Dilbilim

Puan Ver
0
Puan Ver
2,568
Mustafa Feynman
Teşekkür
Hatırla
Takip
Almanca'yı Türkiye'de herhangi bir eğitim almadan nasıl geliştirebilirim?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
Serhat Kesen , B Sc Engineer, Author

Almanca'nın dil yapısı, diğer Batı Avrupa dillerininkine benzer özelliklere sahip. Kelimelerin birçoğu diğer Germen dilleriyle aynı orjine sahiptir. Bunlardan herhangi birini biliyorsanız kolaylıkla geliştirebilirsiniz. Artikel yapısı ise Latin ve İskandinav bir miktürü gibidir. İngilizce yada İsveçce biliyorsanız grameri hızla öğrenirsiniz ama kelime çalışmanız gerekir. Dualingo bu konuda etkili ve ücretsizdir ama yeterli değildir. Lakin tavsiye edebileceğim daha iyi bir platform yok.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
661
Ahmet Can
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Merhabalar Entelektüel kelimesi pek çok yerde kullanılabiliyor örneğin yabancı dil öğrenmiş kişilere ‘entelektüel kişiler’ denilebiliyor veya matematik gibi uğraşlara ‘entelektüel uğraşlar’ denilebiliyor. Entelektüel kelimesi tam olarak neyi ifade eder? Neleri kapsar?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Entelektüel kelimesi farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Günümüzde gözlemlerimle gördüğüm kadarıyla entelektüel kelimesi, bilim, sanat, edebiyat, tarih vb. gibi güncel alanlarda bilgi sahibi olan veya ilgilenen kişiler için kullanılmaktadır. Tarih boyunca entelektüeller farklı sınıflara atfedilmiştir. Aşağıya bırakacağım linkten bilgi sahibi olabilirsiniz.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Harun Örendirek
Teşekkür
Hatırla
Takip
Türkçeyi tam olarak öğrenmeden yabancı dil öğrenmenin doğru/yanlış olduğu yönünde farklı görüşler var. Ve eğer öğrenmek doğruysa Türkçe bilen bir çocuğun örneğin İngilizce öğrenmesinin en kolay teknik yolu ne olabilir
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bunu "Türk çocukları" olarak değil de genel olarak şöyle sorabilirsek eğer: Bir insan kaç yaşında ana dili dışında ki dillere de maruz kalmalıdır ki hayatında dil öğrenimi ve kullanımı bir sorun olmasın? Bu soruya sizin için şöyle bir cevap verebilirim:

Genellikle 4 ve üzeri dil bilen(istisnalar elbette var) insanlar küçük yaşta aileleri tarafından en az iki veya üç dile maruz kalan kişiler oluyor. Bu sorunuza en güzel yanıtı aslında sinir bilimciler verebilir. Daha önceden edindiğim bilgiler ışığında size şunu söyleyebilirim ki 4'le 7 yaş arasında insanlar da sinaps budanması oluyor ve bu süreç içerisinde ve bildiğimiz üzere beynin bilgiyi sünger gibi çekmesinin de en güçlü olduğu yıllar olan bu zaman içerisinde yabancı dillere maruz kalması daha avantajlı gözüküyor. Konumuz eğer bir çocuk nasıl daha iyi öğrenebilir sorusunun cevabı o dile de ana dili gibi maruz kalması. Aslında ana dilini nasıl öğretiyorsak aynı şekilde. Bir diğer soruya gelirsek yine kendimce faydalı olacağını düşündüğüm temeller olmalıdır:

1 Ana diline hakim olmak ve öğrendiğimiz dil ile kendi dilimiz arasında yorumlama yapabilmek ve o dili kültürüyle birlikte kavrayabilmek.

Çok basit bir örnek ile: İngilizce:I am going to... Türkçe:(Ben) Gidiyorum.

Türkçe de tek kelimeyi türeterek yazarken ingilizce de 4 tane kelime kulanıyoruz. Türkçe fiillerden türetilen bir dil olmasıyla birlikte ingilizce de gördüğümüz irregular gibi kavramlar da bize biraz yabancıdır. Bu yüzden kendi dilimize hakim olmazsak yabancı dili anlamamız ve kullanabilmemiz pek mümkün olmayacaktır.

2 Neden öğrenmen gerektiğini bilmek

Ağız yoluyla dil(oral iletişim) özünde insanların daha kompleks bir şekilde iletişime geçmesini sağlamış ve medeniyetlerin oluşmasına yol açmıştır. Beden dili ile bir kaplanın pusu kurduğunu anlatabiliriz belki ama şu diyalogu oluşturamayız: "5 dakika sonra buradan bir ceylan sürüsü geçecek ve bir kaplan sürüsünün onları avlamaya geleceğini hepimiz biliyoruz değil mi? O zaman bizde pusu kurup en kötü kaplanlardan kalan artıkları(ilik vb.) yiyebiliriz". Kısacası dil bir araçtır ve dil öğrenimine karşı bir tutkunuz yoksa işinize yaramayacak dili öğrenmeniz çok mantıksızdır hele ki bu devirde elimizdeki telefonla simultane çeviri yapabilen uygulamalara erişebilirken.

Zevk için mi öğreneceğim?

İş için mi?

Akademisyen olacaksam branşım için mi? gibi gibi sorular sormalısınız.

3 Yöntem bulma

Dil öğrenmek zeka işi değildir ve herkes bir çok dili öğrenebilir, konuşabilir. Yukarıdaki ilk 2 temel konuda bir probleminiz yoksa, dil öğrenmek için yapacağınız şey gününüzün belli bir bölümünü o dili öğrenmek için zaman ayırmak olacaktır. Okumadan, izlemeden, dinlemeden,yazmadan ve konuşmadan hiç kimse(istisnalar dışında) dil öğrenemez. Bu işin bir püf noktası ya da yöntemi varsa o da o dile zaman ayırmak, onu öğrenmek istemektir.

Yukarıda yazdıklarım tamamen kendi fikir ve tecrübelerime dayanıyor. Herhangi bir spesifik kaynaktan değil tecrübelerim ve daha önce ki bir çok araştırmamdan gelen bilgilerimle verdiğim bir cevaptır. Dil bilim ile ilgilenmiyor ve bu konuda da bir yetkinliğim yoktur. Lâkin yine de bunları destekleyecek kaynakları size sunabilirim.

Ek not: Polygotların bir gününü veya nasıl dil öğrendikleri ile ilgili vlog ve videolara bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. Pomodoro tekniği, zihin haritaları, flash card(quizlet uygulamasını önerebilirim) tekniği gibi yöntemlere bakabilirsiniz.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Sinan Canan - Değişen Beynim Burada bahsettiğim "sinaps budanması" vb. gibi beyni daha iyi tanımanızı sağlayacak dolayısı ile öğrenme sürecinin nasıl olduğunu da daha iyi anlayacaksınızdır.
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
585
Yusuf Çelebi
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Konu dil öğrenmek olunca ilk önce kendi dilimiz olan Türkçe'yi iyi bilmemiz gerekiyor. Kendi dilimizin yapısını, genel itibari ile türetilerek konuşulan bir dil olması ve bunun matematiğini bilmezsek başka bir dil öğrenmek hiç bir zaman tam anlamıyla pekişmeyecek veya eksik kalacaktır. Kendi dilimize hakimsek şu soruyu kendimize sormalıyız: Neden başka bir dil öğrenmeliyim. İş için mi, dünyayı takip edebilmek için mi, zevk için mi, okul için mi gibi gibi. Eğer cevabınız iş için ise, makine mühendisiyseniz Almanca, İngilizce gibi seçimler yapabilecekken, hukuk okuyorsanız Latince, Fransızca ve tabii ki İngilizce bilmeniz çok faydalı olacaktır. Bu şekilde mesleki gerekliliği olan dili/leri öğrenip o doğrultuda ilerleyebilirsiniz. Onun dışında, kişisel zevk için zaten hangi dili öğrenmek istiyorsanız onu öğrenin hiç bir gereksinim vb. gibi şartlar olmadığından dolayı kendinizi tamamen esnek tutabilirsiniz. Dünyayı takip etmek için ise elbette İngilizce bilmek şart. Dil pahalı bir araç ve kullanmadıkça size yük olacaktır. Dillere karşı özel bir ilginiz, zevkiniz veya tutkunuz yoksa işinize yarayacak dili öğrenmek elzemdir. Sorunuz olan "Hangi dili öğrenmek kişiyi daha üst seviyelere taşır ve imkan sağlar?" sorusuna en iyi karşılık ise İngilizce olarak cevaplanabilir. Lakin İngilizce biliyorsanız ve onun dışında hangi dili öğrenmek daha iyi olur diyorsanız yukarıda ki parametrelere bakıp bir değerlendirme yapabilirsiniz. Unutmayın ki teknoloji de fazlasıyla gelişti ve simültane çevirilere kadar(gramer açısından çok iyi olmasada iş görecek düzeyde) imkanlara artık cep telefonlarından ulaşabiliyoruz.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
-8
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
gök yere inecek mecüc ile yecüc kavmi bizlere saldıracak
Puan Ver
1
Puan Ver
65
Muhammet Yiğit
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Münazara, karşılıklı fikir alışverişi yoluyla, yeni bilgilere ulaşma, kendi gibi düşünmeyeni anlama, farklı düşüncelere hakim olma, farklı açılardan sorgulama yapabilmeyi sağlar. Bizim gibi düşünmeyen kişileri susturma, zora sokma amaçlı değildir aslında. Kültürümüz kutuplaşmış ve taraflaşmış bir yapıda olduğu için, YENMEK- ÜSTÜN GELMEK-ACİZ BIRAKMAK gibi ilkel yaklaşımlar önemsenebiliyor malesef. Özellikle konunun belli bir noktasında hatalı olduğunu, ya da eksik bilgiye sahip olduğunu vs anlayan kişinin, bunu kabul ederek kendini düzeltmesi, doğru bilgiyi kavraması yerine, hatalı konuda ısrar edebiliyor olması, tartışma, bilgi alışverişi konseptine olan uzaklığın birer sonucu olmakta.

Konuya hakimiyet, farklı yönleriyle konuyu derinlemesine anlamış olmak da yine en temel gereklilik. Muhatabı alt etmek için değil de, EMİN OLDUĞUMUZ, kavradığımız bilgiyi aktarıyor olmak, egolarla karşılaşmaya engel olur, kişisel engellere takılmadan kendimizi ifade edebilmiş oluruz. Bu şekilde sorulacak sorular, konunun herkes tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlar.

Ayrıca bilginin bir kişi tarafından belli bir puanla değerlendirilmesi, temelde yargılama mekanizması gibi bir sistematiktir. Kişinin bilgisiyle olan etkileşimi, onunla yapabilecekleri değil, ne kadarını ezberleyebildiğini, KİŞİSEL BİR YÖNTEMLE belirler. İnsanın objektif olamaması üzeriden konuya baktığımızda, suistimal, ayrımcılık gibi yaklaşımlara kapı açtığını gözden kaçıramamayız.

Kişinin bilgiyle yaptıklarından değil, aldığı not ile motive olması sayesinde zihinsel gelişimini sağladığımızı düşünmek, o kişiye haksızlık olacaktır. Güncel eğitim sistemleri çoktan uzaklaşmakta bu tarz sınır çizen yöntemlerden.

Objektif olmayı başarma çabası, bütün haklılıklardan önemlidir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Anonim
Anonim
Teşekkür
Hatırla
Takip
LÜTFEN HEMEN YAZINN
Puan Ver
2
Puan Ver
470
Salu Na
Teşekkür
Hatırla
Takip
Bu durum ortak bir algıya ya da ortak bir anlayışa işaret eder mi?
Cevap
Puan Ver
6
Puan Ver

what (hwæt), when (hwænne), where (hwær) soru zamirleri Proto-Germence kökenlidir. ne, neden, nerede soru zamirlerinden "neden" ve "nerede" zamirleri çok daha yakın tarihte türetilmiştir. Kökeni en eski olan aslî soru zamiri "ne"dir. "nerede" soru zamirinin aslı nére (né soru zamirine +re yön bildiren hal ekinin gelmesiyle oluşmuştur) olmakla beraber günümüz Türkçesinde bulunma eki eklenerek nerede şeklinde kullanılmaktadır. "neden" ise 1900'lerden sonra ne zamirinden türetilmiştir. Yani hayır, bunların insanların kullandığı en ilkel kelimelerden olması dışında bir bağ yoktur.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
105
Otto Von Bismarck
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Konuşma biçimi, aksan, deneyim yoluyla anatominin şekillenmesinin sonucu oluşur. Kişi gırtlak, ses telleri dil gibi organlarını kullanmaya başladığında, etrafındaki konuşma biçimini kopyalar aslında yüksek oranda. Bu kullanma ile biçimlenen yapılar, yetişkinliğe geçerken artık biçimlenmeleri neredeyse tamamlanmıştır. Nasıl karadenizde büyümüş kişi, ya da doğu anadoluda büyümüş birinin konuşmasından çok hızlı bir şekilde memleketini tahmin edebiliyorsak, aslında diyoruz ki, ses anatomisinin geliştiği yer şurasıdır. Kişinin farklı dilleri küçük yaşta öğrenmesi, ve MARUZ KALMASI bu nedenle önemli. Tek bir ana dile göre şekillenen anatomi, diğer dillere ait artikülasyon, aksana uyumlanmakta zorlanır. Bunu ne kadar erken kullanmaya başlarsa, o derece ana dili gibi doğal kullanabilir. Dil merkezi çok küçük yaşta kapandığı için, sonradan öğrenilen diller, beynin diğer kısımları tarafından tutulur, bu nedenle de zor elde edilir. Yeni araştırmalar, çok uzun ve yoğun kullanımda nöronal yapının dil merkezine kaydığını göstermiştir hayret verici biçimde. Beyin nöroplastisitesi, buna izin verecek kadar geniş bir potansiyele sahip. Ancak anatomik oluşumun değişimi için evrimsel mekanizmaları da düşünürsek, bireyin göremeyeceği zaman aralıklarında oluşur değişim. Tabii ki kişi bunu aşamaz demek değil bu. Sadece hayata hazır hale gelmenin geleneksel yöntemleri dışında da olasılıklar olabileceğine açık olmamız gerekir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Ses Fizyolojisi
Devamını Göster

Toplam 9 soru

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hayatta hiçbir şey ısrarla çalışmanın yerini alamaz. Yetenek alamaz; başarısız yeteneklilerden bol bir şey yoktur. Zeka alamaz; 'ödüllendirilmemiş deha' bir deyim olacak kadar yaygındır. Eğitim alamaz; Dünya eğitimli cahillerle doludur. Azim ve kararlılık her şeydir.”
Calvin Coolidge
Geri Bildirim Gönder