Leopan: Leopar ve Aslan Melezi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Doğada türlerin tanımı son derece esnektir. Çünkü aslında doğada, kesintili türler bulunmaz. Her tür, birbiriyle akrabadır, ortak ataları paylaşır ve bir renk tonundan diğerine yavaşça ve hissettirmeden geçebilecek olmamız gibi, atasal bir türden torun bir türe geçebiliriz. Ancak bilim, kategorizasyon temelli çalışan bir sistemdir. Bu sebeple, bazı sınırlar belirleyerek "tür" tanımı yaparız. Taksonomlar ile filogenetikçilerin (evrim bilimcilerin) sürekli kavga etme sebeplerinden birisi budur. Taksonomlar daha çok dış görünüşü, lisede öğrendiğiniz gibi çiftleşme becerisini ve ekolojik özellikleri kullanarak tür tanımı yaparlar. Bu, omurgalı hayvanlar için oldukça kullanışlıdır; ancak bakteriler gibi tek hücreliler için imkansızdır; bitkiler ve protistalar gibi diğer canlı grupları içinse çok zordur. Evrimsel biyologlar, bunu çözmek için genleri, çiftleşme becerisini, morfolojiyi, fizyolojiyi ve daha nice özelliği bir araya getiren sistemler önermektedirler. Ancak bu durum da, türler arasındaki çizginin kaybolmasına neden olmakta, kategorizasyonu güçleştirmektedir. Çünkü dediğimiz gibi, tüm türler bir renk skalasının parçası gibidirler. Mavi nerede biter, kırmızı nerede başlar belirlemek imkansızdır. Taksonomistler bu sebeple evrimsel biyologlara kızarlar ve daha katı olunması gerektiğini söylerler. Kavga böyle uzar gider; ancak izlemesi ve dahil olması çok eğlencelidir. Çünkü gerçek bir bilimsel tartışma nasıl yapılır, onu görme fırsatı verir insana...

Her neyse, burada gördüğünüz bir leopar ile aslanın çiftleşmesinden oluşan bir "leopan"dır. Bu canlı çoğu zaman kısırdır, çünkü evrimsel süreçte yakın akraba olmalarına rağmen birbirinden epey ayrılmış iki türün yavrusudur. Ancak bu konuda da yoğun bir bilgi kirliliği vardır. Bu melezler her zaman kısır olmazlar. Örneğin klasik örnek olan at ve eşeğin yavrusu olan katır, sanılanın aksine ara ara verimli ve üreyebilir döller verebilir. Özellikle bir katırı, bir at veya eşekle çiftleştirdiğinizde verim elde etme imkanınız çok daha yüksektir. Ancak katırlar o kadar nadiren bir arada bulunurlar ki, kendi türlerini oluşturabilecek kadar üreyemezler. Dahası, 63 kromozomlu oldukları için mayoz sırasında düzgün bir ayrışma yaşanamaz, bu sebeple kolay kolay üreyemezler (ancak imkansız değildir). Ayrıca zaten üreme olasılıkları da, normal türlere göre daha az olduğu için, evrimsel açıdan dezavantajlıdırlar. Ancak bu, gerekli imkanlar sağlandığında yepyeni bir türün evrimini tetikleyemeyecekleri anlamına gelmez.

Fakat her melezde tek sayılı kromozomluluk olmak zorunda değildir. Düzgün türler seçilip melezlenirlerse, kendi içlerinde üreyebilen verimli döller elde edilebilir. Bu şekilde yapay türler üretme girişimleri bulunmaktadır. Özellikle Japonya, Almanya ve İtalya'da leopanların üretilmesine uğraşılmaktadır. Ne yazık ki çoğu zaman bunlar yetişkinliğe ulaşamadan ölürler. Buraya ve buraya tıklayarak nedenlerini öğrenebilirsiniz.

 

Kaynak: Messy Beast

Güneş'imizin ''Yaşı''

Ebolanın Belirtileri

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim