Yazdır
Bu albümümüzde insan psikolojisinin ne kadar kolay yanıldığını ve beynimizin daha önce öğrendikleriyle ilk defa gördüklerini nasıl tamamen alakasız da olsalar birbirlerine benzeterek yorumlamaya çalıştığını göreceğiz. Genel olarak "pareidolia" olarak bilinen bu "sanrı" ya da "benzetim" olgusu, kimi zaman ilginç noktalara ulaşabilmektedir.

Genellikle net olarak görülemeyen cisim veya yapıları daha önceden bilinen cisimlere benzetme şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Ancak kimi zaman "tost üzerinde ünlü bir kişiyi görme" gibi ilginç boyutlara da varabilmektedir. Diğer bilinen örnekleri bulutlarda şekiller görme, düşük çözünürlüklü fotoğraflarda uzaylılar veya insan yüzleri görme, geri çalınan kaset, CD veya plaklarda gizli mesajlar duyma, vb. sanrılı durumlardır. 

Bu durum, sinirbilimde rastgele gelen uyaranlara beynin halihazırda bilinen bir bilgiyi çağırmasıyla verdiği tepki olarak bilinmektedir. Bir tür afofeni örneğidir; yani alakasız veriler arasında ilişki kurarak soru işaretlerini giderme yöntemi olarak görülür. Beynin, çelişen uyaranları çözmesi için geliştirdiği kusurlu yöntemlerden sadece birisidir. 

Carl Sagan ve Julian Huxley gibi bilim insanları tarafından pareidolia olgusunun evrimsel süreçte insanın kendine benzeyen diğer varlıkları tanımlaması için evrimleştirdiği bir özellik olduğu ileri sürülmüştür. Bu konuda tartışmalar sürüyor olsa bile, bu araştırmacıların haklılık payı bulunduğu ve vahşi doğada bu özelliğin insanın hayatta kalmasına katkı sağlamış olabileceği düşünülmektedir. Pareidolia, günümüzde insan evrimi ve psikoloji dahilinde incelenmektedir. En sık görülen durumun cisimleri insan yüzlerine benzetme, alakasız sesleri insan seslerine benzetme şeklinde olması, ileri sürülen fikirlerin doğruluk payı olabileceğini göstermektedir.

Bu albümümüzde, sanrılara örnekler verecek ve beyninizin gelen uyarıları çözme sınırlarını zorlayacağız.

Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)
Geri Bildirim