Postmodern Tarih Kuramı Nedir? Tarih Yazımında, Tarih Yazıcıların Gerçeği Gölgeleyen Önyargılarını Nasıl Açığa Çıkarabiliriz?

Postmodern Tarih Kuramı Nedir? Tarih Yazımında, Tarih Yazıcıların Gerçeği Gölgeleyen Önyargılarını Nasıl Açığa Çıkarabiliriz? Pixabay
Damla Şahin Editör Damla Şahin
10 dakika
2,450 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

Tarih bir bilim midir? Fizik, kimya ve biyoloji gibi sonuçları kesin veya kesine yakın mıdır? Bu soruya iki paradigmanın vereceği cevap, birbirinden farklı olacaktır. Modern paradigma, tarihin bir bilim olduğunu, nesnelliğin olanaklı olduğunu bize söyleyecektir. Postmodern paradigma ise tarih yazımının öznelliklerle dolu olduğunu, tarih yazımının güç ilişkileri bağlamında yazıldığını, metinlerin nesnel ölçüte göre değerlendirilmesinin imkânsız olduğunu, bu sebeple tarihin bir edebiyat eserinden pek farklı olmayacağını bize söyleyecektir.

Modern Tarih Kuramına Karşı, Postmodern Tarih Kuramı

Postmodern tarih kuramı, modern tarih kuramı veya geleneksel tarih kuramını yapıbozuma uğratarak onu sorunsallaştırır. Postmodern tarih kuramının modern tarih kuramı karşısında avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Geleneksel tarih eğitimi alan bir lisansüstü öğrenci geleneksel paradigma içerisinde tarihi öğreneceği için, yeterince sorgulama yetisinden mahrum bir şekilde tarih çalışacaktır. Bu durum karşısında postmodern tarih kuramını bilmek tarihin nasıl yazıldığını, güç ilişkilerinin tarih ile ilişkisinin ne olduğunu, tarih yazımında öznel yargıların nasıl nesnelleştirildiğini sorgulatması açısından önem taşır.

Nitekim tarihçi, bir bilimkurguda olduğu gibi elinde bir zaman makinasıyla geçmişi bizzat yaşayıp göremez. Tarihçinin geçmişi ancak metinlerle olan ilişkilerinde saklıdır. Ve metinleri de yazanlar, öznel yargıları olan ve kendi çıkarlarına hizmet ettirilen bir tarih yazacaklardır. Roma tarihçileri kendilerini haklı çıkaran bir tarih yazarken, aynı şekilde Çin tarihçileri de kendi çıkarlarına dayalı bir tarih yazacaklardır. Aynı şekilde, aydınlanma ve modern tarih görüşü de geçmişi olumsuzlaştırarak ve ona "İnanç Çağı" diyerek hatta "Karanlık Çağ" kavramını kullanarak tarihi yazacaktır. Ancak sorgulandığında görülecektir ki bu çağ, postmodern açıdan ne tam olarak bir karanlık çağdır ne de tam anlamıyla bir inanç çağıdır... Bu sebeple postmodern tarih kuramında, tarihe ilişkin ne kadar tabu varsa, hepsi sorgulanacaktır.

Reklamı Kapat

pixabay

Modern Tarih Kuramı ile Postmodern Tarih Kuramının Farkları

Tarihin bir doğa bilimi gibi bilim olmadığını sağduyumuzla bilebiliriz. Tarihin tartışmalarla dolu olduğunu, televizyon ekranlarında tartışan tarihçilerden de kolaylıkla anlayabiliriz. Çünkü her tarihçi kendi paradigmaları çerçevesinde tarihi okuyacaktır. Örneğin ulus devletlerin tarih yazımı belirli bir kimlik etrafında gerçekleşmektedir. Güçlü olan kimlik, diğer kimlikleri silikleştirerek onları görmezden gelecektir. Postmodern tarih ise, tarihin bir büyük anlatısını reddederek silikleştirilen, ezilen, tarih yazımına girmeyen, girse bile olumsuzlaştırılan tüm grupların öne çıkarılmasını hedef gösterir. Bu açıdan, modern tarihçiler için postmodern tarih kuramı, entelektüel bir öcü olmaktadır. Örneğin Richard J. Evans, postmodernistleri tarihin kapısından içeri girerek kaleyi fethetmeye çalışan düşman olarak görmüştür. Ona göre postmodernistler, belirli çıkar ilişkileri etrafında yazılan tarihi olabildiğince sorgulatarak, kaleyi fethetmeye çalışmaktadır.[1]

Modern tarih anlayışında meta-anlatılar tarihin seyrini şekillendirir. Örneğin aydınlanma, bir üst anlatıdır. Aydınlanma içerisinde oluşturulan modern tarih paradigması, ancak bu çerçeve içerisinde tarihi yazmaktadır. Postmodernizmde, meta-anlatılar ölmüştür. Belirli bir yerden çıkan ancak tüm insanlığı kuşatan anlatılar, gerçekliği asla yansıtamazlar.

Ulus devletlerin inşasında yazılan tarihler, belirli şahısların etrafında yazılmış ve yazılmaktadır. Postmodern yaklaşıma göreyse tarih, tek bir kişinin etrafında şekillenmez. Çünkü tek bir kişinin etrafında yazılan tarih, onun öznel görüşlerini yansıttığı için, diğer unsurları görmezden gelir.

Ulus devletlerde ortaya çıkan milliyetçilik ve kimliğin bir ırkla ön plana çıkarılması, o ülke içerisinde yaşayan diğer kimlikleri görmemiştir. Nitekim postmodernist tarihçilere göre tarih, dil oyunlarından ve güç ilişkilerinden ibarettir.

Pixabay

Burada şu vurgulanmalıdır: Postmodernistler, gerçekliği reddetmezler. Gerçeklik bizden bağımsız olarak vardır. Ancak sorun, bu gerçekliğe ulaşmaktadır. Çünkü var olan bu gerçeklik, kelimelerle, zihindedir. Gerçeklik, ancak zihinlerimiz aracılığıyla ona anlamlar yükleyerek zihinlerimizde var olur. Gerçekliği, kelimelerle ifade ederiz. Kelimeler ise, postyapısalcılık açısından bakıldığında, başı sonu olmayan, başka kelimelere kapı açan, başka metinlere gönderimde bulunan, sürekli yoruma açık şeylerdir. Derrida'nın "Metin dışında hiçbir şey yok." sözü, bu durumu özetler niteliktedir. Ona göre dünya, bir metindir. Başı sonu olmayan, bir süre ertelenen ama en nihayetinde yokluğa giden anlamlar kümesidir. Bundan dolayıdır ki modern tarihçiler postmodernizmi, bu yaklaşım bizi nihilizme götürebildiği için, kendi disiplinlerine karşı bir tehdit olarak algılamışlardır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Postmodern tarih kuramında bir tarihçinin yapması gereken, gerçeklikten ziyade, dil oyunlarını araştırmaktır. Tarih yazımında hangi unsurlar ön plana çıkmıştır? Tarih yazılırken hangi kavramlar ön plana çıkarılmıştır? Diğer unsurlar nasıl tarif edilmiştir? Güç oyunlarının etkisi ne derece tarih yazımına etki etmiştir?

Tarihçinin elinde ancak metinler vardır. Tarihçi, geçmişe gidemediği için, ancak metinlerle geçmişi öğrenir. Geçmiş, yaşanmış ve bitmiştir. Geçmiş gerçektir, yaşanmıştır; ancak sorun, bu geçmişi olduğu gibi aktarmanın zorluğudur. Tarihçinin elinde bulunan metinler, gerçeği olduğu gibi aktarmaz. Bu metinler ancak tarihi yazan kişinin bakış açısından olayları anlatır.

Modern tarih paradigması, geçmişin yeniden inşa edileceği bir tarih çizgisini benimsemiştir. Diğer bir ifadeyle tarihsel olayları nesnel bir şekilde yaparak geçmişi öğrenebiliriz. Postmodernistler ise temelde buna karşı çıkar; çünkü geçmişi olduğu gibi bilmenin aksine, geçmişi ancak belirli bir paradigma içerisinde okuyarak, kendi öznel yargılarımızla bilebiliriz. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, her iki paradigmanın birbirlerine zıt olduğunu belirtebiliriz.

Postmodern tarihe göre yarı-kurgu yarı-gerçek bir roman ile bir tarihsel metin arasında ne tür bir fark vardır? Soruyu postmodern tarih kuramına göre cevaplamaya çalıştığımızda, tarihin edebiyat metinlerinden farklı olamayacağı, nitekim tarih yazımının da bir bakıma kurgu olduğu ortaya çıkmaktadır.

Reklamı Kapat

Postmodern tarih kuramı da çeşitli sebeplerden dolayı eleştirilmiştir. Yazımızın konusu olmadığı için bu konuya girmeyeceğiz; ancak gerçeğe ulaşmanın olanaksız olduğunu iddia etmeleri sebebiyle, postmodernistlerin çok sert eleştirilere maruz kaldıkları belirtilmelidir.

Modern Tarih Yazımı: Geçmişin Tarih Yazımında Büyük Bir Mit Örneği

İtalyan bilim insanı Francesso Petrarca, 1330’larda "Karanlık Çağ" fikrinin tanımını ilk defa Roma’nın çöküşünü takiben ekonomik, kültürel ve demografik bir bozulmayı betimlemek için ortaya atmıştı.[2] Petrarca, kendi zamanından önceki dönemi ve yazarları küçümsemek için bu kavramı kullanmış ve tarih yazımını bu bakış açısıyla ortaya çıkarmıştır.

17. ve 18. yüzyıllarda Aydınlanma düşünürleri, Karanlık Çağ fikrini kısa sürede benimsediler. Çünkü Aydınlanma, Akıl Çağı olarak kendisini gösterirken, kendisinden öncekilere İnanç Çağı olarak bakmıştır. Aydınlanma düşünürleri de gücünü, geçmişi olumsuzlaştırarak geleceğe giden yolda aklı en kutsal bir bilgi aracı olarak ön plana çıkarmıştır.

Aydınlanma düşüncesiyle ortaya çıkan büyük devrimler ve ardından belirginleşen modern düşünce anlayışı sonucu ortaya çıkan ilerleme, kendilerinden sonra gelen düşünürleri güçlü bir şekilde etkisi altına almıştır. Modern düşünce, kendisini tıpkı metafizikteki ikili dikotomilerin ancak birbirleriyle var olması gibi, kendisini inanca karşı konumlandırıyordu. Aydınlanma döneminde sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanda başlayan dönüşüm ve aklın gücünün keşfedilmesi, tek hakiki yolun ancak çizgisel bir tarih şeklinde ilerleme gücünü düşünürlerin zihinlerinde kutsuyordu. Bu, aynı zamanda, zihin dünyalarında geçmişe karşı ciddi ön yargıyı ön plana çıkarak onları medeniyet dışı alana atıyordu. Karanlık Çağlar olarak tanımlanan, ancak bazı tarihçilerin eleştirdiği bu tanımlama, gücünü Aydınlanma fikrinden alarak bazı kişilerin geçmişe karşı bazı büyük mitler ortaya çıkarmasına sebep olmuştur.

Reklamı Kapat

Pixabay

Toplumumuzun önemli bir kısmı da dahil olmak üzere, seküler toplumlarda, geçmiş toplumlara karşı onları bir küçümseme hali yaygınlık gösterir. Modernite anlayışına dayanan düşünce ekollerinin de bunda etkisi büyüktür. Modern anlayış, kendisini geçmiş kültürün inşası üzerine bina etmesine rağmen, bu geçmişi olumsuzlaştırmıştır.

Bu anlayış, bazı bilim insanlarında da yaygınlık gösterir. Bazı bilim insanlarının “Karanlık Çağlar" hakkında ortaya atılan mitlere inandığı görülmektedir. Orta Çağ’da insanların çoğunun dünyanın düz olduğuna inandığı fikri, bilim insanı ve bilim popülerleştiricisi Neil deGrasse Tyson tarafından şu şekilde ifade edilmiştir:[3]

Evet, Antik Yunanlar Ay tutulmasını Dünya’nın gölgesinden anladılar; fakat bu bilgi Karanlık Çağ’da yitirildi.

Tyson, Platon’un Dünya’nın gölgesine bakarak yaptığı yusyuvarlak dünya fikrinin Karanlık Çağ’da yitirildiğini belirtmiştir. Ayrıca artık günümüz tarih görüşünde eleştirilen ve kullanımı pek tasvip edilmeyen "Karanlık Çağ" terimini de kullanmıştır. Bu durum, tarih algımızı düzeltmek için almamız gereken çok yol olduğunu göstermektedir.

Bir diğer yaygın mit, düz dünya fikrinin Kolomb ile yanlışlandığı fikridir. Bu fikir, günümüzde fazlaca rağbet görmektedir. Ayrıca Daniel. J. Bosstin, The Discoverers (Kaşifler) eserinde düz dünya fikrinin yaygınlığını şu şekilde ifade etmiştir:[3]

Avrupa çapındaki bilimsel bir hafıza kaybı M.S. 300’den en az 1300’e kadar tüm kıtaya bela oldu. Antik coğrafyacılar tarafından oldukça yavaş, acı verici bir şekilde ve titizlikle çizilen dünyanın kullanışlı biçimini bu yüzyıllarda Hristiyanlık inancı ve dogmaları bastırdı.

Orta Çağ’ın bilim insanları ve düşünürlerini "bir anlamda" bilgisizliğe mahkûm ettiği ve bu sayede Aydınlanma’nın bu karanlığa karşı mücadele ettiği fikrinin yaygınlığı, Karanlık Çağ’ın aksine Aydınlanma'nın geçmişe bakışını yansıtır. Washington Irving, bu miti 1828 yılında kaleme aldığı "Kristof Kolomb'un Yaşamı ve Yolculukları Tarihi" isimli eserinde hayal gücünü kullanarak ortaya atmıştır. Ancak gerçekte, Tim O’Neill’in bahsettiği gibi, Orta Çağ’ın bilim ve felsefecileri arasında bu görüş hiçbir zaman egemen olmamıştır.[4] 1195- 1256 tarihleri arasında yaşayan astronom Johannes de Sacrobosco, "Küre Üzerine Bir Tez" adlı astronomi eserinde, dünyanın yuvarlaklığına ilişkin şunları ifade ediyordu:[3]

Dünya’nın yuvarlak olduğu şöyle gösterilebilir. Takımyıldızlar ve yıldızlar her bir insan için aynı anda doğup batmıyor. Aksine, doğudaki insanlar için batıdakilere kıyasla daha erken doğup daha erken batıyor ve bunun tek sebebi Dünya’nın sahip olduğu şişkinlik. Dahası, gök olayları da onların doğuda batıdakinden daha erken doğduğunu kanıtlıyor. Gecenin ilk saatinde bize görünen ay tutulmasının aynısı doğudakiler için hemen hemen gecenin üçüncü saatinde görünüyor. Dünya’nın şişkinliğinden dolayı da bu onların bizden daha önce gün doğumu ve batımına şahit olduklarını kanıtlıyor.

Augustine, Auqinas, Papa Zarchary, İsidor, Tostado vd. dahil olmak üzere hiçbirisi düz dünya fikrine katılmamış ve gerek gözlem gerekse düşünce deneyleriyle dünyanın yuvarlak olduğu fikrini savunmuşlardır.

Agora Bilim Pazarı
Kuantum Sınırında Yaşam: Yaklaşan Kuantum Biyolojisi Çağı

KRALİYET AKADEMİSİ BİLİM KİTABI ÖDÜLÜ 2015 FİNALİSTİ

YILIN EN İYİ BİLİM KİTABI – Amazon

“Kuantum teorisi karşısında hayrete düşmemiş bir kimse, onu anlamamış demektir.” Niels Bohr

Yaşam bilinen evrendeki en olağanüstü fenomen. Peki ama nasıl işliyor? İçinde bulunduğumuz klonlama ve sentetik biyoloji çağında dahi şu gerçekle yüz yüzeyiz: bugüne kadar hiç kimse tamamen cansız bir maddeden canlı yaratabilmiş değil. Yaşamı oluşturmanın tek yolu hâlâ yaşamın yine kendisi. Öyleyse yaşamın mayasına dair hayati bir bileşeni gözden kaçırıyor olabilir miyiz?

Richard Dawkins’in, evrime bakışımızı tümden değiştiren kitabı Gen Bencildir gibi Kuantum Sınırında Yaşam da yaşam dinamiklerine dair anlayışımızı baştan şekillendiriyor. Jim Al-Khalili ve Johnjoe McFadden, birikimlerini benzersiz anlatım yeteneğiyle bir araya getirerek, gözden kaçırdığımız bileşenin, varlıkların aynı anda iki farklı yerde bulunabildiği, hayaletimsi bağlantılar kurabildiği ve geçilmez görünen engellerin içinden geçebildiği kuantum mekaniği dünyasında gizli olduğunu ortaya koyuyor. Bizleri göz alıcı bir hızla gelişen ve uygulamalarıyla çığır açması beklenen kuantum biyolojisi ile tanıştırırken muammaların en büyüğü olan “Yaşam nedir?” sorusuna yepyeni bir bakış getiriyor: Yaşam kuantum sınırında yaşar.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺38.00 ₺42.00
Kuantum Sınırında Yaşam: Yaklaşan Kuantum Biyolojisi Çağı

Burada getirilebilecek bir eleştiri, Orta Çağ'daki akademik metinlerin genel halkın görüşlerini yansıtmak zorunda olmadığıdır. Örneğin 1995 yılında Klaus A. Vogel tarafından yayınlanan bir makalede, Orta Çağ'daki Dünya şekline yönelik akademik metinler incelenmiş ve "8. yüzyıldan beri dikkate değer hiçbir kozmografın Dünya'nın yuvarlaklığına meydan okumadığı" görülmüştür.[5] Fakat bu metinlerde anlatılanların, genel halkın görüşlerini yansıtıp yansıtmadığı bilinmemektedir. Örneğin son 50 ya da 100 yılda yazılan akademik literatürü tarayan biri, akademik camiada küresel ısınma veya Evrim Teorisi konusunda en ufak anlamlı çürütme çabası bulamayacaktır; ancak bunun, halkın genel görüşünü yansıtmadığı açıktır.

Sonuç

Bir postmodern tarihçiye göre tarihin nesnel, öznel yargıları aşan ve hakikate dolayımsızca ulaşan bir faaliyet olduğu söylemi gerçeği yansıtmayacaktır. Tarih araştırmasında yapılacak olan, dil oyunlarını deşifre etmektir.

Bu açıdan postmodern tarih benimsenmese bile, tarih yazımına postmodern paradigmadan bakmak güç ilişkilerini ortaya çıkaracağından, tarihçinin geçmişe bakışında onu gerçeğe olabildiğince yaklaştırabilir. Gerçeğe ne kadar yaklaşılabileceği tartışma konusu olsa da tarihsel metinlerde var olan güç ilişkileri ortaya çıkarılacağından bir farkındalık yaratarak metnin gerçeği yansıtmadığının farkına varılabilir.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 4
  • İnanılmaz 2
  • Muhteşem! 1
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Korkutucu! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ Y. Kaya. (2013). Postmodernist Tarih Yaklaşımı: Postmodernizmin Tarih Eğitimi İçin Doğurguları. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, sf: 197-209. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ T. E. Mommsen. (, 1942). Petrarch's Conception of the 'Dark Ages. Not: Speculum. Cambridge MA: Medieval Academy of America. 17 (2): 227–228.
  • ^ a b c T. O’Neill. The Great Myths 1: The Medieval Flat Earth. Alındığı Tarih: 13 Şubat 2021. Alındığı Yer: Hıstory Of Atheıst | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. Özkaya. (2021). İnsanın İsyanı: 20. Yüzyılda İnsanın Ölümü. ISBN: 9789752486775. Yayınevi: Kırmızı Çatı Yayınları.
  • ^ K. A. Vogel, et al. Sphaera Terrae - Das Mittelalterliche Bild Der Erde Und Die Kosmographische Revolution. (07 Kasım 2001). Alındığı Tarih: 20 Şubat 2021. Alındığı Yer: University of Goettingen | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/09/2021 10:28:26 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10131

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Taksonomi
Sars Virüsü
Sağlık Bakanlığı
Çiftleşme
Hidrotermal Baca
Sahtebilim
Karanlık
Küresel Isınma
Çocuklar
Makale
Bilişsel
Asteroid
Mars
Balina
Mit
Stres
Burun
İngiltere
Gıda
Uzaylı
Cansız
Evrim Kuramı
Bilgi Felsefesi
Deney
Kimyasal Element
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın