Genel Biyoloji & Genetik

Puan Ver
6
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Insanın kafasında ilk kelleşen kısmın en tepe kısım olmasının sebebi diğer kısımlara göre daha fazla güneş görmesidir ve güneşin direkt olarak dik düşmesi sonucunda daha çok etkilemesidir. Tabi bunun genetik sebepleri de olabilir ama genel olarak dış etkenlerle daha fazla etkileşim içinde olduğu için saç dökülmesi ve yıpranma o bölgede daha yoğun görülür.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Insan evrimi, insanın evrimsel süreçte dikelmesi Insanın dikelerek güneş görme alanını azalttı ama kafanın güneş görme oranı değişmesi ve kafadaki kıl (saç) oranı azalmadı
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Mehmet Kabcı
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
İhsan Doğu , Biyoloji meraklısı

Nektarin, tek bir gen mutasyonu ile tüylerini kaybeden şeftali çeşididir. Ty1-copia retrotranspozonunun PpeMBY25 geninin üçüncü eksonunun içine girmesi tüyleri kaybetmesine neden olan mutasyonun olası sebebi olarak tanımlanmıştır.[1]

Yani nektarin, erik ile şeftalinin birleşiminden oluşmuyor. Şeftalinin erik ile tek yakınlığı Gülgiller (Rosaceae) ailesinden olmalarıdır.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
55
Samet Beşik
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yani kaşındırmasa hem biz zorluk çekmeyiz hemde ısırdığı zaman kimse onları öldürmez.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Sivrisineklerin dişileri ısırır. Isırmalarının nedeni kan emmek ve beslenmektir. Dişi olmalarının nedeni ise yumurtlayacak olmaları ve protein arayışı içinde olmalarından kaynaklanır. Öncelikle iğnelerini deride gezdirirler ve kan damarı ararlar. Bu damarı bulduklarında da kan emerler. Bu tükürüklerde kanı akışkan hale getiren ve daha kolay emmelerini sağlayan maddeler vardır.

Bu antikoagülan madde insan vücuduna yabancıdır. Bu yabancı maddenin deriye girişi sonrası bir inflamatuar reaksiyon başlar. Bu bölgede şişme, kızarıklık ve kaşıntı ortaya çıkar. Çocuklarda bu reaksiyon daha fazladır.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Uzman tv
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Deniz Karabulut
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

yapılan araştırmalar sonucunda kadınların erkeklerden daha az terlediği bilim insanları ve psikologlar tarafından da gözlenmiş fakat bu durumun cinsiyete bağlanması yanlış bulunuyor.

erkeklerin kadınlardan daha fazla terlemesinin sebebinin başında hormon değişiklikleri geliyor. hormonlar harekete geçtiğinde terleme hızında değişiklik saptanıyor.

yapılan bir deneyde bir erkeğe östrojen hormonu enjekte edildiğinde erkeğin daha az terlediği görülüyor.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
15
Duran Topal
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Bildiğim kadarıyla memelilerin çoğunda penis sadece ereksiyon halinde vücut dışına çıkıyor. İnsanlarda sünnet derisi başlarda böyle bir işlev mi görüyordu? Teşekkürler...
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

merhaba;

spermlerin işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için düşük sıcaklığa ihtiyaçları vardır.

sperm kanalarının bulunduğu skrotum adı verilen torbaların sıcaklığı normal vücut sıcaklığımızdan 3-4 derece daha soğuktur.

eğer testisler vücut içinde muhafaza edilseydi spremlerin gelişmeleri aksayabilirdi.

o yüzden kadınlardakinin tersine erkeklerde testisler dışarıda bulunurlar.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
385
Burak Sivari
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Nefes alma işlemi bilinçli ve bilinçsiz olarak ikiye ayrılır, yani sen farkında değilken bilinçaltın nefes alıp verme işlemini sürdürür. Nefesini tutarak kendini boğup bayıltabilirsin ancak sen bayıldıktan (bilincini kaybettikten) sonra bilinçaltın/bilinçdışın nefes alıp verme sürecini sürdürecektir.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
255
Aykut Aydogar
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Konuyla ilgili kapsamlı bir videonuzu bekliyorum. Eğer talep ederseniz ücret de ödeyebilirim. Teşekkür ederim
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Ben insanoğluna katkı sağlamak, kendimi genetik ile ilgili bir bölüme adamak, bilim dünyasına adımı duyurmak isteyen 15 yaşında bir öğrenciyim ama gel gör ki bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum. Araştırmalar yapıp tez yazmak için ne yapmam lazım ?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Anladığım kadarıyla hayatını genetiğe adamak istiyorsun.Eğer bu alanda başarılı olmak istiyorsan (her alan için geçerli ) genetiğin tarihini en baştan detaylıca araştır.Hangi tarihte kimler genetik için neler yapmış nasıl yapmış bunları öğren.Bu konuda tarihteki bu insanların yazdığı kitapları oku.Tez yazmak kolay bir iş değildir.Tecrübe ve bilgi gerektirir.Her şeyin bir zamanı var dostum yeterince bilgi ve tecrübe sahibi olunca tez değil tezler yazarsın :)Ve ünlü olmak için çabalama eğer böyle bir çaba içine girersen asıl amacından uzaklaşmaya başlarsın.Sen sadece bilim yap bu sana ün getirecektir.Örneğin Einstein amacı ünlü olmak değildi.O sadece kendini fiziğin zorlu sorularına adamış meraklı bir adamdı.Ancak şuan dünyanın belkide en popüler bilim insanı hemde 1955 te ölmüş olmasına rağmen ! Umarım demek istediğim şeyleri anlatabilmişimdir.Bol şans :)

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
1,909
Jimmy Braddock
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Ör: Aloe Vera , kaktüs
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Bitkilerin çeşitli organlarında (kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi), bitkinin yaşama ortamına ve tipine bağlı olarak çeşitli metamorfozlar (şekil değişiklikleri) görülebiliyor. Dikenler de birer yaprak metamorfozu, yani sadece değişikliğe uğramış olan yapraklar.Dikenlerin çeşitli görevleri var. Öncelikle bitki, dikenleri sayesinde kendini belirli bir ölçüde koruyor. Örneğin bitki ile beslenen bazı canlılar, dikenli bitkilerden genellikle uzak duruyorlar. Bazı bitkiler ise, dikenleri sayesinde etraflarında bulunan bazı cisimlere yapışarak veya tutunarak, kendilerine dayanak alıyorlar. Örneğin, ışık miktarı yetersiz olduğunda, bitkiler dikenleri sayesinde tırmanarak, boylarını daha yüksek seviyelere ulaştırabiliyor. Bu şekilde, boylarını taşıyacak güçte kalın bir gövde oluşturmalarına da gerek kalmıyor. Dikenler aynı zamanda, evrimsel bir adaptasyon örneği. Kurak bölgelerde yaşayan bitkiler, yapraklarını dikenlere indirgeyerek fazladan su kaybını önlemiş oluyor.Diken oluşumu, sadece yaprakların değişikliğe uğraması sonucunda görülmez. Bazı palmiye türlerinde, özellikle Hurmagillerde, diken şeklini alan kökler koruyucu görevindedir. Küçük ve yuvarlak, kırmızı meyveleri olan ateş dikeni bitkisinin dikenleri, gövde sürgünlerinin farklılaşmasıyla oluşmuştur. "Emergens" olarak bilinen yakıcı tüylerin sert olanları da, gül ve böğürtlen gibi bitkilerin üzerinde gördüğümüz diğer diken yapılarıdır.Tüm bunlara ek olarak, dikenli bitkiler, çoğu hayvan için güvenli birer sığınak. Özellikle böcekler ve sürüngenler gibi küçük vücutlu hayvanlar, bu bitkilerin dikenleri sayesinde kendilerini de koruyorlar."

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Kenevir, Cannabaceae familyasına ait bir bitkidir. Saplarında ki lifler ile iplik, kumaş yapımında hhamurlu kısmı kağıt yapımında kullanılır. 4 ay gibi bir sürede çıkar. Ağaçlar 15-30 yıl gibi bir sürede çıkar. Ağaçlardan daha çok oksijen üretir. Kenevir ile neler üretebilir ve nelere iyi gelir hep birlikte bakalım.


İnsan sağlığına faydaları:


-Kansere karşı korur

-Kalp sağlığını korur

-Mineral madde içerir

-Hormonları dengeler

-Multipl Skleroza iyi karşı korur

-Romatizmaya iyi gelir

Neler üretebiliriz:


-İlaç

-Kağıt

-Yakıt

-İplik

-Kumaş


İyi okumalar.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
160
Uygar Berke Gür
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Bahsettiğiniz şey günümüz teknolojisiyle imkansızdır. Tanım itibariyle de gelecekte de imkanlı olması pek mümkün değildir. Zira sperm yalnızca yumurtada döllenme meydana getirir ve genetik bilgiyi aktarır. Genetik bilgi ile beyin içerisinde işlenen bilgi birbirlerinden çok farklıdır.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Örneğin, gerçekten bazı besinler bize gün boyu hiç kafeine ihtiyaç duymayacağımız kadar enerji verebilir mi? Buz Adam lakaplı Wim Hof'un yaptığı nefes egzersizleri ve vücudu soğuğa alıştırma vücudun direncini arttırarak bazı hastalıkları (nörolojik olanları bile) iyileştirebilir mi? Ya da Tim Ferriss'in önerilerinin gerçeklik payı nedir?
Puan Ver
-1
Puan Ver
5
Efe C
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Merhabalar, bildiğiniz gibi saçlarımız yağlanıyor. Dokununca hissedebiliyoruz ya da fazla yağlandığında gözümüzle de görebiliyoruz. Fakat ya bende bir sorun var ya da aynı şeyi vücut kıllarında gözlemleyemiyorum. Örneğin kol veya bacak kıllarında yağlanmayı hiç gözlemlemedim.
Puan Ver
0
Puan Ver
25
İsmail Ülkü
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yani, bir gen rahme düşen yumurtaya ikiye bölünme komutunu mu veriyor? Yoksa etkili olan birden çok değişken var mıdır? Yani ailesinde hiç ikiz olmayan anne babanın tek yumurta ikizi olma ihtimali var mıdır?
Puan Ver
3
Puan Ver
1,909
Jimmy Braddock
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Bazı böcek türlerinde fototaksi denilen bir fenomen mevcuttur.Bunu kısaca organizmanın ışığa verdiği tepki olarak vurgulayabiliriz.Fototaksi negatif fototaksi ve pozitif fototaksi olmak üzere ikiye ayrılıyor.Örneğin hamam böcekleri negatif fototaksi özelliğine sahiptirler yani ışığı açınca ışıktan kaçışırlar.Ancak sivrisinek gibi bazı canlılar pozitif fototaksi özelliğine sahiptir.Yani ışık kaynağının etrafında toplanırlar.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Bedirxan Kaya
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Günde çift antrenman yapıyorum ve ister istemez kaslar (özellikle üst baldırlar) çok yıpranıyorlar. Bunun için en iyi dinlenme nedir nasıldır? Buz koymak gibi yöntemler var mıdır? Işe yarıyorlar mıdır?
Puan Ver
1
Puan Ver
280
Jean Paul Roux
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

DNA ölümsüz değildir dolaylı olarak GENLER de ölümsüz değildir.

Genler sürekli gelişir ve değişir. DNA her zaman yok edilir ve yeniden inşa edilir ve değiştirilir. DNA'nın yapı taşları, birbirinin kopyası olan yeni DNA lar oluşturur. DNA'nın sürekli yenilenmesi çeşitlilikler ve hatalar ortaya çıkarır, böylece DNA'da kodlanan genler değişir.

Hiçbir şey aynı kalmaz, her şey evrim geçirmektedir. Ve doğa ölümsüzlüğü önemsemez.Doğanın bir bilinci yoktur, ancak doğada bulunan her şey organizmanıza saldırıyor çünkü kendi amacınız için yaptığınız yapı taşlarını(DNA) kullanmak istiyor. Siz öldüğünüzde doğa için bir kaynak durumuna düşersiniz

.Öldüğünüzde doğa vücudunuzdaki her atomu başka bir şey için yeniden kullanmaya çalışacaktır. Vücudunuz, dokularınız, hücreleriniz, genleriniz ve DNA nız parçalanır ve yeniden kullanılır.

Ama Dna nızı dışarıdan izole(bozulmayacak bir ortamda) bir yerde saklarsanız dnanız ölümsüz olabilir

(Konuyla alakalı bilimsel kaynak bulamadığımdan dolayı yukarıdakiler benim kişisel düşüncemden ibaret)

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Cem Timuroğlu
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Aslında bu soru "Güneşte Kalınca Neden Derimizin Rengi Kararıyor da Saçlarımızınki Açılıyor?" evrim ağacı videosunu izledikten sonra aklıma takıldı. Modifikasyon olarak anlatılan bu durum, her zaman koyu tenli olan insanlarda bu durumun (evrimsel bir süreçte oluşan bir) adaptasyon olduğu anlamına mı geliyor?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Derinin güneş altında beklediğimiz zaman bronzlaşması modifikasyondur ve kalıtsal değildir. Modifikasyonlar kalıtsal olmadığı için bir süre sonra vücut eski haline gelebilir.

Zencilerin derisi ise yaşadıkları çevrenin çok dik açılarda ve uzun süreli güneş görmesi nedeniyle güneşi az geçirecek şekilde evrimleşmiştir. Tam tersine beyazlar ise güneşi bol geçirecek bir deri rengine sahiptir. Bunun nedeni evrimleştikleri coğrafyanın dik olmayan güneş görmesi ve kısa süre görmesidir. (nordik ülkeler)

Derinin bronzlaşması modifikasyondur. Kalıtsal olmadığı için sonraki nesillere bronzlaşmış şekilde aktarmaz deri rengini ve orjinal deri rengini aktarır. Modifikasyon olduğu için bir süre sonra deri rengi eski haline döner.

Zencilerin siyah tenli olması ise o coğrafyanın koşullarına göre adapte olmaları yani evrimleşmeleridir. Kalıtsaldır ve bu nedenle sonraki nesillere aktarılır siyah deri rengi.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı
Devamını Göster
Puan Ver
-5
Puan Ver
40
Emre Bedir
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Evrim ağacı ailesi Sol göğsümün Biraz Üst Bölümünde Türk Bayrağı Tasfiri var bilim bunu nasıl açıklar rasgele olması çok saçma geliyor bana resim linktedir
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
Apocalypse _ , lmgtfy = let me google that for you

beynimiz boşlukları sevmediği için sana en anlamlı gelen şekilde o boşlukları dolduruyor.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı pareidolia
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu, bilim camiasında oldukça aktif bir şekilde tartışılan bir konu. Bana kalırsa, genlerin etkisi canlının bir "konak" ya da "makina" olması kadar sert değil, ancak bundan sadece birkaç adım uzakta. Daha önceden de izah ettiğim gibi, gelişmiş canlıların özelliklerini sadece biyolojik olarak incelemek mümkün değil, kültürel olarak da incelememiz gerekiyor. Bunu yaptığımızda, insan gibi türlerin kendi evrimleri üzerinde ciddi etkileri ve yönlendirmeleri olduğu görülüyor. Ancak bunun haricindeki daha düşük bilinçli türlerde bunun etkisi yok denecek kadar az. Dolayısıyla onlar, büyük oranda genlerin etkisiyle evrimleşiyor ve yaşıyorlar. Zaten bu yüzden dışarıdan bakana "otomatik şekilde çalışıyormuş" gibi bir izlenim veriyorlar. Bu elbette doğru değil. Hiçbir canlı "otomatik" olarak çalışacak kadar genlerine bağımlı değildir. Ancak kararlarımızı bile genetik faaliyetlerin etkilediği düşünülürse, bu bilinçli hareketlerin genlerden bağımsız olduğunu iddia etmek pek mümkün olmayacaktır. Elbette matematik işlemleri yaparken ya da bir tercih yaparken, spesifik bir gen faaliyete geçmez, bu kadar detaylı bir genetik işbölümünün bulunmadığını biliyoruz. Ancak genlerin yapısından kaynaklı biyokimyasal ürünler, bilinçli tercihlerimizin tamamında rol oynuyor. Sonuçta bilinç dediğimiz olay da bir biyokimyasal tepkime zincirinden ibaret.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yani benim sesim, annemin ve babamın sesinden de farklı. Öyleyse bunu etkileyen nedir?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bununla ilgili birçok çevresel ve genetik faktör tanımlanmış durumda. Sesimiz, bu kadar çok faktörün etkisinde, kaotik bir şekilde oluştuğu için, hiçbir iki insanın sesi birbiriyle tıpatıp aynı olamamaktadır (veya bu ihtimal inanılmaz küçüktür). Bu faktörler arasında ses tellerinin titreşme frekansı, ses tellerinin uzunluğu, boğazın, dilin, dişlerin, çenenin, yanakların ve genel olarak ağzın hareketlerindeki farklılıklar, havanın durumu ve sıcaklığı, ses yolaklarında bulunan kimyasallar ve daha nicesi... Tabii bunların birçoğunun genetik temelleri bulunuyor, bu sebeple herkesin sesi birbirinden farklı olabiliyor.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Her bir sperm hücresinin yavru icin verecegi genetik bilgi/materyal ayni midir ? Örn. yumurtaya ulasmak üzere olan son 10 tane sperm hücresi farketmeksizin bizleri mi yapacakti ? Hangi sperm hücresi basarili olursa olsun yine su anki fenotipimiz mi olacakti ? Cok tesekkürler simdiden.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Hayır aynı döl oluşmaz çünkü mayoz bölünmede homolog kromozomların rastgele dağılması ve krossing-over olayının gerçekleşmesi her kromozomun farklı karakterde oluşmasını sağlar. Ama krossing-over zorunlu değildir. Gerçekleşmese bile homolog kromozomlar genetik çeşitliliği sağlayacaktır.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Krossing-over hakkında
  2. Evrim Ağacı Homolog kromozom hakkında kısaca
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
40
Emre Bedir
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Arkadaşlar Sol Göğüsümün biraz yukarısında küçük Ay Yıldız Tasfiri Bir Doğum Lekesi var ama harbi ay yıldız yani :) rastlantısal olduğunu düşünmek bana saçma geliyo sizin fikirleriniz nelerdir Fotoğraf Link tedir
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Ahmet Aykut Aslan , Tarih Öğrencisi ve Araştırmacı

Böyle tesadüfen oluşan bir izden dolayı şu ırktan'ım demek oldukça güç hatta imkansız bununla beraber dünyamızda sürekli göçlerden dolayı safkan Türk Arap vs gibi iddalar pek geçersiz kalıyor ayrıca tüm insanlar ait olduğu ırk ile aynı ırkı taşıyan ülkede doğmuyor misal ülkemizde doğan Kürtler Farsi ırktan ama Türk ırkına ait bir ülkede doğuyor.O yüzden gen ile sembol aktarımı pek bilimsel doğmuyor.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster

Toplam 443 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Tek kitaplı insandan korkarım.”
Thomas Aquinas
Geri Bildirim Gönder