Etoloji & Zooloji

Puan Ver
0
Puan Ver
25
Bedo Sugar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Merhaba^

Tavşanların 4 tane ayağı vardır.

Tavşanlar hakkında bilgi(harf sayısı 200 olsun diye yazıyorum :D)

-Tavşanlar memeli sevimli hayvanlardandır.

-Gündüz uyurken Geceleri uyanık olurlar.

-Ortalama yaklaşık 8 yıl yaşarlar....

-Yılda 5,6,7 doğum yapabilirler.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. das
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Gökberk Akdeniz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Dün Bornova-Altındağ kırsalında toprak kayması sonucu bulunduğu söylenen bir canlıymış. Görselde bir oynama yok ise canlının türü nedir?
Puan Ver
0
Puan Ver
85
Yasin Babur
Teşekkür
Hatırla
Takip
Yarasaların farkı nedir ki ebola, kuduz, corona ve daha bir çok hastalığı taşırlar. Yaşadıkları yer mi buna uygundur? Beslenmeleri mi? Başka bir şey mi?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Öncelikle 1400 yarasa türü tanımlanmış, yani oldukça fazla yarasa var ve sürü halinde yaşıyorlar; bu da hastalık etkenlerinin çoğalması için iyi bir kaynak oluşturuyor.

Yarasaların bağışıklık sistemi üzerinde yapılan çalışmalar insanlardan daha farklı çalıştığını ortaya koymuş. Insan bağışıklık sistemi patojenleri yok etmeyi hedeflerken yarasa bağışıklık sistemi patojenlere tolerans gösteriyor. Zira insan bağışıklık sistemi patojenle mücadele ederken kendine de hasar veriyor oysa yarasaların bağışıklık cevabı ne patojenleri öldürüyor ne de kendi bedenini tahrip ediyor. Bu da patojenlerin yarasa vücudunda uzun süre kalıp saçılabilmesine olanak sağlıyor.

Daha da ayrıntılı bilgi ekte.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
160
Bora Bostancı
Teşekkür
Hatırla
Takip
Bu kadar büyük nüfüslu ( ne kadar doğru bilmiyorum 400 milyar diye duydum ) çekirge sürüsü nasıl toplanıpta göç ediyor bunun mantığı nedir ? Nasıl engellenicek ? Ekolojik dengenin bozulmasından mı kaynaklanıyor bu durum
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Çekirgeler, büyük sürüler halinde tarım alanlarını işgal ederek mahsulleri yok edebilir ve tarım alanlarını tahrip edebilirler. Öyle ki, bazı çekirge türleri ziraat açısından yaygın birer zararlı böcek olarak görülmektedir.

Günümüzde bilinen 10.000'den fazla çekirge türü vardır ve bunların sadece bir kısmı kanatlara sahiptir. Kanatları olan çekirgeler, güçlü arka bacakları sayesinde kendilerini hızla ileri iterek yerden yükselebilirler ve metrelerce uçabilirler. Kanatları, gelişimleri boyunca hiç oluşmayan çekirgeler ise zıplamak haricinde yerden pek yükselemezler.

Çöl çekirgeleri oldukça utangaçtırlar ve yaşamlarının büyük bir kısmını tek başlarına geçirirler. Ancak kimi zaman bu utangaç hayvanların içindeki "canavar" ortaya çıkar ve kimi zaman milyarlarca bireyden oluşan devasa çekirge sürüleri oluşturarak tarım alanlarını ve bitki örtüsünü işgal ederler. En azından binlerce yıldır devam eden bu davranışın kökenlerini anlamak için, onların sokulgan durum adı verilen özelliklerini anlamamız gerekmektedir.

Sokulganlık, bilim insanlarının çekirge istilası davranışını tanımlamakta kullandıkları bir terimdir. Genel olarak tekil bir yaşantı süren hayvanların, çeşitli şartlar altında "utangaçlıklarını yıkarak" sürüler oluşturması ve ortak bir şekilde hareket edebilmesi durumudur. Bunu tetikleyen şartlar çevre koşullarıyla belirlenebildiği gibi, hormonlar tarafından da kontrol edilmektedir. Örneğin insanlarda da genel ruh halini pekiştiren serotonin hormonu, çekirgelerde belirli bir düzeyin üzerine çıktığında bu aşırı yıkıcı sürü davranışı tetiklenir.

Özellikle de çekirge gövdesinin orta bölümündeki sinirlerde artan serotonin, çekirgenin bacak ve kanatlarının hareketini doğrudan değiştirebilmektedir. Vücudundaki serotonin artışına bağlı olarak utangaç bir çekirge, sadece birkaç saat içinde sürü davranışı sergileyen bambaşka bir canlıya bürünebilmektedir. Öyle ki, bilim insanları bu sokulgan çekirgeler ile sakin çekirgelerin ayrı türler olduklarını düşünmüşlerdi; ancak sonradan yapılan analizler, bunların aynı türün farklı davranış kalıpları sergilemesinin bir ürünü olduğunu ispatladı.

Bu davranışı tetikleyen hormonal dengeyi etkileyen faktörlerden birisi hava durumu şartlarıdır. Buna bağlı olarak, bazı çekirgelerin istila davranışlarını çok spesifik olarak belirlemek mümkündür: Örneğin çift çizgili çekirgeler, eğer hava sıcaklığı en az 24 santigrat derece ise, sadece besin aramak için aktif oldukları sabah saat 10 ila akşam saat 6 arasında istila davranışı sergilerler. Yani çekirge istilaları öylesine dakiktir!

Sadece bu da değil! Aynı zamanda müthiş kaotikmiş gibi gözüken çekirge sürüleri, aslında oldukça organize hareket etmektedir. Tek bir çekirgeyi takip edecek olursanız, son derece kaotik bir rota izlediğini görebilirsiniz. Ancak o tek bir çekirgenin civarındaki çekirge sürüsü bir bütün olarak analiz edilecek olursa (veya başıboş bir çekirge, bir sürüye dahil olacak olursa), hareketleri dikte eden bir formasyon olduğu görülmektedir. Buna bağlı olarak her bir çekirge, zıplama ve hareket davranışlarını civardaki diğer çekirgeler ile senkronize eder.

Bu sayede çekirge sürüleri, tekil çekirgelerin kaotik davranışlarını düzenli bir örüntüye dönüştürebilir. Bu da, önlerine çıkan her zorluğun üstesinden gelmelerini sağlayacak bir sayı avantajı edinmelerine neden olur. Tek bir sürü içinde milyonlarca ve hatta milyarlarca olabilen çekirgeler, bulabildikleri tüm bitki örtüsünü yiyerek kendilerini besler ve sürü avantajını kullanarak avcılarını caydırabilir veya onlardan kaçabilirler.

Sözünü ettiğimiz 10.000 küsür çekirge türünden sadece 10-15 civarı bu sürü istilası davranışını göstermektedir. Ancak bu türler, insan popülasyonunun %10'unun gelir kaynaklarını doğrudan tehdit etmektedir ve Kuzey Afrika'dan Çin'e kadar olan bölgede bulunan bu çekirgeler, Dünya topraklarının %20'sine yayılmış halde bulunmaktadır. Örneğin Kasım 2008'de yaşanan ve 6 kilometrelik bir alana yayılan çekirge istilası, Avustralya'daki tarım alanlarına müthiş büyüklükte zararlar vermiştir. Mauriania'da 2004 yılındaki bir istila, ülkenin tarım alanlarının %50'sini yok etmiştir.

Bu tür davranışlara aynı zamanda kolektif hareket adı da verilmektedir. Bu tür hareketler sadece çekirgelerde değil, karıncalarda, kuşlarda ve balıklarda da yaygın olarak görülmektedir.

Çekirgelerde ve diğer hayvanlarda bu tarz bir davranışsal değişimi tetikleyen faktörleri (örneğin serotonin artışını) tespit edip, mekanizmalarını daha iyi anlayabilmek; bu tarz istilaları önceden tespit edip engellemeyi mümkün kılabilir. Bunun için yapılması gereken, çekirgelerdeki serotonin artışını baskılayacak ilaçlar kullanmak olacaktır. Elbette bu durumun çevre ekolojisi üzerindeki etkisi önemli bir araştırma konusu ve etik problem olarak karşımıza çıkmaktadır ve önümüzdeki yıllarda da çıkmaya devam edecek

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
55
Fatih Tüfekçi
Teşekkür
Hatırla
Takip
yani türü tükendiğinde dünyanın en fazla zarar göreceği canlı.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Genel olarak canlılığın devamı açısından baktığımızda, sayısı fazla olan tek hücrelileri değil de, sayısı az olan çok hücrelileri merkeze alarak bakıyoruz. Öncelikle bunu kabul edelim.

Bunu kabul ederek, olası tehdite nasıl öngörüde bulunulabilir. Yüksek yapılı canlıları, yüksek kompleks organizmalara çeviren unsur tehlikeye girerse, kaybolma riskleri doğar. Bu nedir? Tabii ki oksijen. Tek hücreliler halen aneorobik solunum yaparken çok hücreliler oksijenli solunum yaparak yüksek miktarda enerji üretirler. Zaten bu sayede kompleksleşebildiler. Bu yüzden nefes alıyoruz. Tek hücreli yaşamda, hücrelerin komün yaşama geçişleri, belli konularda uzman hücre tiplerini tetiklemiş olabileceği görüşüyle, mitekondrilerin de enerji üretmede uzmanlaştığı ve o dönemden kalan kendi DNAsına sahip bakteriler olduğu düşünülüyor.

İşte bizim canlılık olarak tanımladığımız çok hücrelilik, oksijen temelli solunum yaptığı için, bu gazı tehlikeye sokacak tür, elbette ki bitkiler ve deniz mercanları. Oksijenin yüksek oranda kaynağı okyanuslar, sonra bitkiler. Ancak yine de tek başına bitki türünün yok olması da ciddi ötesi bir tehdite dönüşür kolayca.

Tersten düşünürsek, ekosisteme en iyi gelecek tür yokoluşu hangisi dersek, tabii ki insan olurdu. Ne yazık ki, canlılığın merkezine koyup göklere çıkardığımız insan türü, aslında doğaya en büyük zararı veren tür aslında. Ve kendine de tabii ki.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
4-5 gündür sabahları tuvalete girdiğimde yaklaşık 25 kanatlı karınca ve 10 sıradan karınca görüyorum. Mekanı basmalarını normal buluyorum ama bir köşede üst üste çıkarak ufacık bir hacme sıkışmaları ve orada hiçbir şey yapmamaları beynimi kemiriyor. Niye niye niye? Bunun bir cevabı varsa nasıl öğrenebileceğimi bilemedim.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Mr Mir , Sadece Araştırmacı

Kanatlı karıncalar diye bir tür bulunmamaktadır. Belli karınca türlerinin belli aylarda çiftleşme dönemi yaklaştığında kraliçe karınca, prens ve prensesler lavralamaya başlar ve bu prens ve prenseslerin yuvadan uzaklaşması ve çıkabilmeleri için kanatları vardır. Bu çiftleşme döneminde prens ve prensesler toplu uçuş gerçekleştirirler ve çiftleşmek için havalanırlar. Erkekler çiftleşme sonunda ölürler. Çiftleşme sonunda kraliçe olan prenses ise kendi karınca kolonisini oluşturmak için bir yer aramaya başlar. Her karınca türü için ideal yer farklı olsa da hepsi için önemli olan etkenler: karanlık, nemli ve güvenli olmasıdır. Kraliçe lavralarını bırakacağı yeri bulduktan sonra orayı lavraları için düzenler ve lavralarını bırakır ve böyle devam eder...

Soruna cevap verecek olursam onların bir yerde toplanmalarının asıl sebebi çiftleşme şanslarını arttırmaktır.

Dip Not: Çiftleşme sonrası kraliçe olan karınca %100 olmamakla birlikte büyük bir çoğunluğu kanatlarını bırakırlar çünkü artık ihtiyaçları kalmamıştır. Lakin bu kesin olacak bir şey değildir 2 kanatlı veya tek kanatlı kraliçe karıncalar da vardır.

Teşekkür (2)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
275
Gülfem Binboğa
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Mesela evde beslediğimiz kedi, köpek ve kuşlar bize hiçbir fayda sağlamıyor. Güvenlik problemimiz yok. Buna rağmen evcil hayvanları seviyor, onları besliyor ve beraber yaşıyoruz. Bir açıklaması var mı?
Puan Ver
0
Puan Ver
190
Berkin Acun
Teşekkür
Hatırla
Takip
İki kedimin de göz renkleri farklı durumlarda net yeşil, hafif yeşil, ela, hafif sarı ve bal rengine yakın bir sarı olarak değişiyor. Işıkla mı alakalı yoksa başka bir şeyle mi merak ettim. Sebebi nedir acaba?
Puan Ver
1
Puan Ver
190
Berkin Acun
Teşekkür
Hatırla
Takip
Evcil hayvanlarda (özellikle kedilerde) kıskançlık duygusu bulunur mu? Veya başka bir deyişle; insanlarda kıskançlığın etkisiyle oluşan hareketleri sergilerler mi? Sergiliyorlarsa sebebi nedir?
Puan Ver
-1
Puan Ver
885
Fırat Oğhan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Normalde tatlı suda asla mercan yetişmez diye biliyorduk ama linkteki habere göre tatlı suda mercan yetiştiğini keşfetmişler
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Anıl Ketenci
Teşekkür
Hatırla
Takip
Yarasalar bir memeli ama nasıl uçabiliyorlar ? Yıllar içinde hangi ortak canlıdan ayrılmışlar ve neye adapte olmuşlar merak ediyorum
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

İnternette bu sorulara cevap verebilecek niteliklere sahip bulabildiğim tek Türkçe makale Coğrafya Tarihçisi Joseph Turcotte ye ait kaynakçada yer alan makalenin tercümesidir. Okuduğum ve anladığım kadarıyla bu uçan memelinin evrimi ile ilgili karanlıkta kalmış çok yer var.Belki faydalı olabilir diye paylaşmak istedim.

Ayrıca Sayın Çağrı Mert Bakırcı kaynakçadaki diğer linkte yer alan yazıda yarasaların uçma yeteneğinin evrimine de kısaca değinmiş , göz atmak faydalı olacaktır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
125
Semih Ekinci
Teşekkür
Hatırla
Takip
Trichoplax adhaerens canlısının yaşam alanları nereler , yaşam şartları nedir ? Bunun hakkında bilginiz varsa çok sevinirim
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Öncelikle Türün Alemini ve Şubesini belirtmeliyiz

Bu canlı Hayvanlar Aleminin Placozoa şubesinden ilkel bir çok hücrelidir .Durgun sularda ve akvaryumlarda bulunabilen bu ilkel çok hücreli , Placozoa şubesinin günümüzde yaşayan türüdür.

1896 yılında Avrupa'da bir akvaryumda bulunan küçük, yassı vücutlu ya da küremsi yapıdaki canlıya Trichoplax adhaerens denilmiştir. Bu canlının, serbest yaşayan, 0.1–3 mm. çapında, gevşek yapılı, kasılgan bir yapıda vücudu vardır. Renksidirler, nesnelerin üzerinde silleriyle çok yavaş sürünür gibi hareket ederler. Bölünme ve tomurcuklanma ile eşeysiz olarak çoğalırlar.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
7
Puan Ver
1,165
Kaan Sardoğan
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
İnsanlar yüzünden nesli tükenen çok sayı da tür olsa da insanlardan önce de çok sayıda nesil tükendi.Bizim buna engel olma çabamızın amacı nedir? Not:Yanlış anlaşılma olmasın sorumda kötü bir amaç beslemiyorum gerçekten merakımdan kaynaklı bir şekilde sordum.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Soruya cevap vermekten önce bilgi yanlışını düzeltmek isterim. İnsanların bu dünya üzerindeki her bölgede yaşadığını, yapaylaştığını ve aşırı popilasyonlaşma durumuna girdiğini belirtmek isterim. Bu faktörler nedeniyle insan ırkı dünyadaki her canlıyı etkilemektedir ve sonucunda canlıların nesillerini orantılı olarak azaltma ve arttırma durumunda bulundu(k)lar. Bu durumun farkında olan bazı grup ve belli devlet komiteleri zararı hafifletmek için belli çalışmalarda bulunuyorlar.

Bu yazıyı yazarken genellemelerde bulundum çünkü doğal olarak hangi türlerin yok olması gerektiğini bilemeyiz. Çünkü bu seçilim yapay olarak(insan) bozulmuş durumdadır.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
15
Ali Baran
Teşekkür
Hatırla
Takip
.
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
Koralp Erin , Astrofizik meraklısı...

Bizim dilimizde ikisi de kurbağa demek. Her ikisi de amfibi sınıfındadır.

Toad; daha çok kara kurbağalarına verilen isimdir. Cildi kuru ve pürüzlüdür, yumurtalarını bir zincir oluşturacak şekilde bırakır. Kurbağalarının (frog) alt sınıfının bir üyesidir.

Frog; genel bir üst sınıf terimi olsa da, daha çok su veya tropikal iklim kurbağalarına denir. Cildi sümüksü bir yapı ile kaplı kaygan ve pürüzsüzdür, renkli tonlara sahip olabilirler. Yumurtalarını bir küre olacak şekilde bir araya toplarlar.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Frogs
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Kısaca örnek olarak, linkteki gibi bir dişi ve bir erkek goril kendi aralarında bu beceriyi kullanabilir mi? Yavrularına bu beceriyi aktarabilir mi?
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Cbc Şimşek
Teşekkür
Hatırla
Takip
İç filtre aldık. Cilt solüsyonunu 5 gün boyunca suyunu değiştirerek kullandım. Vitamin veriyorum. Tek balık 30 lt akvaryumda. Betalar için olan balık yemi kullanıyorum fakat nerdeyse hiç yemiyor akvaryumun dibinde hepsi.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Furkan Çalışkan , Makine Mühendisliği öğrencisi

Merhaba dostum,

Beta balıkları çok küçük, kuytu yerleri severler. 30 lt. akvaryuma koymak yerine su bardağından hallice bir kaba koyman balık için daha uygun olacaktır. Geçmişte aynı durumu ben de yaşamıştım. ????

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
2,409
Jimmy Braddock
Teşekkür
Hatırla
Takip
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver
Yok Yok , Üniversite öğrencisi

Uzun, oynak ve kaslı hortum aslında filin burnuyla üst dudağının uzayıp 

birleşmesinden meydana gelmiştir. Tamamen otçul olan fil, besinlerini yerden ve 

ağaçların yüksek dallarından toplamak için bu hortumundan yararlanır. Kalın ve 

dıştan iyi korunmuş olmasına rağmen iç kısmı çok hassas olan hortumun ucu 

ikiye bölünmüş olup bu bölmeler ufak cisimleri tıpkı parmak gibi tutup almaya ve 

ağzına götürmeye yarar. Hortumun yapısı kastan oluşmaktadır(çizgili kas). Böylece hortum file hem kol hem de el vazifesi görür. 

Birçoklarının zannettiği gibi fil hortumuyla su içmez. Suyu hortumuyla emip alır ve 

ağzına püskürterek içer. 

Benim düşündüğüm ve fikrim bu! Saygılar

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
35K
Ufuk Derin
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Şiddet olaylarına tepki göstermek için insan harici hayvanların asla eşine veya çocuklarına şiddet uygulamadığı söyleniyor. Bu iddia doğru mu?
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
hayvanların kendi aralarında konuştugu bilinmektedir peki kendi kendilerine konustukları olurmu olursa tespit edilebilirlermi insanın evriminde ateş nekadar hızlandırmıssa süreci kendi kendine konusmada bizim maymundan bugunkı ınsana gecısımızdekı ılk adımlar olabılırmı hızlıca ılerlememızın sebebı bu olabılırmı 50bin yıl cokkısa
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bunu cevaplayabilmek için konuşmanın nasıl evrimleştiğine bakmak yeterli olacaktır. Buna benzer bir soru sorulmuştu: https://evrimagaci.org/soru/konusma-yetisi-tipki-insanlarda-oldugu-gibi-hayvanlarda-da-evrilebilir-mi-bunun-icin-neler-gereklidir--3658

Öncelikle buna da bakabilirsiniz: https://evrimagaci.org/insan-disi-hayvanlar-insanlar-gibi-konusabilir-mi-2511

İletişim Kurmak, Ses Çıkarmak (Vokalizasyon), Konuşmak ve Dil Arasındaki Fark Nedir?; Konuşmanın Evrimine Genel Bakış; Ses Çıkarmayı "Konuşma" Yapan Nitelikler Nelerdir?; Konuşmanın Evrimindeki Kilit Noktalar; gibi birçok sorunun cevabı için: https://evrimagaci.org/insanlarda-konusmanin-evrimi-uzerine-337

2 tane de kısa video eklemek istiyorum:

Dilin Evrimi Üzerine: https://www.youtube.com/watch?v=QL2deU-xj8A

Neden Konuşuyoruz? | Dil ve Evrim: https://www.youtube.com/watch?v=YNyuHLiydK8

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Sibirya Kurdu olarak bilinen, cinsi Husky olarak ifade edilen hayvan, yaygın olarak da evcil hayvan olarak besleniyor. Benim merak ettiğim bu hayvanlar yapay seçilim yoluyla mı bu biçime büründü, yoksa etrafımızda gördüğümüz huskyler insan müdahalesi olmadan mı bu formdalar. Şekil olarak kurda daha benziyorlar. Teşekkür ederim.
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Altan Özerenler , Biyoteknoloji Öğrencisi

Bu bilgiler tamamen yanlıştır. Yapay köpek diye bişey yoktur veya laboratuvarda üretilen köpek diye bir kavramda yoktur. Köpekler tamamen doğal seçilim yolu ile farklı farklı ırklarda oluşurlar. Bütün köpeklerin atası kurttur. Bütün köpekler kurtlarda türemiştir. Örneğin pug ırkı köpek nasıl oluyorda kurttan türemiştir diyor olabilirsiniz. Ancak bu köpekler doğal seçilim yolu ile oluşmuştur. Yani kurt'un küçük boyutlardaki ebeveynleri çaprazlanmıştır. Yavruları daha küçük boyutta olmuşlardır. Ardından tekrar tekrar bu işlemler devam etmiştir. Nesiller sonra köpekler böyle küçük boyutta veya büyük boyutta olabiliyor. Başka bir örnek pittbull yine kurtlardan evrimleşmiş kurtların agresif olanları çaprazlanarak nesiller sonra evrimleşerek böyle bir ırk oluşturulmuştur. Ancak yapay köpek diye bir kavram yoktur. Sibirya kurduna gelince sibirya kurdu diğer köpeklere nazaran daha az evrimleşmiş bir ırktır.

Doğal seçilim nesiller boyunca sürer ve çok zahmetli bir iştir. Bu sebeble günümüzde genetiği değiştirilmiş organizmalar yapılmaktadır. Daha kısa zaman ve daha az masraflı olduğundan dolayı laboratuvar ortamlarında gdo'lu ürünler yetiştirilmektedir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
85
Esra Kurt
Teşekkür
Hatırla
Takip
Ben biyoloji öğrencisiyim .Köyde köpeklerin ezan okuduğunda ulama sesi çıkardığı küçüklükten beri dikkatimi çekmişti ,bunu hocalarıma sorduğumda dini bir gözlemle açıklamasını yaptı ama biyoloji okuduktan sonra kafama takıldı bu soru. Bir gözlemlediğim olay ise daha cok akşam ezanınada köpeklerin ulama tepkisi
Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver
Altan Özerenler , Biyoteknoloji Öğrencisi

Köpekler sadece ezana karşı tepki vermiyor. Yakından geçen bir ambulans veya itfaiye sesinede aynı tepkiyi veriyorlar. Fakat biz en sık ezan sesini duyduğumuz için sadece ezana karşı bir tepki veriyor sanıyoruz. Ulumalarının veya havlamalarının sebebi ise köpeklerin kulakların en ufak tiz seslerini bile ilgilayabiliyor yani kısacası bizim duymadığımız sesleri bile algılayabiliyor bu sebeble rahatsız oldukları için böyle bir tepki veriyorlar.

Ayrıca köpeklerin altıncı hislerininde çok yüksek olduğu biliniyor deprem vs. doğal afetlere tepki olarak uluma veya havlama tepkisini gösterebilir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
793
Şiar Demir
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
yani insan yapımı olan ve mükemmel yada ona yakın olmasada iyi işleyecek bir ekosistem kurmak mümkünmüdür? kategori olarak Etoloji & Zooloji'yi seçtim çünkü bu sorunun hangi konuya dahil olduğunu bilmiyorum.
Puan Ver
0
Puan Ver
3,943
Turgay Aydın
Teşekkür
Hatırla
Takip
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Pedram Türkoğlu , Evrim Ağacı Biyoloji Genel Editörü Onaylı Kullanıcı

Filtremeden kasıt nedir? Eğer balıklar gibi solunum ise balinalar memeli olduğu için kafa tepelerindeki burun deliği ile yüzeyden oksijen alırlar. Eğer beslenme ise Mysticeti alt takımındaki balinalar, "baleen" adı verilen filamentöz dişler ile suyu çektikten sonra filtreleme yaparlar. Böylece katı gıdalar filamentlerin arkasında kalır.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Balina ağzı ve beslenme davranışlarına kısa değindiğimiz yazımız
Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Sokak kedileri kuşları avlayacakken kuşları kaçırmak veya kediyi kovmak doğru bir davranış mı? Sokak kedilerinin kuş yemeye ihtiyaçları var mı?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

İhtiyaçtan değil tamamen içgüdüden meydana gelmektedir , o hayvan kuşu gördüğü zaman parçalamaya programlanmıştır çünkü hayvanlar insanlar gibi şu kadar yiyeceğe sahibim şu kadar besin ile şu kadar süre hayatta kalırım diye düşünmezler onların derdi bir sonraki öğününü aç geçirmemek üzere kuruludur bu nedenle fırsatları geri tepmek istemezler :)

Teşekkür
Devamını Göster

Toplam 90 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her şeyi keşfettiğini söyleyip hiçbir ispat üretemeyenler; imkansızı keşfetme sahtekarlığında bulundukları için tekzip edilebilirler.”
Archimedes
Geri Bildirim Gönder