Soru & Cevap

Fizik & Kuantum

Puan Ver
0
Puan Ver
325
Arda Baydar
Yanlış bilmiyorsam kütlesi olan bir maddenin ışık hızına ulaşamama nedeni higgs alanı peki higgs alanı olmayan bir ortam yapılaz mı ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Higgs alanı ve higgs parçacığı, kütlenin oluşumuna neden olan yapının kendisi.

Yani o alan sayesinde biz varlık - madde algısına sahibiz.

Eğer higgs alanı dışından bahsedersek, biz varlığımızı koruyamayacağımız bir ortamdan bahsediyor oluruz.

Yapacağımız bütün gözlem ya da deneylerin higgs alanına bağlı maddeyle olacağını düşünürsek, olası bir higgs alanı dışı ortamda geçersiz kalacaklardır.

Bir de higgs alanı, evrenin doğasının bir parçası. Ona müdahele edebiliyor olsaydık, evrenin sırları konusunda oldukça ilerlemiş olurduk. Herhalde öyle bir aşamada, kuasarlar arası yolculuklardan bahsedecektik en alt seviyede.

Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
21k
Serhat İbin
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Işık, kütlesi olmayan, ancak göreli kütleye sahip olduğu için, hem uzayzaman dokusunu büker, hem de gezegenleri kümülatif etkisiyle iter. Ancak bu etkiler o kadar azdır ki, kütleli maddelere oranla dikkate değer sayılmazlar. Ancak toplamda, bu etkiyi yok sayamayız. Toplamda dünya üzerine güneşten gelen ışığın yaklaşık 1,5 ton itim gücü olduğunu ifade ediyor bilim insanları.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
245
Jean Paul Roux
Madde yoktan varolmaz vardanda yok olmaz yani Şuan daki herşey büyük patlamadan öncesi evrendeki parçaların etrafa saçılması o zaman ölen canlı sayısı doğan canlı sayısıyla orantılı mıdır ?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Hayır, canlı oluşma sürecinde tüketilen atomların tek kaynağı ölen canlılar değildir.

Örnek verecek olursam bitkiler (böcekçil bitkiler hariç) yeni bitkiler üretmek için başka canlılardan atom almaz.

Yapısına kattığı atomlar topraktaki su, havadaki serbest karbondioksitten gelir.

Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
1,010
Cengizhan Ç.
Bu durumda arabamızın farlarından çıkan ışık, ışık hızını aşmış mı olur?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Işık, hızını çıktığı kaynağın hareketine göre değiştirmeyeceği için, hareketli ve hareketsiz araçlardan çıkan ışıkların farkı olmayacaktır.

Yoğun ortamda ışığın dalga hareketi yavaşlamaktadır göreceli olarak, ancak fizksel hareketin herhangi bir etkisi olmayacaktır.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
4,140
Asude Didar Özsoy
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Aslında ışığın etkileşim biçimleri açısından güzel bir soru.

Nasıl yoğun ortamda ışığın kümülatif etki olarak yavaşlaması mümkün ise (fotonların hızı değişmez), aslında aynı şekilde belli şartlarda hızı artabilir mi sorusu da sorulabilir mantık olarak.

Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir durum var ki, ışık hızı bizim evrenimizde bir üst limit hız açısından.

Yani o hıza asla ulaşamayacağız kütle sahibi olduğumuz sürece.

Bu nedenle bu hızın üstü için herhangi bir tespit yapmak 3+1 boyut etkisindeyken çok mümkün görünmüyor.

Diğer yandan, foton bizim boyutumuzdaki haline verdiğimiz - tanımladığımız şey.

bizim boyutumuz dışında nasıl bir fenomen olduğu hakkında fikrimiz bile yok. Belki hız bile tamamen bizim boyutumuzda oluşan sanal bir gözlemdir. Öyle bir şey hiç yoktur belki de (ki bence zaten öyle).

Foton için zamanın hiç olmaması açısından baktığımızda, uzayzaman dokusunun tek olması açısından mekanın da onun için olmaması gerekirdi. Ancak görecelilik ve boyut etkilerinden dolayı bize yol alan, güneşten 8 dakikada gelen bir ŞEY gibi geliyor. Işık ve fotonu aynı şekilde ele alamama durumu, anlamayı biraz daha zorlaştırıyor.

Evrim ağacının makalesi de bu konuda bilgi içeriyor.

Kaynaklar

  1. https://evrimagaci.org/isik-hizi-ile-ilgili-temel-bilgiler-isik-hizini-neden-gecemeyiz-402 Işığın kümülatif etkisi ile foton etkisinin farklı olduğu iyi anlatılmış.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Kubra Bl
Kuantum Dalgalanma: Yoktan Var Olabilen Enerji ve Evrenin Var Oluşuna Etkisi - Evrim Ağacı https://evrimagaci.org/kuantum-dalgalanma-yoktan-var-olabilen-enerji-ve-evrenin-var-olusuna-etkisi-2894 bu makalede ki gibi olustuysa evren ki kanitlanmis olabilir olmayabilir bilmiyorum yani bu ranrinin varligini red edebiliriz dmek mi ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Evrendeki oluşumların herhangi bir şekli, tanrısallık için pozitif ya da negatif delil olarak kullanılamaz. Bunun nedeni, din in bilimsel olarak kanıtlanabilir - yanlışlanabilir bir sistematiği olmaması.

Din, rasyonel düşünceye yüklenen anlamdır. Bu nedenle bilimsel bütün yordamlar, tanrısal yöntem olarak görülebilir. Kısaca bilimsel argümanlar tanrısallık için geçerlilik - geçersizlik nedeni olmuyor teorik olarak.

Bilimsel bir argümana dayalı olarak tanrısallığı red edebiliyor olmayı teorik olarak geçerli gören bir yaklaşım, tanrısallığı bilimsel argüman üzerinden onaylıyor olmalı içsel tutarlılığını koruyabilmesi açısından. Oysa inancın kaynağı, o bilimsel argümana yüklenen anlam olduğu için sadece argümanı referans alarak tanrısal bir sonuca gidiyor, ya da tanrısallığı reddediyor olma durumu teorik olarak geçerli değil.

Kaynaklar

  1. https://fizikakademisi.com/2016/03/23/olumsozluk/ Ölüm sonrası bilincin kaybolmadığına dair araştırmalar var.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Emirhan Koç
Büyütecek bir alet değil de küçültecek bir alet yapılabilmesi mümkün mü? Gözlemleyebilmek için en az o cisim kadar büyük bir alet mi gerekiyor?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Aslında mantık açısından sorgulanabilir yönleriyle iyi bir soru.

Gözlem, gözlem nesnesi ve gözlemci etkileşimi kabaca.

Buradaki -küçültme- isteğinin temel nedeni, makro düzeydeki sistemleri bütün halinde görebilme çabasına ulaşmanın olabilirliği sanırım. Yani evrenin bir modelini çıkarabilmenin, onu anlamada oluşturacağı değişiklik etkileyici olurdu.

Ancak, önümüze çıkan engel, gözlemlenemez olan bir gözlem nesnesini ele alıyor olma durumu.

Küçülteceğimiz olguyu gözlemleyemiyor olmak, bu yaklaşımı engelleyen bir faktör.

Bizim yöntemimiz, gözlemi elimizden geldiği kadar farklı kaynaklardan elde ederek, bir araya getirmek oluyor bu nedenle.

Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
4,140
Asude Didar Özsoy
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Maddenin çoğunluğunun boşluk olması durumu, atom için %99,9luk bir orana tekabül eder.

Yani atomik düzeyde bir tanımdır.

moleküler düzeyde - makro seviyede madde katı algılanır.

Yani atomları boşluktan ibaretmiş gibi olan maddeler, makro düzeyde bu atomların birlikte oluşturduğu bütün halleriyle etkileşimdedirler.

Bu nedenle birbiri içinden geçmeleri söz konusu değildir.

Maddeleri oluşturan atomların elektrona sahip olmaları, birbirine yaklaşan maddelerin itme tepkilerine neden olur.

Bu açıdan bakarsak, birbiri içinden geçmeleri daha imkansız olur, çünkü dokunamazlar bile. Elektronlar birbirini yaklaştıkça daha

büyük kuvvetle iterler.

Konunun atomik düzeyde farklı, makro düzeyde farklı olduğunu, farklı işlediğini görüyoruz.

Kaynaklar

  1. https://evrimagaci.org/vucudunuzun-999999999u-bildigimiz-madde-anlaminda-bostur-4623 Atomik düzeydeki boşluğun, beden bazında yaşanmıyor olmasının nedenleri.
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
300
Ufuk Can Yıldız
Hava atomlarının (belki de bütün atomlar için geçerlidir, bilmiyorum) her sesi ve görüntüyü kaydettiği, o verilerin yüzlerce yıl geçse bile atomda saklı olup asla silinmediği ve bu bilgiye son bilimsel araştırmalar sonucunda ulaşıldığı gibi bir şey öğrendim. Bu konuda aydınlatır mısınız?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu konuda hiç bir kaynak bulamadım. Galiba teknoloji çağının getirdiği bilgi kirliliğinin bir ürünüdür. Çünkü hiç bir kaynak bulamadım eğer ki kaynağınız varsa sorunuza kaynak eklemenizi öneririm. Böylelikle daha kolay yardım edebiliriz.

Ancak sesin nasıl yayıldığına değinebiliriz böylelikle konu daha iyi anlaşılmış olur. Ses bir dalgadır ve bu dalga havadaki atomlara çarpar ve onları titreştirir böylelikle havada ses dalgaları halinde yayılır. Her atom ile temas ettikten sonra belirli bir enerjisini kaybediyor yani ses enerjisi diğer enerji formlarına dönüşüyor ve zamanla bir yerden sonra sesin şiddetine göre hareket ettikten sonra duruyor.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
2,062
Tarık Sonmez
Işık hızın hiç bir madde geçemez ama geçtiğini varsayalım ışıktan hızlı gidip dünya ya gelişmiş bir teleskopla baktığımız da geçmişi görmüş olur muyuz?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

merhaba dostum, aslında bu yazdığının tam tersi, hızlanmak zamanda ileri atlamamıza dolayısıyla geleceğe gitmemize neden olur, geçmişe gitmek imkansızdır ama geleceğe gitmek yeterli hızlarda mümkündür.

Kaynaklar

  1. cevap
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Emre Gönenç
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

İlk sorun ile başlayalım Emre. Büyük patlamanın öncesini bilmek yokluktan geldiğimizin kesin bir kanıtı olmak zorunda değil. Çünkü evrenden önce farklı evrenlerde olabilir yada bilmediğimiz şeyler etkileşmiş ve sonucunda evren oluşmuş olabilir. Durum böyle olmuş ise yoktan var olduk diyemeyiz. İşte tamda burada ikinci sorun ile devam etmemiz daha mantıklı olacaktır. Bilimsel olarak bu konuda bazı hipotezler üretilmiştir bunlardan bazıları: Apeiron, çoklu evren teorisi, sicim teorisi yada döngüsel evren teorisi. Bunlara biraz göz atalım.

1-) Apeiron

Kökeni Anaksimandros'a kadar giden bu görüşte bahsi gecen apeiron kelime anlamı olarak "sınırsız" demektir. Yani bu görüşe göre evren hep vardı ve hepte olmaya devam edecek. Evren hep var ve hepte devam edecek ise o halde bir başlangıcı olmaz. Yani yoktan var olma durumu olmaz çünkü hep vardı. O halde başlangıcı da olmaz.

2-) Çoklu evrenler

Bu düşünce bir çok bilim kurgu filmine de konu olmuş bir teoridir. Bu teoriye göre evren sonsuz farklı evrenler bütünün bir araya gelerek oluşturduğu evrenler kümesinden sadece bir tanesi. Bu açıdan bakarsak yine yoktan var olma durumundan bahsedemeyiz çünkü sonsuz farklı evren kümesinin içerisindeyiz belki de farklı evrenlerin etkileşimi ile oluştur kim bilir yani bu görüşte de yoktan var olma söz konusu değil.

3-) Sicim

Bu teori anlaşılması dolayısıyla anlatılması da zor bir konudur. Bu teoriye göre atomları oluşturan parçacıkları (Elektron-Proton-Nötron) oluşturan parçacıkları (Kuarklar-Leptonlar ve Basonlar.) oluşturan teorik bir parçacığın olduğu temeli üzerine kurulmuştur. Bu parçacığa sicim denilir. Bu parçacığın titreşmesi sonucu frekanslar oluşur bu frekanslar maddeyi ve enerjiyi oluşturur. Bu teoriye göre sonsuz farklı frekans kombinasyonu vardır ve hepside şuan tam olarak buradadır.

Ancak şuan bilimin kabul ettiği yoktan var olma durumudur. Yukarıda bahsi geçen olaylar sadece bir hipotezdir ve güçlü bir dayanağı yoktur. İyi okumalar.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
85
Mehmet Kaplan
Güneş sisteminden çıktığımızda sürtünme olmayacağı ve yörüngesel kuvvetler azalacağı ve hatta yok olacağı için mesela aracımızla ışık hızının yüzde 25'i gibi bir hıza ulaşılırsa sonrasında iticileri kapattığımızda aynı hızda mı süzülürüz yoksa boşluk olduğu sürece aynı hızda gidilir mi?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Gökalp Yoleri, Amatör bilim düşünürü

Esenlikler.

Teoridede pratikdede gözlenen hemen hemen bu.

bence uzun zaman mesafelerde çok az yavaşlama olur bununda testi zor.

düşünceme göre madde hızlandığında faz atlıyor ve o fazda sabitleniyor.

Kaynaklar

  1. Bilim
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
470
Gökalp Yoleri
Zaman kavramını somut olarak kabul etmiyorum fakat bilinçli canlılar için vardır zamanı var eden bilinçdir 2 farklı alemde yaşıyoruz evren ve bilinç bilinç için zamanı yavaşlatabiliyoruz bu atom hareketlerini yavaslatarak 2 yolla yapılır dondurmak ve hız bilinç için zaman tek yönde akar hızlandırıp yavaşlatabiliriz nasıl hızlandırılcak;?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Zaman fizik evrende 3. boyutta hüküm süren evrensel bir olgudur. Aynen entropi gibi.

Yani bilinç olsa da olmasa da hüküm sürmektedir.

Bilinç düzeyinde zamanla etkileşim için bilincin inanılmaz yüksek bir versiyonunu ulaşmış olması gerekir.

Bilincin bu seviyesi, onu oluşturan kütleye ait birimler ile rezone olmasını sağlayacak seviyeye ulaştığında,

zaman sınırlılığını kontrol edebileceği düşünülebilir.

Klasik şartlarda uzayzamanda hızlanmadan zamanda ileri geri gitmek mümkün değildir.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
470
Gökalp Yoleri
Zeki birinin zeka dolu kesfidir fakat hesaplamalarda kulllnılırsa kullanılır soyut kavramlardır ne en küçük alan plank alanıdır ne en kısa zaman plank zamanı.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu şekilde bakarsak, bilim adına üretilmiş bütün referanslar-ölçü önkabulleri geçersizdir.

Ancak anlama-kavrama-keşfetme çabası için olmak zorunda bunlar.

Zaten fizik evrenden devşirilen bilgi-bilim, bizim UMWELT dediğimiz kısıtlılığımız dahilinde olduğu için asla mutlak değildir.

Ama hükümsüz de demek değildir.

Adım atmak, ilerlemek için elde edilen referans noktalarıdır.

Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
470
Gökalp Yoleri
O kadar kolay değil uyarayım dedim buldum diyen çıkarsa hareketin kaynağınıda açıkl derim.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Bugün kütlenin, uzay zaman dokusunu bükmesinden dolayı, dokuyu büken yüksek kütleli cisimlerin kendisinden küçük kütleli cisimleri bu bükülmeye maruz bırakmasından dolayı kendine çektiğini biliyoruz. Ancak gezegenlerin hareketinin nedeni, bpatlamaya kadar dayanmakta.

Hareket değil de, kütleçekiminin kendisi bir çok bilim insanına göre, bilimsel olamayacak kadar açıklanamaz bir olgu. 

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
470
Gökalp Yoleri
Uzay direk etki eder eğer uzay gerçekten boşluksa o halde similasyon matrix felsefik tüm olasılıklar konuşulabilir gama ışını radyo kızılötesi görünen ışıkdan totalde hızlıdır doğrusal yönde sınırlandırılmıs ayrıca dalga hareketinin gereği diğer yönlerdede sınırlanmıştır.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Merhabalar Gökalp

Öncelikle belirteyim,uzay gök cisimleri haricinde boşluktan oluşmamaktadır.Uzay serbest dolaşan gazların ve iyonların yanı sıra,henüz teori de olsa karanlık maddeden oluşmaktadır.Işığa hareketine ve hızına etki eden birçok etken vardır.Yer çekimi ne kadar kuvvetliyse ışık o kadar yavaş ilerler.Öte yandan kara delik gibi yüksek kütle ve dolayısıyla yüksek yerçekimsel alana sahip gök cisimlerinin ışığı kırdığı bilinen bir gerçektir.Öte yandan ortamın yoğunluğa da ışığın hızına ve hareketine etkisi vardır.Işık ne kadar yoğun ortamdan geçiyorsa o kadar yavaş ilerler ve kırılmalara uğrar.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
470
Gökalp Yoleri
Eğer sabit tutulabilseydi evet.Şimdilik bu münkün değil insan bilinci ilerde belki başarır. Kütle çekimine sebeb olan göreceli enerjinin anaforlar şeklinde sabit olmasıyla direkt ilişkilidir.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Işığın göreceli de olsa kütlesi vardır.

Kümülatif etkide, ulaştığı gezegenleri itmektedir

Ancak ışığın sahip olduğu kütleçekim gözardı edilmektedir tarafımızdan.

Çünkü özellikle kütle miktarı yüksek olan cisimlerin uzay zamanı bükmelerinin etkisi o kadar fazladır ki, ışığa ait kütleçekim inanılmaz azalmaktadır. Ama yok denemez.

Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
85
Baran Çapik
Yanlış bilmiyorsam bir elektron ve üst kuark eşit hacme sahip ama higgs alanı,üst kuarkı elektrondan 350000 kat daha kütleli yapıyor.Eğer hacimleri eşitse higgs alnı kütle farkını neye göre yaratıyor?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Merhabalar,

Bir madde Higgs Alanı ile ne kadar çok etkileşime girerse o kadar çok kütle kazanır. Üst kuark elektrona göre Higgs Alanı ile daha çok etkileştiğinden elektrondan daha çok kütleye sahiptir. Öte yandan bir foton Higgs alanı ile hiç etkileşime girmediğinden kütlesi yoktur.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
80
Ugur Çakmak
Evren yaşı ve evrenin genişliği arasında neden bir farklılık var yaşı 14 milyar ise genişliği de 14 milyar ışık yılı olmalı değilmi ama genişliği 90 milyar ışık yılı olarak hesaplanıyor bunun sebebi nedir.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Özgür Aras, Fizikçi, Yazılımcı ve Felsefeci

Büyük patlama sırasında henüz bir uzay veya boşluk olgusu yoktu. Büyük patlamada evren kendi üzerine genişlediğinden ve ilk patlama sürecinin şiddetinden dolayı genişleme hızı ilk 1. saniye için yaklaşık 200 milyon ışık yılı olmuştur.

Işık hızı sınırı henüz bir evren oluşmadığından ve kendi üzerinde gerçekleştiğinden dolayı (ışık hızı sınırı bizim evrenimizin içinde geçerlidir) çok rahat aşılmıştır. Bu da evrenin ışık hızı sınırına takılmadan nasıl bugünkü büyüklüğüne ulaştığını açıklar. Zaman ise uzaya bağlı olduğundan bu süreçte genleşmiş, bizim için geçen 14 milyar yıl evren için 90 milyar ışık yılına tekabül etmiştir. Evrenin yaşı hesaplanırken bu süre rölativite denklemleri ile bizim zamanımız için geçmesi gereken süre olarak yeniden hesaplanabilir.

Söz konusu mekanizmayı anlamak için "Kozmik Enflasyon Teorisi" konusunda araştırma yapabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Quora how fast did the universe expand ?
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Sorgulayıcı Adam
Bilime göre tanrı veya tanrılar varmıdır metafiziksel varlıkların gerçekliği nedir bigbang nasıl oluştu bigbangin oluşmasında sebeb neydi evren sonsuzmu cevaplarınız için teşekkürler.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Bilime göre kanıtlanamayan hiçbir şey gerçek değildir. Big Bang ile ilgili sorunun cevabını Celal Şengör'den; 'Evren sonsuz mu' sorunun cevabını ise Evrim Ağacı'ndan kaynak bırakıyorum aşağıya.

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Doruk Akgül
Sicim teorisini her şeyin teorisi kabul edelim. Sicimleri gözlemleyebilecek ve doğru şekillerde titreştirecek bir teknolojimiz olsaydı, istediğimiz her şeyi üretebilir miydik? Örneğin bir masanın sicimlerini inceleyip aynısını sicimden başka hiçbir şey kullanmadan yapabilir miydik?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Henüz sicimlerin varlıklarını kanıtlayamadık ve kanıtlamamız da çok çok zor. Dediğin gibi diyelim ki varlıklarını bir şekilde keşfettik, gene de onları gözlemlememiz ve istediğimiz gibi titreştirmemiz imkansız.

Kaynaklar

  1. owlcation
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
6k
Rıdvan Arslan
Bazı kaynaklarda ışık hızınının geçildiğinde aynı ses hızının geçilmesi sonrası olduğu gibi bir patlama gerçekleştiği yazıyor.Lümenik patlama tam olarak nedir ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Lümenik veya fotonik patlama yoğunluğu boşluğa nispeten daha yoğun bir ortamda ilerleyen elektronların ışık hızına çıkmaya çalışmasından dolayı sonik patlama gibi bir patlama etkisi yaratması olayıdır.Bu konuda işin içine "Cherenkov Radyasyonu" girer.Konu karışık gibi dursa da özünde basittir.Bir ortamdaki yüklü parçacığın ışıktan hızlı ilerlemesine Cherenkov Radyasyonu denir.Bu da fotonik patlamaya yol açar.Yani bu olay maddedeki elektronun,sebep olduğu mekanik dalganın hızından fazla olmasıyla gerçekleşen olaydır.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
55
Irfan Isik
4,5 milyar yıl yarılanma ömrü olan ve alfa ışıması yapan U-238 i birkaç dk çıplak elle tutsam önemli bir zarar verir mi?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Ab = Absorbsiyon = Dalga boyu

h = Planck sabiti tk = Doku kalınlığı

Z = Atom numarası d = Doku yoğunluğu

Yukarıdaki absorbsiyon formülünde görüldüğü gibi bir dokunun radyasyonu absorbe edebilme yetisinde dalga boyu kadar dokuyu oluşturan atom numarası da önemlidir. Basit bir örnekle açıklayacak olursak;

Bir akciğer röntgeni
Bir akciğer röntgeni
Google Görseller

Bir röntgen filminde kemiklerin daha beyaz, akciğer gibi organların siyah olarak görünmesinin temel nedeni kemiklerimizde bulunan kalsiyum (Ca) atomunun atom numarasının 20, akciğerimizde bulunan havanın temel bileşiminde yer alan oksijenin (O) 8 ve azotun (N) 7 atom numarasına sahip olmasıdır. X ışınları akciğerden geçerden daha az absorbe olurken kemik gibi dokularda çok daha fazla absorbe olarak röntgen filminde kontrast yaratmaktadır. Böylece farklı doku ve organlar birbirinden ayırt edilebilmektedir.

U-238'e gelecek olursak, alfa ışıması yapan kararsız atomlar çok kısa mesafeye çok yüksek radyasyon yayarlar. Bu yüzden U-238'i çıplak elle tutmak pek mantıklı değildir. :)

Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
110
Gökberk Şen
-
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Evet yayılabilirler ! Hatta bizim ortaokulda yaptığımız deneylerinkinden bile daha hızlı. Çünkü normal hava ortamında milyonlarca belki milyarlarca molekül var ve onlarla sürekli çarpışmak zorundalar. Fakat uzay boşluğunda öyle olmaz hatta yer çekimi olmadığı için yere bile düşmezler(eğer kütle çekim alanına çok yakın değilse) dümdüz devam ederler yollarına.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
1,852
Recep Enes Şahin
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Mustafa Erıskın, Uzaya ilgili bir Öğretmen

Biraz doğru biraz yanlış.

Fizik aslında Kara Deliklerle sonlanmaz. Fakat genel anlamda büyük maddeleri etkileyen Einstein'in kütleçekim yasalarına göre Kara Deliklerin kütleleri sonsuz olduğu içerisinde kütle(m) geçen tüm formüllerin sonucu sonsuz olacaktır. Enerjileri sonsuz , Kuvvetleri sonsuz. Bu yüzden Kütleçekim yasaları Kara Deliklerin içinde işe yaramaz. Fakat yine de Uzayın Kara delikler etrafındaki bükülmeleri , kara deliklerin çevresindeki gezegen , yıldız , parçacık ve anti parçacıklarla girdikleri etkileşimlerde Fizik kurallarına uyarlar.

Kara deliklerde Kuantum yasaları çalışır. Bir de Kuantum-Kütleçekim kuramları vardır Sicim kuramı gibi. (Duymuşsunuzdur belki uzayın aslında 3 boyutlu değil 10 ya da 20 boyutlu olduğunu filan söyler bu kuram. Ayrıca uzayın parçacıklardan değil çok uzun , yok kadar ince ve gergin sicimlerden oluştuğundan filan bahseder.)

Diğer yandan Kara Deliklerin olay ufuklarının içi dışarıdaki biri tarafından gözlemlenemediği ve olay ufkuna düşen birinin gözlemlerini dışarı taşıyamayacağı için içerisinde olup bitenleri gözlemlemek , içerisindeki fizik kurallarını bilmek şuanki teknolojimiz ile olanaksızdır.

Devamını Göster

Toplam 220 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilmediğim şeyler konusunda cahil olduğumu itiraf etmekten hiçbir utanç duymuyorum.”
Marcus Tullius Cicero
Geri Bildirim Gönder