduğu ortama uyum sağlayarak daha fazla çalışır.

Ancak bu bir adaptasyon değildir. Çünkü adaptasyonlar kalıtsal değişikliklerdir. Kalbimizim daha fazla çalışması ise havadaki oksijen miktarına göre belirlenen ve genleri etkilemeyen bir değişikliktir.

Teşekkür Et

Kaynaklar

  1. Kaynak
  2. Kaynak2
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Rosa Rosarum
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Örneklersek; A ve B tek yumurta ikizi iki kadın. Y ve Z de tek yumurta ikizi iki erkek. K, A ve Y'nin çocuğu. L, B ve Z'nin çocuğu. K ile L'nin birbirlerine genotip ve fenotip açıdan tek yumurta ikizi gibi benzemelerinin olasılığı nedir, neden?
Puan Ver
0
Puan Ver
85
Ümit Sancaklı
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Ben Bilgisayar Mühendisliği okuyorum fakat her zaman biyolog olmak isterdim. Ülkemizde iş bulma sıkıntısı olduğundan bir diğer sevdiğim alan olan yazılıma yöneleyim dedim fakat yazılım dersleri hariç hiçbir ders ilgimi çekmiyor. Gerçekten hakkıyla biyoloji bölümünü bitiren birinin iş bulma olasılığı nedir Türkiye'de?
Puan Ver
0
Puan Ver
175
Mustafa Güzel
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Mesela sürekli yaşayan bakteriler olduğu söyleniyor bu doğru mu ?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Daha once sorulmustu soru.

Evrensel hakimiyeti olan -entropi- kanunundan dolayı herşey mutlak entropi-bozulmaya gitmekte. O nedenle baştan bilmek gerekir ki, bütün sistemler bozulmaya eğilimlidir. Canlılar da buna dahildir. Canlılık, entropiyle mücadeleyi ilerletme biçimidir aslında. Biyolojik sistem ne kadar fabrika ayarlarında çalışırsa, o kadar geç entropiye yenilir.

Diğer yandan bazal metabolizma, doğru yaşam şartları ile geriye gidebilir. Çok bilinmediği için gidebilir diyorum, geri gider. Geriye yaşlanma mümkün. Ancak biz genetik yapımız ve antropolojik kökenimizle o kadar zıt bir yaşam şekline geçtik ki, genetik olarak bize verilmiş 130-140 yılı yaşayamıyoruz. Daha önce olumsuz çevresel şartlar -avlanma, soğuk, yırtıcı hayvanlar vs- nedeniyle ortalama ömür düşüktü, modern dönemde bu tehlikeler kalktı, bu sefer de gereksinim ve doğamıza göre değil, keyfimiz ve kafamıza göre bir yaşam modeline geçtiğimiz için potansiyel yaşam süremizi kullanamıyoruz.

35 yaşındaki bir futbolcunun metabolizma yaşı 19 çıkmıştı transfer edileceği sırada. İşte profesyönel olarak sporla uğraşan birinin elde edebileceği bu geriye yaşlanmayı herkes yapabilir kendi hayatında içinde bulunduğu kısır döngüleri-yanlış yaşam şartlarını kırarak.

Hayvanlar çevresel uyumu bize göre yüksek canlılar oldukları için, özellikle denizde yaşayanlar çok uzun süre yaşabilmektedirler. Özellikle bir tür denizanası bu konuda üst bir noktadadır. Detay linkte. Ancak o da ölümlüdür nihayetinde.

Son söz, eğer bir canlı entropiyi bir şekilde aşmayı başarıp ölümsüz olabilseydi -ki imkansız-, yine de ölümsüz olması imkansız olurdu, çünkü

samanyolu galaksisi, evrensel saatle biraz sonra andromeda galaksisi ile çarpışmak üzere,

2. evren mutlak entropiye hızla koşmakta. Yani canlılığı bırak, fiziksel evren bile kalmayacak bir noktada.

Teşekkür Et

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
145
Niyazi Niyazioğlu
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et (1)
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Herhangi bir konudaki bilgimizin çokluğu (yani hafızamızda o konudaki verinin çokluğu), o konuda ufak tefek ayrıntıları, değişiklikleri fark etmemizi sağlar. Az tanıdığımız şeyler üzerine kabaca bilgimiz vardır, ufak tefek ayrıntıları karşılaştırarak görebileceğimiz farklılıkları göremeyiz. Bu nedenle az bilinen şeyler kolaylıkla aynı çuvala atılır, genelleme yapılır. Uzmanlık alanı hayvanlar olan birisi veya çok kedi besleyen birisi onları da birbirinden rahatlıkla ayırabilir. Öte yandan örneğin eğer pek fazla Çinli görmemişseniz, onları birbirinden ayırmakta zorlanabilirsiniz. Bir başka neden (bu neden insanlar hakkında çok veri topladığımızla ilgili) insanlara daha çok dikkat ederiz, çünkü onlarla ilişkimize önem verir, ne düşündüklerini, ne hissettiklerini, bizi nasıl algıladıklarını vb. bilmek, ne tepkiler göstereceklerini, ne yapacaklarını tahmin etmek, onları etkilemek, hakkımızdaki düşüncelerini pozitife çevirmek filan isteriz. Sosyal varlıklarız çünkü, hayatımızda hayvanlardan çok insanların etkisi vardır.

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Milyarlarca nörona sahip olmamız hayati öneme sahip midir yoksa çöp DNA hipotezi gibi nöronlarında yüksek bir kısmını halhazırda kullanmamakta mıyız ?
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Cahit Yumanak
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Yok Yok , Üniversite öğrencisi

Aslında genetik açıdan bakarsak tüm Homo sapienslerin biri genetik benzerliği %99.98'dir. Bizim dış görünüşümüzü fiziksel yapımızı ve benzeri özellikleri iki insan arasında farkını yaratan oran sadece %0.02'dir. Dış görünüşünüzün tamamen aynı olması ya tesadüfle olabilir (tanımadığınız yada daha önce tanışmadığınız yabancı olan birisine) veya sizin tek ikiziniz ile dış görünüm ve fiziksel yapı yüz yapınız göz renginiz alnınızın genişliği ve benzeri özellikleriniz(parmak izi hariç) benzemesi mümkündür.

merak etmede sınır tanımayın ki bu sizi doğrudan gerçeğe öğrenmeye götürür

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
53K
Ersals Krononot
Teşekkür Et (1)
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Cevap: Beynimizde gerçekleşen sinyaller bizim davranışlarımızı kontrol ediyor.

Daha detaylı bilgi edinmek istiyorsanız Evrim Ağacı'nın bu konu hakkında yazdığı yazıyı okuyabilirsiniz:

https://evrimagaci.org/bu-yaziyi-ozgur-iradenizle-mi-okuyorsunuz-8096

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
veya doğada halihazırda bu tür bir özelliğe sahip olan canlılar var mıdır?
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Abdulkadir Karadöngel , Evrimi anladığını sanan bir genç

Tekerlek, kullanışlı olması için birden fazla parçayı gerektiren bir icattır. Tekerleği tek parça halinde kullanamazsınız mesela. Yerleşmesi gereken bir aks gerekir. Bu mekanik yapı o kadar kullanışsızdır ki düz yol haricinde epey zorlanırsınız. Zaten doğa engebelidir genelde.

Tüm bu dezavantajın yanında parçaları kolayca zedelenmeye mahkumdur. Aşınmadan dolayı sürekli değişmesi gerekir.

Evrim neden hem düz yol harici hiç bir işe yaramayan hem de yenilenme ile masrafı arttıracak bir özelliğin gelişimine izin versin ki? Tekerleği olan canlı neredeyse her yeri engebeli olan dünyada avcıdan nasıl kaçar?

Ancak bizim tekerleği icat edebilecek zekaya ulaşmamız daha karmaşık değil mi?

Aslında karmaşık ama daha kullanışlı. En azından avantajları daha fazla. Ayrıca evrim en basit olana değil en uyumlu olana doğrudur. Bir benzetme yapmam gerekirse, evrim a noktasından b noktasına giden bir ışık değildir. Evrim, a noktasından b noktasına giden su yoludur. Su akar yolunu bulur. Ama kıvrılır ama düz gider.

Biyolojik olarak tekerlek üretilebilir de kime ne faydası vardır demek gerekir önce.

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
80
Umut Güçtaş
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Bir balık Gözünün hemen altında ağzı var. Aynı şekilde nerdeyse tüm canlıların ağzı gözünün altında ağzı var. Beyinlerimiz Kafatası'nın içinde hiç karnında beyni olan bir canlı yok.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Sorunu tam olarak cevaplayabileceğimi düşünmüyorum ama söyle bir şey söyleyeyim ;

Köpük neden yuvarlaktır ?

Çünkü enerjisini en iyi o biçimde yansıtabilir (K-PAX), bir canlıda enerjisini en iyi bu biçim'de yansıtabilir diye düşünüyorum.Mesela 0'dan önce 1 gelmez, bir başlangıç olmalı onun üstüne kat ekleye ekleye çoğalmalı, (örnek olarak) bir insan vücudu ayaktan yüze gidersek, ağızdan önce burun gelirse saçma olur çünkü onlar bir bütünü oluştururlar.

Burun ve Ağız Yapısı
Burun ve Ağız Yapısı
Google

Baksana burunun olduğu yerde büyük bir boşluk var şimdi o boşluğu ve burunu, ağızın yerine koysana konuşurken nasıl nefes alıcaksın, normal vücutta önce ağız sonra burun olduğundan konuşurken normal bir şekilde nefes alıp-verebiliriz, ama tersi olduğunda dediğim gibi nefes alamazsın doğru düzgün.

Başka bir şey olarakda bence bu evrenin doğasında var, çok hücreli canlıların bilgisidir bu, bir nevi kimliğidir bence.Bilgi, evreni oluşturan şeylerin sıralamasıdır (basitçe böyle anlatılır), mesela karbon atomunu x şeklinde dizersek kömür ortaya çıkar ama aynı atomu y şeklinde dizersek elmas ortaya çıkar, bilgi budur.

O yüzden (BENCE) bilim-kurgu filmlerin'de gördüğümüz garip yüzlü ne biliyim ağzı başka burunu farklı yerde olan canlılara pek inanmıyorum daha doğrusu böyle bir canlının evrimleşebileceğine pek inanmıyorum.

Teşekkür Et
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
960
Osman Sarıkülçe
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Avcı-Toplayıcıların torunu olan modern insanlık için aç kalmanın, bazı günler gıdasız günü geçirmenin uzun süreçte avantajı, dezavantajı var mıdır?
Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Homosapiens, olması gerektiği şartlarda mağarada doğada yaşarken, düzenli olarak besine ulaşması söz konusu değildi. Ayrıca besin elde etmek için enerji harcamak avlanmak vs zorunda idi.

Bizim fabrika ayarımız sürekli tok kalmak falan değil kısaca. Genetik mirasımız sürekli ac kalan, özellikle kış şartlarında ölüm tehlikesi ile tanışabilecek şartlara göre aktarılmış yapıda.

Bu sanki olumsuz bir durum gibi görünebilir. Ancak, biyoloji daima içinde bulunduğu şartlara uyumlanma eğiliminde dir. OTOFAJİ MİTOFAJİ gibi 2 önemli ve temel işleyiş sadece ve sadece AÇ iken gerçekleşir. Hasar görmüş mitekindriler in yok edilerek serbest oksijen radikali üretmeleri engellenmiş olur. Yaşlanmış hücrelerin sindirilmesi de hem enerji üretimi sağlar hem de sorunlu hücrelerin yenileriyle değişimini gerçekleştirir. Aslında öğün atlamak ve AÇ KALMAK birer İHTİYAÇ. Yeni yeni döngüsel oruçlar gündemimize girdi. Nobel ödülü alınınca açlık konusu normalleşmeye bilinmeye başlandı.

Modern dönemde Homosapiens geçmişte yaşadığı zorlukların açısını çıkarırcasına obez olma yolunda genetiginin tersine bir yaşam tarzına koşuyor. Kendi biyolojisi ile savaşan insan... Cahil insan.

Geç yatmak, un şeker gibi biyolojiye zıt şeyleri vücuduna almak, sedanter hareketsiz yaşam, çok yemek kilolu olmak, alkol sigara gibi zehirlere kendini maruz bırakmak gibi saymaklabitmeyecek hataların aktörü, başına getirdiği sorunlarda boğulmadan karaya çıkmaya cesaret edemeyecek gibi görünüyor.

Teşekkür Et (2)
Devamını Göster
Puan Ver
7
Puan Ver
4,985
Furkan Aksüt
Teşekkür Et
Sonra Cevapla
Takip Et
Örnekler ile açıklarsanız sevinirim.
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Muhakeme: akıl yürütme, uslamlama, usavurma anlamlarına gelir.

Uslamlama ve usavurma aynı anlamdadırlar.

Uslamlama-Usavurma: bir yargıya varmak için, bir konuyu zihinde iyice, enine boyuna düşünüp karar vermedir. Bir nevi sorgulama anlamındadır.

Hayvanlarda muhakeme yani sorgulama, akıl yürütme özelliği için bilincin var olması gerekir.

Bilinç: Etrafında neler olup bittiğini algılama, fark edebilme berecisi anlamına gelir.

Bilinçli bir canlının muhakeme yeteneği de vardır. Hayvanlarda bilinç var olduğuna göre aynı zamanda hayvanlarda muhakeme yeteneğinin de var olduğunu söyleyebiliriz.

Bu konu ile ilgili bir yazı:

https://evrimagaci.org/hayvanlarin-bilinci-var-mi-487

Teşekkür Et

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster

Toplam 483 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer keman, müzik enstrümanlarının en kusursuzu ise; Antik Yunan, insan düşüncesinin kemanıdır.”
Helen Keller
Geri Bildirim Gönder