Sonunda Yaşanabilir, Dünya Boyutunda Bir Gezegen Keşfedildi: Kepler 186f

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

NASA'nın Kepler Uzay Teleskobunu kullanan gökbilimciler, bir yıldızın yörüngesinin 'yaşanabilir alanı'nda, yani yıldız yörüngesindeki gezegenin yüzeyinde suyun sıvı halde bulunabileceği uzaklıkta, Dünya boyutlu ilk gezegeni buldular. Kepler -186f'nin keşfi Güneş'imiz dışındaki yıldızların yaşanabilir alanında da Dünya boyutlu gezegenlerin var olabileceğini doğruluyor.

Daha önce de yaşanabilir bölgelerde gezegenler bulunmuş olsa da, bu gezegenlerin boyutları Dünya'dan en az yüzde 40 daha büyüktü ve yapılarını anlamak zordu. Kepler-186f Dünya'ya daha çok benziyor. NASA'nın Washington'daki yönetim ofisinde Astrofizik Bölümü direktörü olan Paul Hertz şöyle diyor:

"Kepler-186f'nin keşfi gezegenimize benzer dünyalar bulabilmek için çok önemli bir adım. NASA'nın gelecekteki hedefleri, Güneş Sistemi Dışındaki Gezegenlere Düzgeçiş İnceleme Uydusu ya da James Webb Uzay Teleskobu gibi, güneş sistemi dışındaki en yakın kayalık gezegeni bulmak, oluşumunu ve atmosfer koşullarını tespit etmek ve insanlığın tam olarak Dünya benzeri gezegenler bulma arayışını devam ettirmek olacak."

Kepler-186f'nin boyutu biliniyor olsa da, kütlesi ve yapısı bilinmiyor. Önceki araştırmalar, Kepler-186f büyüklüğünde bir gezegenin büyük olasılıkla kayalık olacağını gösteriyor. California Moffett Field'deki NASA Ames Araştırma Merkezi SETI Enstitüsü'nde araştırmacı biliminsanı ve Science dergisinde 17 Nisan 2014'te yayımlanan çalışmanın başyazarı olan Elisa Quintana: 

"Üzerinde yaşam olan tek bir gezegen biliyoruz: Dünya. Güneş sistemimiz dışında bir yaşam ararken Dünya benzeri niteliklere sahip gezegenler bulmaya odaklanıyoruz. Yaşanabilir alanda Dünya büyüklüğünde bir gezegen bulmak ise çok büyük bir adım."

Kepler-186f, Dünya'dan 500 ışık yılı uzaklıktaki Cygnus takım yıldızında Kepler-186 sisteminde bulunuyor. Sistem 4 kardeş gezegene daha evsahipliği yapıyor ve güneşin yarı kütlesi ve boyutunda olan bir yıldızın yörüngesinde bulunuyor. Yıldız kırmızı cüce sınıfında (M spektrum), yani Samanyolu Gökadası'ndaki yıldızların yüzde 70'i kadarının bulunduğu bir sınıfta bulunuyor. Quintana şöyle anlatıyor: 

"M sınıfı cüce yıldızlar en çok sayıdaki yıldızlardır. Gökadadaki diğer yaşamların ilk işaretleri pek âlâ bir M cücesi yörüngesine ait bir gezegenden gelebilir."

Kepler-186f, yörüngesinde olduğu yıldızın etrafındaki dönüşünü 130 günde tamamlıyor ve yaşanabilir alanının dış kısmına yakın yer aldığı yıldızından Dünya'nın Güneş'ten aldığı enerjinin üçte birini alıyor. Kepler-186f'nin yüzeyinde, yıldız en yüksekteyken görülen parlaklık, ancak Güneş'imizin batmadan bir saat önceki görünüşündeki parlaklık kadar oluyor. Ames'te Bay Area Çevresel Araştırma Enstitüsü'nde araştırmacı bilim insanı olan, çalışmanın yardımcı yazarı Thomas Barclay şöyle diyor:

"Gezegenin yaşanabilir alanda olması o gezegende kesinlikle yaşam olacağı anlamına gelmiyor. Gezegenin sıcaklığı, gezegenin sahip olduğu atmosfere göre çok büyük ölçüde değişir. Kepler-186f'yi Dünya'nın ikizi gibi değil de, kuzeni olarak düşünebiliriz. Dünyayı andıran pekçok özelliği var." 

Dört kardeş gezegen, Kepler 186b, Kepler-186c, Kepler-186d, ve Kepler-186e yıldızlarının çevresinde sırasıyla dört, yedi, on üç ve yirmi iki günde dönüyor, ve biliyoruz ki bu onları yaşam için fazlasıyla sıcak yapıyor. İçteki bu dört gezegenin tamamı Dünya'nın 1,5 katından küçük ölçüde.  Uzak yaşam arayışındaki bir sonraki adım tam olarak Dünya ikizi gezegenler (güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde yaşanabilir alanda bulunan Dünya boyutlu gezegenler) bulmayı ve bunun kimyasal yapısını ölçmeyi içeriyor. 

Sürekli ve eşzamanlı olarak 150.000'den fazla yıldızın parlaklığını ölçen  Kepler Uzay Teleskobu, NASA'nın Güneş benzeri yıldızlar etrafında dönen Dünya boyutlu gezegenleri tespit edebilen göreve hazır ilk aracı. Ames Kepler'in yer sistem gelişimi, görev yürütmeleri, ve bilimsel veri tahlilinde sorumludur. NASA'nın Kaliforniya Pasadena'daki Jet İtim Laboratuarı Kepler'in görev gelişimini yönetir. Kolorado Boulder'daki Ball Uzaysahası ve Teknoloji Kurumu Kepler uçuş sistemini geliştirdi ve Boulder'da Kolorado Üniversitesi'ndeki Atmosfer ve Uzay Fizik Laboratuarı'yla birlikte görev yürütmelerini destekler. Baltimore'daki Uzay Teleskop Bilim Enstitüsü, Kepler bilim verilerini arşivler, barındırır ve sunar. 

Kepler NASA'nın 10. Keşif hizmetidir ve Bilim Hizmet Yöneticiliği tarafından desteklenmektedir. SETI Enstitüsü bilim araştırmaları, eğitimi ve halka açılma üzerine tahsis edilmiş özel, kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. SETI'nin hedefi evrendeki yaşamın kökenini, doğasını ve tekrar sıklığını keşfetmek, kavramak ve açıklamaktır.


Görsel: NASA Ames/SETI Institute/JPL-Caltech

Kaynak: Bu yazı NASA sitesinden çevrilmiştir.

Çığır Açacak DNA Araştırması, Büyük Kedilerin Soyunun Tükenmesini Yavaşlatabilir!

Yeni Doğan Fil Yavrusu?

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim